<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Saglık Haberleri</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/category/saglik-haberleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 10:39:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Bir röntgen filmi ailenin hayatını değiştirdi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/bir-rontgen-filmi-ailenin-hayatini-degistirdi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/bir-rontgen-filmi-ailenin-hayatini-degistirdi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 16:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin]]></category>
		<category><![CDATA[baş röntgeni]]></category>
		<category><![CDATA[Bir]]></category>
		<category><![CDATA[Bir röntgen filmi ailenin hayatını değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[değiştirdi]]></category>
		<category><![CDATA[Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[hayatını]]></category>
		<category><![CDATA[röntgen]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir baş röntgeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/bir-rontgen-filmi-ailenin-hayatini-degistirdi</guid>
		<description><![CDATA[Nadir görülen bir kalp hastalığı nedeniyle ameliyata alınan şahsın ona refakat eden ağabeyinde de aynı rahatsızlığa rastlanınca tüm aile kontrolden geçirildi. Daha önce aileden 2 kişinin ölümüne yol açan ve bir röntgen filmi ile ortaya çıkan rahatsızlığın genetik olarak çocuklara da geçtiği anlaşılınca muhtemel erken ölümlerin önüne geçecek ilk adım atılmış oldu. Baş ağrısı şikayetiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Nadir görülen <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> kalp hastalığı nedeniyle  ameliyata alınan şahsın ona refakat eden ağabeyinde de aynı rahatsızlığa  rastlanınca tüm aile kontrolden geçirildi.<span id="more-1262"></span> Daha önce aileden 2 kişinin  ölümüne yol açan ve bir <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/rontgen" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with röntgen">röntgen</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/filmi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Filmi">filmi</a> ile ortaya çıkan rahatsızlığın  genetik olarak çocuklara da geçtiği anlaşılınca muhtemel erken ölümlerin  önüne geçecek ilk adım atılmış oldu.</p>
<p>Baş ağrısı şikayetiyle  doktora başvuran 37 yaşındaki Mahmut Aydöner&#8217;in röntgen filminde, kalp  ana damarlarının genişlediği ve damar duvarlarının yarıldığı görüldü.  Kardeşi ameliyata alınırken başından ayrılmayan ağabeyde de şüphe  üzerine yapılan tetkiklerde aynı hastalık teşhis edildi. Ağabey de  ameliyata alınırken, Aydöner kardeşlerinin ablaları ve babalarının da  aynı rahatsızlıktan kısa süre önce öldüğü öğrenildi. <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/ailenin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ailenin">Ailenin</a>  çocuklarında yapılan araştırmada, 6 çocuktan 4&#8242;ünde benzer  rahatsızlığın bulunduğu belirlendi. Doktorlar, bir röntgen filminin  bütün <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/ailenin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ailenin">ailenin</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/hayatini" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hayatını">hayatını</a> değiştirdiğini söyledi.</p>
<p>Aydöner ailesinin  Balıkesir&#8217;de başlayan muayene macerası, Bursa&#8217;da farklı bir tesadüfle  noktalandı. Balıkesir&#8217;deki tetkiklerinin ardından Bursa Yüksek İhtisas  Hastanesi Eğitim ve araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi&#8217;ne gelen  inşaatçı Mahmut Aydöner, Loeys-dietz Sendromu olarak bilinen kalp ana  damar genişlemesi ve damar yarılması rahatsızlığına yakalandığını  öğrendi. 27 Mayıs&#8217;ta hastaneye yatan Aydöner, 8 Haziran&#8217;da Klinik Şefi  Doç. Dr. Ömer Tetik tarafından ameliyat edildi. Aydöner&#8217;in göğüs ağrısı</p>
<p>sebebiyle  kendilerine başvurduğunu ve ardından kendisini tedavi altına  aldıklarını belirten Tetik, yaptıkları inceleme sonucunda kalpten çıkan  ana damarın genişlediğini ve damar duvarının yırtıldığını tespit  ettiklerini söyledi. Klinik doktorlarının rapor sonuçlarının ardından  uzun süre devam eden hastalığın tedavi edilmesi için ameliyatın şart  olduğuna karar verdiklerini belirten Tetik, &#8220;Ameliyat başarılı geçti.  Uzun süren rahatsızlık kısa bir sürede sonuçlandı. Mahmut kardeşimiz,  eski sağlığına kavuştu&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ACI TESADÜF</strong></p>
<p>Tetik,  ameliyatın ardından hastanede birisinin mutlaka refakatçi kalması  gerektiğini aileye söylediklerini anlattı. Mahmut Aydöner&#8217;in ağabeyi  Mustafa Aydöner&#8217;in bir süre refakatçi olduğunu kaydeden Tetik, ağabeyi  de rahatsız olup olmadığını öğrenmek için muayene etti. Muayene  esnasında acı bir tesadüfün ortaya çıktığını kaydeden Tetik, Mustafa  Aydöner&#8217;in de aynı rahatsızlığa yakalandığını belirlediklerini söyledi.  Bunun üzerine ailede bir hastalık olup olmayacağını anlamak için  çocukları da muayene etme kararı aldıklarını dile getiren Tetik,  &#8220;Ağabeyinde de aynı hastalık çıktı. Hastamızın özgeçmişine baktık.  Babası Abdullah Aydöner&#8217;in de aynı rahatsızlıktan dolayı 1990 yılında  hayatını kaybettiğini tespit ettik. 2006 yılında hayatını kaybeden  ablanın da aynı rahatsızlık sonucu yaşamını yitirdiği ortaya çıktı&#8221; diye  konuştu.</p>
