Kategoriler
- Ağız ve Diş Sağlığı
- Alternatif Tedavi
- Anne Çocuk
- Astroloji
- Bağımlılıklar
- Bebek ve Çocuk
- Beslenme
- Bulaşıcı Hastalıklar
- Cilt Hastalıkları
- Cilt Sağlığı
- Cilt Sorunları
- Cinsel Sağlık
- Cinsel Yaşam
- Çocuk Sağlığı
- Dahiliye
- Diş Sağlığı
- Diyetler
- Düsük
- Egzersiz
- Erkek İsimleri
- Estetik
- Evlilik
- Fizik Tedavi
- Galeri
- Gebelik
- Gebelik ve Cinsellik
- Genel
- Genel Bilgiler
- Genel ve Estetik Cerrahi
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Hastalıkları
- Güzellik
- Hafta Hafta Gebelik (Hamilelik)
- Hamilelik-Gebelik
- Hastalıklar
- Kadın
- Kadın Sağlığı
- Kanser
- Kategorilenmemiş
- Kulak Burun Boğaz
- Ortopedi
- Psikolojik Sağlık
- Ruh Sağlığı
- Sağlık
- Saglık Haberleri
- Sağlık Konuları
- Saglık Makaleleri
- Sağlıklı Yaşam
- Sağlıklı Yaşam
- Sağlıklı Yemekler
- Şifalı Bitkiler
- Sigaranın Zararları
- Tedaviler
- Tüp Bebek
- Vitaminler
- Yemek Tarifleri
Bağlantılar
Listeler
Çocuğun fizyolojik veya psikolojik birçok nedenden dolayı uyku esnasında veya uyanıkken idrarını tutamaması alt ıslatmaya sebep olur.
Bu durum aile tarafından 5 yaşına kadar olağan karşılanabilir. Ancak 5 yaşından sonra patolojik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.
Altını ıslatan çocukların büyük bir bölümünün fizyolojik sorunları vardır. Özellikle uyku derinliği fazla olan çocuklarda görülme ihtimali daha yüksektir. Bunun yanı sıra kas kontrolünün gecikmesi, böbrekte oluşan sorunlar, genetik yatkınlık, zihinsel gelişimdeki gerilik gibi birçok sebebe dayanmaktadır. Ailenin çocuğa tuvalet eğitimini vermesi sırasında görülen aşırı gevşek veya baskıcı tutumu en başta görülen psikolojik nedenler arasındadır. Yine aile içerisinde yaşanan huzursuzluklar, kardeş kıskançlığı, anne veya babanın kaybı da alt ıslatmaya sebep olabilir.
Aile, çocuğa nasıl davranmalı?
Çocuğunuzda böyle bir sorun fark ettiğinizde öncelikle yapmanız gereken şey, konuyla ilgili bir uzmandan yardım almanızdır. ‘Nasıl olsa büyüyünce geçer’ mantığıyla düşünmek sorunun çözümünü geciktirir. Çocuğa karşı sakin ve sabırla yaklaşın. Çocuğu aşağılamak, suçlamak yerine bu davranışın sebeplerini araştırın. Problem çözmeye yönelik tavırlar sergileyin. Aksi takdirde çocukta özgüven problemi oluşacak ve çocuk toplum içerisinde de kendini yetersiz hissedecektir. Oysaki duygularını paylaşmaya yönelik hoşgörülü bir tutum çocuğun korku ve kaygılarını azaltmada etkili olacaktır.
Akşam sıvı alımını azaltın
Çocukla birlikte bir çizelge tutarak kuru kaldığı gecelere beraber yıldız atın. Böylece çocuğunuzu olumlu yönde motive etmiş olursunuz.
Çocuğunuzu stres oluşturacak faktörlerden uzak tutmaya çalışın. Özellikle yatma saatinden önce çocuğa rahatlatıcı etkinlikler yaptırın.
Akşam yatma saatinden önce çocuğun sıvı alımını azaltın. Böylece tuvalete gitme ihtiyacı azalacaktır.
Basit görevler vererek çocuğun da sabah temizliğine katılımını sağlayın.
Zaman
Uzun yaz tatili boyunca çocuklarını zararlı alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan aileler, yaz okullarını tercih ediyor.
