A

AÇANGÜL: Açılan gül çiçeği
AÇELYA: Fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
AFET: Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
AFİFE : Namuslu, namusuna çok düşkün olan
AFİTAP : 1.Güneş. 2. Çok güzel, parlak yüzlü kadın
AHENK: Uyum
AHSEN: Çok güzel, olağanüstü güzel
AHU: Ceylan, karaca 2.Çok güzel,ince,zarif kadın.
AHUCAN: Çok güzel dost.
AHUEDA:Nazlı güzel.
AHUELA:Çok güzel gözlü.
AHUGÜL: Çok güzel.
AHUNAZ: Nazlı güzel,nazenin.
AHUNİSA:Çok güzel kadın.
AHUNUR:Göz kamaştıran güzelliğe sahip olan. (daha fazla…)

{lang: 'tr'}

Incoming search terms:

A

ACAR  : Becerikli,atılgan
ACUN : Dünya,varlık
AKAY : Beyaz ay, dolunay
AKEL : Dürüst, güvenilir
AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün
AKIN : 1.Arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olmak. 2.Baskın.
AKTAÇ : Beyaz taç,gelin tacı
AKTAN : Aydınlık gece
ALİ : Yüce,ulu
ALİCAN : Candan,cana yakın
ALİŞAN : Şanı şerefi en yüksek olan
ALKAN : Kızıl kan
ALKIN : Sevdalı,aşık
ALP : Kahraman,cesur,savaşçı
ALPAR  :Yiğit,cesur
ALPASLAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi
ALPTUĞ : Yiğitlik simgesi. (daha fazla…)

{lang: 'tr'}

Incoming search terms:

hamile kalma Hamilelikte Ultrason Neden Yapılır?

Hamilelikte Neden Yapılır?

takiplerinde çok yüksek frekanslı ses dalgaları ile yapılan incelemeye verilen isimdir. Son derece önemli ve vaz geçilmez bir muayene aracıdır. Günümüzde kullanılan gerçek zamanlı, yani bebeğin hareketlerinin de izlenebildiği cihazları ile karnındaki bebeği daha detaylı inceleme imkanına sahibiz.

Ultrasonografi cihazının prob adı verilen kısmı tarafından üretilen ses dalgaları değişik dokulardan değişik oranlarda yansıyarak proba geri dönerler. Birbirinden farklı olan bu yansımalar bilgisayar tarafından işlenerek görüntü olarak monitöre yansıtılır. Her ne kadar teknolojik gelişmeler sonucu görüntü kalitesi yüksek düzeye çıkarılmış olsa bile gene de bu inceleme yöntemi bebeğe buzlu cam arkasından bakılıyormuş gibi kabul edilmeli ve her ayrıntının görülemeyebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle; değişik yayınlarda değişik oranlar verilmekle birlikte yaklaşık %35 oranında, bebekte gelişim bozukluğu olsa bile, anne karnında bu bozukluklar çeşitli sebeplerle saptanamayabilir.

Ultrasonografinin anne karnındaki üzerine olumsuz etkisini gösteren bir veri yoktur ve gebelik döneminde güvenle uygulanabilmektedir. Ancak buna rağmen gerekli olduğu haller dışında ve ehliyetsiz kişilerce yapılmamalıdır.

Gebelikte ultrason ne zaman ve neden kullanılır?

Ultrasonografi fetusun değerlendirilmesinde güvenli, etkili ve ucuz bir yöntem olarak kabul edilir. Gebelikte ultrasonografinin ana kullanım amaçları şunlardır:

  • Gebeliğin tanısı
  • Gebelik yaşının saptanması

Özellikle gebeliğin ileri dönemlerinde bebeğin gelişiminin değerlendirilebilmesi için erken dönemlerde (12. veya 22. haftalardaki) yapılan ultrasonografik yaş tayinleri son derece önemli ve yararlıdır.

Bebeğin canlı olup olmadığının değerlendirilmesi

Özellikle erken gebelik döneminde anne karnında bebek ölümleri daha sık görülür. Bu durumun ayırt edilebilmesi önemlidir. Bununla birlikte mol gebeliği (üzüm gebeliği) veya dış gebelik tanıları da gene aynı dönemde yapılan değerlendirmelerle anlaşılabilir.

Bebeğin gelişiminin değerlendirilmesi

Anne karnındaki bebeğin değerlendirilmesi çeşitli ölçümler yapılarak gerçekleştirilir. Bunlar kafa çapları ölçümü, uzun kemiklerin ölçümü ve karın-baş çevrelerinin ölçümüdür.

