Kategoriler
- Ağız ve Diş Sağlığı
- Alternatif Tedavi
- Anne Çocuk
- Astroloji
- Bağımlılıklar
- Bebek ve Çocuk
- Beslenme
- Bulaşıcı Hastalıklar
- Cilt Hastalıkları
- Cilt Sağlığı
- Cilt Sorunları
- Cinsel Sağlık
- Cinsel Yaşam
- Çocuk Sağlığı
- Dahiliye
- Diş Sağlığı
- Diyetler
- Düsük
- Egzersiz
- Erkek İsimleri
- Erkek Sağlığı
- Estetik
- Evlilik
- Fizik Tedavi
- Galeri
- Gebelik
- Gebelik ve Cinsellik
- Genel
- Genel Bilgiler
- Genel ve Estetik Cerrahi
- Göğüs Hastalıkları
- Göz Hastalıkları
- Güzellik
- Hafta Hafta Gebelik (Hamilelik)
- Hamilelik-Gebelik
- Hastalıklar
- İlk Yardım
- Kadın
- Kadın Sağlığı
- Kanser
- Kategorilenmemiş
- Kulak Burun Boğaz
- Ortopedi
- Psikolojik Sağlık
- Ruh Sağlığı
- Sağlık
- Saglık Haberleri
- Sağlık Konuları
- Saglık Makaleleri
- Sağlıklı Yaşam
- Sağlıklı Yaşam
- Sağlıklı Yemekler
- Şeker Hastalığı
- Şifalı Bitkiler
- Sigaranın Zararları
- Tedaviler
- Tüp Bebek
- Üroloji
- Uyku Bozuklukları
- Vitaminler
- Yemek Tarifleri
Bağlantılar
- Epilasyon
- Evlilik Rehberi
- Kampanyalar
- Sağlık Destek Forumu
- Şekerpare tatlı tarifleri
- Tavsiye Forumu
- Yemek Tarifleri
Listeler
Sağlıklı atıştırma seçenekleri
25/12/10
Yalnızca Besin Piramidi’nin tamamına uyan öğünler seçmek yeterli değildir. Ayrıca, atıştırmalar da besin gruplarından seçilmelidir. Atıştırma, her gün üç ana öğün arasında yer alan yiyecek tüketimi anlamına gelir. Birçok insan günde en az bir kez atıştırır ve birçok insan gün boyunca sürekli atıştırır. Atıştırma endüstrisi, hızla büyüyen bir pazardır ve her yıl varolan seçeneklere yenileri eklenir. Gıda imalatçıları, yetişkin ve çocukların benzer şekilde marketlerde satılan atıştırma yiyeceklerinin ilgilerini çektiğini ve bu insanların evde, ellerinin altında bulunması için hazır türde birçok yiyecek satın aldıklarını bilirler.
Ancak sağlıklı atıştırma yiyeceklerini hayatınıza katmanız için yeme ve satın alma alışkanlıklarınızı değiştirmeniz çok da zor değildir. Hatırlanması gereken en önemli şey “boş kalori” tercihler yerine, besin değeri açısından yoğun atıştırma yiyecekleri yemektir. Besin değeri açısından yoğun yiyecekler, kalorinin yanı sıra kaliteli besin, vitaminler, mineraller, lif, protein ve diğer besinler sağlayanlardır. Ayrıca bu boş kalori kaynakları sadece kalori sağlar ancak başka besin sağlamaz. Atıştırmak için seçilen yiyecekler yalnızca Yağlar/Sıvı Yağlar/Tatlılar Grubunda değil Besin Piramidi’ndeki çeşitli gruplardakilerde olmalıdır.
Bisküvi ya da şekerlemeleri elinize aldığınızda bir dahaki sefere bunu aklınızda tutun. Bir parça meyve ya da biraz yoğurt daha iyi bir tercih olmaz mı? Sağlıklı atıştırma seçenekleri aşağıdakileri içerir:
* Taze/kurutulmuş meyve
* Taze sebze çubukları
* Küp şeklinde peynir/peynir dilimleri
* Yağsız patlamış mısır
* Krakerler
* Simit/poğaça
* Küçük kekler
* Kuru üzümlü ekmek
* Meyveli şekerlemeler
* Bisküvi
* Pirinçli kek
* Cips
* Az yağlı yoğurt
* Dondurulmuş yoğurt /buzlu süt
* Lor
Öğün ve atıştırmalarınızı planlamak, yaşam boyu sağlıklı yeme planına başlamada ve sonuçta vücut ağırlığınızı kontrol altında tutmanızda önemli bir adımdır. Besin Piramidi Rehberi, kendiniz ya da ailenizin besin ihtiyacını planladığınızda size yardımcı olabilecek tek araçtır. Bu araç, sadece sağlıklı bir diyet oluşturmaya yardımcı olmaz, aynı zamanda denge, çeşitlilik ve makul olmaya yönelik yol göstericidir. Ayrıca bu araç, tam bir kilo kontrolü için gıda alımınızı azaltmanın temelini oluşturmada da yardımcıdır. Beslenme hakkında daha fazla şey öğrenmeye devam ettikçe bu bilgileri uygulamaya koymak için ek yollar arayacaksınız.
Besin değeri açısından yoğun yiyecekler nelerdir?
Besin yoğun yiyecekler kalorilerin yanı sıra vitaminler, mineraller ve lif gibi besin katkısı olanlardır. Bu gıdalar Besin Piramidi’nin tahıl, sebze, meyve, süt ve süt ürünleri ve et gruplarında bulunabilir.
Zayıflamanın en iyi yolu nedir?
25/12/10
Obezite her üç kişiden birini etkiler ve sonuç olarak, nüfusun yarısından fazlası her yıl bazı diyet türleri ya da kilo verme programlarından
sonuç bekler. Bu insanların yalnızca birkaçı gerçekten nasıl ve ne yapmaları gerektiğini bilir.
Zayıflamak için hazır mısınız?
Peki bu fazla kiloları vermek için hazır mısınız? Sağlıklı iyi beslenme ve yavaş ancak düzenli kilo vermeye odaklanma zamanının geldiğine karar verdiniz mi? Karar verdiyseniz, kendi kendinize aşağıdaki soruları sorun:
* Yaşam tarzımda değişiklik yapmaya hazır mıyım?
* Kilo vermek için zaman harcamaya istekli miyim?
* Yeme alışkanlıklarımın geçici değil sürekli olması gerektiğini biliyor muyum?
* Ağırlığın yavaş yavaş azalacağını anladım mı?
* Hareket düzeyimi artırmaya istekli miyim?
* Öğün ve atıştırmalarımı planlamaya istekli miyim?
* Şimdi başlamak için motivasyonum yeterli mi?
Unutmayın: Bir “diyeti” izlememelisiniz. Sağlıklı yemeyi amaç edinmelisiniz!
Bütün sorulara evet dediyseniz başlamak için hazırsınız. Yavaş zayıflayın. Doğru yapın.