<p><strong>TÜRKİYE&#8217;DE KAYIT ALTINA ALINAN İLK VAKA</strong></p>
<p>Bu  hastalığın ölümcül bir doku hastalığı olduğuna dikkat çeken Tetik,  ameliyat olmayan hastaların ortalama 37 ila 40 yaşlarına kadar hayatta  kalabileceğinin kanıtlandığını söyledi. Aydöner kardeşlerinin Türkiye&#8217;de  ilk defa bu hastalığa yakalanan kayıtlı hastalar olduğunu söyleyen  Tetik, ağabey Aydöner&#8217;den şüphelenmeyip film çekilmesiydi hastalığın  uzun bir süre artarak devam edebileceğini söyledi. Tetik, &#8220;Bu  rahatsızlık 2005 yılında tespit edildi. Kalpten çıkan ana damarın  genişlemesi ve damar içerisinde bulunan yarılarak ikiye bölünmesi  sebebiyle ortaya çıkan rahatsızlık. Aydöner ailesinde bu hastalık 3  kuşaktır sürüyor. Ağabey Aydöner&#8217;i kontrol ettikten sonra bu olay ortaya  çıktı. Türkiye&#8217;de bu hastalık konusunda henüz bildirilmiş bir vaka yok&#8221;  şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>6 ÇOCUKTAN 4&#8242;ÜNDE DE AYNI VAKA</strong></p>
<p>Aydöner  kardeşlerinin rahatsızlıklarını yakından takip edeceklerini belirten  Tetik, Mustafa ve Mahmut kardeşlerin 6 çocuğundan 4&#8242;ünde de olan  hastalığın olduğunu söyledi. Bu hastaları yakın takip etmek gerektiğini  ifade eden Tetik, &#8220;Kemik anomalisi var. Görme bozuklukları var. Bu  hastalığı yakından takip etmek gerek. Tansiyon ve röntgen filmi  bunlardan birkaçı. Ağabeyini görmeseydik bunlar ortaya çıkmayacaktı.  Allah hepsini korudu&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p>37 yaşındaki Mahmut  Aydöner, daha önce Balıkesir&#8217;in Bandırma ilçesinde tedavi gördüğünü ve  Bursa Yüksek İhtisas eğitim ve Araştırma Hastanesi&#8217;nde tedavisinin  sürmesine karar verildiğini söyledi. Hastalığı duyunca şok olduğunu  belirten Aydöner, &#8220;Ameliyat olmazsam öleceğimi söylediler. İlk başta  bazı doktorlar beni başından savdı. Bazıları birkaç ilaç vererek beni  gönderdi. Bursa&#8217;ya geldiğimde hayatım değişti. Geldiğimize de pişman  değiliz. Bazıları kalbimin büyüdüğünü söyledi, ağrım çoktu. Ameliyat  oldum. Herkese teşekkür ediyorum&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>KARDEŞİNE REFAKAT ETTİ, HAYATI DEĞİŞTİ</strong></p>
<p>Kardeşinin  ameliyat olmasının ardından Dr. Ömer Tetik&#8217;in kendisini de muayene  ettiğini hatırlatan 41 yaşındaki Mustafa Aydöner, &#8220;Doktorum bana, &#8216;Aynı  rahatsızlık var mı?&#8217; diye sordu. Ben de, &#8216;Bazı ağrılarım var&#8217; dedim.  Aynı şikayetler bende de vardı. Hocamız beni daha sonra takip altına  <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/aldi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aldı">aldı</a>. Benle beraber benim bütün ailemde vaka örnekleri de yaşandı. Şu an  bu hastalık bende var, oğlumda var. Benim 3 tane kızım var. Bunların  2&#8242;sinde bu hastalık var. Kardeşimin 2 çocuğunda da aynı hastalık var.  İkinci bir hayata başlamayı anlatabilir misiniz? Bu anlatılmayacak bir  şey. Bu ancak yaşanarak anlaşılır. Doktoruma çok teşekkür ediyorum&#8221;  açıklamalarında bulundu.</p>
<p>Babası Mustafa Aydöner gibi Loeys-dietz  sendromuna yakalanan 18 yaşındaki Abdullah Aydöner ise, &#8220;Şu anda  doktorumuzun verdiği talimatlara uyacağım. Hastalığı yeneceğim.  Yeneceğime de inanıyorum. Bu hastalık bizde artık olmayacak. İnşallah bu  hastalıktan kurtulacağız&#8221; dedi.</p>
<p>İHA</p>
<p> </p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/bir-rontgen-filmi-ailenin-hayatini-degistirdi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/bir-rontgen-filmi-ailenin-hayatini-degistirdi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Filmi ters tuttu, sağlam böbreği aldı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/filmi-ters-tuttu-saglam-bobregi-aldi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/filmi-ters-tuttu-saglam-bobregi-aldi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 May 2011 02:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[aldı]]></category>
		<category><![CDATA[böbreği]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek kanseri hastalığın seyri]]></category>
		<category><![CDATA[Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Filmi ters tuttu]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam]]></category>
		<category><![CDATA[sağlam böbreği aldı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ters]]></category>
		<category><![CDATA[tuttu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/filmi-ters-tuttu-saglam-bobregi-aldi</guid>
		<description><![CDATA[Konya&#8217;da bir sağlık skandalı ortaya çıktı. Bir doktor, kadın hastasının röntgenini ters tuttuğu için sağlam böbreğini aldığı ortaya çıktı Kanserden ölen beş çocuk annesi Gülizar Durmaz&#8217;ı böbreğindeki kanser nedeniyle ameliyat eden doktor İ.N., talihsiz kadının sağlam böbreğini aldığı ortaya çıktı. Konya&#8217;da 2008 yılında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 5 çocuk annesi Gülizar Durmaz&#8217;ın böbreğinde tümör tespit edilmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konya&#8217;da <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sağlık">sağlık</a> skandalı ortaya çıktı.<span id="more-1256"></span> Bir doktor, kadın hastasının röntgenini <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/ters" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with ters">ters</a> tuttuğu için <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglam" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sağlam">sağlam</a> böbreğini aldığı ortaya çıktı</p>