Bebeğin ağırlığının tahmin edilmesi

Yapılan ölçümler çerçevesinde bebeğin yaklaşık ağırlığı saptanabilir. Bu da bize bebeğin gelişimi ve doğum şekli hakkında bilgi verir.

Plasentanın yerinin saptanması

Plasenta yada halk arasında bebeğin eşi denen organ anneden bebeğe kan iletiminin sağlandığı son derece önemli bir organdır. Bu organa ait anormal yerleşim ve gelişimlerin doğum öncesinde bilinmesi son derece önemlidir.

Amniyon sıvısı hastalıkları

Bazı durumlarda bebeğin içinde bulunduğu kese içindeki sıvı miktarı( Bu sıvının çok büyük bir kısmı bebeğin idrarından oluşur) bebeğin durumu hakkında bize fikir verir.

Fetal anomalilerin saptanması

Özellikle 22 hafta civarında yapılan ultrasonografik değerlendirmede bebekte ortaya çıkması muhtemel anormal gelişim bozuklukları değerlendirilir. Bu bozukluklar eğer yaşamla bağdaşmayan tarzda ise bu durumda aile ile konuşularak onların kararı ile gebelik sonlandırılabilir.

Bebeğin iyilik halinin değerlendirilmesi

Özellikle gebeliğin son aylarında bebeğin anne karnındaki hareketleri, solunumu, kas gerginliği ve sıvı miktarı değerlendirilerek bebeğin durumu, anne karnında sıkıntıda olup olmadığı değerlendirilir.

Erken doğum riskinin tahmin edilmesi

Erken doğum riski taşıyan anne adaylarında rahim ağzı uzunluğu durumun ciddiyeti hakkında bize bilgi verir.

Plasental akımların değerlendirilmesi

Anneden bebeğe kan akımındaki direnci ölçen Doppler değerlendirmesi ile bebeğin sıkıntıda olup olmadığı anlaşılır.

Bebeğin cinsiyetinin saptanması

Prenatal girişimler sırasında

Amniosentez denen bebeğin cevresindeki sıvıdan örnek alınması işlemi için yada erken gebelik döneminde plasenta dokusundan örnek alınması için ultrasonografi gerekli bir yöntemdir.

Diğer uygulamalar

  • Bebeğin pozisyonunun saptanması
  • Eşlik eden yumurtalık kisti yada myom gibi organ hastalıklarının saptanması ve değerlendirilmesi

Ultrasonografi ne sıklıkta yapılmalıdır?

Normal bir gebeliğin takibinde, Türk Perinatoloji Derneği tarafından önerilen, ultrasonografik tetkik yaptırma sayısı bir gebelik boyunca 5 adettir. Bunlar 12., 22., 32., 38. haftalar civarında ve doğum öncesinde yapılmalıdır.

{lang: 'tr'}

Incoming search terms:

  • hamile ultrason görüntüleri
  • gebelik ultrason
  • obstetrik usg zararlımıdır
  • ultrasonda bebek görüntüleri
  • ultrasyon goruntuleri

hamile kalma Gebelikte Tansiyon Yükselmesi

Gebelikte Yükselmesi

Normal kan basıncı iyi bir sağlık için anahtardır. Kan basıncı çok yüksek olursa hipertansiyon olarak bilinir. Bu herhangi bir zamanda sağlık riski ortaya çıkarır. Gebelikte hipertansiyon ek problemlere sebep olur. Bazı durumlarda gebeliği etkileyen ciddi bir durum olan gelişebilir. Eğer gebeyseniz ve yüksek kan basıncına sahip olmanıza neden olacak herhangi bir risk faktörü taşıyorsanız özel bakıma ihtiyacınız olabilir. Bu doküman –kan basıncı tipleri – üzerine etkisi –risk faktörlerini açıklayacaktır.

Kan Basıncı

Kan basıncı, dolaşım sistemi için gereklidir. Kalbin düzenli çalışması sayesinde sağlanır. Kalp kasılınca kan damara pompalanır. Damarlar (arterler) kanı organlara taşır. Toplardamarlar kanı kalbe geri getirir. Küçük arterler kan basıncını etkiler. Bu kan damarları kas tabakası ile çevrelenmiştir. Kan basıncı normalken bu kaslar gevşer ve böylece kan kolaylıkla akabilir. Eğer kan basıncını artırmak üzere sinyal giderse kas tabakası kasılır ve damarlar daralır. Böylece kan akımı zorlaşır. Basınç yükselir.