Belediyeler ve özel kurumlar tarafından düzenlenen yüzme, futbol, basketbol, voleybol gibi spor ve eğlence alanlarında faaliyet gösteren yaz okulları, çocuğun sağlığı açısından son derece önem taşıyor. Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Uzmanı Yusuf Murat Emir, yaz okulunun çocuğun gelişimi, zamanın iyi değerlendirilmesi ve zararlı alışkanlıklardan uzak tutulması açısından önemli olduğunu belirtiyor. Emir, yaz okulu seçerken, çocuğun sağlık durumu, okulun alt ve üst yapısı, güvenlik önlemi, alanında uzman kişilerin görev yapması ve hijyen gibi konuların hayati önem taşıdığının altını çizerek, velilerin bu konuda sorgulayıcı olmasını istiyor. Yaz okulu seçerken çocuğun kabiliyetine göre tercih edilmesinin gelişim için büyük katkı sağlayacağını dile getiren Emir, “Çocuğun kabiliyeti değil de velinin istediği doğrultuda yaz okulu seçilmesi son derece yanlış. Veli yaz okullarını zaman zaman denetlemelidir, çocuğu ne yapıyor, ne yiyip içiyor bakmalıdır.” uyarısında bulunuyor.
Sakarya Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Dursun Bostancı ise çocuğun sağlık durumunun spor yapmaya ve hangi dala elverişli olup olmadığına dair mutlaka sağlık kontrolünden geçirilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizdi. DURAN SAVAŞ SAKARYA Zaman
Aşılar
18/11/08
RUTIN OLARAK UYGULANAN ASILAR
1983 yilinda UNICEF (Dünya Çocuklari Yardim Fonu) tarafindan baslatilan “Çocuk Yasatma Devrimi”nin ilkelerinden biri de tüm çocuklari asi ile korunulmasi mümkün, öldürücü ve sakat birakici alti hastalik olan tüberküloz (verem), difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiktan korumaktir. Ülkemizde bu asilarin uygulanmasina öncelik verilmektedir. T.C. Saglik Bakanligi 1998 yili itibariyle hepatit b asisini da rutin asi takvimi içine almistir.
Aileler çocuklarini bir yasini doldurmadan önce b tipi sarilik, tüberküloz, difteri, bogmaca, tetanoz, çocuk felci ve kizamiga karsi asilatmis olmalidirlar..
Asilar, çocuklari bir çok tehlikeli hastaliktan korur. Asilanmamis çocuklarda beslenme bozuklugu, sakatlik ve ölümler asili olanlardan daha sik görülür.
evde çocukların yanında sigara içmek elbette zarar verici. bunun ötesinde bu maddenin verdiği zararlar için uzun yıllar farkındalık yaratmaya uğraşmış ülkelerde bile sigara kullanımı artık yasaklanıyor, kamusal alanlardan başlanarak. bu hem gündelik etkileyen bir uyarı oluyor, hem de sigaraya karşı zaaflı olanlarımızın zaaflarına sığınmasını zorlaştırıcı oluyor. Dolayısıyla kamusal bir sağlık koruma gayretlerine bizler de evlerimizde çocuklarımızın yanında sigara içmeyerek katkı yapabilir, kamu bilincini uyarıp yaşamı kalitelileştirebiliriz. kendi geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlığı hepimizin keyfi davranışlarına bırakılamayacak kadar önemli. onların sağlıklı kuşaklar yetiştirebilmesi, altyapısı şimdiden bu konuda takınacağımız tavırlara bağlı olarak gelişecek olan sağlıklı sigarasız gelecekle ilişkilidir. böylesi bir gelecekle ilişkiyi şimdiden kurabilmemiz mümkün. Öyleyse artık çocuklarımızın-çocukların yanında sigara içmeyelim derim… bu elimizde değil mi ?
Anestezi
01/10/08
Anestezi doktoru, operatör gibi bir uzman mıdır ?
Evet. ikisi de tıp fakültelerinden mezun olmuş ve ihtisaslarını yapmış kimselerdir.
Ameliyatlarda anestezi yapanların doktor olmaları gerekli midir ?
İmkânlar oranınca evet. Anestezi uzmanı olan bir doktorun ameliyatta anestezi yapması tercih edilir. Anestezi günümüzde çok ilerlemiş olan bir ihtisastır ve bir anestezi uzmanının ameliyatta hazır bulunması ameliyatın başarılı olması için çok önemli bir korunma tedbiridir.