<p>Kanserden ölen beş çocuk annesi Gülizar Durmaz&#8217;ı böbreğindeki kanser nedeniyle ameliyat eden doktor İ.N., talihsiz kadının sağlam böbreğini aldığı ortaya çıktı.</p>
<p>Konya&#8217;da 2008 yılında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan 5 çocuk annesi Gülizar Durmaz&#8217;ın böbreğinde tümör tespit edilmesi ve ameliyatta yanlışlıkla sağlam böbreğinin alınmasının ortaya çıkması üzerine ailesi savcılığa suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Durmaz ailesi ayrıca operasyonu gerçekleştiren doktor İ.N. hakkında da Sağlık Bakanlığı&#8217;na başvurdu. İddialarla ilgili incelemeler devam ederken Gülizar Durmaz, 2009 yılında böbrekten akciğere sıçradığı belirtilen kanser nedeniyle yaşamını kaybetti.</p>
<p>Bunun üzerine savcılık Durmaz&#8217;ın ölüm nedeninin yanlış böbreğin alınmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya çıkması için dosyayı Adli Tıp Kurumu&#8217;na gönderdi.</p>
<p>1. İhtisas Kurulu hazırladığı raporda, Gülizar Durmaz&#8217;ın ölümünün böbrek kanseri ve gelişen komplikasyonlar (kanser yayılması) sonucu meydana geldiği sonucuna vardı.</p>
<p>Yanlış böbreğin alınmasının tıbbi olarak uygun olmadığı ancak kanser hastalığının seyri ve tedavisini etkilemediği ifade edilen raporda, &#8220;Böbrek hücreli kanserlerde kemoterapinin tercih edilmeyip imunoterapi&#8217; (bağışıklık sistemlirni güçlendirici) tarzında tedaviler verildiği, bu tedavinin böbrek fonksiyonlarını etkilemediği göz önüne alındığında sağlam böbreğin alınmasının ölümde etkisinin olmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur&#8221; açıklaması yer <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/aldi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with aldı">aldı</a>.</p>
<p><strong> HER TÜRLÜ SIKINTIYI GÖZE ALMIŞ<br /></strong><br />Vatan&#8217;ın haberine göre, raporda operasyonu gerçekleştiren operatör doktor İ.N&#8217;nin ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Hakkında dava açılan İ.N, Gülizar Durmaz&#8217;ın kendisine başvurduğunda, başka bir hastanede yapılan tahlil ve çekilen filmlerinde sol böbreğinde tümör olduğunu, bu yüzden çok korktuğunu, bu dertten kendisini kurtarmasını istediğini iddia etti.</p>
<p>Hastanın sol böbreğinde tümör olduğunu söylemesi üzerine bütün dikkatini sol tarafa yönelttiğini öne süren İ.N, &#8220;Muhtemelen tomografi tetkikini ters tutmamdan dolayı sağdaki tümörü, sol böbrek tümörü gibi değerlendirdim. Hastanın psikolojisinin kötü olmasından dolayı üzüldüm ve biran önce hastayı kurtarmak amacıyla hemen yatışını sağladım.</p>
<p>Hafta sonuna bırakmamak düşüncesiyle cuma günü 3 tane ameliyatım olmasına rağmen her türlü yorgunluğu ve sıkıntıyı göze alarak söz konusu hastayı da 4. olarak ameliyat listeme ekledim&#8221; dedi.</p>
<p> <strong>SONUÇ TEMİZ DİYE YAKINLARINA MÜJDE VERMİŞ<br /></strong><br />Ameliyat masasında, hastaya şikayetinin ne tarafta olduğuna dair soru sorduğunu dile getiren İ.N, hastanın kendisine sol böbreğinde rahatsızlığının bulunduğunu söylediğini öne sürdü.</p>
<p>Bunun üzerine hastanın sol böbreğini bir bütün olarak aldığını ve olduğu gibi patolojiye gönderdiğini anlatan İ.N, şöyle devam etti, &#8220;3 gün hastanede yatan hasta ve yakınları sol taraftan ameliyat olduklarını ya da sol böbreğin alındığını bilmelerine rağmen &#8216;neden&#8217; diye sormadılar.</p>
<p> Patolojik sonuç geldiğinde de aileyi arayarak sonucun temiz geldiğini ve korkmamalarını söyledim.</p>
<p> Hasta yakını yaklaşık 45 gün sonra gelerek, başka bir hastanede hastaya ultrason yapıldığını ve sağ böbrekte tümöral oluşum olduğunu belirtmesi üzerine yapılan yanlışlığın farkına vardım.&#8221;</p>
<p> Konya Cumhuriyet Savcılığı İ.N. hakkında iddianame hazırladığı bildirildi.</p>
<p> </p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/filmi-ters-tuttu-saglam-bobregi-aldi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/filmi-ters-tuttu-saglam-bobregi-aldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fast- food yemeklerdeki büyük tehlike</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 10:08:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA["Fast food"]]></category>
		<category><![CDATA[Fast- food yemeklerdeki büyük tehlike]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI BİR YAŞAM İÇİN]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike</guid>
		<description><![CDATA[Bu kez yemeğin içinde değil dışında Fast food’dan uzak durmak için bir neden daha çıktı! Kanada’da bulunan Toronto Üniversitesi uzmanları, hamburger, patates kızartması gibi yiyeceklerin yağının sızmasını önlemek için fast food ambalajlarının yapımında kullanılan “perfluoroalkil” adlı kimyasalın gıdalara da bulaştığını tespit etti. Tiroidden tümöre, yüksek kolestrolden kansere kadar bir çok sağlık sorununa neden olduğu belirtilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike.jpg" title="Fast  food yemeklerdeki büyük tehlike" alt="fast food yemeklerdeki buyuk tehlike Fast  food yemeklerdeki büyük tehlike" />
<p class="bs_video">
<p>Bu kez yemeğin içinde değil dışında</p>
<p>Fast food’dan uzak durmak için <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> neden daha çıktı! Kanada’da bulunan Toronto Üniversitesi uzmanları, hamburger, patates kızartması gibi yiyeceklerin yağının sızmasını önlemek için fast food ambalajlarının yapımında kullanılan “perfluoroalkil” adlı kimyasalın gıdalara da bulaştığını tespit etti.</p>
