Kilo aldırır…

nın içinde bulunan progesteron türevi maddeler vücutta su tutulmasına neden olabilirler. Bu etki kişiden kişiye değişmekle beraber, biriken madde “su” olduğundan, kalıcı bir kilo değişikliği yapması beklenen bir yan etki değildir. Yine haplar beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına neden olabilirler. Bu etki de kişiden kişiye değişmekle beraber günümüzde kullanılan düşük dozlu (yani 35 mikrogram ve daha düşük miktarlarda östrojen içeren) hapların anlamlı bir iştah artışına ve buna bağlı olarak gıda alımının artması sonucu kilo artışına neden olmaları beklenmez.

Haplardan kaçınmanızın tek nedeni kilo almaktan korkmanız ise doktorunuza bu durumu bildirin. Belki de bu durumda en iyi çözüm hapları 4 ay boyunca kullanmak ve 4. ay sonunda sonucu değerlendirmektir. Bu süre sonunda hapların sizde kilo aldırıcı etkisi olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Sonuca göre haplara devam edebilir veya diğer yöntemlere geçiş yapabilirsiniz.

Tüylenme yapar…

Günümüzde kullanılan nın içeriğinde yer alan progesteron türevli ilaçların testosteron (“erkeklik hormonu”) benzeri etki yapması muhtemel olmakla beraber, hapların yapımında en az testosteron etkisi bulunan progesteron türevi ilaçlar kullanılır. Bu yüzden günümüzde kullanılan hapların tüylenmeyi artırması beklenmez. Aksine tüylenme tedavisinde doğum kontrol hapları birinci basamak tedavi olarak uzun zamandan beri kullanılmaktadırlar.

Kısırlığa neden olur…

Haplar bırakıldıktan sonra hapların sağladığı kan hormon seviyeleri kısa zamanda azalır ve günler içinde hap almadan önceki seviyelerine geri döner.

Hapların kalıcı hormon bozukluğu yaptıklarına dair hiçbir bilimsel veri yoktur ve teorik olarak da mümkün görünmemektedir.

Kişisel farklılıklara bağlı olarak yumurtlamanın (yani gebe kalabilirliğin) geri dönüşü bir-iki ay gecikebilir, bu süreden daha fazla bir gecikme oldukça ender görülen bir durumdur.

Özetle söylemek gerekirse bir kadın doğum kontrol hapı kullanımına başlarken gebe kalabilme açısından neredeyse, yani gebe kalabilirliği ne düzeydeyse, hapı bıraktıktan sonra bu özelliğine geri dönecektir. Dikkat edilmesi gereken nokta kadının doğum kontrol hapını kullanma süresidir. Örnek olarak 30 yaşında hap kullanmaya başlamış bir kadın kullanıma 5 yıl sonra son verdiğinde gebe kalabilirliği azalmış oacaktır. Bu azalmanın nedeni 5 yıl boyunca hap kullanması değil, gebe kalabilirlikte yaşa bağlı olarak doğal olarak görülen azalma eğilimidir.

Kanser yapar…

Elimizdeki veriler doğum kontrol hapı kullanımının rahim ve yumurtalık kanseri ortaya çıkma riskini azalttığını göstermektedir. Meme kanseri konusunda veriler çelişmekle beraber, haplar muhtemelen 5 senelik kullanımda bu kanser türünün ortaya çıkma riski üzerinde etkisizdirler. Daha uzun süreli kullanımda hapların meme kanseri riskini artırdığına dair bulgular mevcut olmakla beraber kesin bir bilgi yoktur.

Rahimağzı kanseri üzerinde hapların bir etkisi olmasının beklenmemesiyle beraber, hap kullanan kadınlarda rahimağzı kanserlerinin öncüleri daha sık yakalanmaktadır. Bunun nedeni muhtemelen hap kullanan kadınların yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamaları ve rahimağzı kanseri öncüsü lezyonların papsmear kanser tarama testiyle henüz belirti vermeyen bir aşamada saptanabilir olmasıdır.

Her gün aynı saatte alınmalıdır, unutulursa gebe kalınır…

Hapları almak için hatırlamanız gereken yanlızca şudur: Günde bir kez ve günün aynı zaman diliminde (tercihinize göre sabah, öğlen veya akşam). Bir günden diğerine üç dört saatlik bir farklılığın hiçbir olumsuz etkisi yoktur.

Bir gün hap almayı unutursanız, ertesi gün iki tane birden aldığınızda hapların koruyuculuğunda bir azalma olmaz. Bunu alışkanlık haline getirmediğiniz sürece her adet döngüsünde ilacı bir veya iki kez unutmanızın hapların koruyuculuğu üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz.

Rahim İçi Araç (Spiral)

Koruyuculuğu düşüktür…

Spiral koruyuculuğu oldukça yüksek bir yöntemdir, ancak her yöntemde olduğu gibi spiral kullanımı esnasında da gebe kalma riski vardır.