Kan basıncının iki değeri vardır. İlk sayı kalp kasıldığında arterdeki basınçtır. Buna sistolik basınç (kasılma basıncı) denir. İkinci sayı kalp gevşediğinde arterlerde olan basınçtır. Buna diastolik basınç denir (gevşeme basıncı). Kan basıncı kişiden kişiye değişir. Gün boyunca da değişir. Egzersiz yaparsınız ,heyecanlanırsanız artar. Dinlenince düşer. Eğer bir kişinin kan basıncı uzun süre yüksek kalırsa problem olduğunun sinyali olabilir. Birçok gebede 120/80 den düşük değerler normaldir. Eğer gebeyseniz ve sistolik basınç 140 veya diastolik basınç 90 ise kan basıncı yüksek demektir. Kan basıncındaki normal çıkış ve inişlerden dolayı eğer bir yüksek değeriniz olursa tekrar bir değer alınarak normal değeriniz olup olmadığı görülmelidir.

Gebeliğin Etkisi

Sağlıklı gebeliklerde bebeğin büyümesi için gerekli olan besin ve oksijen anneden sağlanır. Bu yeterli miktarda kanı plasentada dolaştığı ve besin ve oksijenin göbek kordonundan bebeğe geçtiğinde sağlanır. Yüksek kan basıncı gebelikte problemlere sebep olabilir. Örneğin eğer kadın yüksek kan basıncına sahipse bu plasentaya yetersiz kan akımı olmasına sebep olabilir. Bebeğin, ihtiyacı olan oksijen ve besini düşük miktarda alması demektir. Bu durum bebeğin büyümesini yavaşlatabilir.

Yüksek Tansiyon Tipleri

Kronik Hipertansiyon:

Eğer yüksek kan basıncı gebelikten önce herhangi bir zaman varsa bu kronik hipertansiyon olarak bilinir. Bu durum gebelik süresince ve bebeğin doğumundan sonra da devam eder. Kronik hipertansiyonun kontrol edilmesi şarttır. Çünkü kalp yetmezliği veya kalp krizi problemlere sebep olabilir. Gebelikte kronik hipertansiyon bebeğin gelişimini etkileyebilir. Eğer kan basıncınızı kontrol altına almak için ilaç tedavisi alacaksınız ,onların gebelikte kullanılmasının güvenli olup olmadığını doktorunuza sorun. Kronik hipertansiyonu olan birçok kadın,ilaç tedavisine son verebilir. Çünkü kan basınçları normale döner. Diğer kadınlar gebeliklerinde tedaviye devam etme ihtiyacı duyabilirler. Sizin için en iyi olan tedavi konusunda doktorunuzla konuşun. Bazı durumlarda kan basıncını kontrol altına alabilecek farklı bir ilaç tedavisine gerek duyulabilir.

Gestasyonel Hipertansiyon

Eğer yüksek kan basıncı gebeliğin ikinci yarısında olursa gestasyonel hipertansiyon olarak bilinir. Bu tip kan basıncı doğduktan sonra kaybolur. Kan basıncını takip etmek için doktorunuzu sık görme ihtiyacınız olabilir. Eğer gestasyonel hipertansiyon diğer bulgularla beraber olursa preklempsi denir (idrarda protein kaybi, ayaklarda şişlik). Gestasyonel hipertansiyon preeklampsiye sebep olabilir.

Preeklampsi

Preklempsi bütün vücut organlarını etkileyen ciddi medikal durumdur. Örnek preklempsi böbrek üzerinde stres yaratarak anne idrarında artmış protein atılımına sebep olabilir. Preklempsinin diğer bulguları :

  • Başağrısı
  • Görme problemleri
  • Hızlı alımı
  • El ve yüzün şişmesi

Doktorlar niçin bazı kadınların preklempsi olduğunu bilemez. Bazı kadınların diğerine göre daha yüksek risk taşıdıklarını bilirler.

Risk faktörleri:

 

  • İlk gebelik
  • Önceki gebelikte preeklampsi öyküsü
  • Gebelikten önce hipertansiyon öyküsü
  • 35 yaş üstünde olmak
  • Coğul gebelik
  • Diabetüs ya da böbrek hastalığı gibi medikal durumlar
  • Şişmanlık
  • Bağışıklık sistemi bozuklukları

Preeklampsi olan kadın,kendisinin ve bebeğinin izlemi için, hastaneye yatırılmaya ihtiyac duyabilir. Bazı durumlarda bebeği erken doğurtulabilir. Preeklampsi şiddetlenirse, kadının organları hasarlanır(böbrek karaciğer beyin kalp göz) Bazı durumlarda nöbet geçirebilirler. Buna eklampsi denir. Preeklampsi anne ve bebek için ciddi bir hastalıktır. Şiddetli preklempsi erken doğum gerektirebilir. Eğer bebek yeterince gelişmeden doğarsa komplikasyonlar olabilir. Şiddetli durumlarda anne bebek ya da her ikisi ölebilir.