<p>Tiroidden tümöre, yüksek kolestrolden kansere kadar bir çok <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sağlık">sağlık</a> sorununa neden olduğu belirtilen bu kimyasallar insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Araştırmayı yürüten ekibin başında bulunan Scoot Mabury, bugüne dek bu kimyasallarla ilgili hiçbir tedbirin alınmadığını söyledi. Milliyet’in haberine göre, Mabury “Bu kimyasallar ambalajdan yiyeceğe geçmez, vücutta tutulmaz ve vücut bunları işlemez zannediliyordu. Ancak bu görüşün hatalı olduğu ortaya çıktı” dedi. Araştırmada tehlikeli kimyasalların fast food tüketen kişilerin kan ve idrar örneklerinde bulunduğu kanıtlandı. Uzmanlar söz konusu kimyasalların özellikle cinsiyet hormonlarına olan negatif etkisi nedeniyle doğurganlığı olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.haberturk.com/saglik/haber/586692-fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/fast-food-yemeklerdeki-buyuk-tehlike/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor!</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 10:08:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor</guid>
		<description><![CDATA[Bir ilginç araştırma daha ABD’de Case Western Reserve Üniversitesi’nden Roy Baumeister liderliğindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, reddedilmenin etkilerini gözlemlemek için iki farklı yol izlendiği belirtildi. Sonuçları New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, önce bir grup yabancının bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya başladıkları ve daha sonra ayrıldıkları kaydedildi. Bu gruptaki her bir katılımcıdan, gruptan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor.jpg" title="Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor!" alt="reddedilmek iq seviyesini dusuruyor Reddedilmek IQ seviyesini düşürüyor!" />
<p class="bs_video">
<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">Bir</a> ilginç araştırma daha</p>
<p>ABD’de Case Western Reserve Üniversitesi’nden Roy Baumeister liderliğindeki bilim adamlarının yaptığı araştırma çerçevesinde, reddedilmenin etkilerini gözlemlemek için iki farklı yol izlendiği belirtildi.</p>
<p>Sonuçları New Scientist dergisinin internet sitesinde yayımlanan araştırmada, önce bir grup yabancının bir araya geldiği, birbirlerini tanımaya başladıkları ve daha sonra ayrıldıkları kaydedildi.</p>
<p>Bu gruptaki her bir katılımcıdan, gruptan hangi iki kişiyle bir işte birlikte çalışmak isteyecekleri soruldu ve gruptakilere, hiç kimse tarafından seçilmedikleri ya da diğer herkes tarafından seçildikleri söylendi.</p>
<p>Araştırmacılar ayrıca, kişilik testi yapılan bir gruptakilere, hayatta yalnız kalacakları veya arkadaşları ve aileleriyle yaşayacakları söyleyerek, sahte geribildirim verdi.</p>
<p>Milliyet’in haberine göre, araştırma izlenen her iki yolda da reddedilen gruplarda saldırganlık puanlarının arttığı, aynı zamanda IQ puanlarının birdenbire yaklaşık yüzde 25 oranında, analitik düşünme kabiliyetleriyle ilgili puanların da yüzde 30 oranında düştüğü gözlendi.</p>
<p>Roy Baumeister, reddedilen çocukların, saldırganlaşma eğilimi içinde olduklarının uzun süredir bilindiğini hatırlatarak, araştırmanın sonuçlarının, insan doğası hakkında çok şey anlattığını söyledi ve “İnsanlar gerçekten diğerleriyle iyi geçinmeye tasarlanmışlar, dışlandığınızda, bunun önemli etkileri oluyor” dedi.</p>
<p>Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/587154-reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/reddedilmek-iq-seviyesini-dusuruyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alkol bağımlılığına karşı aşı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/alkol-bagimliligina-karsi-asi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/alkol-bagimliligina-karsi-asi#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 10:08:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alkol bağımlılığına karşı aşı]]></category>
		<category><![CDATA[bir alkolik ile yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/alkol-bagimliligina-karsi-asi</guid>
		<description><![CDATA[Şilili araştırmacılar alkol bağımlılığına karşı aşı geliştiriyor. Alkolü sindiren bir enzimin üretimini etkisiz hale getirmeye yönelik aşının geliştirilmesinde çalışan araştırmacılardan Juan Asenjo, Asya toplumunun yaklaşık yüzde 20′sinin alkolün sindirilmesinde rol oynayan “aldehid dehidrogenaz” enziminden yoksun olduğunu, dolayısıyla alkol aldıklarında vücudun “tiksindirici bir tepki” gösterdiğini, bu durumun da alkol bağımlılığına doğal koruma sağladığını belirtti. Bu örnekten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/alkol-bagimliligina-karsi-asi.jpg" title="Alkol bağımlılığına karşı aşı" alt="alkol bagimliligina karsi asi Alkol bağımlılığına karşı aşı" />
<p class="bs_video">
<p>Şilili araştırmacılar <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/alkol-bagimliligina-karsi-asi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Alkol bağımlılığına karşı aşı">alkol bağımlılığına karşı aşı</a> geliştiriyor.</p>