Bir anestezi uzmanının uzmanlık eğitimi neleri ihtiva eder ?
Bir doktorun bir anestezi uzmanı olabilmesi için asistanlık devresinden sonra resmî bir hastanede anestezi konusunda dört yıl bu branşta çalıştıktan sonra anestezi uzmanlık imtihanına girmesi ve başarı ile geçmesi gerekmektedir.
Doktor olmayan anestezistler hâlâ çalıştırılmakta mıdır ?
Evet. Bunun nedeni de hastanelerde yeterli sayıda uzman anestezist doktorların bulunmayışıdır.
Anestezist için neden ayrıca ücret ödenmektedir:
Çünkü o da ihtisas yapmış bir doktordur. Onun ameliyattan önce yapılan konsültasyonda ileri sürdüğü görüşler, anesteziyi kullanması ve anesteziden sonra hasta ile ilgilenmesi, ameliyatın başarısında büyük rol oynar. Ameliyat sonrası hastanın iyileşmesinde de yardımcı olur.
Çocuk doğumunda anestezist görevlendirilmesi yararlı mıdır ?
Evet. Onların bu durumlarda görevlendirilmesi doğumlarda ölümleri ve çocuğa ait komplikasyonları büyük ölçüde azaltabilmektedir.
Doğum hallerinde çok acı çekilmesi gerekli midir ?
Hayır. Modern anestezi metotlarıyla ancak doğum hallerinin başında çekilen hafif sancılar gereklidir. Bundan sonra gelecek sancılar ve çocuğun doğumu anneye hiçbir zarar getirmeden anestezi yoluyla önlenebilinir.
Çocuk sezaryen usulüyle dünyaya getirilecekse anestezi lüzumlu mudur ?
Evet. Sezaryen bir ameliyattır ve öteki bütün ameliyatlar gibi anesteziyi gerektirir.
Ameliyat öncesi «değerlendirmeye ilâç kullanma kararı» ne demektir ?
Anestezist hastanın geçmiş hayat durumunu ve ne gibi hastalıklar geçirmiş olduğunu gözden geçirir ve ne cins anestezi kullanacağını elde ettiği bilgilere göre kararlaştırır. Eğer anestezi uzmanı hastanın anesteziden ve ameliyattan sağlam çıkamayacağı kanaatine varırsa ameliyatın tehir edilmesini tavsiye eder. Anesteziden önce hastaya hastane odasında uyuşturucu ve yatıştırıcı ilâçlar verilir. Bu şekilde hasta, anestezi uygulanmasına alırlık derecesi artmış olur.
Anestezi indüksiyonunun anlamı nedir ?
Bunlar anestezinin başlangıç usulleridir. Bugün anestezi hiç heyecana veya korkuya kapılmadan yapılır. Önceden hastaya verilen ilâçlar ve damara yapılan enjeksiyonlarla hastanın uykuya dalmasının teminiyle anestezi hiçbir acı vermeden rahatça yapılabilmelidir.
En genel tip anesteziler hangileridir ?