Güvenli ve etkili kilo vermek
Güvenli ve etkili kilo vermek, hedefleri belirleme (hem kısa hem de uzun vadeli hedefler), yeme alışkanlıklarını değiştirme ve günlük yaşama fiziksel etkinliği dahil etmeyi kapsayan bir yaklaşım gerektirir.
Şu hedefleri belirleyin
İlk adımınız bazı hedefleri belirlemek olmalıdır. Ancak hedef belirlemeyi gerçekçi bir şekilde yapın. Bir başkası için değil (eşiniz, anneniz ya da en iyi arkadaşınız) kendiniz için kilo vermelisiniz. Ayrıca pozitif bir tutum içinde olmalısınız. Kısa vadeli hedeflerin, gelecek hafta ya da gelecek ayki planlarınızı oluşturduğunu unutmayın; onlar gerçekleştirilebilir. Uzun vadeli hedefler olanaksız değildir ancak başarı, çabalamanız sizi mücadeleye davet etmeli ve motive etmelidir. Bunlar altı ay ya da bir yılda başarıya ulaşmayı isteyebileceğiniz hedeflerdir. Daha önce bazı hedefleri belirlemek için bir şansa sahip olmadıysanız, o zaman şimdi yapın. Kendinize sorun:
* Gelecek hafta ne başarmak istiyorum?
* Gelecek ay ne başarmak istiyorum?
* Gelecek yıl ne başarmak istiyorum?
Hedeflerinizde gerçekçi olun. Başarması çok güç olursa hayal kırıklığına uğrayabilir ve onları asla gerçekleştiremeyebilirsiniz.
Yavaş zayıflayın
Öncelikle kilo verme hedefiniz yavaş şekilde kilo kaybetmek olmalıdır. Küçük değişiklikler yapın. İlk başta inanılmaz sonuçlar beklemeyin. Yavaş zayıflamak için her hafta yarım kilodan fazla olmayacak şekilde kilo vermeyi planlayın. Bu, günde yaklaşık 500 kalori alımını azaltarak başarılabilir.
Peki nasıl? Yarım kilo 3500 kaloriyle eşdeğerdir. Yarım kilo almak için 3500 kalori almanız gerekir. Günde 2000 kalori tüketen bir insan, yarım kilo kazanmak için bir hafta zaman içinde kalori alımını günde 2500′e çıkarmak zorunda kalır, (ek 500 kalori). Zayıflamak için ise durumu tersine çevirmek gerekir. Bu kişi, yarım kilo zayıflamak için 1 hafta içinde günlük kalori alımını 1500 kaloriye düşürülecektir, (eksi 500 kalori).
Ayrıca fiziksel etkinlik de eşitliğin içinde sayılabilir (egzersizle ilgili daha fazla bilgi için 19. Bölüme bakınız.) Ne kadar hareket ederseniz o kadar yakarsınız.
Diyetinize ilk uyumunuz biraz sıvı kaybına neden olacaktır. Bu ilk hafta yarım kilo fazladan bir kilo kaybı olabilir ancak bu, yalnızca geçici bir durumdur. Kilo verme çabaları devam ederse haftada yaklaşık yarım-bir kilo kaybedilebilir. Bu herhangi bir kişi için sağlıklı ve yeterli bir kilo kaybıdır.
Peki üç ay içinde her hafta yarım kilo verirseniz bu çok olmaz mı? Yaklaşık 5,5 kilo eder; altı ayda 11 kilo ve bir yılda toplam 23 kilo eder. Geçen yılı aklınıza getirin ve denediğiniz bütün sözde diyetler üzerine düşünün. Şu an diyeti doğru yapmak ve son olarak ondan kurtulmak için harcanan zamana değmez mi?
Haftada yarım kilo zayıflamak genellikle güvenlidir ve yeterli sayılır. Günde ortalama 500 kalori kısıntı yapmak, haftada ortalama yarım kilo verme ile sonuçlanır ve etkili kilo verme budur.
Besin hakkındaki tutumunuzu incelemek
Kilo verme ve yiyeceklerden uzak durma girişimlerinizde başarılı olmanız için besinler hakkında iyi bir tutuma sahip olmanız gerekir. Burada yeni yaklaşımınız hakkında bir çalışma yönergesi bulabilirsiniz.
İlk önceliğiniz, “sağlık” olsun. Diyet değişiklikleri konusunda ne zaman çelişkiye düşerseniz ne kadarını sağlığınız için yaptığınızı düşünün.
Diyet yapma değil “sağlıklı yeme” açısından düşünün. Kısıtlayıcı diyet yapma geçici bir durumdur. Sağlıklı yeme yaşam boyu sürecek bir yaklaşımdır. Sürekli değişiklik yapmayı öğrenin.
Yönünüzü belirleyin. Kendiniz için ne kadar iyi bir yön belirlerseniz o derece çabuk başarıyı yakalarsınız.
Hedeflerinizi not ettiğinizden emin olun. Onları yapıştırın ve kendi üzerinizde düzenli olarak kontrol edin. Buzdolabına yapıştırılmış belirli tarihleri olan hedeflere sahip olmanız, sabit bir hatırlatıcı ve kapısını açmak için uzandığınızda, her zaman görebileceğiniz şey olacaktır. Yararını görüyorsanız, diğer yerlere de bunlardan yapıştırın.
Olumlu olun. Bunu başkası için değil kendiniz için yapıyorsunuz. İyimser ve odaklanmış olun. Başarılarınız ve sonuçlarınız için övgüyü kabul edin. Kendiniz ve çevrenizdeki insanlar hakkında olumlu düşünün. Mükemmel olmadığınızı unutmayın. Hatalar olacaktır. Ancak moralinizin bozulmasına izin vermeyin. Sıkıntıların üstesinden gelin ve yeniden olumlu hissetmeye başlayın.
Kendiniz ve yaşam tarzınıza uyan bir yeme yaklaşımı oluşturun. Yoğun günlük programınıza uygun şekilde öğünlerinizi ve atıştırmalarınızı planlayın. İşe erken gidiyorsanız ve kahvaltı için zamanınız kalmıyorsa iş yerinde yemek için enerjisi yüksek bir yiyecek paketi yapın (küçük bir simit ve bir kutu portakal suyu gibi). Çocuklarınızla parka gidiyorsanız kuru üzüm, bir elma ya da kraker gibi yiyecekler hazırlayın. Bu atıştırma yiyecekleri iştahınızın kesilmesine yardımcı olacaktır ve dondurmacıdan ya da diğer hazır türdeki yiyeceklerden uzak tutacaktır. Ayrıca kendinizi tamamen yemekten alıkoymayın. İleride kendi başarısızlığınız için yalnızca zemin hazırlarsınız.
“İyi yemekler” ya da “kötü yemekler” olmadığını, yalnızca iyi ya da kötü yeme planları olduğunu aklınızda tutun. Çok para harcamak istiyorsanız, öyle yapın. Yalnızca onun için plan yaptığınızdan emin olun. Para harcamak, bir başkasını beslemeyi gerektirmez. Herkesin bir tatlı yemeye hakkı vardır. Akşam yağ oranı yüksek yiyecekler, yiyeceğiniz bildiğiniz günlerde önceki öğünleri az yağlı yiyeceklerle geçirin.
