<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Cilt Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/category/saglik/cilt-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 10:39:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ayak kokusundan kurtulmanın yolları</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 16:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak]]></category>
		<category><![CDATA[Ayak kokusundan kurtulmanın yolları]]></category>
		<category><![CDATA[kokusundan]]></category>
		<category><![CDATA[kurtulmanın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[yolları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari</guid>
		<description><![CDATA[Bu haberi okuduğunuz esnada milyonlarca mikroskobik canlı ayağınızın üzerinde geziyor. Kendinizi biraz huzursuz hissedebilirsiniz, ancak bakteriler olarak bilinen bu canlılar siz doğduğunuz andan itibaren sizinle. Farkında olmasanız da ayaklarınız yaşayabilecekleri ortamı hazırlıyor. Fakat onları fazla beslerseniz garip ve kötü bir koku yaymaya başlıyorlar. Bu bakteriler yağ asitleri olarak bilinen organik bir madde salgılıyor. Ve siz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0557671799318979";
/* 728x90, oluşturulma 25.05.2009 */
google_ad_slot = "6860950382";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p>Bu haberi okuduğunuz esnada milyonlarca mikroskobik canlı ayağınızın üzerinde geziyor.<span id="more-1271"></span> Kendinizi biraz huzursuz hissedebilirsiniz, ancak bakteriler olarak bilinen bu canlılar siz doğduğunuz andan itibaren sizinle. Farkında olmasanız da ayaklarınız yaşayabilecekleri ortamı hazırlıyor. Fakat onları fazla beslerseniz garip ve kötü bir koku yaymaya başlıyorlar. Bu bakteriler yağ asitleri olarak bilinen organik bir madde salgılıyor. Ve siz sıcak bir havada çorapsız bir şekilde deri ayakkabılarınızı giyip gün boyu etrafta dolandığınızda bu canlılar ayakta kötü bir kokuya neden oluyor.</p>
<p><strong>İşte <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/ayak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ayak">ayak</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/kokusundan" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kokusundan">kokusundan</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/kurtulmanin" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kurtulmanın">kurtulmanın</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/yollari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with yolları">yolları</a></strong></p>
<p><strong>1. Kokan ayakkabıları atın</strong></p>
<p>Ayaklarınız ne kadar temiz olursa olsun, kokan ayakkabıları giydiğinizde yinea ynı sorunla karşılaşacaksınız.</p>
<p><strong>2. Daha sık çorap değiştirin</strong></p>
<p>Ayakkabılarınızı ve çoraplarınızı günde en az bir kez değiştirmeye dikkat edin. Ayaklarınız terlediğinde değişikliğin zamanı gelmiştir. Ayrıca yeni bir çift çorap giymeden önce mutlaka ayaklarınızı yıkayın.</p>
<p><strong>3. Çorap cinsi önemli</strong></p>
<p>Pamuklu çoraplar teri emeceği için ayağınızı daha rahat ettirir. Bu tarz çorapları tercih edin.</p>
<p><strong>4. Ayakkabılarınız nefes alsın</strong></p>
<p>Deri ayakkabılar çok sağlıklı olsa da ayak kokusu  bu tarz pabuçlara nüfuz edeceği için size uygun değildir. Nefes alan ayakkabıları tercih edin.</p>
<p><strong>5. çay banyosu ile ayaklarınızı dinlendirin</strong></p>
<p>Aşırı terleme sorununuz varsa ayaklarınızı demlenmiş siyah çay bulunan bir leğene koyun. Çayda bulunan asitler bakterilerin ölmesini sağlayacaktır.</p>
<p> </p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/ayak-kokusundan-kurtulmanin-yollari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sıcak hava sivilceleri artırıyor</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/sicak-hava-sivilceleri-artiriyor</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/sicak-hava-sivilceleri-artiriyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2011 16:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[hava]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sicak]]></category>