<p>Alkolü sindiren <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> enzimin üretimini etkisiz hale getirmeye yönelik aşının geliştirilmesinde çalışan araştırmacılardan Juan Asenjo, Asya toplumunun yaklaşık yüzde 20′sinin alkolün sindirilmesinde rol oynayan “aldehid dehidrogenaz” enziminden yoksun olduğunu, dolayısıyla alkol aldıklarında vücudun “tiksindirici <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> tepki” gösterdiğini, bu durumun da alkol bağımlılığına doğal koruma sağladığını belirtti.</p>
<p>Bu örnekten yola çıkarak geliştirilecek aşıyla taşikardi, mide bulantısı gibi rahatsızlıkları artırmanın amaçlandığını belirten Asenjo, “aşı yardımıyla, tepkiler nedeniyle alkol alma isteğinin büyük ölçüde azalacağını” söyledi.</p>
<p>Alkol bağımlısı haline getirilen fareler üzerinde denenen aşının, alkolün yarı yarıya azaltılmasını sağladığını vurgulayan Asenjo, insanlarda alkol alımının azaltılmasının yüzde 90-95 olmasının hedeflendiğini belirtti.</p>
<p>Üzerinde çalıştıkları bir virüs yoluyla karaciğer enzimlerinde değişimlere yol açacak aşının, bağımlılık tedavisine kullanılan bantlar ya da ilaçlarla aynı biçimde işlediğini söyleyen Asenjo, ancak aşının etkisinin daha yüksek olduğunu belirterek, ayrıca bant ve ilaçların tüm hücreleri, aşının ise sadece karaciğer hücrelerini etkilediğine dikkati çekti.</p>
<p>Asenjo, 2012′de insanların katıldığı araştırmaların da yapılabileceğini vurguladı.</p>
<p>AA</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.haberturk.com/saglik/haber/588974-alkol-bagimliligina-karsi-asi</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/alkol-bagimliligina-karsi-asi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/alkol-bagimliligina-karsi-asi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ölümsüzlüğün sırrı bulundu mu?</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 11 Jan 2011 10:08:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ölümsüzlüğün sırrı bulundu mu?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu</guid>
		<description><![CDATA[40 yıllık çalışmanın sonuna az kaldı Dünya ölümsüzlüğün sırrını arıyor. Rusya’dan ABD’ye bilim adamları, uzun yaşamın hatta ölümsüzlüğün sırrını keşfetmeye çalışıyor. Fransız Le Figaro gazetesi bu çabaları derledi. İşte ayrıntılar… Mucize hap için son 2 yıl Rusya’da bulunan Moskova Devlet Üniversitesi’nden Vladimir Skulachev, Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev tarafından da destekelenen 40 yıllık çalışmalarının sonucunda ölümsüzlük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu.jpg" title="Ölümsüzlüğün sırrı bulundu mu?" alt="olumsuzlugun sirri bulundu mu Ölümsüzlüğün sırrı bulundu mu?" />
<p class="bs_video">
<p>40 yıllık çalışmanın sonuna az kaldı</p>
<p>Dünya ölümsüzlüğün sırrını arıyor. Rusya’dan ABD’ye bilim adamları, uzun yaşamın hatta ölümsüzlüğün sırrını keşfetmeye çalışıyor. Fransız Le Figaro gazetesi bu çabaları derledi.  İşte ayrıntılar…</p>
<p><strong>Mucize hap için son 2 yıl</strong><br />
Rusya’da bulunan Moskova Devlet Üniversitesi’nden Vladimir Skulachev, Rusya Cumhurbaşkanı Dmitri Medvedev tarafından da destekelenen 40 yıllık çalışmalarının sonucunda ölümsüzlük hapına çok yaklaştığını açıkladı. Hapın, oksijenin vücuttaki hücrelere zararlı etkisini durdurarak, hücrelerin ölmesini engellediğini söyleyen Skulachev, çalışmalarında son iki seneye girdiğini iddia etti.</p>
<p><strong>Ölüm tedavi edilecek</strong><br />
Milliyet’teki habere göre, İngiltere’de bulunan Cambridge Üniversitesi genetik uzmanı Dr. Aubrey de Grey, yaşlılığın bedendeki fiziksel değişim demek olduğunu, vücuttaki her türlü hastalık ve hasarın hemen tedavi edilmesi sayesinde, ölümün ortadan kalkacağını savunuyor. Grey, bunu sağlamak için kök hücre teknolojisinin geliştirilmesinin yeterli olduğunu söylüyor.</p>
<p><strong>Sır çocuklarda gizli</strong><br />
Fransa’da yaşayan ‘Kas Hastalıklarına Karşı Savaşma Derneği’nin başkanı Dr. Serge Braun, küçük çocuklarda nadiren görülen erken yaşlanma hastalığı üzerinde yürüttükleri çalışmaların, ölümsüzlüğün anahtarını bulmalarını sağlayabileceğini belirtti. Çocukların hücrelerinin erken yaşlanmasına neden olan proteini tanımlamaya çalıştıklarını söyleyen Braun, proteinin tanımlanması durumunda, yaşlanmanın da durdurulması konusunda büyük <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> adım atılabileceğini dile getirdi.</p>
<p><strong>Yaşlılık yavaşlayacak…</strong><br />
ABD’de bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nün biyoteknoloji laboratuvarlarında yürütülen hummalı çalışmalarda ölümsüzlüğün sırrı genlerde aranıyor. Araştırmaların başında bulunan Leonard Guarente, mantar hücrelerinde metabolizmayı yavaşlatarak, yaşlılığın da yavaşlamasını sağlayan bir gen buldu. SIR2 adlı bu genin, insan vücudunda da bulunduğunu tespit eden Guarente, şimdi bu sihirli genin insanlarda ömrü uzatmak için kullanılıp kullanılamayacağını araştırıyor.</p>
<p><strong>Uzun yaşam istiyorsan sigaradan uzak dur</strong><br />
İnsanların ölümsüz olabileceğine inanan “Ölümsüzlük” kitabının yazarı biyofizikçi ve doktor Roland Moreau, sigara kullanımının sonlanması, yiyeceklerin doğallaşması, şeker tüketiminin azalması ve düzenli egzersiz yapılması sayesinde insan ömrünün uzayacağını söylüyor.</p>
<p><strong>Ömür  550 uzayabilir</strong><br />
Ölümün hastalık olduğuna inanan bir diğer bilim insanı da Amerikalı Raymond Kurzweil. Kurzweil, meyve sineklerinin genetiğiyle oynayarak yaşam sürelerini yüzde 550 uzattıklarını, şimdi aynı yöntemi insanlara uygulamaya çalıştıklarını söylüyor. Kurzweil kendi de ölümsüzlüğe ulaşmak için organik besleniyor,  düzenli egzersiz yapıyor ve günde 250 kadar vitamin ve yardımcı ilaç alıyor.</p>