Akşam yemeğinden sonra yemek yemek uygun mudur?
Evet, ancak günlük payınıza bağlı olarak ne yediğiniz ve ne kadar tükettiğiniz hakkında sağ duyunuzu kullanın. Gece geç saatlerde, özelliklede çok az hareketli olduğunuzda, çok fazla miktarlarda yemek ya da yağ ve kalorisi yüksek gıdalar akıllıca bir seçim değildir. Bir seçenek olarak lif oranı yüksek meyve ve sebzeler, konsantre meyve suyu, bisküvi ve sütü düşünün.
Sizin için uygun bir plan aramak
Besin Pirami’dinin kilo verme değil, yalnızca sağlıklı yeme üzerine odaklandığını ancak, gerçekte ikisinin de gerçekleştiğini düşünebilirsiniz. Gıda alımını azaltmadaki esas amacınız, her besin grubundan yiyecekler seçerek bunu yapmaktır.
Denge, çeşitlilik ve makul olmanın önemini de unutmayın. Bu sözler diyetle ilgili gerekli değişiklikler yapmaya başlamak için size yardımcı olmalıdır. Dengenin her gün öğün ve atıştırmalarınız için farklı besin gruplarının her birinden seçmek anlamına geldiğini hatırlayın. Çok çeşitli besinler seçmek, besin gruplarından her birinden farklı seçenekler tercih etmek anlamına gelir. Makul olma ise porsiyon büyüklüğünü yeterli olmasını sağlamak demektir. Uygun besinleri seçtiğinizde, yağ oranlarını düşük ve lif oranlarını yüksek tutun.
Kalorileri hesaplamak gerçekten gerekli olmadığı halde çeşitli besinlerin kalori katkılarını anlamak önemlidir. Gıda alımınızın çok az olmamasına dikkat edin. Gıda alımınızı 1200 kaloriden daha aza düşürmek güvenli değildir. Bu arada sizin için uygun bir plan için çaba gösterin.
Kilo vermeyle ilgili akıllı olun. Seçtiğiniz plan aşağıdakilerin hepsini içermelidir:
Dikkatli olun. Planınız yeterli kalori sağlamalı ve vitaminler, mineraller ve protein için günlük önerilen dozu içermelidir.
Besin Piramidi Rehberi, yavaş ve düzenli kilo kaybını önerir. Haftada 227 gram-1 kilo vermek yeterlidir.
Rehber, yaşam tarzı alışkanlıklarınızı değiştirir. Yeme ve egzersiz biçimlerinizi değiştirmek kilo alımına neden olabilen sorunlardan kurtulmak için gereklidir. İlk ağırlık hedefinize ulaştıktan sonra aynı kiloda kalma yönergesini dahil edin. Yeniden alacaksanız kilo vermenin hiçbir yararı yoktur. Aynı kiloda kalmak, kilo vermek kadar zor olabilir.
Yardım desteği arayın ve bilgili olun. Bu süreç içinde öğrenmek sağlıklı ve mutlu bir yaşam için çok önemlidir.
Belirli bir plan üzerine odaklanın. Burada yukarıdaki şemada bulunan önerileri her günkü öğünlere ve atıştırmalara bölebilirsiniz.
1200 kalorilik planı çok kısıtlayıcı bulduysanız, fazladan meyve ya da birkaç sebze ekleyin. Ya da açlığınıza ve programınıza bağlı olarak hafta boyunca iki farklı plan arasında çalışın.
Ayrıca, farklı ek seçenekler olarak düşünüldükleri için bu gruplardan herhangi birine girmeyen birçok serbest türde yiyecek vardır. Bu gıdalar önemli düzeyde kalori ya da besine sahip değildirler. Ancak, doymanıza ve açlık hissinizi bastırmanıza yardımcı olurlar. Gerekli oldukça gün içinde bunları ilave edin. Hoşunuza gidebilen bazı gıda seçenekleri dereotu turşusu, dilimlenmiş salatalık, taze yeşil fasulye, şekersiz jelatin, kalorisiz içecek ve meşrubatlar, şekersiz sert şekerleme ya da sakızlar, et suyu ya da bulyondur.
Birkaç kilo verme kuralı oluşturmak
Herkes gıda alımını kontrol altına almanın farklı yollarını bulacaktır. Uygulayacağınız bir dizi kural, kontrolü ele almanıza yardımcı olur. Bu kısımda, zayıflama yolunda size yardımcı olmak için planınıza dahil edebileceğiniz birkaç şey önereceğim.
Öğün ve atıştırmalarınızı planlayın. İhtiyacınız olursa bütün yiyecekleri zamanı gelmeden not edin. O zaman ne satın alacağınızı ve ne hazırlayacağınızı bileceksiniz.
Öğünleri atlamayın. Her gün düzenli saatlerde yiyin. Gelişigüzel yemek, atıştırma isteğine ve başarısızlık olasılığının artmasına yol açar.
Yemek yerken oturun. Bütün öğün ve atıştırmaların yenilebileceği, genellikle de mutfak masası gibi bir yer ayarlayın. Düşüncesizce atıştırmak istediğinizde, kendi kendinize sorun, şimdi oturmaya ve bundan hoşlanmaya değer mi?
Etrafınızdaki dikkat dağıtıcı şeylerden uzak durun. Televizyonu kapatın, gazetelere aldırış etmeyin, telefonunuzu kapatın. Dışarıdan gelecek herhangi rahatsız edici bir şey, tüketeceğinizden daha fazla yemenize neden olacaktır.
Ocaktaki yemeklerinizi ölçün, tabaklara bölüştürün ve masaya götürün. Bu, ikinci porsiyonu kontrol altına almanıza yardımcı olacaktır ve ne olursa olsun, kim bir oturuşta 2 öğüne ihtiyaç duyar? Daha fazlasını yemek için geri dönmeyeceğinizden emin olmak için yemeye başlamadan önce artan yemekleri sarın.
Yemeye zaman harcayın. Yemeğin tadından zevk alın. Yemek yemeye başladığınız andan, midenizin dolu olduğu sinyalini beyne gönderdiği zamana kadar geçen süre aşağı yukarı yirmi dakikadır. Yavaş yiyerek daha az tüketeceksiniz çünkü doygun hissetmeye başlayacaksınız.
Tabağınızdakileri bitiremediğiniz için kaygılanmayın. Artık “tabağındakilerin tümünü bitirenlerden” biri olmanızı beklemiyoruz. Doymuşsanız, yemeyi bırakın. Dilerseniz, yemeğinizi daha sonrası için saklayın. Yemeğin başlangıcında aşırı iştahınızı dizginlemek için bir bardak et suyu ya da biraz çiğ sebze yiyin. Bu “serbest” yiyecekler doyurucudur.
Günlük tutun. Yediğiniz yiyecekleri not aldığınız zaman, genelde daha az yemeye yönelirsiniz. Yediklerinizin takibini yapmanız ne yediğinizin farkında olacağınız güvenli bir yoldur. Ayrıca bu süreçte karşılaşabileceğiniz sorunlarla başet-mek ve moral çöküşlerini değerlendirmesi için diyetisyen gibi uzmanlardan yardım alabilirsiniz.