		<category><![CDATA[Sıcak hava sivilceleri artırıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Sivilce tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[sivilceleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/sicak-hava-sivilceleri-artiriyor</guid>
		<description><![CDATA[Sivilce oluşumundaki ilk aşamanın, kıl ve yağ bezi ünitesindeki kanalların tıkanması olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. İhsaniye Dönmez Çiçek, yaz aylarının can sıkıcı sorunlarından birinin de aşırı sivilceler olduğunu söyledi.  Ergenlikle birlikte daha önce küçük olan ve az üretim yapan yağ bezlerinin büyüdüğünü ve üretimlerinin arttığını belirten Dr. Çiçek, yaz aylarında artış gösteren sorunla baş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sivilce oluşumundaki ilk aşamanın, kıl ve yağ bezi ünitesindeki kanalların tıkanması olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr.<span id="more-1263"></span> İhsaniye Dönmez Çiçek, yaz aylarının can sıkıcı sorunlarından birinin de aşırı sivilceler olduğunu söyledi. </p>
<p>Ergenlikle birlikte daha önce küçük olan ve az üretim yapan yağ bezlerinin büyüdüğünü ve üretimlerinin arttığını belirten Dr. Çiçek, yaz aylarında artış gösteren sorunla baş etmenin yollarını anlattı, önerilerde bulundu: </p>
<p>&#8220;Yağ bezlerindeki üretim artışı ile aynı zamanda kanal içerisindeki hücrelerin oluşum döngüsü de bozulur. Bu aşırı yağlı ortam ve tıkanmış kanala bir de deri yüzeyinde normalde bulunan ancak sayıları çok olmayan bakteriler ve mantar türlerinin kolonize olup sayılarının gün geçtikçe artması eklenir. Bu şekilde sivilcenin hem komedon dediğimiz tıkaçlı lezyonları hem de iltihaplı lezyonları ortaya çıkar. </p>
<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/sicak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with sicak">SICAK</a> <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/hava" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with hava">HAVA</a> SİVİLCE OLUŞUMUNDA ETKEN Mİ? <br /></strong>Sıcak havalarda da cilt gözeneklerinin tıkanması nedeniyle sivilceler vücudumuzu ele geçirebiliyor. Aynı zamanda terleme nedeniyle sivilcelerde artışta oluyor. En çok ergenlik dönemi dediğimiz kızlarda 14-17 yaş, erkeklerde ise 16-19 yaş arası dönemde görülür. 25 yaşlarına dek devam edebilir. Hatta bazı geç başlangıçlı sivilcelerde 25 yaşından sonra da görülebilmektedir. Bunun dışında nadir görülen bazı durumlarda da sivilceye rastlanmaktadır. Örneğin hormonal bozukluklar, kortizon gibi sistemik ilaç alımları, deriye yağlı kremlerin ve bitkisel yağların sürülmesi, mesleki olarak endüstriyel bazı ürünlere maruz kalınması gibi. </p>
<p><strong>ABUR CUBURLAR SİVİLCE YAPAR MI? <br /></strong>Abur cuburların sivilce yaptığına dair kesin bir bilimsel kanıt yoktur. Ancak bazı hastalarda cips, çikolata, fındık, fıstık gibi kuruyemişler ve yağlı süt alınmasına bağlı olarak lezyonlarda alevlenme gözlenmiştir. Sivilce bir yağ bezi ünitesi hastalığı olduğu için yağlı ciltlerde, yağlanma olan bölgelerde daha fazla görülür. Hastalığın doğal bir gidişi vardır. Bu nedenle tedavi için kullanılan ilaçlar kesin bir iyileşme sağlamayabilir ve hastalık tekrar edebilir. Hastanın dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır. Örneğin; yiyecekler konusunda kendi üzerinde gözlem yapmalı ve yukarıda saydığımız yiyecekleri yediğinde alevlenme görüyorsa bunları tüketmemelidir. </p>
<p><strong>KÜKÜRTLÜ VE ZEYTİNYAĞLI SABUNLAR KULLANILABİLİR <br /></strong>Cilt temizliği, ciltteki yağın uzaklaştırılmasını sağladığı için faydalıdır. Bunun için dermatolojik temizleme kalıpları olarak adlandırılan sindetler veya kimyasal olarak aynı içerikteki sıvı temizleme jelleri kullanılabilir. Ancak pahalı olmaları dezavantajlarıdır. Tek başına kükürt içeren sabunlar da tahriş edici olabilmektedir. Son zamanlarda içerisinde kükürtle birlikte zeytinyağı bulunan sabunlar geliştirilmiştir. Zeytinyağı, antiseptik özelliğinden dolayı bakteri ve mantar oluşumunu engelleyebileceği gibi kükürdün irritasyon etkisini de hafifletir. </p>