<p><strong>İnsanoğlu hangi yıllarda, kaç sene yaşadı?</strong><br />
1750’lerde: 25 yıl<br />
1800’lerde: 35 yıl<br />
1950’lerde: 65-70 yıl<br />
2000’lerde: 80 yıl<br />
2020’lerde: Hedef 100 yıl</p>
<p><strong>Dev adıma Nobel ödülü</strong><br />
ABD’li bilim insanları Elizabeth Blackburn, Carol Greider ve Jack Szostak da, genlerde kanser ve yaşlanmaya neden olan mekanizma üzerine yürüttükleri araştırmalar sonucunda 2009 yılında Nobel Tıp Ödülü’ne ulaştı. Bu bilim insanları, kromozomların hücre bölünmeleri sırasında nasıl mükemmel kopyalandıkları ve parçalanmaya karşı nasıl korundukları konusundaki biyolojideki temel sorunu çözdü. Bu keşif hücreyi daha iyi anlamayı, hastalık mekanizmasını çözmeyi sağlayacak konulara ışık tutarak, hem tedavilerin geliştirilmesi hem de ömrün uzatılması konusunda büyük bir yol alınmasını sağladı.</p>
<p><strong>BEYİN</strong><br />
2020: Beynin kendini yenilemesi sağlanacak.<br />
2040: Beyindeki hasarlı bölümler mikroelektronik protezlerle değiştirilecek.<br />
2100: Yaşlanma ortadan kalkacak.</p>
<p><strong>HAYATİ ORGANLAR</strong><br />
2020: Biyoteknik organlar ve kök hücre yöntemi kullanılarak, karaciğer, kas gibi vücudun kısımları üretilecek.<br />
2040: Başka organizmalardan alınan hücreler kullanılarak laboratuvarda organ üretilecek ve vücuda takılacak.<br />
2100: Daha uzun süre canlı kalabilen ve daha dayanıklı hayati organlar üretilecek.</p>
<p><strong>KAN</strong><br />
2011: Kandaki değerlerin düzenlenebileceği bir tedavi üretilme aşamasında.<br />
2020: İnsan kanını temizlemek için nanokapsüller üretilecek.<br />
2030: Kandaki globüllerde yapılacak değişikliklerle yaşlanma geciktirilecek. Vücut yeni damarlar üretebilecek.</p>
<p><strong>HÜCRE</strong><br />
2011: Hücrelerdeki oksitlenme dokunun yaşlanmasına neden oluyor.<br />
2040: Hücrelerin oksitlenmesi yavaşlatılacak.</p>
<p><strong>GÖZ</strong><br />
2011: Katarakt gibi göz hastalıkları yaşlanmanın en belirgin etkilerinden.<br />
2020: Göz implantları bu gibi hastalıkları ortadan kaldıracak.<br />
2100: İnsan daha iyi, daha uzağı ve karanlıkta görebilecek.</p>
<p><strong>KEMİK VE EKLEMLER</strong><br />
2011: Yaşlandıkça kemikler zayıflayıp güçsüzleşiyor.<br />
2015: Kemiklerin oluşumunu engelleyen enzimler durdurulacak.<br />
2030: Genetik sebepler silinerek kronik eklem yangısının etkileri azaltılacak.<br />
2050: Sentetik hücreler kullanılarak daha <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglam" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sağlam">sağlam</a> bir kemik yapısı oluşturulacak.</p>
<p><strong>KLON</strong><br />
İnsanın kendi kök hücrelerinden üretilecek bir klona, beyninde sahip olduğu içerikler de yüklenecek. Böylece canlı tek bir vücuda bağlı olmadan yaşayabilecek.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.haberturk.com/saglik/haber/590074-olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/olumsuzlugun-sirri-bulundu-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tüm kadınlar bu sendromla boğuşuyor</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Dec 2010 11:06:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüm kadınlar bu sendromla boğuşuyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor</guid>
		<description><![CDATA[Üstelik kesin bir tedavisi de yok! Yapılan araştırmalara göre kadınların yüzde 75’i adet döneminde, bu döneme özgü değişiklikler yaşıyor, iş ve sosyal yaşamları da bu değişikliklerden etkileniyor. Adet sendromunun doğurganlık dönemindeki kadınların yüzde 95’inde hafif görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Aylin Aksoy Çoban, yüzde 5’inde ise hiçbir yakınma olmadığını söylüyor. Adet sendromunun daha çok 30’lu yaşlarındaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor.jpg" title="Tüm kadınlar bu sendromla boğuşuyor" alt="tum kadinlar bu sendromla bogusuyor Tüm kadınlar bu sendromla boğuşuyor" />
<p class="bs_video">
<p>Üstelik kesin <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> tedavisi de yok!</p>
<p>Yapılan araştırmalara göre kadınların yüzde 75’i adet döneminde, bu döneme özgü değişiklikler yaşıyor, iş ve sosyal yaşamları da bu değişikliklerden etkileniyor.</p>
<p>Adet sendromunun doğurganlık dönemindeki kadınların yüzde 95’inde hafif görüldüğünü belirten Psikiyatri Uzmanı Aylin Aksoy Çoban, yüzde 5’inde ise hiçbir yakınma olmadığını söylüyor.</p>
<p>Adet sendromunun daha çok 30’lu yaşlarındaki kadınlarda tedaviyi gerektirdiğini ifade eden Aylin Aksoy Çoban, “Özellikle 30-45 yaş arası kadınlar daha sık yakınıyor. Belirtiler menopoz ile düzeliyor. Her döngüde belirtiler mutlaka ortaya çıkmasa bile, döngülerin çoğunluğunda bulunuyor.</p>
<p>Hatta bazı aylar diğerlerinden daha kötü olabiliyor. Zaten kadınların çoğu durumlarının yaşla birlikte kötüleştiğini bildiriyor” diyor. Kadınlar doğurganlığa adım atmaya başladıkları andan itibaren, bir ay gibi kısa bir süre içinde ciddi fizyolojik ve fiziksel değişimler yaşıyor.</p>
<p>İlk adet görme anından itibaren menopoza kadar geçen ortalama sürenin 30 yıl gibi olduğunu varsayarsak, her ay yaşanan bu değişimin ne denli ciddi olduğunu daha iyi anlamamız mümkün olabilir. Kadınların bu aylık periyodlar içinde yaşadığı duygusal, davranışsal ve bedensel belirtiler tıpta “Premenstrüel Sendrom” (PMS) olarak adlandırılıyor.</p>