Gıda alımınızı azaltırken atıştırdıklannızı unutmayın. Bütün yeme planınıza uyan atıştırma yiyeceklerini araştırın. Simit, kraker, bisküvi, taze meyveler, kuru üzüm ve çiğ sebze gibi az yağlı tercihleri seçin.
Küçük değişikliklerin sonucu nasıl etkilediğini görmek
Günlük gıda alımınızdan fazla kalorileri çıkarmanın, birçok kolay yolu vardır. Önce günlük 500 kalori ya da daha fazlasını çıkarmak çok fazla olabilir, ancak 50 ya da 100 kalori sizin kolaylıkla başarabileceğiniz bir kesinti olabilir, (yalnızca bir kurabiye ya da tam yağlı süt yerine yağsızı içerek elde edeceğiniz tasarruf) Aşağıda diğer birkaç mantıklı alternatif var:
Tek dilim ekmeğe sürülmüş taze peynir yiyin (70 kalori tasarruf için 1 dilim ekmek)
Şekersiz kahve için (36 kalori tasarruf için 1 çay kaşığı şeker ve bir yemek kaşığı krema)
Kavrulmuş pirinç ile yapılan pilav yerine buharda pişirilmiş beyaz ya da kahverengi pirinçli pilav seçin. (100 kalori tasarruf)
Her zaman kullandığınızın yerine light mayonez koyun ya da daha da iyisi hiç mayonez kullanmayın (70 kalori tasarruf) On patates cipsi yerine on havuç yiyin (70 kalori tasarruf) %2 oranında yağlı ya da tam yağlı süt yerine yağsız süt için (20-50 kalori tasarruf)
Meyveli yoğurt yerine taze meyve eklenmiş sade az yağlı yoğurt deneyin (50 kalori tasarruf)
Muzlu süt yerine muz püresi yapın (50 kalori tasarruf) Çikolata parçalı kurabiye yerine vanilyalı bisküvi atıştırın (75 kalori tasarruf) Daha hafif ve az kalorili kekleri seçin (200 kalori tasarruf)
Ticarî kilo verme programlarına bakmak
Bazı insanlar programlarını kendi kendilerine oluşturmayı ister, bazıları ise kilo vermeleri gerektiğinde dışarıdan bir yardım ve destek alma ihtiyacı hissederler. Bu, hepimiz için kişisel ve bireysel bir karardır.
Bir Program Ne Sunar?
Kendini kabul ettirmiş bir kilo verme programı ile ek destek aramaya ilgi duyan tüketiciler, davranış değişikliği ve psikolojik destek sunan bir program seçmelidir. Program, uzun vadeli kilo verme ve yönetimi, beslenme kılavuzu ve öğün planlamayı içeren yardımcı yönergesi, etkinliğin artırılması için öneri ve motivasyon yardımı üzerine odaklamalıdır. Ayrıca hem başlangıçta hem de uzun zaman devam etmiş geçmiş başarı kanıtlarını sergilemelidir.
“Sahte beslenme uzmanlarına dikkat edin. Dışardan yardım aldığınız zaman, gıda ve beslenme temeli olan ve mümkünse ağırlık kontrolü konusunda uzmanlaşmış kayıtlı bir diyetisyen araştırın.”
Bazı programlar, haftalık uzmanınıza yapacağınız ziyaretleri gerektirir, bazıları ise daha seyrek ziyarete olarak tanır. Bazı programlar özel yiyecek ve araçların alınmasını ister, diğerleri istemez. Bazı programlar hekim kontrolünü seyrek-leştirirken diğerleri sizi katı hekim kontrolü altına sokabilir. Belirli bir programa başlamadan önce aşağıdaki kontrol listesini dikkate alın.
Yeterli kilo verme programı için kontrol listesi
Ticari bir kilo verme programı aramayı dilerseniz kendi kendinize aşağıdaki soruları sorun:
* Her besin grubundan çeşitli türden yiyecek seçimleri öneriyor mu?
* Hem marketlerden kolaylıkla erişebileceğiniz hem de zevk aldığınız yiyecekleri içeriyor mu?
* Yaşam tarzınıza uygun değişiklikler öneriyor mu?
* Plana maddi gücünüz yeter mi? Mali olarak size uygun mu?
* Fiziksel etkinliğinizi artırmak için öneriler sunuyor mu?
* Sizi motive ediyor mu? (Özgüveninizi güçlendiriyor mu?)
Yukarıdaki bütün sorulara “evet” yanıtı vermeyi başardıysanız yeterli bir kilo verme programı seçme yolundasınız.
Sizin için en iyi program
Ticari bir kilo verme programında, seçeneklerinizi iyice düşündükten sonra sizin için en iyi olanı bulun. Programdan bir yetkili ile konuşmak için randevu alın. Ayrıca katılan diğer kişilerle konuşmaya çalışın. Şu soruları sorun:
* Başarı ve başarısızlık oranları nedir?
* Bu program diğerlerinden daha iyi ne yapıyor?
* Diyet ve beslenme konusunda katılımcılara kimi eğitimci olarak öneriyor?
* Bu kişi eğitimli mi, uzman mı yoksa değil mi?
* Ne kadar sıklıkta ziyaret gerekiyor?
* Bu programa devam etmenin sağlık açısından riskleri var mı?
* Özel yiyecekler, yemekler, diyet ekleri ya da araçlar almak zorunda olacak mısınız?
* Süpermarketten istenilen gıdaları satın alabilir misiniz?
* Öğün ve atıştırmalarda ailenin diğer üyeleriyle aynı yiyecekleri yiyebilecek misiniz?
* Tam olarak bu programın maliyeti ne olacak? Hedefinize ulaşırsanız anlaşma yapar mısınız?
* Uzun dönemli üyelik seçenekleri nelerdir?
* Bu program, kilo verme gerçekleştiğinde verilen kiloyu koruma programına sahip mi?
* Ne tür bir profesyonel destek var?
Başarılı kilo vermenin gizlerini tespit etmek
Kilo vermeye çalışan bir çok kişi, diyet yapan diğer başarılı kişilerden büyük oranda etkilenir. Başarı hikayeleri ve öneriler, geçmişleri ya da şu anki başarı durumları hakkında moralleri bozuk olan kişilere yardımcı olabilir. “Orada olan” birçok kişi ile konuştuktan sonra, bu “gizler” sizin başlamanıza, devam etmenize ve başarılı sonuçlar almanıza yardım etmek için bir araya getirilmiştir.
* Bebek adımları ile hareket edin.
* Aşırı açlıktan kaçınmak için günde beş ya da altı kez küçük öğünler yapın.
* Doygun hissetmenize yardım edecek birçok meyve ve sebze, yüksek lifli gıdalara odaklanın.
* Gerçekçi hedefler belirleyin.
* “Diyeti” değil sağlıklı beslenmeyi düşünün.
* Tabağınızda her zaman bir miktar yemek bırakın. Doyduysanız yemeyi kesin.