<p><strong>FAZLA MAKYAJ SİVİLCEYİ ARTIRIR <br /></strong>Makyaj malzemeleri çok gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır. Cilde bakım amaçlı kullanacak ürünler mutlaka doktora danışılmalıdır. Çünkü bazı kozmetik ürünler akneye yol açabilmektedir. Cilt yüzeyinde oluşan siyah tıkaçlar kendi kendine sıkılmamalı, bu konuda deneyimli kişilerden yardım alınmalıdır. </p>
<p><strong>İLAÇ TEDAVİSİ 2 GRUBA AYRILIYOR <br /></strong>1) Topikal (Cilt yüzeyine sürülen) tedaviler: Bunların içerisinde antibiyotikler ve retinoik asit türevleri bulunmaktadır. Daha çok hafif ve orta şiddetli aknelerde önerilir. </p>
<p>2) Oral (Ağız yoluyla) tedaviler: Bunları kendi içerisinde 3 gruba ayırabiliriz. <br />Antibiyotikler: Propionibacterium Acnes adlı bakterinin sayısını azaltmaya yöneliktir. Bu şekilde cilt üzerindeki enfeksiyon engellenmiş olur. </p>
<p>Hormonal ilaçlar: Yağ bezleri kısmen seks hormonlarının kontrolünde olduğundan bu tedavi ile hormonal salgılama kontrol altına alınmış olur. </p>
<p>Retinoidler: Sivilce tedavisinde çok etkilidirler. Diğer tedavi yöntemlerine yanıt vermeyen veya çok şiddetli seyreden sivilcelerde başarı ile uygulanırlar. Yağ üretimini önemli ölçüde durdurur. Bakteri sayısını ve dolayısıyla iltihabi da azaltırlar.&#8221; </p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/sicak-hava-sivilceleri-artiriyor">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/sicak-hava-sivilceleri-artiriyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göğüslerin Bakımı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/106</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/106#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 12:17:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüslerin Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Memelerin Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/106/</guid>
		<description><![CDATA[  Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar. Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir. Kızlarda meme gelişimi başladıktan birkaç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.saglik.forumman.com/wp-content/bakim.jpg"><img class="alignnone" src="http://www.saglik.forumman.com/wp-content/bakim.jpg" alt="bakim Göğüslerin Bakımı" width="271" height="380" title="Göğüslerin Bakımı" /></a> </p>
<p>Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar.</p>
<p>Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir.</p>
<p>Kızlarda meme gelişimi başladıktan birkaç sene sonra sütyen giyme gereksinimi doğar.</p>
<p>Genç kız ne zaman sütyen giyme gereksinimi olduğunu en iyi kendisi anlar. Bir genç kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kişi annesi veya ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek gerekmektedir. Bunun için öncelikle göğüs çevresi göğüs altından mezurle ölçülür, bu sütyenin beden büyüklüğünü vermektedir. İkinci ölçüm ise kalıp için gerekmektedir. İkinci ölçüm göğsün meme uçlarından yapılan ölçümüdür. Göğüs altı ile göğüs uçları arasındaki ölçümler arasındaki fark hesaplanır. Bu fark 15 cm.den az ise B kalıbı, 15-22 cm arasındaysa C kalıbı ve 22 cm den büyükse D kalıbıdır. İlk defa sütyen takarken pamuklu dokumadan, göğüsleri rahatça saran ve destek olanlar tercih edilmelidir.</p>
<p>Sütyen doğrudan vücuda giyilen bir çamaşır olup, sık sık değiştirilmesi gerekmektedir. Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/106">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/106/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beden Yaşı Öğrenmek</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/beden-yasi-ogrenmek</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/beden-yasi-ogrenmek#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 09:09:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Beden Yaşı Öğrenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Cilt elastikiyeti Cilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tutun. Deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor?1 &#8211; 2 saniye: 30′lu yaşlar3 &#8211; 4 saniye: 40′lı yaşlar5 &#8211; 10 saniye: 50′li yaşlar11 &#8211; 30 saniye: 60′lı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Cilt elastikiyeti</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">Cilt yaşlandıkça, kolajen ve elastin maddeleri azalır ve elastikiyetini kaybeder. Elinizin üzerindeki deriyi çimdikler gibi tutarak çekin ve bir dakika bu şekilde tutun. Deriyi bıraktığınızda tekrar normal, düz hale gelmesi ne kadar zaman alıyor?1 &#8211; 2 saniye: 30′lu yaşlar3 &#8211; 4 saniye: 40′lı yaşlar5 &#8211; 10 saniye: 50′li yaşlar11 &#8211; 30 saniye: 60′lı yaşlar31 &#8211; 45 saniye: 70′li yaşlar45 saniyenin üzerinde: 80′li yaşlardasınız</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Tepki testi</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">Tepki verme hızı yaşlandıkça azalır. Bunu ölçmek için, yazı yazarken kullandığınız elinizi açın ve bir arkadaşınızdan elinizin üzerinde 45 cm’lik bir cetvel tutmasını isteyin. Cetveli bıraktığında yakalayın. Tuttuğunuz yer, ne kadar hızlı tepki verebildiğinizi gösterir.14 cm’ye kadarsa: 20′li yaşlar15 &#8211; 24 cm: 30′lu yaşlar25 &#8211; 29 cm: 40′lı yaşlar30 &#8211; 35 cm: 50′li yaşlar40 cm ve üzeri: 60′lı yaşlardasınız.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Zihinsel zindelik</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">100′den geriye doğru 0′a kadar 7′şer 7′şer sayın. Ne kadar sürede sayabiliyorsunuz? 25 saniyeden uzun sürmesi zihinsel yaşlanma göstergesidir.20 saniyeden kısa: 40 yaşın altındasınız25 saniye: 40 &#8211; 60 yaşlarındasınızEmin olmak için bir test daha yapın. Bir dakika içinde aklınıza kaç tane meyve ve sebze ismi geliyor? 60 yaşın altındakiler, en az 15 tane bulabilir.<img src="http://img.mynet.com/kadinca/092007/19yasic.jpg" border="2" alt="19yasic Beden Yaşı Öğrenmek" hspace="10" vspace="5" width="150" height="220" align="right" title="Beden Yaşı Öğrenmek" /></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Denge</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">Sağ ayağınızı 45 derece eğik halde tutarak sol ayağınızın üzerinde durun, ellerinizi de kalçanızın üzerine koyun ve gözlerinizi kapatın. Dengenizi kaybedip sağ ayağınızı yere koymadan ne kadar durabileceğinizi ölçün. Bu hareketi birkaç dakika arayla 3 kez tekrarlayın ve bu şekilde ortalama ne kadar durabildiğinizi hesaplayın.70 saniyeden fazla: 20′li yaşlar60 &#8211; 69 saniye: 30′lu yaşlar50 &#8211; 59 saniye: 40′lı yaşlar40 &#8211; 49 saniye: 50′li yaşlar30 &#8211; 39 saniye: 60′lı yaşlar20 &#8211; 29 saniye: 70′li yaşlar19 saniyeden az: 80′li yaşlardasınız.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Gözbebeği boyu</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">Gözbebekleri yaşlandıkça küçülür. Ancak ışık da gözbebeğinin küçülmesine yol açtığı için bu testi normal gün ışığında yapmalısınız. Gözbebeğinizin çapı 4 mm ise biyolojik yaşınız 30; 2 mm ise 60′tır.</span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana"><strong>Kornea testi</strong></span></p>
<p><span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px;font-family: verdana">Aynada göz yuvarlağınıza bakın. Korneanızın çevresinde yay şeklinde bir beyaz çizgi var mı? Beyaz çizginin uzun olması kolesterolünüz de yüksek olduğuna işaret ediyor olabilir. 80′li yaşlara geldiğinizde kornea çevresindeki beyazlık tam bir daire şeklini alır.</span></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/beden-yasi-ogrenmek">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/beden-yasi-ogrenmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Yaş Sendromu</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/iki-yas-sendromu</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/iki-yas-sendromu#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 08:40:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[6 haziran burcu]]></category>