Doğum Öncesi Bakım

Ne yapabilirsiniz?

Eğer kronik hipertansiyonunuz varsa aşağıdaki basamakları takip edin:

Gebelikten Önce

 

  • Doktorunuzla beraber kan basıncını düşürmek için çalışın
  • Kilo verin
  • Gerekiyorsa verilen ilaçlarınızı düzenli kullanın
  • İlaç tedavisinin gebelikte güvenilirliği konusunda doktorunuzla konusun

Gebelikte

 

  • Doktorunuzu düzenli görün
  • Böbrek hastalığı veya diğer risk faktörleri varsa bunu doktorunuza erken zamanda anlatın
  • Preeklampsinin uyarıcı işaretleri varsa doktorunuza anlatın
  • Kan basıncınızı ve kilonuzu kontrol edin

Eğer kadın gebelikten önce yüksek kan basıncı olduğunu biliyorsa ,bu basamaklar kendi ve doktorunun şiddetli etkileri azaltmak için izleyeceği basamaklardır. Bir kadının yapacağı en iyi şey doktorunu gebelikten önce görüp düzenli gebelik muayenelerine gitmesidirr. Her kontrolda; kan basıncı ,kilo ve idrar örneği alınır. Eğer doktor kadının kan basıncı yüksekliğinin farkındaysa daha sık görebilir.

Tedavi

Eğer kan basıncı yavaşça yükseliyorsa ve kadın gebeliğin sonuna yakın değilse yatak istirahati kan basıncını düşürebilir. Eğer kan basıncı tehlikeli değerlere kadar yükselmiyorsa doğum başlayana dek gebeliğin devam etmesine izin verilebilir. Eğer preeklampsi gelişirse tek tedavi doğumdur. Bebeği doğurma kararı kadına ait riskler ve bebeğin anne karnında mı yoksa yoğun bakım şartlarındaki riskleri göz önünde tutularak verilmelidir. Bazen sezaryen ihtiyacı olabilir. Son olarak yüksek kan basıncı kadını ve bebeği şiddetli problemler açısından riske sokabilir. Kronik hipertansiyonunuz varsa preeklampsi gelişimi açısından riskteyseniz basamaklara uyarak bebeğe ait riskleri azaltabilirsiniz.

{lang: 'tr'}

hamile kalma Gebelik ve Şeker Hastalığı

ve Şeker Hastalığı

Gebelikte şeker hastalığı ne demektir?

Şeker hastalığı () kanda yüksek şeker düzeylerine neden olan bir durumdur. Bazı kadınlarda kalmadan önce diyabet mevcuttur. Bazı diğer kadınlarda ise “gestasyonel diyabet” olarak adlandırılan durum şeklinde gebelikte meydana gelir. Yaklaşık %3 kadında gebelikte kan şeker düzeyi bozuklukları görülür.

Gebelik süresince hormonlar, tüm gebe kadınlarda, normal sayılan bir kan şeker düzeyi yüksekliğine neden olur. Eğer bu kan şeker düzeyi yüksekliği nedeni ile vücudunuzda problemler meydana gelirse, gebelikte diyabet hastalığı ortaya çıkabilir. Özel bir diyete başlamanız gerekebilir; hatta insülin enjeksiyonlarına ihtiyacınız olabilir.

Eğer gebe kalmadan önce diyabetiniz var ise, gebelik süresince kan şeker düzeyinizi kontrol altında tutabilmeniz öncekine nazaran daha zor bir hale gelebilir. İnsülin dozunuzu değiştirmeniz gerekebilir.