* Akşam 19:30′dan sonra mutfağı kapatın.
* Ne olursa olsun hareketli olun. Merdivenleri çıkın, köpeğinizi gezdirin ya da öğle yemeği esnasında hareketli olun; bunların hepsi sonucu etkileyecektir.
Kilo vermek için aldığınız yol ne kadar olursa olsun öncelikli hedefiniz, bir noktada öz yetkinliği başarabilmek için bu süreçte kendinizi yeteri düzeyde eğitmektir. Son olarak gıda alımınızı kontrol altına almalısınız, yiyecek takıntılarınızı azaltmalı ve sağlıklı bir yaşam tarzı ile yaşamalısınız. Kilo vermede sizin temel hedefiniz, hayatınıza hareketi katarken akıllı gıda seçimleri yapmak olmalıdır. Hem uzun hem de kısa vadeli gerçekçi hedefler belirlemeyi öğrenmeniz ve yavaş, güvenli ve etkili şekilde zayıflayarak sağlığınıza dikkat etmeniz gerekir.
Başarılı kilo kaybı, kiio vermek ve yeniden eski alışkanlıklara geri dönmek değildir. Kilo vermek, sağlıklı yeme ve düzenli egzersiz yapmaya yönelik yaşam boyu sürecek bir sorumluluktur.
Sihirli bir yanıt olmadığını unutmayın. Sizin için en iyi olanı bulmak size bağlıdır. Motivasyonunuzu yüksek tutun, tutumunuzu değiştirin, bir adım atın ve bunu sağlığınız için yapın.
Incoming search terms:
- zayiflamanin en iyi yolu
Vitaminler ve mineraller yiyeceklerimizin jftif tümünde görebileceğimiz başlıca besinlerdin Toplam sağlık için son derece önemlidirler. Günlük aldığınız besinlerde değişiklik yaptığınızda, temel besinlerin alımını ve uygun dengede olmasını sağlamaya özen göstermelisiniz. Bu bölümde bunun nedeni hakkında daha fazla şey öğreneceksiniz.
Vitaminler: Organik Bileşikler
Vitaminler, sağlık için temel olan organik bileşiklerdir. Vitaminler vücut tarafından yapılmazlar. (Bazı durumlarda bir biçimi, vücut içinde başka bir biçime dönüştürülebilse de). Bu yüzden vitaminlerin yediğimiz yiyeceklerden sağlanması gerekmektedir. Fakat protein, karbonhidratlar ve yağların aksine vitaminler, enerji kaynağı sağlamazlar.
Vitaminler yaşam için gereklidir. Her vitamin vücutta bilinen işlevlere sahiptir. Fakat yalnızca az miktarlarda vitamine ihtiyaç duyulur. Günlük gereksinim için gerekli olan vitaminlerin toplamı sadece 1/8 çay kaşığı kadar olacaktır. Fakat gereksinimler çok az olsa bile vitaminler hayatı desteklemek için gereklidir. Belirli bir vitamin yeterli miktarda alınmadığında, yetersizlik belirtileri gelişebilir. Vitamin eksikliği, vitaminin alınmamasından bir iki gün sonra değil ancak birkaç ay sonra kendini gösterir. Vitaminler iki ana gruba ayrılırlar: yağda eriyen ve suda eriyen vitaminler.
Vitaminler ve mineraller; enerji üreten besinler, protein, karbonhidratlar ve yağlar kadar diyet için önemlidirler. Ancak kalori ve enerji vermezler. Vitaminler ve mineraller hergün vücuttaki bir çok süreç ve etkinlik için çok önemlidir. Bu nedenle, bu vitaminlerin her gün uygun miktarlarda alınması gereklidir.
Yağda eriyen vitaminler
Yağda eriyen vitaminler A, D, E ve K vitaminleridir. Bu vitaminler aşırı alındığında vücutta depolanırlar. Bu özellik, her gün yeterli miktarlarda vitamin tüketmeyen insanlar için bir avantaj olabilir. Ne yazık ki çok fazla miktarda alındıklarında, fazlalığıyla zehirleyici düzeylere ulaşabilirler. Yüksek dozlar, vücut için tehlikeli hale gelebilir. Bu önemli vitaminlerin, ne yaptıklarına ve onları hangi besin kaynaklarından sağladığımıza odaklanalım.
A vitamini
A vitamini iki biçimde varolur. Hayvansal kaynaklı yiyecekler, A vitaminin etkin biçimini sağlarken bitkisel kaynaklı yiyecekler, vücutta A vitaminini dönüştüren beta-karoten olarak adlandırılan provitamin tipini sağlar. A vitamini karaciğer, balık yağları, süt ve süt ürünleri takviyesinde ve yumurta sarısı gibi gıdalarda bulunur. Beta-karoten ise havuç, yer elması, balkabağı, ıspanak, brokoli, kabak, biber, papaya, mango, kavun ve kayısı gibi yiyeceklerde bulunur. Hastalıklar anlamına gelen beta-karoten bakımından zengin yiyecekler antioksidanlar olarak adlandırılır ve A vitamini; kemiklerin gelişmesi, sağlıklı epitel, yani cilt, gözler ile akciğerlerin, bağırsakların ve üreme organlarının bölümlerinde bulunan doku için gereklidir. A vitamini cildin ve saçın sağlığı için gereklidir. Ayrıca özellikle gece ve loş ortamlarda sağlıklı bir görme gücünün sürdürülmesi için önemlidir.
D vitamini
D vitamini, diyetteki besinlerden ya da güneş ışığına doğrudan maruz kalarak sağlanabilen tek vitamindir. Kan dolaşımındaki kalsiyum seviyesini düzenlemeye yardımcı olmak için gerekli olan bu vitamin, güçlü kemikler ve dişlerin gelişmesinde önemli bir rol oynar. D vitamini bazı balıklarda (sardalya, alabalık ve akrabası somon balığında), balık yağlarında, peynirde, yumurtada ve süt takviyesinde, tahılda ve margarin ürünlerinde bulunabilir.
D vitamini sıklıkla “güneş ışığı vitamini” olarak adlandırılır çünkü güneş ışığından sağlanabilir. Güneşli iklimlerde yaşayan insanların D vitamini gereksinimini karşılamakta zorluk çekmemeleri gerekir.
E vitamini
E vitamini bir çok insana her derde deva olarak reklamı yapılmış, iyi bilinen bir vitamindir. Bu yöndeki birçok iddianın doğruluğu kanıtlanmamış olsa da bu vitamin son yıllarda ün kazanmıştır. Sağlıklı bir bağışıklık ve sinir sistemini korumak için esas olan E vitamini ayrıca hastalığa ve dokuyu hasara karşı korumaya yardım eden antioksidan etki sağlaması ile de tanınır. Vitamin E bakımından zengin olan bir diyet; soya fasulyesi, mısır, yalancı safran, pamuk tohumu, margarin, bazı meyveler ve sebzeler, buğday özü, birçok tahıl içeren kahvaltılık tahıl gevreği, fındık ve tohumlar gibi bitkisel yağları içerir.