		<category><![CDATA[İki Yaş Sendromu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=21</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğunuz artık bebeklik döneminden çıktı, büyüdüğünü ve bağımsız hareket edebildiğini görüyorsunuz, artık size uyumlu olabilme ve sözünüzü dinleyebilme zamanı geldiğini düşünüyorsunuz belki ama henüz buna hazır değil çünkü 2 YAŞINDA!! Bu yaş dönemi anne- babaların çocuk gelişiminde en çok zorlandıkları ve yoruldukları dönemdir. Yemek yemede direnme, uyku uyumak istememe, söz dinlememe, anne-baba-arkadaşa vurma &#8211; ne denirse tam tersini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Çocuğunuz artık bebeklik döneminden çıktı, büyüdüğünü ve bağımsız hareket edebildiğini görüyorsunuz, artık size uyumlu olabilme ve sözünüzü dinleyebilme zamanı geldiğini düşünüyorsunuz belki ama henüz buna hazır değil çünkü 2 YAŞINDA!! Bu yaş dönemi anne- babaların çocuk gelişiminde en çok zorlandıkları ve yoruldukları dönemdir. Yemek yemede direnme, uyku uyumak istememe, söz dinlememe, anne-baba-arkadaşa vurma &#8211; ne denirse tam tersini yapma, kendisini yerlere fırlatma, kafasını vurma . Bebeklik dönemi sonrasında size uyum sağlamasını beklerken bu inatlaşmalar ya da öfke nöbetleri nereden çıktı demeyin. Çünkü çocuğunuz özerklik döneminde .( 12-36. aylar ) Özerklik dönemi çocuğunuzun kendisini ortaya koyduğu, her şeyin kendisinin olmasını istediği, istediği kıyafeti giymek istediği dönemdir. Bu ısrarlı çabaları sizi ne kadar yorsa , sinirlendirse de tüm bunları bir geçiş dönemi olarak kabul etmek ve bu döneme her şekilde hazırlıklı olmak zorundasınız. Eğer bu dönemdeki abartılı tepkilerinin yaşının bir özelliği olduğunu ve neler yapılması gerektiğini bilirseniz bu dönemi daha rahat bir şekilde atlatabilirsiniz.</span></p>
<p> </p>
<p> Bu dönemde çocuklarınızın özerkliğini engellememeniz gerekiyor, oysaki bir çok anne doğru davranışı göstermek için bu dönemde HAYIR! kelimesini sıklıkla kullanıyor. Bu tip engelleyici davranışlar çocuğun uyumsuzluğunu daha fazla arttırarak gelişimini olumsuz etkilemektedir. Dünyayı, çevresindeki nesneleri , kişileri tanımaya ve keşfetmeye yarayacak tüm yetilere sahip ( yürüyebiliyor, kavrayabiliyor,basit olaylar arasında bağlantı kurabiliyor, koşabiliyor,yemek yiyebiliyor, hatta sorular sorabiliyor) olan çocuğunuz bu enerjiye sahip. Ne kadar çok nesneye dokunursa, ne kadar çok soru sorarsa , kendisini ne kadar çok ortaya koymaya çalışırsa gelişimi o kadar <span style="font-weight: bold;color: #ff0000">sağlıklı</span> olacaktır. Soru sorması engellenen bir çocuğun ileride kendine güvensiz , içe dönük kişilik özelliklerini göstermesi beklenebilir. Öfkesi engellen bir çocuk ise bu duyguyu zamanla kendisine yönelterek ısırma vb davranışlar gösterebilir. Çocuğunuzun özgür olabileceği alanlar yaratmalı ve kendisini , duygularını tümüyle ortaya koymasına izin vermelisiniz. Onunla inatlaşmayın, çünkü bu inatlaşma ve öfkelenme onun kontrol edebileceği bir düzeyde henüz değil. Kendisinde var olan enerjisini boşaltabilmesi için gün içerisinde bol bol dışarı çıkarın, koşsun,hoplasın, zıplasın, güvenliğini tehdit etmediği sürece istediği her şeye dokunsun, bu onun mutlu olmasına ve gün içinde size daha uyumlu davranmasına neden olacaktır. Eğer yapmasını istemediğiniz bir davranış var ise o zaman kızma, engelleme, cezalandırma gibi davranışlar göstermeyin. Yapacağınız uzun süreli açıklamalar da bu yaş dönemi için pek işe yaramayacak. Yapmanız gereken ilgisini dağıtmak olsun. Dikkatini başka yöne çevirmede yaratıcı bir anne &#8211; baba olursanız işiniz daha da kolaylaşacaktır. Bunu sağlamak için onun gözüyle dünyaya bakabilir ve oyunları kullanabilirsiniz. ( örneğin: yemeğini yememek için size direniyorsa bir portakal ya da elmayı komik bir kukla haline getirerek – sevimli bir ismi de olsun – bu kuklaya yemeği yedirmek gibi) Bunda da direnirse ikinci oyunu bulun, ilgi alanlarını keşfedin eğer resim yapmaktan hoşlanan bir çocuğunuz varsa bir tabak, bir çocuk , bir sevdiği yemeği birlikte çizin ve sonrasında bir hikaye oluşturarak olumlu davranışı pekiştirin. Bu onun eğlenmesini sağlayarak dikkatini çekecek ve size olan uyumunu arttıracaktır. Bu tip aktiviteleri onunla yapabilmeniz için yeterli zamanınızın ve sabrınızın da olması gerekiyor, çocukları ile yeterli iletişimi kuramayan, kendisine zaman ayırmayan / ayıramayan , çalışan annelerimizle ( babalarımızla ) çocukları arasında bu dönemde daha fazla çatışmalarla karşılaşabiliyoruz. Bu nedenle annelerimizin – babalarımızın öncelikle kendilerine gün içinde zaman ayırmalarını ( çay zamanları , yürüyüş zamanları, sohbet zamanları , gazete-dergi zamanları ) istiyoruz.</p>