a. Bugün en çok kullanılan anestezi sistemi solunum yoluyla yapılan anestezidir. Bununla beraber bugünkü anestezi uzmanlarının büyük çoğunluğu dengeli anestezi sistemi diye adlandırdık, lan bir sistemi kullanmaya başlamışlardır. Bu sistemde hastanın uyutulması için birçok değişik usullere başvurulmaktadır. Hastayı uyutmak için «penthotal» veya benzeri «İnnovar» ilâçlar damardan enjekte edilmektedir. Bundan sonra acıları önlemek için hastaya «diazot monoksit» (güldürücü gaz) ve oksijen verilmektedir. En sonunda, operatör teknik işlemlerine başlayabilmesi için adaleleri gevşetecek .ilâçları, damar yoluyla enjekte edilir. Ameliyat devam ederken de, gerektiği miktarda yukarıdaki ilâçlardan verilmesi sürdürülür. Bazı hallerde «diazot monoksit» e eter ilâve edilir. Başka durumlarda «diazot monoksit» yerine «Fluothane» kullanılabilinir. Eter, günümüzde artık fazla kullanılmamakla beraber, yine de çok kıymetli anestezik bir ilâç olarak uygulanmaktadır. Kullanıldığı zamanlar kana ciğerlerin yolu ile çekilmektedir. Oradan beyine giden eter, bir şuursuzluk hali meydana getirmektedir. Eter «açık damla» usulüyle veya özel makinelerle kullanılabilir. Bazı vakalarda ağızdan soluk borusunun üst kısmına solunum borusuna bir tüp yerleştirilmesi de gerekli olabilir. Bu yol anestezinin kontrolünü kolaylaştırır ve anestezinin tam olması için bir^ garanti teşkil eder. Ancak eterin patlama özelliği olduğundan, bu gibi patlamalara karşı emniyet tedbirlerinin önceden alınması gereklidir. , Fluothane (halothane), yanma ve patlama hassaları olmayan bir gazdır, son yıllarda büyük ölçüde kullanılmaya başlanmıştır. Solukla, içeriye çekilen anesteziler arasında en güçlü anestezi maddesi olarak kabul edilen bu gazın en büyük mahzuru bazı hastaların karaciğerlerine zararlı olabilmesidir. Son yıllara kadar çok az kullanılmış olan başka bir solukla içeriye alman anestezi gazı, «siklopropan» dır. Bu gaz her zaman fazla miktarda oksijen ile birlikte birçok vakalarda da daha uzun bir anestezi temini için başka ilâçlarla birlikte kullanılmaktadır. Bu gazın da tek mahzurlu yanı patlayıcı olmasıdır.
b. Bele, omurilik sıvısına iğne ile yapılan anestezi. Bu tip anestezi genellikle belden aşağısında yapılacak bir ameliyatta kullanılmaktadır. Omurga kemiği kanalına «Novocaine» veya buna benzer bir ilâç enjekte edilerek yapılır. Bu tür anestezi yalnız ameliyat edilecek kısmı uyuşturur ve ameliyat olan hasta uyanık kalır. Günümüzde omurga kemiğine yapılan anestezi, çoğunlukla başka damara yapılan enjeksiyonla birlikte yapılır ve bunlar sayesinde hasta ameliyat sırasında hafif bir uykuya dalar,
c. Epidural ve caudal (kuyruk sokumu) anestezi. Bu tip anesteziler omurilik anestezisinin benzeridirler ve vücudun muhtelif kısımlarını uyuştururlar. Bu tür anestezilerin omurilik anestezisinden farkları omurga kanalının içine değil de dışına yapılmalarıdır.
d. Lokal veya bölgesel anestezi. Lokal anestezide çoğunlukla «Novolaine» kullanılır ve bu anestezi türü vücudun muhtelif yerlerine tesir eden sinirlere enjeksiyon yoluyle yapılır. Bu usul anestezinin tesir süresi kısa olduğundan bu karakteristiği önlemek için daha uzun bir sancı giderme süresi verebilecek başka sistemler geliştirilmiştir. Bunlar «Xylocaine», «Carbocaine» ve «Nesacaine»dir. Ancak bu ilâçlarla anestezi süresini uzatmak mümkündür. Bunların bazılarının toksik tesirler yaptıklarından kullanmalarda çok ihtiyatlı olunması gerekmektedir. Lokal veya bölgesel anestezilerin tesir süresini uzatabilmek için çok kez enjeksiyondan önce anestezi karışımına az bir miktar adrenalin ilâve etme usulü kullanılmaktadır. Adrenalin kan damarlarının büzülmesine yol açtığından kanda absorbe olan anesteziyi azaltmakla ameliyat yapılacak yerden uzaklaşmasını önlemektedir.
e. Damardan yapılan anestezi. Damara enjekte edilen ve baygınlık veren birçok ilâç mevcuttur. Bu yolda kullanılan ilâçlar çoğunlukla «Penthothal»dır. Bunların fonksiyonları hastayı uyutmak (narkoz)tır.,Sancıyı önleyecek nitelikleri olmadığı için bunlar ameliyattaki anestezide tek başına kullanılmazlar. Bu sebeple bunlar asıl anesteziye yardımcı olarak kullanılırlar ve hasta uyutulduktan sonra anestezik durumun devamının temini için diazot monoksit «Fluothane» gibi ilâçların kullanılması gerekmektedir. Bazı vakalarda «Siklopropan» da kullanılabilir. Bu gibi anestezilerde anestezist, damardan verilen ilâçları daima azar azar vermeye dikkat eder. Çünkü bunlar nefes alma gibi bazı hayatî fonksiyonları, zorlayarak zayıflatabilir.