K vitamini
K vitaminin ana işlevi, kanın pıhtılaşmasına katkıda bulunmaktır. Bu vitamin kesik, sıyrık ya da kanayan bir hasar durumunda kanın pıhtılaşmasına yarayacak proteinlerin yapımı için gereklidir. K vitamini; koyu yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer, meyveler, süt, et, yumurta ve tahıl ürünlerini içeren çeşitli yiyeceklerde mevcuttur.
Suda eriyen vitaminler
Suda eriyen vitaminler (B-kompleks ve C vitamini, askorbik asit olarak da bilinir) vücutta depolanmazlar. Aslında bu vitaminler, suda erir dolayısıyla çok fazla miktarda alındığında idrarla vücuttan atılır. Bu vitaminler vücutta aşırı miktarda depolanamazlar. Ancak bu vitaminler, günlük ihtiyaçları karşılamak için önerilen miktarda tüketilmelidir. Bu vitaminler, bir çok besin kaynağında büyük oranda mevcuttur.
Tiamin (B-l)
Tiamin, enerji metabolizmasında önemli bir rol oynar. Sinirlerin ve kasların işlevleri için de gereklidir. Tiamin; kepek’ekmeğinde ve tahıl gevreğinde, karaciğerde, kuru fasulyede, fındıkta, ayçiçeği gibi kabuğundan ayrılmamış bitki tohumlarında ve rafine edildikten sonra vitaminin eklenen zenginleştirilmiş ürünlerde bulunabilir.
Riboflavin (Bs)
Riboflavin karbonhidratlardan, yağlardan ve proteinden gelen enerjiyi serbest bırakmada vücudu yardım eder. Riboflavinin temel kaynakları; süt ve süt ürünleridir. Zenginleştirilmiş ve kepekli tahıl gevreği, karaciğer, böbrek ya da kalp gibi sakatatlar ile et, kümes hayvanları, yumurta, balık, yeşil yapraklı sebzeler ve fındık da bu vitamini sağlar.
Niasin
Niasin esas olarak enerji metabolizmasıyla ilgilidir; cildi ve sinir sistemini sağlıklı tutmaya da yardımcı olur. Kepekli ve zenginleştirilmiş ekmek ve tahıl gevreği ile birlikte et, kümes hayvanları, balık, yerfıstığı yağı, baklagiller ve fındık bu vitaminin ana kaynaklarıdır.
Pantotenik asit
Bu vitamin, enerji metabolizmasında önemli bir rol oynar ayrıca büyümeyi de destekler. Et, kümes hayvanları, balık, kepek ekmeği ve tahıl gevreği, baklagiller, süt, meyveler ve sebzeleri de içeren çok çeşitli besin kaynağında bulunabilir.
Biotin
Biotin karbonhidratlardan, proteinlerden ve yağlardan enerji üretilmesine yardım eder. Yumurta sarısında, bira mayasında, tahıl gevreğinde, karaciğerde, peynirde ve fındıkta bulunur.
B, vitamini
B6 vitamini, vücut dokularının gelişiminde ve yağların metabolizmasında temel rol oynar. Besin kaynakları et, balık, kümes hayvanları, sakatatlar, süt ve süt ürünleri, kepek ekmeği ve muz, kavun, brokoli ve ıspanak gibi bazı meyve ve sebzeleri kapsar.
Folat (Folik asit)
Yeni hücrelerin gelişmesine ve DNA’yı (hücrelerin genetik bileşimi) birleştirmeye yardım eden bu vitamin, özellikle hamile kadınlar için önemlidir. Karaciğer, bira mayası, buğday tohumu, baklagiller, portakal, kavun ve brokoli ile beraber koyu yeşil yapraklı sebzeler bu vitaminin ana kaynağıdır. Zenginleştirilmiş ekmekler ve tahıl ürünlerinde de uygun folik asit miktarı bulunur.
B12 vitamini (Kobalamin)
B12 vitamini folik asitin işlevine yardım eder. Ayrıca sağlıklı sinir dokusunun gelişmesi, korunması ve kırmızı kan hücrelerinin oluşumu için gereklidir. Temel olarak ette, kümes hayvanlarında, balıkta, yumurtada, süt ve süt ürünlerinde bulunduğundan bu vitamin, sıklıkla vejetaryenler için bir sorundur. Hiç et, yumurta, balık ya da süt ve süt ürünleri yemeyen sıkı vejetaryenler, sık sık alternatif B12 vitamini kaynakları aramalıdırlar.
C vitamini (Askorbik asit)
Bu ünlü vitamin yani C Vitamini, vücuttaki çok sayıda önemli işlevi yerine getirir. Sağlıklı kemikler, kıkırdak, kaslar ve kan damarları için gerekli olan hücreleri bir arada tutan kollojenin oluşumuna yardım eder, yaraların iyileşmesini sağlar, demir ve kalsiyumun vücutta kullanımını artırır, hücre hasarını önlemede bir antioksidan olarak çalışır, rahatsızlık ye hastalığa karşı korur.
C vitamini turunçgiller, kavun, çilek, brokoli, patates, domates, lahana, (kıvırcık, ıspanak, şalgam gibi) koyu yeşil yapraklı sebzeler ile yeşil ve kırmızı biberi içeren birçok sebze ve meyvede bol miktarda bulunmaktadır.
Mineraller: İnorganik elementler
Vitaminler gibi mineraller de vücudun son derece küçük miktarlarda ihtiyaç duyduğu besinlerdir. Onlar da kalori sağlamazlar. Ancak vitaminlerin aksine mineraller inorganik elementlerdir yani bileşik değillerdir ve karbon içermezler.
Diyet için önemli olan en az on altı farklı çeşit mineral vardır. Bunlar; makro ve mikro mineraller kategorisine dahil edilebilirler. Her tür, eşit derecede önemlidir; vücut onlara farklı miktarlarda gereksinim duyar. Önerilen günlük mineral miktarı son derece azdır ama genel olarak sağlık için çok önemlidirler. Mineraller enzimlerin kimyasal tepkimeleri tamamlamasına, normal sinir işlevlerine ve kas kasılmasına yardımcı olur, büyümeyi hızlandırır, asit baz dengesini düzenler ve bedenin sıvı dengesini korur.
Makro mineraller
Makro mineraller kalsiyum, fosfor, magnezyum, sülfür, potasyum ve klor içerir. Bunlara mikrobesinlerden daha fazla gereksinim duyulduğu için çoğu insana daha tanıdık gelebilir. Bu ünlü minerallerin her birine tek tek bakalım.
Kalsiyum
Kalsiyum, vücutta doğal olarak en fazla bulunan mineraldir. Kemik kütlesini korumak ve kemikleri hayat boyunca güçlendirmeye yardımcı olmak için çoğunlukla kemiklerde bulunur. Bunun yanında kalsiyum, güçlü dişlerin oluşmasında da işlevseldir. Kas kasılması, kalbin atması, sinir fonksiyonları ve kanın pıhtılaşması için önemlidir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, bakliyat ve sardalye kalsiyum sağlasa da süt ve süt ürünleri diyete en fazla kalsiyum sağlayan gruptur. Bugün, portakal suyu gibi bir çok gıda kalsiyumla takviye edilmiştir.