<p>Çocuğunuzu bu dönemde uyumsuz, iyi yetiştirilmemiş ya da kötü bir çocuk olarak asla tanımlamayın. 3 yaş sonrasında size ve koymuş olduğunuz kurallara uyum sağlayabilecek gelişim düzeyine sahip olacaktır. Çocuğunuz büyürken içinde bulunduğu gelişim dönemini çok iyi tanımalısınız, çünkü bazen normal olan davranışlar anne-babalar tarafından problem olarak değerlendirilebiliyor. Bunu ortadan kaldırmak için uzman kişilerden gelişim danışmanlığı alabilirsiniz.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/iki-yas-sendromu">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/iki-yas-sendromu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cilt için rahatlık önemli</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/cilt-icin-rahatlik-onemli</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/cilt-icin-rahatlik-onemli#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 08:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt için rahatlık önemli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=11</guid>
		<description><![CDATA[Selçuk Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Tuncay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ayak sağlığına gereken önemin verilmemesi ve yanlış ayakkabı tercihinin ortaya çıkardığı sağlık sorunları nedeniyle yaşam kalitesinin düşebileceğini söyledi. Tuncay, ağrı problemi olan hastalara genellikle iyi bir spor ayakkabısı önerdiklerini, ancak son dönemde spor ayakkabısı kadar rahatlık sağlayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk Üniversitesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Tuncay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/ayak" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Ayak">ayak</a> sağlığına gereken önemin verilmemesi ve yanlış ayakkabı tercihinin ortaya çıkardığı <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/saglik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Sağlık">sağlık</a> sorunları nedeniyle yaşam kalitesinin düşebileceğini söyledi.</p>
<p>Tuncay, ağrı problemi olan hastalara genellikle iyi bir spor ayakkabısı önerdiklerini, ancak son dönemde spor ayakkabısı kadar rahatlık sağlayan klasik ayakkabıların da üretildiğini belirtti.</p>
<p>Artık ayakkabı teknolojisi de geliştiği için, üretilen ayakkabıların çoğunun ortopedik özelliğe sahip olduğunu belirten Tuncay, “bu nedenle hastalarımıza ortopedik ayakkabı yerine çoğu zaman, istenen özellikleri taşıyan spor ayakkabı giymelerini öneriyoruz. Çünkü spor ayakkabıları daha fazla rahat ettiriyor. Önemli olan seçilen ayakkabının, ayağın anatomisine, yani şekline uygun olması, ayağa oturması, ayağı rahat<br />
 ettirmesidir” dedi.</p>
<p><strong>İDEALİ YARIM NUMARA BÜYÜK OLAN</strong></p>
<p>Ayakkabı satın alınırken, ayakkabıyı bir kez ayağa giyip çıkarmanın denemek için yeterli olmadığını anlatan Tuncay, şunları kaydetti:</p>
<p>“Satın alınacak ayakkabıyla kısa bir tur atılıp ayağa oturup oturmadığı kontrol edilmeli. Ayakkabı ne yürümeyi zorlaştıracak kadar bol ne de ayağı sıkacak kadar dar olmamalıdır. İdeal ayakkabı, ayak numarasından<br />
 yarım numara büyük olandır. Bacak, bel ve kalça ağrılarına yol açmayacak ayakkabı seçiminde markadan ziyade ayakkabının ayağa oturması önemlidir. Ayakkabı tabanı, ayaktaki 2 kıvrım noktasını rahatlatacak özellikte olmaz, dar ya da çok bol olursa, adım atılırken ortaya çıkacak asimetrik kasılmalar, bacak, bel ve kalça ağrılarına neden olabilecektir.”</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/cilt-icin-rahatlik-onemli">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/cilt-icin-rahatlik-onemli/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dört Hareketle Sıkı Göğüsler</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/dort-hareketle-siki-gogusler</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/dort-hareketle-siki-gogusler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 08:29:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[rahim del]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin. Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok sık kilo alıp vermekten ya da spor yapmamaktan göğüsler sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor. Göğüslerin zaman geçtikçe formlarını kaybettikleri ve bu durumun, özellikle vücut görünümüne çok önem verenler için, oldukça sıkıcı olduğu kesin.</p>