f. Mevizî anestezi. Bu tür anestezi ağız, burun, göz gibi organlarda kullanılır. Bu anestezi bir pamuklu aplikatör veya sprey kullanmakla yapılır. Başka kullanılan bir usul de, gereken yere göz damlalığı ile ilâcın damlatılmasıdır. Mevzii anestezide kullanılan ilâçlar genellikle kokain ve pontokain’dir. Bunların da devam süresi kullanılan solüsyona biraz adrenalin katılmasıyla elde edilebilir.
Anestezi verilirken hangi gazlar kullanılır ?
Diazot monoksit, siklopropan halothane veya etilen.
Gazların rahatsız edici kokuları var mıdır ?
Hayır.
Ameliyata başlanmadan önce hasta muhakkak surette uykuya dalmış olacak mıdır ?
Evet. Anestezi tam etkisini göstermeden ameliyata başlanılmaz.
Bir hastanın kendi anestezisini seçmesi doğru bir hareket midir ?
Hayır. Yapılacak ameliyata göre operatör ve anestezist hangi anestezinin kullanılmasının gerekli olduğunu çok daha iyi kestirecek durumdadırlar.
Ameliyat olmakta olan hastalar anestezinin tesiri altındayken önemli sırları istemeseler de açıklayabilirler mi ?
Hayır. Bu çok yaygın, fakat tamamen asılsız bir inançtır.
Ameliyat tamamlanmadan anestezinin tesiri geçtiği vaki olmuşmudur ?
Hayır. Anestezist her zaman anestezinin ilâve gerektiğini bilir ve gerek duyunca ameliyat sırasında anesteziyi artırır.
Ameliyat tamamlandıktan sonra anestezi tesirinin bitmesi ne kadar sürer ?
Bu büyük ölçüde verilmiş olan anestezinin miktarına ve cinsine bağlıdır. Omuriliğe yapılan anesteziler genellikle ameliyatın bitiminden bir ilâ üç saat arasında tesirini kaybeder. Genel anestezi ameliyat bitiminden birkaç dakika sonra tesirini kaybedebilir; fakat bazı zamanlarda bu birkaç saat da sürebilir.
En emniyetli anestezi türü hangisidir ?
Günümüzde uzman anestezistlerin yapacağı her tür anestezi emniyetlidir. Anestezide kazaların sayısı o kadar azdır ki, bugün ameliyatlarda ancak çok küçük bir problem olarak kabul edilmektedir.
Bir tip anestezi ötekinden daha emniyetli olarak kabul edilebilir mi ?
Bunun için kesin bir şart yoktur. Kullanılacak anestezi, yapılacak ameliyata, ameliyatı yapacak doktora Ve ameliyat olacak hastaya, vs. bağlıdır. Hastanın ameliyatında yapılacak anesteziyi seçmesini anesteziste bırakması her zaman tavsiye olunur.
Anesteziden komplikasyonlar en iyi hangi, şekilde önlenebilir ?
Bütün ameliyat boyunca hastanın gerektiği miktarda oksijen alması teinin edilmesi ve hastanın akciğerlerine dışarıdan gereken havanın girmesini garanti etmekle. Bu ölçüler ameliyat boyunca uzman doktor-anestezistler tarafından kontrol edilip gerekenler yapılır.
Bir anestezinin uzaması ne dereceye kadar emniyetlidir ?
Gerekli miktarda hastaya oksijen verildiği müddetçe, anestezinin bazen on veya on iki saate kadar uzamasında hiçbir tehlike yoktur. Günümüzde her alanda yapılan yeni tür operasyonlarda hastaların saatlerce anestezi altında kalmaları gerekmektedir.
Soluk borusu içinde (endotrachea) anestezi ne demektir ?
Bu tür anestezide ağızdan veya burundan bir tüp doğrudan doğruya soluk borusu içerisine yerleştirilmekte ve anestezi solunum yoluyla verilmektedir. Bu, solunum anestezisinde en emniyetli sistemdir. Çünkü bu metotla nefes alma en etkili şekilde kontrol altında tutulabilmektedir.