Eğer gebelik öncesinde veya süresince diyabet tedavi edilmezse şu problemler ortaya çıkabilir:

  • Kanınızdaki yüksek şeker düzeyleri, bebeğin çok irileşmesine neden olabilir. İri bebeklerde, doğum öncesinde ve sırasında daha çok problem ortaya çıkma riski vardır.
  • Bebekte, kalp, böbrek ve omurga anomalileri olabilir.
  • Gebelik esnasında, “pre-eklampsi” olarak adlandırılan yüksek tansiyonunuz olabilir ve bu durum sizde veya bebekte sorunlara yol açabilir.
  • Erken doğum eyleminiz olabilir (gebeliğin 37. haftası sonlanmadan önce) veya bebeğin erken doğurtulmasını gerektiren durumlar ortaya çıkabilir.
  • Bebeğin doğumunu takiben, “hipoglisemi” olarak adlandırılan kan şeker düzeyinde düşüklük olabilir.
  • Bebeğin doğumunu takiben, akciğerleri tam gelişemediği için solunum problemleri ortaya çıkabilir.
  • Eğer gebelik öncesinde ve süresince doğru bir tedavi alıyor ve düzenli kontrollerinizi yaptırıyorsanız, sağlıklı bir doğurabilme şansınız yüksektir.

Şeker hastalığı (diyabet) nasıl meydana gelir?

İnsülin, pankreas tarafından salgılanan bir hormondur. Vücudunuzda, şekerin enerjiye dönüştürülmesinde rol oynar. Gebelik hormonları, insülinin çalışma şeklini değiştirebilir. Bu nedenle gebelikte pankreas normalden daha fazla insülin salgılar. Bazen pankreas, kan şekeri düzeyini kontrol edecek kadar yeterli insülini salgılayamaz ve diyabet meydana gelir. Doğumdan sonra kan şeker seviyeleri genellikle normale döner ve diyabetik durum ortadan kalkar.

Neden bazı insanlarda diyabet geliştiği ve bazı diğerlerinde gelişmediği henüz bilinememektedir; ancak bu durumun kalıtımsal olduğu tahmin edilmektedir.

Şeker hastalığı (diyabet) Belirtiler nelerdir?

Pek çok gebe kadın diyabetin belirtilerini fark etmemektedir; ancak idrar ve kan testleri ile diyabetin varlığı gösterilebilir. Diyabetin bazı belirtileri şunlardır:

  • Susuzluk hissi
  • kaybı
  • Çok fazla yemek yemek
  • Çok fazla miktarda idrar yapmak
  • Açıklanamayan yorgunluk

Diyabeti olan bir kadın gebe kalırsa, gebelik esnasında hastalığın kontrolünün zorlaşacağını ve daha kötüleşebileceğini bilmelidir.

Şeker hastalığı (diyabet) nasıl teşhis edilir?

Tüm gebe kadınların diyabet açısından taranmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Aşağıda belirtilen özellikleri taşıyan kadınlar, gebelikte diyabetin ortaya çıkması açısından risk altındadırlar ve şeker hastalığı açısından taranmaları gerekmektedir:

  • Ailede diyabet öyküsü
  • Şişmanlık, özellikle 90 kilogram üstü
  • Daha önce 4000 gram üstü bebek doğurmuş olmak
  • Daha önce ölü bebek doğurmuş olmak
  • Daha önce doğum anomalisi bulunan bebek doğurmuş olmak
  • Daha önce düşük yapmış olmak
  • 35 yaş üzerinde olmak

Eğer diyabet geliştirme açısından risk altındaysanız, ilk gebelik muayenenizde ve sonraki takiplerinizde diyabet için tarama yapılacaktır. Eğer herhangi bir risk altında olduğunuz bilinmiyorsa, 24 ila 28. gebelik haftalarında tarama yapılacaktır. Tarama, şekerli bir sıvı içilmesini takiben, 1 saat sonra, bir kan örneği alınmasından ibarettir.

Bu ilk testin sonucu normal değil ise, doktorunuz size 3 saatlik “glikoz tolerans testi” yapacaktır. Bu test için, bir gecelik açlığı takiben bir kan örneği alınmakta; takiben şekerli bir sıvı içimi sonrasında 3 kez olmak üzere her saat başı kan alınmaktadır.

Şeker hastalığı (diyabet) nasıl tedavi edilir?

Eğer gebeliğiniz esnasında diyabet gelişirse, kan şekeri düzeyinizi aşağıdaki yöntemler ile kontrol altında tutmanız gerekecektir:

  • Evde kendi kan şeker düzeyinizi kontrol etmek
  • Özel bir diyet yapmak
  • Düzenli hafif egzersiz yapmak

Gebelik diyabeti olan bazı kadınların, kan şekeri düzeyini kontrol altında tutmak için insülin almaya da ihtiyaçları olabilir.