Sizin yakınlarınızdan veya arkadaşlarınızdan “spiralle gebe kaldı” ifadesini nispeten sık duymanızın nedeni spiralin toplumda oldukça sık kullanılan bir yöntem olması ve insanlarda “hayret yaratan bu durumun” dilden dile hızlı bir şekilde aktarılmasıdır. Hormonlu spirallerin gebelikten koruyucu etkileri son derece yüksektir.

Doğum yapmamış kadınlara takılamaz…

Spiral ilk icad edildiği yıllarda gerçekten de spiral şeklinde olan, oldukça kalın bir alet idi ve takması ve çıkarması son derece zordu. Özellikle daha önceden doğum yapmamış olan kadınların rahimağızları daha sıkı ve sert olduğundan bu durumlarda RİA takılması son derece zordu.

Günümüzde halen spiral kelimesi kullanılsa da artık RİA’lar son derece incelmiş olup kolay bir şekilde takılıp çıkartılabilmektedir.

Diğer yöntemler gözden geçirildikten sonra etkili başka bir yöntem bulunamadığında daha önceden doğum yapmamış olan kadınlara da spiral takılabilir.

Mutlaka adet kanaması döneminde takılmalıdır…

Spiralin adet kanaması döneminde takılmasının tercih edilme nedeni adet görmenin bir anlamda gebe olunmadığının bir göstergesi olarak kabul edilmesidir.

Yine adet görme esnasında rahimağzı hafifçe açılmış olduğundan takılması da daha kolay olmaktadır.

Kadının gebe olmadığından emin olunduğunda, spiral herhangi bir günde takılabilir.

Tüplerin Bağlanması

Adetleri düzensizleştirir…

Bu konuda bazı çalışmalar yapılmış olup, çalışmaların büyük kısmında tüplerin bağlanması sonrasında adet düzensizliği sıklığında bir artış görülmemiştir. Bu yüzden de çalışmaların çoğunluğunun gösterdiği sonucu kabul etmek daha bilimsel gözükmektedir.

Kolaylıkla geriye döndürülebilir…

Tüpler bağlandıktan sonra geriye döndürmek için yapılan ameliyatların başarı şansı oldukça düşüktür.

Menopoza sokar…

Tüplerin bağlanmasıyla menopoza girme arasında bilinen bir ilişki yoktur. Tüplerin bağlanması sonrasında yumurtalıklardan hormon salgılanmaya devam etmektedir.

Takvim Yöntemi

Adet kanaması devam ederken gebe kalınmaz…

Üreme çağında olan bir kadın, teorik olarak adet döngüsünün her gününde gebe kalabilir. Kadının gebelik oluşumu açısından en elverişli günleri yumurtlamanın olduğu gün ve bundan önceki üç gündür. Spermler üç gün boyunca genital kanalda bekleyebilir ve yumurtlama sonrası ilk 12-24 saatte döllenmesi gereken yumurta hücresine ulaşıp onu dölleyerek gebeliği başlatabilirler.

Spermlerin üç günden daha fazla, 7 güne kadar yaşayabileceği bilinmektedir. Bu durumda örnek olarak adet kanaması devam ederken girilen bir ilişkide genital kanala giren spermler, adet döngüleri kısa olan (yani yumurtlaması döngünün 14. gününden önce olan ve böylece bir adet kanamasının ilk gününden diğer adet kanamasının ilk gününe geçen süre 28 günden kısa olan) bir kadında veya adet döngüsü 28 gün olmasına karşın yalnızca o aya özgü olarak tesadüfen daha kısa sürmüş bir kadında yumurta hücresini bulup gebeliği başlatabilirler.

Takvim yönteminin nispeten başarısız bir yöntem olmasının nedeni kadında ne zaman yumurtlama olacağının %100 doğrulukla tahmin edilememesidir.

Dışa Boşalma

Bu yöntemi kullanırken sıklıkla yapılan hata, spermlerin yalnızca ejakulasyon sıvısında (yani meni sıvısında) bulunduğunun sanılmasıdır. Halbuki ejakülasyon öncesi dönemde penisten dışarı salınan az miktardaki şeffaf ve kaygan sıvıda da spermler az miktarda da olsa bulunmaktadırlar. Bazı durumlarda bu az sayıda spermler bile gebeliği başlatmak için yeterli olabilmektedir.

Gerçek birleşme olmadan gebe kalınmaz…

Gerçek bir birleşme olmaksızın da gebe kalmak mümkündür. Bu, oldukça düşük bir ihtimal olmasına karşın, özellikle vajinanın giriş kısmına yakın olan boşalmada, spermler ejakulasyon esnasında penisten belli bir hızla dışarı “fışkırma tarzı” atıldıklarından spermlerin bir kısmının vajinaya girmesi ve buradan genital kanalın içine doğru ilerleyerek gebeliği başlatması mümkündür.

Koruyucu Tıbbi hizmetler, aile planlaması,seksüel alışkanlıklar, zührevi hastalıklar, sigara alkol uyuşturucu kullanımı, diyet ve fiziksel egzersizleri’de içeren sağlıkla ilgili çok çeşitli davranışlar ve risklerleri için tarama ve danışmanlık hizmetlerini kapsar.

