Çocuklarınız hazırlamak çok fazla zamanınızı almaz. (daha fazla…)

{lang: 'tr'}

Çocuğun fizyolojik veya psikolojik birçok nedenden dolayı uyku esnasında veya uyanıkken idrarını tutamaması alt ıslatmaya sebep olur.

Bu durum aile tarafından 5 yaşına kadar olağan karşılanabilir. Ancak 5 yaşından sonra patolojik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Altını ıslatan çocukların büyük bir bölümünün fizyolojik sorunları vardır. Özellikle uyku derinliği fazla olan çocuklarda görülme ihtimali daha yüksektir. Bunun yanı sıra kas kontrolünün gecikmesi, böbrekte oluşan sorunlar, genetik yatkınlık, zihinsel gelişimdeki gerilik gibi birçok sebebe dayanmaktadır. Ailenin çocuğa tuvalet eğitimini vermesi sırasında görülen aşırı gevşek veya baskıcı tutumu başta görülen psikolojik nedenler arasındadır. Yine aile içerisinde yaşanan huzursuzluklar, kardeş kıskançlığı, anne veya babanın kaybı da alt ıslatmaya sebep olabilir.

Aile, çocuğa nasıl davranmalı?

Çocuğunuzda böyle bir sorun fark ettiğinizde öncelikle yapmanız gereken şey, konuyla ilgili bir uzmandan yardım almanızdır. ‘Nasıl olsa büyüyünce geçer’ mantığıyla düşünmek sorunun çözümünü geciktirir. Çocuğa karşı sakin ve sabırla yaklaşın. Çocuğu aşağılamak, suçlamak yerine bu davranışın sebeplerini araştırın. Problem çözmeye yönelik tavırlar sergileyin. Aksi takdirde çocukta özgüven problemi oluşacak ve çocuk toplum içerisinde de kendini yetersiz hissedecektir. Oysaki duygularını paylaşmaya yönelik hoşgörülü bir tutum çocuğun korku ve kaygılarını azaltmada etkili olacaktır.

Akşam sıvı alımını azaltın

Çocukla birlikte bir çizelge tutarak kuru kaldığı gecelere beraber yıldız atın. Böylece çocuğunuzu olumlu yönde motive etmiş olursunuz.

Çocuğunuzu stres oluşturacak faktörlerden uzak tutmaya çalışın. Özellikle yatma saatinden önce çocuğa rahatlatıcı etkinlikler yaptırın.

Akşam yatma saatinden önce çocuğun sıvı alımını azaltın. Böylece tuvalete gitme ihtiyacı azalacaktır.

Basit görevler vererek çocuğun da sabah temizliğine katılımını sağlayın.

Zaman

{lang: 'tr'}

Uzun yaz tatili boyunca çocuklarını zararlı alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan aileler, yaz okullarını tercih ediyor.

Belediyeler ve özel kurumlar tarafından düzenlenen yüzme, futbol, basketbol, voleybol gibi spor ve eğlence alanlarında faaliyet gösteren yaz okulları, çocuğun sağlığı açısından son derece önem taşıyor. Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Uzmanı Yusuf Murat Emir, yaz okulunun çocuğun gelişimi, zamanın iyi değerlendirilmesi ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması açısından önemli olduğunu belirtiyor. Emir, yaz okulu seçerken, çocuğun durumu, okulun alt ve üst yapısı, güvenlik önlemi, alanında uzman kişilerin görev yapması ve hijyen gibi konuların hayati önem taşıdığının altını çizerek, velilerin bu konuda sorgulayıcı olmasını istiyor. Yaz okulu seçerken çocuğun kabiliyetine göre tercih edilmesinin gelişim büyük katkı sağlayacağını dile getiren Emir, “Çocuğun kabiliyeti değil de velinin istediği doğrultuda yaz okulu seçilmesi son derece yanlış. Veli yaz okullarını zaman zaman denetlemelidir, çocuğu ne yapıyor, ne yiyip içiyor bakmalıdır.” uyarısında bulunuyor.

Sakarya Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Dursun Bostancı ise çocuğun sağlık durumunun spor yapmaya ve hangi dala elverişli olup olmadığına dair mutlaka sağlık kontrolünden geçirilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizdi. DURAN SAVAŞ SAKARYA Zaman

{lang: 'tr'}

Aşılar

18/11/08

RUTIN OLARAK UYGULANAN ASILAR

1983 yilinda UNICEF (Dünya Çocuklari Yardim Fonu) tarafindan baslatilan “Çocuk Yasatma Devrimi”nin ilkelerinden biri de tüm çocuklari asi ile korunulmasi mümkün, öldürücü ve sakat birakici alti hastalik olan tüberküloz (verem), difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiktan korumaktir. Ülkemizde bu asilarin uygulanmasina öncelik verilmektedir. T.C. Saglik Bakanligi 1998 yili itibariyle hepatit b asisini da rutin asi takvimi içine almistir.

Aileler çocuklarini bir yasini doldurmadan önce b tipi sarilik, tüberküloz, difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiga karsi asilatmis olmalidirlar..

Asilar, çocuklari bir çok tehlikeli hastaliktan korur. Asilanmamis çocuklarda beslenme bozuklugu, sakatlik ve ölümler asili olanlardan daha sik görülür.

(daha fazla…)

{lang: 'tr'}

evde çocukların yanında sigara içmek elbette zarar verici. bunun ötesinde bu maddenin verdiği zararlar uzun yıllar farkındalık yaratmaya uğraşmış ülkelerde bile sigara kullanımı artık  yasaklanıyor, kamusal alanlardan başlanarak. bu hem gündelik etkileyen bir uyarı oluyor, hem de sigaraya karşı zaaflı olanlarımızın zaaflarına sığınmasını zorlaştırıcı oluyor. Dolayısıyla kamusal bir koruma gayretlerine bizler de evlerimizde çocuklarımızın yanında sigara içmeyerek katkı yapabilir, kamu bilincini uyarıp yaşamı kalitelileştirebiliriz.  kendi geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığı hepimizin keyfi davranışlarına bırakılamayacak kadar önemli. onların kuşaklar yetiştirebilmesi, altyapısı şimdiden bu konuda takınacağımız tavırlara bağlı olarak gelişecek olan sigarasız gelecekle ilişkilidir. böylesi bir gelecekle ilişkiyi şimdiden kurabilmemiz mümkün.  Öyleyse artık çocuklarımızın-çocukların yanında sigara içmeyelim derim… bu elimizde değil mi ?

{lang: 'tr'}

Newer Posts »