Eğer gebe kalmayı planlayan bir diyabet hastası iseniz, gebeliğe hazırlanmak için önceden doktorunuzla konuşmalısınız. Gebe kalmadan önce iyi bir kan şeker kontrolünün olması çok önemlidir. Gebe kaldıktan sonra da ayrıca şunlara dikkat etmeniz gerekmektedir:

  • Evde daha sık bir kan şeker kontrolü
  • Diyetinizde değişiklik
  • İnsülin dozlarınızda sık değişiklikler
  • Doktorunuza haftalık vizitler

Bebeğinizin sağlığını kontrol etmek için, ek taramaları ve elektronik fetal monitorizasyonları (NST) gerekmektedir. Doktorunuz ile, bebeğin vajinal yoldan doğamayacak kadar iri olup olmadığını tespit edebilir; ayrıca bebeğin normal gelişimini kontrol edebilir. Elektronik fetal monitorizasyon (NST) ise, bebeğinizin kalp atımlarını, aktivitesini ve rahminizin kasılmalarını takip eder.

Doğum eyleminiz esnasında, kan şekeriniz çok yakından takip edilecek ve sık kan şeker takipleri yapılacaktır. Eylem esnasında kan şekerinizin kontrolü için, damardan şekerli sıvı ve insülin verilmesi gerekebilir.

Hastalığın etkileri ne kadar sürer?

Gebeliği esnasında diyabet ortaya çıkan pek çok kadında, bebeğin doğumunu takiben bu durum geçer. Doğumdan sonra, normale dönen hormonal denge nedeniyle, vücudun insülin ihtiyacı azalır. Buna rağmen, bu kadınlarda, gelecek 15 ila 20 yıl içerisinde diyabet gelişme riski artmıştır. Bu riskin azaltılması için gebelikten sonra kilo kaybetmelisiniz. Ayrıca diyetinizin sağlıklı olmasına dikkat etmelisiniz. Doktorunuz belirli aralıklarla kan şekeriniz takip edecektir.

Gebelik öncesinde diyabetiniz var idiyse, muhtemelen gebelik öncesindeki durum ve tedavi düzeninize geri döneceksinizdir. Bununla beraber, diyabet komplikasyonları gebelikte daha ciddi hale gelebilir. Eğer gebelik öncesinde iyi bir kan şeker kontrolünüz yok idiyse, bebeğiniz doğum anomalileri açısından yüksek risk altındadır. Doktorunuzla bu riskleri konuşun.

Eğer bir gebeliğiniz esnasında diyabet ortaya çıktıysa, sonraki gebeliklerinizde diyabet ortaya çıkma riskiniz artmıştır. Bir sonraki gebeliğinizde, erken dönemde diyabet açısından taranmalısınız.

Kendimi nasıl koruyabilirim?

 

  • Doktorunuz tarafından önerilen diyet, tedavi ve egzersiz programını takip etmek
  • Kan şeker düzeyinizi kontrol altında tutmak. Bir gün içinde bir veya daha fazla defalar kan şeker düzeyinizi ölçmek durumunda kalabilirsiniz.
  • Size verilen tedaviyi aynen uygulamak.
  • Doktorunuz ile tüm randevularınıza gitmek.

Gebelik esnasındaki diyabetin ortaya çıkmasından veya diyabetin gebelikteki muhtemel komplikasyonlarından kendimi nasıl koruyabilirim?

Sağlıklı kilonuzu koruyun.Gebeliğe sağlıklı ağırlık ile başlamak, vücudunuza daha az bir yük getirir. Bunu başarabilmek için uzun dönem bir planlama yapılmalıdır. “Şok diyet”ler daima akılsızca bir yaklaşımdır; ayrıca gebelik esnasındaki bir kilo kaybı tehlikeli olabilir.

Eğer gebeliğin meydana getirmediği bir diyabetiniz var ise, gebe kalmadan önce en az 3 ay normal kan şekeri düzeylerini korumalı ve bu iyi kan şekeri kontrolünü gebelik süresince de devam ettirmelisiniz. Doğum anomalilerini önlemek için en kritik zaman aralığı gebeliğin 8 ila 10. haftaları arasındadır. Bu dönemde, çoğu kadın henüz gebe olduğunu bile bilmemektedir. Eğer diyabet hastası iseniz, gebeliğinizi planlamanız ve sağlığınızı doktorunuz ile her aşamada ile takip etmeniz gerekmektedir.

{lang: 'tr'}

Incoming search terms:

  • gebelik
  • gebelik diyabeti
  • gebelikte diyabet
  • şeker hastası olan bir kadın gebe

Newer Posts »