( VAJİNİSMUS ,VAJİNİSMUS TEDAVİSİ, VAJİNİSMUS NEDİR, VAJİNİSMUS LA YAŞAM, VAJİNİSMUS VE KALITSALLIK, VAJİNİSMUSTA HİPNOZ, VAJİNİSMUSTA SON ÇARELER, VAJİNİSMUS VE GEBELİK, GEBE KALMAK VE VAJİNİSMUS , VAJİNİSMUS VE KÜRTAJ, VAJİNİSMUS KLİNİĞİ, VAJİNİSMUZ DA HİPNOTERAPİ )

Cinsel birleşme sırasında kadında vajen kaslarının istemsiz kasılarak cinsel birleşme olanağına kendini kapatması durumudur.Kasların kasılmasının önüne geçilememektedir. Vajinismusu genel olarak tanımladığımız zaman fiziksel bir engel olmamasına (Anatomik olarak normal) rağmen kadının korku, kaygı ve endişelerinden dolayı cinsel ilişkiye izin vermemesi, verememesi olarak tanımlanmaktadır. Vajina (kadın cinsel organı) ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazende vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin buraya yaptığı baskı kadında gerçekten ağrı ve acı yaratabileceği gibi, yeni tanımlanan ve korkuyla eşleşen, zarar görmeyle eşleşen bir duygu olduğu için ağrı ve,veya acı olarak algılanır ve bunun tarifini yapamaz.

Korku ve kaygı ile kadın erkeği ve erkeğin penisini vajen bölgesine yanaştırmazken, bazıları ise yanlızca vajen girişinde bu hisleri yaşarlar.Başlangıçta herşey çok güzel başlar ,güzel bir öpüşme ve sevişmeden sonra vajinal ilişkiye sıra geldiği zaman kurt kapanı gibi bacaklarını kasar ve erkeği iter.Bu olaylar karşısında erkek ne yapacağını bilmezken kadında korku ve mahçubiyet hakimdir.

Vajinismusun oluş nedenleri kişilere göre farklılık gösterir.

Benim vajinam çok küçük olabilir veya çok dar bu yüzden ilişkiye giremiyorum diye bir kavram genelde yoktur ,çünkü vajina esnektir ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir (ki bu yaklaşık 10 kat genişlemedir).Bebeğin başının geçe bileceği yerden bir penisin geçmesi çok normaldir aslında ama işin aslı öyle değil. Korku ile kadının vücudunda ve vajen bölgesinde kasılmalar ve kilitlenmeler oluşur.Bu kasılmalar kadının kontrolü dışında oluşur. Vajinanın girişindeki kasların kasılmasının yanında tüm vücutta bir kasılma , endişe, korku ve panik hali olur, ve kadın bacaklarını sıkıca kapatır.Biz bunu kurt kapanı benzetmesi yapıyoruz.

Vajinusmuslu kadınların bazıları ise kızlık zarlarının çok kalın olduğuna ve bu yüzden ilişkiye giremediklerine inanırlar ve de eşlerini de inandırırlar, sorunun kızlık zarının ortadan kalkmasıyla çözüleceğine inanan çift bir kadın doğum uzmanına giderek ve anestezi ile bayıltılarak kızlık zarlarını ameliyatla açtırırlar, ama bu da çözüm getirmez ve bunun da işe yaramadığını gören çift iyice umutsuzluğa, karamsarlığa kapılıp ilişkilerini yıpratmaya ve birbirlerini suçlamaya başlarlar.Aslında gerçek vajinusmusta bunun yeri yoktur.

Vajinusmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olamaz, tıpkı ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır, bacaklarını kapatır ve ağlama krizine girerler.Genellikle en son bize gelirler.Bizden önce mahallenin ebesine,normal bir kadın doğum uzmanına,daha sonra psikologa vs. Bunların hepsi hastada ve eşinde maddi manevi yıpranmalara yolaçar.Oysaki bunun yolu psikiyatri eğitimi almış hipnoterapi yöntemini bilen iyi bir kadın doğumcu bir seyansta çözer.Biz böyle yapıyoruz.

Bazen de sorunun ilaçlarla veya genel anestezi (bayılma) altında ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, uyutularak kaslarda gevşeme sağlanabilir ve hatta yanlış bir metod olarak vajinusmuslu kadınların genel anestezi ile uyutulup partnerleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanır ama bu sorunu çözeceğine daha da büyütebilir.Kadın uyanık olduğunda cinsel ilişkiden gene korkacaktır ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuyu arttırır. Ayrıca anestezi altında ilişkiye girilen kadın kendi kontrolü dışında bu tip bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak kötü etkilenebilmektedir. Bu yaklaşımın nedenlerin bir tanesi vajinismusun cinsel yaklaşım ,vajinaya giriş sırasında vajenin etrafındaki kasların kasılması ve bundan dolayı cinsel ilişkiye girilememesi düşüncesidir.