<p>Aslında vücut şeklimiz günlük yaşantımıza bağlı olarak belirleniyor. Çok sık kilo alıp vermekten, yanlış egzersizlerden ya da spor yapmamaktan dolayı, kimi kişilerde göğüsler erkenden sarkıp esnekliğini kaybedebiliyor.</p>
<p>Bu kişiler çoğunlukla dolgulu sutyen kullanmadan bir şey giyemez, hiçbir kıyafeti kendilerine yakıştıramaz oluyor… Eğer siz de, bu tür problemlerle karşı karşıysanız Coliseum Spor Merkezi nde Fitness eğitmenliği yapan Elif Hotaman ın önerdiği hareketlerle bu durumu biraz da olsa düzeltebilirsiniz.. Eğer hala bu tür sorunlarla karşılaşmadıysanız da bunu mümkün olduğunca geciktirebilir, bu egzersilerle göğüslerinizin formunu uzun yıllar koruyabilirsiniz.</p>
<p>Şınav çekin<br />
Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda…</p>
<p>Daire çizin<br />
Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1 er litrelik su şişeleri alın. Şimdi dambıl fly hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.</p>
<p>Açıp kapayın<br />
Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.</p>
<p>Ve biraz zorlanın<br />
Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/dort-hareketle-siki-gogusler">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/dort-hareketle-siki-gogusler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Memelerin Bakımı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/memelerin-bakimi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/memelerin-bakimi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 08:28:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Memelerin Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Memelerin Bakımı Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar. Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir. Kızlarda meme gelişimi başladıktan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/memelerin-bakimi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Memelerin Bakımı">Memelerin Bakımı</a></p>
<p>Kızlarda meme gelişimi 8-13 yaşlarında başlar. Meme bakımı gelişmeyi izler. Memelerin gelişimi sırasında önce bir tomurcuklanma, daha sonra meme dokusunda genişleme ve büyüme olur. Memenin büyümesi ile beraber meme ucundaki kahverengi kısım da büyümeye başlar.</p>
<p>Gelişiminin sonuna doğru meme ucunun kahverengi kısımdan daha kabarık bir hale geldiği fark edilir.</p>
<p>Kızlarda meme gelişimi başladıktan birkaç sene sonra sütyen giyme gereksinimi doğar.</p>
<p>Genç kız ne zaman sütyen giyme gereksinimi olduğunu en iyi kendisi anlar. Bir genç kıza sütyen almasında yardımcı olabilecek en yakın kişi annesi veya ailesinden birisidir. Öncelikle hangi boy sütyen alınmasına karar vermek gerekmektedir. Bunun için öncelikle göğüs çevresi göğüs altından mezurle ölçülür, bu sütyenin beden büyüklüğünü vermektedir. İkinci ölçüm ise kalıp için gerekmektedir. İkinci ölçüm göğsün meme uçlarından yapılan ölçümüdür. Göğüs altı ile göğüs uçları arasındaki ölçümler arasındaki fark hesaplanır. Bu fark 15 cm.den az ise B kalıbı, 15-22 cm arasındaysa C kalıbı ve 22 cm den büyükse D kalıbıdır. İlk defa sütyen takarken pamuklu dokumadan, göğüsleri rahatça saran ve destek olanlar tercih edilmelidir.</p>
<p>Sütyen doğrudan vücuda giyilen bir çamaşır olup, sık sık değiştirilmesi gerekmektedir. Sütyenlerin yıkanma kuralları ise genellikle üzerinde bulunan kullanım kılavuzunda bulunmaktadır.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/memelerin-bakimi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/memelerin-bakimi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