<p><strong>İNTİHAR VE SUÇ İŞLEME GİRİŞİMİ</strong><br />
Suç işleme ve intihar girişimleri artabiliyor PMS kadın olmanın ne denli zor bir iş olduğunu özetleyen bir durumdur aslında. Normal zamanda sorun olmayacak şeylerin büyütülmesi nedeniyle kişiler arası ilişkilerin bozulduğu bu dönemde, aile, sosyal ve iş yaşamı derinden etkileniyor.</p>
<p><strong>ADET SENDROMU BELİRTİLERİ</strong><br />
Depresif ruh hali<br />
Çevreye ilginin azalması<br />
Ruh halinde dalgalanmalar<br />
Sinirlilik<br />
Gerginlik<br />
Yorgunluk<br />
Aşırı uyuma ya da tam tersi uykusuzluk<br />
Dikkat dağınıklığı<br />
Memelerin büyümesi ve ileri derecede hassas hale gelmesi<br />
Vücutta ödem oluşması</p>
<p>Kadınlar sanki tüm vücudu şişmiş, patlayacakmış gibi hissediyor<br />
Bu dönemde 2-3 kilo alınabiliyor.<br />
Baş ağrısı, bulantı, kusma, kabızlık, ishal görülebiliyor.</p>
<p>Kadınların canı bu dönemde ya tatlı ya da tuzlu istiyor Kadınlar adet döneminde iştah değişiklikleri yaşıyor. Adeta hamile gibi aşeriyor. Bazı kadınlar tatlı şeyleri yemek isterken, bazıları tuzlu yiyecekleri tüketmek istiyor.</p>
<p>Çikolata, peynir, bazen tuzlu olduğu için salça, baharatlı yiyecekler, limon gibi besinler daha fazla yeniliyor. Sürekli bir şeyler yeme isteği, tıkınırcasına yemek yeme gibi yeme tutumunda değişiklikler gözleniyor. Bazı kadınlarda ise iştahsızlık olabiliyor.</p>
<p><strong>ADET SENDROMU OLANLARA ÖNERİLER</strong><br />
B vitamini takviyesi kullanmak faydalı olabiliyor.<br />
Tuzdan mümkün olduğunca uzak durmak gerekiyor.<br />
Diyette karbonhidrata ağırlık verilmesi öneriliyor.<br />
Peynir, zeytin ve diğer besinlerin mümkün olduğunca tuzsuz tüketilmesi önem taşıyor.<br />
Kalsiyumdan zengin besinlere ağırlık verilmesi gerekiyor.<br />
Özellikle bu dönemde kişinin fiziksel egzersizini arttırması öneriliyor.<br />
Ancak egzersiz dendiğinde ağır spor programları akla gelmemeli.<br />
Asansör kullanmak yerine merdivenleri tercih etmek, yürüme mesafelerini artırmak gibi basit önlemler bile çok faydalı olabiliyor.<br />
Psikolojik belirtilerin ön planda olduğu durumlarda bir psikiyatri uzmanıyla görüşmek faydalı olabiliyor.<br />
Antidepresan, anksiyolitik kullanımı önerilebilir ancak ilaç tedavisine karar verirken kişinin durumu, yaşadığı belirtiler, yaşamının nasıl etkilendiği gibi kişiye özel durumlar göz önünde bulundurularak tedavi kişiye özel bir şekilde düzenleniyor.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.haberturk.com/saglik/haber/585103-tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/tum-kadinlar-bu-sendromla-bogusuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kök hücre HIV’i yendi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/kok-hucre-hiv%e2%80%99i-yendi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/kok-hucre-hiv%e2%80%99i-yendi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 15:29:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[2000kalori vücuda yetermi]]></category>
		<category><![CDATA[baharatlar ve günlük gıdalardan şifa reçeteleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kök hücre HIV’i yendi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/kok-hucre-hiv%e2%80%99i-yendi</guid>
		<description><![CDATA[Kök hücre tedavisiyle ilk kez bir hasta HIV virüsünden kurtuldu Almanya’nın başkenti Berlin’de 1995 yılında HIV virüsü kapan Timothy Ray Brown adlı ABD’li, 2006 yılında kan kanserine yakalandı. 44 yaşındaki kanser hastası Brown’a kök hücre tedavisi uygulandı ve tedavi sonucunda Brown’da AIDS’e yol açan HIV virüsünün kalmadığı tespit edildi. Bilim Adamları, kan kanseri olduğunu öğrendiğinde, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/kok-hucre-hivi-yendi.jpg" title="Kök hücre HIV’i yendi" alt="kok hucre hivi yendi Kök hücre HIV’i yendi" />
<p class="bs_video">
<p>Kök hücre tedavisiyle ilk kez <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> hasta HIV virüsünden kurtuldu</p>
<p>Almanya’nın başkenti Berlin’de 1995 yılında HIV virüsü kapan Timothy Ray Brown adlı ABD’li, 2006 yılında kan kanserine yakalandı.</p>
<p>44 yaşındaki kanser hastası Brown’a kök hücre tedavisi uygulandı ve tedavi sonucunda Brown’da AIDS’e yol açan HIV virüsünün kalmadığı tespit edildi.</p>
<p>Bilim Adamları, kan kanseri olduğunu öğrendiğinde, Brown’ın “bunun ikinci büyük şanssızlık olduğunu ve artık kurtulma ümidinin kalmadığını düşündüğünü” belirttiler.</p>
<p>Kan kanserine karşı yapılan kök hücre terapisi sayesinde HIV’den kurtulan Brown’ın kanseri de yendiği açıklandı.</p>
<p>Kök hücre tedavisi sırasında, hastaya kök hücre transferi yapılıyor.</p>
<p>HIV’siz kök hücre nakledilen Brown’ın nakilden sonra yapılan tetkiklerinde, kanında HIV’e rastlanmadı.</p>
<p>GAZETE HABERTÜRK</p>
<p>Kaynak: http://www.haberturk.com/saglik/haber/580190-kok-hucre-hivi-yendi</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/kok-hucre-hiv%e2%80%99i-yendi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/kok-hucre-hiv%e2%80%99i-yendi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Unutkanlığa son!</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanliga-son</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanliga-son#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 15:29:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Unutkanlığa son!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanliga-son</guid>