Gene bu düşünce tarzı ile son zamanlarda vajene botox uygulamaları yapılmış ve vajen kasının kasılması engellenmiştir.Gerçek vajinismuslularda bu yaklaşımda çözüm sağlamammaktadır.Geçici çözüm yolu olarak kullanılmaktadır.

Bu tip sıkıntılı kişilere sakinleştirici ilaç, antidepresan ilaç vermekle bu sorun çözülmez, aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlikte sıkıntıya eklenmiş olur. Kas gevşeticiler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep hüzün ile sonuçlanır.

Çok kolay tedavi edilebilen bir sorun olan vajinusmus bu tip yanlış bilgi ve denemelerle büyür,büyür. Kadında sıkıntı, gerginlik başlar, kendisinde eksiklik olduğu duygusu ile suçluluk duymaya başlar, Ümitsizlik ve karamsarlığa düşer. Kadınların çoğunluğu bu durum karşısında gösterdiği tepkinin fazlalığını ve de gereksizliğini bilir,korkuya karşı verdiği tepkinin aşırılığını mantıken bilmesi ve de bunun gereksizliğini kabul etmesi de bunu çözmeye yetmez ve bir iç karmaşa yaşar,ben eşimi seviyorum, onu istiyorum,kanunen benim eşim,ailem onu kabul ediyor,ben kabul ediyorum,peki neden bunu yapamıyorum gibi iç karmaşalar ve bunalımlar yaşayabilir.

Bazı kadınlarda cinsel isteklerinin olmadığı şeklinde düşünürler,ben ilişkiye arzu duymuyorum,duysam yapacağım ama içimden gelmiyor diye yakınırlar,buda tamamiyle bir savunma sistemidir,insan canının yanacağından korktuğu veya zarar göreceğine inandığı veya inandırıldığı şeyi isteyebilir mi ?

Bazen çözüm olarak vurdum duymazlık yaşar ve beni seven beni böyle de sever illa cinsel ilişki mi yaşamak gerekir gibi bir takım savunma mekanizmaları geliştirerek kendisini rahatlatmaya çalışır, ama sorun hep vardır ve her gün büyür ,bir gün eşlerin her ikisi de bunu taşıyamayacak hale gelir ve ilişki biter. Erkekler başlangıçta çok ılımlı yaklaşırlar ilişkiye giremeyen eşlerine ,bazen de anlayamama ve öfke ve kırılganlık hisleri arasında kalırlar.Ve bedensel hiç bir sorunu olmamasına rağmen bazen erkekte sertleşme sorunu da başlayabilir. Erkek sonuçta tahammülsüzleşebilir ,eşini zorlayabilir veya aldatabilir.

Bazende hanımlarımız tedavi olmayı istedikleri halde eşlerinin sorunu önemsemediklerini, tedaviye baş vurmayı ertelediklerini, veya olay çözüme yaklaştığı sırada eşlerinden destek göremediklerini fark eder buna çok şaşırırlar.Cinsel ilişki ile ilgili kaygı ve korkular yanlızca kadınlarda olmaz bazı erkeklerdede bu olabilir.Kadınlar için bunu anlamak veya hissetmek çok zordur çünkü onlar kendi problemlerine vede çözümlerine odaklanmışlardır.Evet bazen bunu anlamak veya hissetmek zordur ama şöyle düşünün başka insanlarda, hatta bazen sizde bu konuda kendinizi anlayamıyorsunuz.Ama gerçek olan şu ki problem var. İşte benzer bir yaklaşımla yaklaşırsanız eşinizide anlayabilirsiniz, buda çözümü kolaylaştırır.Onunda ilişkiden korkabileceğini, canının acıyabileceği ve ilişkide penisinin zarar göreceği düşüncesinin olabileceğini kabul etmeniz gerekebilir.

Tedavide hanımların yanı sıra ,erkeklerede kaygı ve korkularını yok edici, destek verici terapi yapıyoruz.Onlarıda anlyor,seviyor ve kaygılarına saygı duyuyoruz. Vajinismus kadının ve erkeğin ortak bir sorunu olup, hiç bir taraf diğerini suçlamamalı veya anlayışsız olmamalıdır. Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış veya iç cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin tedavi edilmesi gerekir.

Vajinismusun nedenlerinde çocukluk çağından kalma korkuların,suçluluk,ayıp,günah duygularının yeri büyüktür.Korkular en çok ,kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme ,parçalanma korkularıdır.Ayrıca gebe kalma korkuları da önemlidir.

Bunların yanında;

-Eksik yada yanlış cinsel bilgi
-Erken travmatik yaşantılar
-Eşler arasındaki iletişim biçimi
-Cinsel iletişim sorunları
-Performans kaygısı
-Kızlık zarını yitirme korkusu
-Otoriter baba
-Baba kız ilişkisindeki güçlükler
-Cinselliği aşağılayan aile olabilmektedir.