Omuriliğe yapılan anestezilerden sonra genellikle baş ağrıları meydana gelir mi ?
Omurilikten anestezi olan hastaların yaklaşık yirmi kişiden birinde anestezi sonrası baş ağrıları meydana gelmektedir. Bunlara şimdi bazı önleyici tedbirlerle engel olunmaktadır.
Omurilik anestezisinden sonra meydana gelen baş ağrılarının devam süresi ne kadardır ?
Bunlar ortalama iki veya üç gün sürer.
Omurilik anestezisinden sonra gelen baş ağrıları nasıl tedavi edilir ?
a. Çok miktarda su alınmalı. Günde sekiz on bardak kadar.
b. Aspirin gibi ağrı kesen ilâçlar alınmalı.
c. Omurga kanalında su miktarını artırmak için gereken enjeksiyonlar yapılmalı.
Büyüklerde olduğu gibi bebeklere ve çocuklara da anestezi verilir mi ?
Evet. Çocuklar ve bebeklerin anesteziye tahammülleri çok iyidir.
Ameliyat esnasında hastanın genel durumundan anestezist mi sorumludur ?
Evet. Ameliyat süresince anestezist yalnız nefes almasını değil, nabzını, kalbin çalışmasını ve tansiyonunu kontrol altında tutar.
Aşağıda ameliyatlar için genellikle kullanılan anestezilerin listesi bulunmaktadır.
Beyin => Genel veya bazen lokal, damardan yapılan enjeksiyonlarla. Bazı hallerde bunlar yapılmamaktadır.
Göz => Genel, mevziî veya sinirleri tıkama yoluyla yapılan anestezi.
Kemik => Genel, omurilik veya kısmen sinirleri tıkama yoluyla yapılan anestezi.
Ağız => Lokal veya kısmen sinirleri tıkama yoluyla.
Bademcik => Çocuklarda genel. Büyüklerde lokal veya genel.
Tiroid => Genel. Çok kez solunum borusuna yerleştirilen tüp yoluyla. Az vakalarda kısmen veya lokal.
Göğüs => Genel anestezi. Çok az vakalarda lokal anestezi kullanılabilir.
Kalp ve akciğerler => Soluk borusundan yerleştirilen tüp yoluyla genel.
Karma ait organlar => Hastanın rahatsızlığının özelliğine göre genel veya omurilik anestezisi. Omurilik anestezisine başvurulduğu zamanlarda genellikle hastanın anesteziden önce uyutulması için damardan verilen uyutucu ilâçlar kullanılır.
Böbrekler, mesane ve prostat => Genel veya omurilik anestezisi.
Rektum, anus (makat) ye tenasül organları => Genel, omurilik veya kuyruk kesiminden yapılan (caudal) anestezi. Çok kez önceden uyutmak için damardan enjeksiyonlar gerekli olabilir.
Üst uçlar => Genel, lokal veya bölgesel sinir tıkayıcı anesteziler.
Alt uçlar => Genel, omurilik, lokal veya kısmî anestezi.
Anestezist operatöre çok kez gereken öğütleri verir ve anestezi altında olan hastanın durumu hakkında gerekli bilgileri ulaştırır.
Bir hasta, önceki bir ameliyatta anesteziye karşı olumsuz bir tepki göstermişse bu her anestezide olumsuz tepki göstereceğine delâlet eder mi ?
Hayır. Son yıllarda anestezi dalında o kadar büyük ilerlemeler kaydedilmiştir ki bu gibi tekerrürlerin meydana gelmesine imkân yoktur.
Hasta daha önceki bir anestezide olumsuz tepkiler göstermiş olduğunu anestezist’e bildirmeli mi ?
Evet. Anestezi doktoruna bundan önceki bir ameliyatta veya anestezide göstermiş olduğu olumsuz tepkiler hakkında geniş bilgi vermesi her zaman faydalıdır.
Ameliyattan önce yemek yediğini hasta anesteziste bildirmeli midir ?
Evet. Hastanın anesteziye boş, midede gelmesi çok önemlidir. Eğer hasta ameliyattan önce yemek yemişle bunu anesteziste bildirmesi şarttır.