		<description><![CDATA[Her şeyi unutanlardan mısınız? Not aldığınız ajandanızı nereye koyduğunuzu bile unutuyor musunuz? Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, okuyucularımıza unutkanlık hakkında bilgi veriyor. İlk önce söyleyebileceğim, eğer unutkanlığınız hakkında endişeleniyorsanız, bir doktora başvurun. Ayrıca belleğinizi canlı tutacak, unutmayı engelleyecek birçok şey de yapılabilirsiniz. Bir hobiniz olsun, zamanınızı arkadaşlarınızla geçirin. İyi ve sağlıklı beslenin. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/unutkanliga-son.jpg" title="Unutkanlığa son!" alt="unutkanliga son Unutkanlığa son!" />
<p class="bs_video">
<p>Her şeyi unutanlardan mısınız? Not aldığınız ajandanızı nereye koyduğunuzu bile unutuyor musunuz? </p>
<p>Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, okuyucularımıza unutkanlık hakkında bilgi veriyor.</p>
<p>İlk önce söyleyebileceğim, eğer unutkanlığınız hakkında endişeleniyorsanız, <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> doktora başvurun. Ayrıca belleğinizi canlı tutacak, unutmayı engelleyecek birçok şey de yapılabilirsiniz.</p>
<p>Bir hobiniz olsun, zamanınızı arkadaşlarınızla geçirin. İyi ve sağlıklı beslenin. Egzersiz yapın. Bu aktiviteler gerçekten sizi daha zinde tutacak ve <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglam" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sağlam">sağlam</a> beyninizin ışıl ışıl yardımcı olacaktır.</p>
<p>Belleğinizi güçlendirmeniz için…</p>
<p>- Yeni beceriler öğrenin.<br />
- Sosyal topluluklarda ve okullarda gönüllü olarak çalışın.<br />
- Mümkün olduğu kadar vaktinizi arkadaşlarınızla ve ailelerinizle geçirin.<br />
- Ajanda kullanın, liste yapmak ve not tutmak gibi belleğe yardımcı yöntemler kullanın.<br />
- Cüzdanınızı, anahtarlarınızı ve gözlüklerinizi her gün hep aynı yere koyun.<br />
- Dinlenmenize dikkat edin.<br />
- Egsersiz yapın, iyi ve sağlıklı beslenin.<br />
- Alkol almayın.<br />
- Kendinizi depresyonda hissederseniz profesyonel bir yardım alın.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong> http://www.motherandbaby.com.tr/haberler/detay/12520/Unutkanliga-son</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanliga-son">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanliga-son/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siz de rüzgar kurbanı olmayın</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 26 Dec 2010 15:29:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Saglık Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Siz de rüzgar kurbanı olmayın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmalar, baş ağrısı şikâyeti olanların oranının toplumda yüzde 90′lara ulaştığını gösteriyor. Çalışmalarda, lodosun insanları bedensel ve ruhsal yönden etkilediği belirtiliyor. Özellikle de çocuklar, yaşlılar ve hassas bünyeli kişilerde baş ağrısına neden olduğu ifade ediliyor. Hasta sayısı artıyor Son günlerde artan lodos fırtası ile birlikte baş ağrısı yakınmasıyla başvuran hasta sayısında artış olduğuna dikkat çeken Amerikan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin.jpg" title="Siz de rüzgar kurbanı olmayın" alt="siz de ruzgar kurbani olmayin Siz de rüzgar kurbanı olmayın" />
<p class="bs_video">
<p>Araştırmalar, baş ağrısı şikâyeti olanların oranının toplumda yüzde 90′lara ulaştığını gösteriyor.</p>
<p>Çalışmalarda, lodosun insanları bedensel ve ruhsal yönden etkilediği belirtiliyor. Özellikle de çocuklar, yaşlılar ve hassas bünyeli kişilerde baş ağrısına neden olduğu ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Hasta sayısı artıyor</strong><br />
Son günlerde artan lodos fırtası ile birlikte baş ağrısı yakınmasıyla başvuran hasta sayısında artış olduğuna dikkat çeken Amerikan Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Nöroloji Uzmanı Dr. Bülent Kahyaoğlu, lodosun özellikle kış mevsiminde görüldüğünü belirterek “Sıcak ve basık <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bir" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bir">bir</a> hava durumudur. Özellikle migren tipi baş ağrısı öyküsü olan kişilerde belirgin tetiklidir. Ancak diğer tip baş ağrılarını da tetikler” dedi.</p>
<p><strong>Çevreden etkileniyor</strong><br />
Bugün’den Münevver Çakırtaş’ın haberine göre migrenli bireylerde ‘allodi’ denilen diğer insanlarda belirgin etki yaratmayan çevre koşullarına aşırı duyarlı olduklarını aktaran Dr. Kahyaoğlu, “Havadaki nem, basınç değişiklikleri atakları uyarır ve tekrarlanmasını sağlar” ifadesini kullandı.</p>
<p><strong>Ağrının çeşitleri var</strong><br />
Migren dışı baş ağrılarında bu özelliğin o kadar yoğun olmasa da bulunduğunu söyleyen Dr. Kahyaoğlu, “Baş ağrısı çeken kişilerde birden çok baş ağrısı tipi olduğu bilinmektedir. Bu nedenle çok genel diğer tetikleyici-ler gibi (stres, açlık vb) lodosda bunları tetikler” şeklinde konuştu. Dr. Kahyaoğlu şöyle devam etti: “Bazı bireyler normalde baş ağrısı çekmeseler bile lodoslu havalarda basınç, dolgunluk şeklinde ağrı çekiyorlar. Şiddetli ve sersemletici bir rüzgar türü olan lodosun bu etkilerini bilmek, o dönemdeki ağrıları bu gözle değerlendirmek gerekir.”</p>
<p>Kaynak : http://www.internethaber.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin-314354h.htm</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/siz-de-ruzgar-kurbani-olmayin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