Kişiler bu sorunla başa çıkabilmek için kendince çözüm yolları bulurlar.Bunlar arasında çok sık cinsel ilşkide bulunmaya çalışma yada cinsel ilişkiden kaçınma davranışları olabilmektedir. Tabi ki bu durum sorunu daha da karmaşıklaştırır ve içinden çıkılamaz bir kısır döngü oluşur.Sonuçta evliliklerin bitmesi bile söz konusu olabilir.

Cinsel uyum yalnızca cinsel organların birleşmesi demek değildir.Aslında cinsel uyum,genel uyumun bir parçasıdır ve bir çok karmaşık ruhsal olayları içerir.Eğer eşlerin genel uyumları ile ilgili sorunları varsa tabi ki bu durum cinsel uyumlarını da etkiler.

Bu sebeple vajinismus tedavisinde öncelikle bu sorunları keşfedip,farkına varmak gerekir.Bazı vakalarda sadece bu sorunları keşfetmek ve terapisini yapmak vajinismus sorununu tamamen çözmektedir.

Bu sebeple cinsel uyumun içinde sevme, sevilme, bağlılık,dokunma,okşanma,konuşma,söyleşi,paylaşma,özleme vb.gibi bir çok duygu ve gereksinimler yer alır.

Vajinismus tedavisinde bilişsel davranışçı terapilerin yanında hipnoz tekniği kullanılır.Buradaki amaç,kişinin korkularının ve kaygılarının ilk önce düşüncede aşılmasını sağlamaktır.Çünkü,vajinismusun temelinde olumsuz cinsel düşünceler vardır.Bunların keşfinde ve tedavisinde hipnoz kullanılır.Kişi bu sayade kendini,cinsellikle ilgili düşüncelerini farkeder,onun yerine olumlu cinsel düşünceleri oluşturur. Bununla birlikte kişi rahatlama egzersizlerini öğrenir ve kasılmalarını kontrol edebilir hale gelir. Tabiki tüm bunların olabilmesi için kişinin inançlı olması ve iyileşmeyi gerçekten istemesi gerekir.

Biz kendi hastalarımıza yanlızca kadın doğumcu gözüyle değil cinsel eğitim terapisi veya hipnoterapi yaparak maximum 2 seansta kalıcı çözüme ulaşıyoruz. Ve lütfen hayatı kendinize zehir etmeden ve zaman kaybetmeden birlikte bu sorunu çözebileceğimize inanın.

Hep erkekler mi hatalı olacak, bayanların da kendilerini daha mutlu bir hayattan mahrum edecek çok kritik hataları olabiliyor. Bu hatalar yatakla ilgili olunca da evlilik ya da ilişkilerde zamanla iki mutsuz ve yabancı insan haline gelinebiliyor…

İŞTE KADINLARIN YATAKTA DÜZELTMESİ GEREKEN 10 ŞEY

1.EĞİLİM; KUTSAL ANNE MASKESİNİN ARDINA GİZLENME

ÇÖZÜMÜ: Aseksüel anne kimliğinizi yatak odasının dışında bırakın. Annelik kuşkusuz dünyadaki en kutsal kimlik. Ama yüklendiğimiz bu kimliğin getirdiği aseksüeliteyi yatak odamızın dışında bırakmamız gerekiyor. Eşimiz için biz daha çocuklar doğmadan önce tanıyıp, sevdiği kadınız. O yüzden yatak odanıza girdiğiniz an sloganınız Annelik out, Marılyn Monroe kişiliğiniz ın olmalı…Unutmayın mutlu ebeveynler, mutlu anne babalar yetiştirir.

2- EĞİLİM; YATAKTA ÖLÜ BALIK TAKLİDİ YAPMAK

ÇÖZÜMÜ:Ayıp şeyler yapmaktan utanmayın. Bunun anlamı tek cümlede özetli esasında. Yatakta ölü taklidi yapmayın. Canlı olun, bir çok yeniliğe açık olun.

3- EĞİLİM; FEMİNENLİĞİ UNUTMAK

ÇÖZÜMÜ: Kocanızla ya da erkek arkadaşınıza en yakın kız arkadaşınız muamelesi yapmayın. Birçok kadının yaptığı en büyük hatalardan biri de ilişkisinde yol aldıktan sonra kendine ait kişisel herşeyi onunla paylaşmak istemesidir. Günlük hayatınızda kız arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz, ağda zamanınızın gelmesi, adet gününüzün yaklaşması gibi konuları onunla konuşmamaya özen gösterin. Traş bıçağına ortak olmayın, çünkü kadının feminenliğini koruması için biraz gizem iyidir. Bu konuda 1950 ve 60lar arasındaki Hollywood film karakterlerini taklit edebilirsiniz mesela. Eşiniz sizinle yatağa girerken kankasıyla yatağa girer gibi olmamalı. Size olan arzusunun devam etmesini istiyorsanız, mahremeyetinizi paylaşmayın.