Fosfor
Vücutta güçlü kemikler ve dişler oluşturmaya yardım etmek için fosfor ve kalsiyum birlikte çalışırlar. Fosfor, ayrıca enerji metabolizmasının düzenlenmesine yarar. Süt, kümes hayvanları, peynir, et, bakliyat, yumurta, fındık, ekmek, patates, bezelye, kuru üzüm ve avokado gibi protein bakımından zengin olan tüm gıdalarda bulunabilir.
Magnezyum
Kalsiyum ve fosfor gibi vücuttaki magnezyumun da çoğu kemiklerde bulunur. Temel olarak magnezyum, enzimleri daha verimli bir biçimde çalışmak üzere aktif hale getirerek çalışır. Ayrıca akciğerler, sinirler ve kalbin işlevleri için de yararlıdır. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, patates, bakliyat, deniz ürünleri, fındık, süt ve süt ürünleri ve her çeşit tahılı magnezyum içermektedir.
Sülfür
Sülfür vücudun her hücresinde bulunur. Vücuttaki asit baz dengesini korumaya yardımcı olur. Buna ek olarak sülfür, karaciğerin vücuttaki toksinleri daha az zararlı maddelere dönüştürmesine yardım eder. Sülfür, protein bakımından zengin ve B vitaminleri tiamin ve biotin içeren gıdalarda bulunsa da vücut sülfüre son derece az miktarda ihtiyaç duyduğundan günlük olarak sülfür alma zorunluluğu yoktur.
Sodyum, potasyum ve klor
Bu üç mineral vücuttaki sıvı dengesini düzenlemeye yardımcı olmak için birlikte çalışırlar. Sodyum, bir çok yiyecekte doğal olarak bulunsa da onun esas katkısı tuzdan ve işlenmiş yiyeceklerden gelir. Sodyum klorür olarak da bilinen sofra tuzu, günlük besine ayrıca klorür de sağlar. Potasyum, taze meyve ve sebzeler ile süt, et, kümes hayvanları ve çeşitli balık türlerinde bulunur.
Mikro mineraller
Mikro minerallere sadece çok küçük miktarlarda ihtiyaç duyulsa bile onlar vücut fonksiyonlarında son derece önemlidir. Aşağıdakiler bu temel besinlerin bir özetidir.
Demir
En çok kanda bulunan demir, en önemli minerallerden birisidir. Demir, oksijeni akciğerlerden hücrelere taşıyan kırmızı kan hücrelerine yardım eden bir protein olan hemoglobinin bir parçasıdır. Hemoglobin ayrıca karbondioksiti vücuttan atmak üzere dokulardan akciğere geri taşır. Kan hücrelerinin parçası olduğu için kan deposu tüketildiğinde demir de tüketilebilir. Sonuç olarak vücuttaki demir oranının azlığı bir tür demir yetersizliği olan ve anemi denilen bir duruma neden olur. Anemi; yorgunluğa, bitkinliğe ve iştah kaybına neden olur ve kanın oksijen taşıma yeteneğinin azalmasına yol açar. Demir bakımından zengin yiyecekler herkesin günlük besininin bir parçası olmalıdır. Bu yiyecekler kırmızı et, deniz . tarağı, istiridye, ördek, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve zenginleştirilmiş her tür tahıl ile kahvaltılık tahıl gevreğini içerir. Demir, C vitamini bakımından zengin yiyeceklerle birlikte tüketildiğinde (örneğin demirle zenginleştirilmiş bir tahıl ile birlikte bir bardak portakal suyu) vücuttaki daha yüksek oranda emilir.
Çinko
Çinko büyümeyi ve cinsel gelişmeyi de içeren çok sayıda vücut işlevine katkıda bulunur. Ayrıca enzim işlevlerinin artırılmasına da yardım eder. Bunlara ek olarak asit baz dengesinin korunmasına ve vücudun enfeksiyona direncine de yardımcı olur. Çinko, kırmızı et, deniz ürünleri, karaciğer, yumurta, süt, her çeşit tahıl, buğday özü, bakliyat ve fındık gibi yiyeceklerde bulunur.
İyot
İyot vücutta metabolizmayla ilgili bir çok fonksiyonda, özellikle de metabolizmayı kontrol eden tiroksin denilen hormonun üretilmesinde rol oynar. İyot, en çok deniz ürünlerinde ve iyotlu tuzda (iyot eklenmiş sofra tuzu) bulunur.
Flourid
Flourid, genel olarak su ile bağlantılı olarak düşünülür çünkü suların içinde doğal olarak bulunur. Flourid sağlıklı kemikler ve dişler için önemlidir. Suyun dışında çayda ve yenilebilir kılçığı olan balıkta (konserve sardalya balığı gibi) bulunabilir.
Selenyum
Selenyum, E vitamini ile birlikte bir antioksidan gibi çalışır. Ayrıca hücre gelişimini devam ettirmekten de sorumludur. Selenyum en çok et, karaciğer, yumurta, balık ve midye, istiridye gibi kabuklu deniz hayvanlarında bulunur.
Bakır, krom, manganez, molibden
Bu minerallerin her birinin fizyolojik bir işlevi vardır. Bakır, hemoglobin üretmeye yardımcı olur ve kemiklerin, kan damarlarının ve sinirlerin sağlıklı kalmasına yardım eder. Fasulye, tohum, deniz ürünleri, fındık ve sakatatta bulunur. Krom, glikoz metabolizmasına yardım eder ve yumurta sarısı, et, peynir, mantar, fındık ve mayada bulunabilir. Manganez, karbonhidrat metabolizmasında ve enzim fonksiyonlarında rol oynar. Tahıl, fasulye ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunur. Molibden enzim aktivitelerinde rol oynar ve süt ile süt ürünleri, fındık, fasulye ve tahıl ürünlerinde bulunur.
Pitobesiıtler
Pitokimyasallar da denilen pitobesinler özünde vitamin ya da mineral değildirler ancak kalp hastalığı, kanserin bir çok çeşidi, göz bozuklukları ve kan pıhtılaşması sorunları gibi hastalıklarla savaşan ve çeşitli yiyeceklerde bulunan bileşiklerdir. Bu kimyasal bileşiklerin ayrıca meyve ve sebzelere canlı renkleri verdikleri kaydedilmiştir. Her gün renkli meyve ve sebze türlerini seçerek diyetinizde hastalıkla savaşan maddeleri de çok miktarda almış olursunuz.
Bu bileşiklere verilen çeşitli isimler şunlardır:
* Likopen
* Flavonoidler
* Alfa-beta karoten
* Kriptoksantin
* Lutein
* Zeaksantin
* Antioksidanlar
Yiyeceklerinizde aşağıdaki renkli seçimleri yapın:
Kırmızı: Domates, karpuz, hurma, pembe greyfurt vb.
Koyu kırmızı/ mor: Üzüm, üzüm suyu, böğürtlen, yabanmersini, elma, kuru, erik, çilek, patlıcan, erik vb.