4- EĞLİM: EŞİN PORNO İZLEME İSTEĞİNİ YARGILAMAK

ÇÖZÜMÜ: Çok basit, yargılamayın… Bir çok kadın eşinin porno izlemekten hoşlandığını duymak bile istemez. Ancak size çok ahlaksız gibi gelen şey, onların büyürken erkek olma konusunda edindikleri kültürün bir parçası. Belki bunun biraz daha yumuşağı olan erotik filmleri beraber izlemek, yatak odası hayatınızı oldukça şenlendirecek. Ve eşinizin yargılanmaktan dolayı hissettiği aşağalanmayı da ortadan kaldırmış olursunuz.

5- EĞLİM: İLİŞKİ SIRASINDA SUSKUN KALMAK

ÇÖZÜMÜ: Erkeklerin uyarılmak için duymaya ve görmeye ihtiyaçları vardır. Bunu ondan esirgemeyin. Hissettiğinizi daha çok hissedebilmek için dile dökmek, mutlu bir yatağın altın sırrı. Biraz edepsiz olmak size mutluluğun ve doyumun kapısını açıyorsa bunu deneyin deriz. Utanmayın, o bunu seviyor…

6- EĞİLİM: BEDEN HAKKINDA OLUMSUZ DÜŞÜNCELERE SAHİP OLMAK

ÇÖZÜMÜ: O sizi olduğunuz gibi beğendi ve sevdi, sizinde kendinizi sevmeniz ve beğenmeniz hayatınızı kurtaracak kadar önemli tutum. Kısa ya da uzunsunuz, şişman ya da çok zayıf farketmez, o sizinle olduğunuz gibi birlikte olmak istiyor. Kendinizi sevmeniz ve bedeninizle barışık olmanız, cinsel hayattan zevk almanızın ilk ve en önemli koşulu. Eşinizle açık ışıkta birlikte olun, evde iç çamaşırlarınızla dolaşın. İlk önce kendi bedeninizle flört edin…

7- EĞİLİM: BAŞKA KADINLARI AŞAĞILAMAK VE HAKARET ETMEK

ÇÖZÜMÜ: Gerçekten basit görünebilirler, ama eşiniz onu böyle beğeniyor. Beğenmeyi deneyebilirsiniz eğer çok zor geliyorsa en azından yorum yapmayı kesebilirsiniz. Başkaları yerine kendi ilişkinize odaklanın… Kadınlar dillerinden ne çok şey kaybediyorlar, ama ne demiş atasözü söz gümüşse sükut altındır. Bunu düstur edinin ve erkeğinizin evet, o sizin. Bunu aklınızdan çıkarmadığınızda esasında daha az hata yapacaksınız etrafında dolaşan kadınlara karşı hafifmeşrep ve ucuz ve daha ötesini içeren nitelemeleri asla kullanmayın. Siz eşinizle olan ilişkinize odaklanın…

8- EĞİLİM: SEKSİ ARAÇ EDİNMEK

ÇÖZÜMÜ: İlişkiyi yönlendirmeyi ayaktayken deneyin, yatar pozisyonun uzun sürede sakıncaları ver. Adem babamızla Havva annemizin ilişkisini bilemiyoruz ancak bildiğimiz kadınların erkeklere kabul ettirmek istedikleri pek çok şey için yatağı arena gibi kullanmaları çooook eskilere dayanır. Söylüyoruz, Yatak ilişkideki hiçbir şeyin garantisi değildir. Daha fazla sevgi, gelecek garantisi ya da istediğiniz herhangi bir şeyi cinselliği kullanarak elde edemessiniz. Ettiğinizi sansanız bile uzun sürmez üstelik ilişkinin kalitesini bozar.

9- EĞİLİM: HASSASİYETE ÖZENSİZ DAVRANMAK

ÇÖZÜMÜ: Dişlerinizi kullanmayın. Erkekler sertlikten hoşlanabilir ama bu her pozisyon için geçerli değildir.

10- EĞİLİM: ONUN TEK BİR HASSAS BÖLGESİ VARMIŞ GİBİ DAVRANMAK

ÇÖZÜMÜ: Bu dünyada sonucu iyi olan herşey emek ister. Siz ön sevişme istiyorsanız eşinizde sizin, onun vücudunu tanımanızı isteyebilir. Erkeğe çok ödev yüklemek yerine sizde onun üzerinde çalışmayı öğrenmelisiniz. Erkeklerin vücudu tepeden tırnağa sinirlerden oluşuyor, her ne kadar belli bir kısmında yoğunlaşsa da onun da pek çok erojen bölgesi olabilir. Göğüs uçları bunlardan biridir mesela. Keşfe burdan başlayabilirsiniz.

Aşka zamanınız mı yok? Havaya giremiyor musunuz? Sorun değil! 12 dakika içerisinde tutkunun doruklarına ulaşmaya hazır olun…

Çoğu kadın gibiyseniz erkeklerin birkaç saniye içerisinde nasıl tahrik olabildiklerini biliyor olmalısınız. Oysa bizler o ruh haline girebilmek için bir keman dörtlüsü, iyi şarap ve küçük oyunlar isteriz. Fakat yeni bir araştırmaya göre, kadınların, tahrik olmaları için tam olarak “12 dakikaya” ihtiyaçları olduğu ortaya çıkmış…

12 dakikada aşk ateşinizi yükseltin!
Çoğu kadın gibiyseniz erkeklerin birkaç saniye içerisinde nasıl tahrik olabildiklerini biliyor olmalısınız. Oysa bizler o ruh haline girebilmek için bir keman dörtlüsü, iyi şarap ve küçük oyunlar isteriz.

Fakat yeni bir araştırmaya göre, kadınların, tahrik olmaları için tam olarak 12 dakikaya ihtiyaçları olduğu ortaya çıkmış. Yanlış anlaşılmasın; uzun süren bir ön sevişme yerine kısayı tercih etmenizi söylemiyoruz. Ancak telaşa getirilen bir ön sevişmenin bir takım eğlenceli yanları da olduğu kesin.

Uzmanlar, çabucak tahrik olabilmenin hem yakınlığı artırdığını hem de zevke doğrudan ulaşmanızı sağladığını belirtiyor. Sizler için hazırladığımız bu dakika dakika hızlı seks önerilerini izleyin ve erkek arkadaşınızı geçireceği bu harika dakikalar için önceden uyarmayı unutmayın.

1.dk Aklınızı zorlayın
Hızlı bir aşk seansı için ilk adımınız beyninizi buna hazırlamak olacaktır. O nedenle arkanıza yaslanın ve erkek arkadaşınızla yaşadığınız ilk beraberliği, sadece onun yakınında olmanın sizi tahrik ettiği zamanları düşünün. Amaç “Sana şu an sahip olmalıyım” hissini canlandırabilmek. Sizi orgazma ulaştırdığı o en muhteşem anı hedefleyerek hafızanızdan tüm güzel anları teker teker geçirmeye bakın.

Peki, bu hatırladığınız anı muhteşem yapan neydi? Spontane olması mı? Şefkatli ya da vahşi olması mı? Dr. Sandor Gardos, geçmişte yaşanmış bir orgazmla ilgili kurduğunuz fantezinin, mutlu hatıralarınızı harekete geçirdiği için, sizi o gün olduğu kadar heyecanlandırabileceğini belirtiyor.

2.dk Cinsel duyularınızı ateşleyin
Hayal gücünüzü alevlendirdiğinize göre, sıra birkaç vücut hareketiyle libidonuzu canlandırmaya geldi. Oturduğunuz esnada cinsel organınıza giden kan akışını hızlandırmak için, bir süre boyunca önce bacak bacak üstüne atın, sonra tekrar düzeltin. Bu sizde iç gıcıklayıcı bir tahrik hissi uyandıracaktır.

Ayrıca saten çarşaflar veya ipek iç çamaşırlar gibi şehvet uyandıran dürtülerle vücudunuzun tepkilerini uyarıp kuvvetlendirebilirsiniz.

3.dk Ona sürpriz yapın
Isındınız değil mi? Güzel. Şimdi ilginizi erkek arkadaşınıza verin. Hiç beklemediği bir anda ona değişikliğe ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Elinizi pantolonunun cebine sokarak kumaş üzerinden cinsel organını okşamaya başlayın.

Cinsellik uzmanı Carol Queen, erkeğin hazır olmadığı bir anda sinir uçlarının uyarılmasının anında tahrik olmasıyla sonuçlanacağını söylüyor. Ona “yanlışlıkla” dokunabileceğiniz anları kollayın, örneğin yan yana geçerken sürtünmek gibi.

4.dk Gençler gibi öpüşün
Erkek arkadaşınızı en son ne zaman gerçekten öptünüz? Sadece 45 saniyeyi dudak dudağa geçirmek sizi birbirinize daha da yakınlaştıracaktır. Yazar Cam Johnson, “öpüşmek nostaljik olarak çok seksi bir olaydır çünkü size o ilk kez duygusunu yaşatır” diyor.

O nedenle erkek arkadaşınızı ilk gün öptüğünüz gibi öpün: Onu yakalanndan tutup kendinize doğru çekin, parmaklarınızı saçında gezdirin, yüzünü nazikçe ellerinizin arasında tutun ve birbirinizin nefes alıp verişine odaklanın.

5.dk Biraz baharat katın
“Oraya Dokun! Orgazmik Noktalarınızın Rehberi” isimli kitabın yazan Yvonne Fulbright, seksten önce hazırlayacağınız baharatlı atıştırmaların direkt olarak vücudunuzun alt kısımlarına sinyal gönderdiğini belirtiyor. Acı biber yemesi için onu teşvik edin ve daha sonra duble seksi bir etki için öpüşün.

Dudaklarınızda ve dilinizde bulunan acı tat ağızlarınızı yakacaktır. Ayrıca acının içerisindeki kimyasallar terleme yapar, kalp atışlarınızı hızlandırır ve kızarmanıza sebep olur. Baharat sevmiyor musunuz? O zaman peyniri deneyin. Yapılan araştırmalar yalnızca kokusunun bile vücudunuzdaki kan akışını yüzde beş oranında hızlandırdığını belirtiyor.