Turuncu: Yer elması, mango, havuç, kayısı, kavun, balkabağı vb.
Turuncu/ sarı: Portakal, Satsumu mandalinası, turunç, şeftali, papaya, nektarin vb.
Sarı/ yeşil: Mısır, avokado, şeftali, kavun vb.
Yeşil: Brüksel lahanası, brokoli, yeşil fasulye, bezelye, ıspanak, kıvırcık, kara, lahana vb.
Beyaz/ yeşil: Sarımsak, soğan, frenk soğanı vb.
Mavi: Çay üzümü (çoban üzümü) vb.
Vitamin ve mineraller yiyeceklerimizde çokça bulunur. Protein; meyve, sebze, süt ve süt ürünleri ile tahıl bakımından zengin olan günlük yiyecekler tüketilerek sağlıklı bir şekilde elde edilebilir. Diğer bir deyişle, uygun vitaminler ancak tüm yiyecek gruplarını içeren bir diyetten temin edilir. Ancak birçok kişi, vitaminlerin kolaylıkla alınabilmesi konusunda tatmin olmazlar. Bu yüzden birçok insan, sürekli olarak bu besinlerin temini konusunda alternatif yöntemler aramaktadırlar.
İnsanlar her yıl, her tür hapa milyarlarla ifade edilebilen miktarda para harcamaktadırlar. Vitamin hapları kapsül, toz ya da sıvı şekillerde bulunabilir. Bunlar; otlar, bitkiler, lif, aminoasitler ve özler yanında vitamin ve mineralleri de içerir. Birçok insan, bu haplardan almayı tercih eder çünkü doğru yiyecek türlerinden yeterli miktarda yemedikleri konusunda endişelenirler ve bu hapları bir “sigorta poliçesi” olarak nitelendirirler. Diğerleri, rahatsızlık ve hastalıkla savaşmakta daha fazlası daha iyidir düşüncesiyle, koruyucu yararları için alırlar. Bazıları ise hâlâ bir hapın sağlık sorunlarını iyileştireceğini ya da azaltacağını düşünerek “mucize ilaç” olarak alırlar. Harcanan bu paralar mantıklı mıdır? Bu haplar gerçekten gerekli midir?
Doğal ya da yapay vitamin, mineral hapları iyi bir tercih midir?
Kimyasal olarak hiçbiri bir diğerinden daha fazla yarar sağlamaz. Doğal ve yapay haplar vücutta aynı biçimde çalışır. Vücudunuz bu iki çeşit arasında ayırım yapamaz.
Vitamin/mineral hapları sadece bir “ilavedir”. “Mucize ilaç” değildirler, enerjiyi artırmazlar ve yetersiz beslenmeyi telafi etmezler. Yapabildikleri tek şey, söz konusu olan vitamin ya da mineral kaynağını sağlamak ve onun yetersizliğini önlemeye yardımcı olmaktır.
Her vitamin ve mineral için tüketicilerin günlük olarak her besinden ne kadar gerektiğini anlayabilecekleri “Günlük Önerilen Doz” mevcuttur. Bir çok hap, bu günlük ölçülerden çok daha fazlasını verir. Suda eriyen vitaminler için bu önemli bir sorun oluşturmaz çünkü fazla miktar idrarla atılır. Ama yağda eriyen vitaminler söz konusu olduğunda fazla miktar depolanır ve ölçü haddinden fazla olursa tok-sik hale gelebilir. Herhangi bir ürünü almadan önce her zaman dozajı kontrol edin ve doktorunuz tarafından farklı bir şekilde önerilmediği sürece herhangi bir vitamini ya da minerali aşırı miktarlarda almayın.
Haplar pahalıya mal olabilir. Enerji ya da yakıt, lif, tat ve doygunluk vermezler. Size geniş çeşitlilikteki yiyeceklerde bulunan hiç bir faydayı sağlamazlar. Siz de bu vitamin ve mineralleri yediğimiz yiyeceklerden almanın çok daha yararlı olacağına katılmıyor musunuz?
Yine de, bazı durumlarda bu haplar gerekli olabilir. Bir hekim; hastalık, kronik bir durum, gebelik dönemi, ameliyat sonrası iyileşme ya da emzirme dönemleri gibi durumlarda, gereksinim daha fazlaysa vitamin hapları önerebilir. Haplar, katı vejetaryen diyetlerini takip edenler ya da güneş ışığına çok az maruz kalanlar için de gerekli olabilir. Fakat bir çok durumda, tüm ana besin gruplarından makul porsiyonda yiyeceklerden oluşan bir diyet, önerilen vitamin ve mineral gereksinimlerini karşılamak için yeterli olacaktır.
Ya Su?
25/12/10
Su, aynı protein, karbonhidratlar, yağlar, vitaminler ve mineraller gibi temel bir besindir. Sağlıkta yaşamsal bir rol oynar ve yaşamı sürdürmek için kesinlikle gereklidir. Aslında, su olmadan bir kişi sadece bir kaç gün hayatta kalabilir. (Yiyecek olmadan bir insan daha uzun dayanabilir.)
Diyette su olmadan bir insan sadece bir kaç gün hayatta kalabilir. Diğer taraftan, kişinin sağlık durumuna bağlı olarak yiyecek olmadan hayatta kalma, sekiz haftadan on haftaya kadar sürebilir.
Su, vücudun her hücresinin bir parçasıdır. Vücudun büyük bir bölümünü oluşturur; kişinin toplam vücut ağırlığının %50′si ile % 70′i arasındadır. Kan, tükürük, sindirim salgıları, idrar ve ter gibi vücut sıvıları aslında sudan oluşur. Su; vücuda kimyasal reaksiyonlarda yardım ederek, besinleri hücrelere taşıyarak, işe yaramayan maddeleri temizleyerek, beden ısısını kontrol ederek ve vücut sıvılarını dengede tutarak yarar sağlar.
Su gereksinimleri
Vücudunuzun sıvılarını koruması ve onları sağlıklı tutması için günlük yeteri kadar sıvı almanız önemlidir. Sıvı alımı olarak günlük altı ile sekiz bardak su tavsiye edilir. Kaybedilmiş vücut sıvılarını yerine koymak için bu uygun miktardır. Bu miktar, suyun kendisinden ya da yediğiniz yiyeceklerden gelebilir. Yüksek oranda su içeren meyve ve sebze gibi yiyeceklerin yanında süt, yiyecek suları, çorba ve diğer sular bu toplama katkı yapar.
Vitaminler, mineraller ve su, sağlık ve mutluluk için temeldir. Bu besinlerin her birinin kendi başına vücudun iç çalışmasına katkıda bulunduklarını görebilirsiniz. Gerekli miktarlar olmadan vücut gereği gibi işleyemez. Kilonuzu korumak ya da kilo vermek amacındaysanız başarılı olmak için bu besinlerin hepsi çok önemlidir. Günlük öğünlerinizi ve atıştırmalarınızı planlarken bunu aklınızda tutun.
« Older Posts — Newer Posts »