6.dk Onun seks kraliçesi olun
Dokuz Buçuk Hafta gibi erotizm yüklü bir film kiralayın. Heyecanlı bir sahnede durdurun ve erkek arkadaşınızı, size pikenin altında 60 saniyeliğine eşlik etmesi için yanınıza çağırın.

Ardından filmi tekrar başlatın. Sahnenin en ateşli kısmında pikenin altında rahatça hareket edebilmesi için ellerinizi serbest bırakın. Sonrası size kalmış!

7.dk Kıyafetleriniz üzerinizde kalsın
Kıyafetlerinizi birer seks engeli gibi görüyor olabilirsiniz ama onları çıkarmamak aslında ön sevişmeyi kızıştırabilir. Yazar Melinda Gallagher, “Sizi kıyafetlerinizin üzerinden okşuyor olması heyecanını uyandırıp zevk almayı engelleyecek lezzetli bir ıstırap yaratır” diyor.

Bir dakika içerisinde şunları uygulayabilirsiniz: Eğer elbise giyiyorsanız iç çamaşırınızı çıkartın, erkek arkadaşınızın üzerine oturun ve onu sert bir şekilde öpün. Veya size ince iç çamaşırınızın üzerinden oral seks yapmasını sağlayın. Kumaş, bir engel teşkil eder ve bu da heyecanını artırır. Ayrıca onun sıcak nefesi de sizi çılgına çevirir.

8.dk Harekete geçin
Kalp atışlarınızı artıracak her hangi bir aktivite seks için çok iyi bir ön hazırlıktır. Neden mi? Egzersiz sadece sizi mutlu ve heyecanlı kılan endorfini üretmekle kalmaz, aynı zamanda da kan akışının cinsel noktalarınıza doğru daha hızlı akmasını sağlar.

Bir dakikalık ufak bir egzersiz yapın, örneğin salsa dansı, yatağa kadar yarış veya yastık savaşı.

9.dk Kucak dansı yapın
Erkek arkadaşınızın önünde dans etmek cesaret ister ama bize güvenin. Kendinizi bir seks idolü gibi hissedeceksiniz. Yatak odasına geçtiğinizde, onu bir sandalyeye oturtun ve kıpırdamamasını söyleyin. Zaten tüm işi siz yapacaksınız.

Işıkları kısın ve seksi bir CD koyarak yavaşça onu baştan çıkaracak bir striptize başlayın. Amaç direkt olarak soyunmak yerine vücudunuzun görülmesi gereken bölgelerini ona göstererek erkek arkadaşınızı çıldırtmak. O yüzden kıyafetlerinizi yavaş yavaş çıkarın.

10.dk Masöz olun
Soyunduktan sonra erkek arkadaşınıza size küçük bir sırt masajı yapmasını teklif edin. O size dokunurken, kendisine sokularak, yaptığı masajları neden çok tahrik edici bulduğunuzu kulağına fısıldayın. Onun bu iyiliğini karşılıksız bırakmak istemiyor musunuz?

Birbirinize ters olarak yan yana uzanın ve birbirinizin topuklarını ovun. Refleksolojiye göre bu hareket kasıklarınızın titremesine sebep olacaktır. Ancak masaj terapisti ve akupunktur uzmanı Elena Rozenfeld uyarıyor: “Adet kanamanız başlamadan önce bu hareketi yaptırmaktan kaçının. Bu bölgeye yapılan baskı pelvik bölgenize daha fazla kan pompalanmasına sebep olur. Bu nedenle adet sancınız normalden daha ağrılı geçer.”

11.dk Kendinize dokunun
Sona iki dakika kala her ikiniz de nefes nefese kalmış olmalısınız. Ancak kendinizi biraz daha uyarmanızın zararı yok. Erkek arkadaşınıza yatmasını söyleyin ve siz de o izlerken kendinize dokunun.

Bu sadece sizi cinsel ilişkiye hazırlamakla kalmaz. Kendinizi orgazmın eşiğine getirmeniz birden fazla orgazm olma şansınızı da artıracaktır.

12.dk Kendinizi gösterin
Cinsel anlamda kendinizden geçmenize bir dakika kaldı ve artık her ikiniz de hazırsınız. Son birkaç hareket sizi iyice alevlendirecek. Erkek arkadaşınızın yatakta kıpırdamadan yatmasını sağlayın ve siz tüm ilginizi onun sinir uçlarının toplandığı cinsel organının baş kısmına verin. Yavaşça ucunu ağzınıza değdirin. Bu hareket onu artık dayanamayacağı bir noktaya getirecektir. Ayrıca bunu yaparken sizi seyredebiliyor olması ona görsel olarak da ayrı bir zevk verecek.

Biraz da kendinizle ilgilenmek ister misiniz? Fulbright, erkek arkadaşınız yatarken üzerine oturarak onun cinsel organını vajinanıza sürtmenizi tavsiye ediyor. Sizin sinir uçlarınız vajinanızın ağzında toplandığı için en çok hazzı alacağınız yer de burası.

Zaman doldu! Buradan sonrasını siz halledersiniz diye düşünüyoruz…

Newer Posts »