<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jun 2010 02:39:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Alt ıslatma, özgüven sorunu oluşturuyor</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/alt-islatma-ozguven-sorunu-olusturuyor</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/alt-islatma-ozguven-sorunu-olusturuyor#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 02:36:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Alt ıslatma]]></category>
		<category><![CDATA[özgüven sorunu oluşturuyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=1011</guid>
		<description><![CDATA[Çocuğun fizyolojik veya psikolojik birçok nedenden dolayı uyku esnasında veya uyanıkken idrarını tutamaması alt ıslatmaya sebep olur. Bu durum aile tarafından 5 yaşına kadar olağan karşılanabilir. Ancak 5 yaşından sonra patolojik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Altını ıslatan çocukların büyük bir bölümünün fizyolojik sorunları vardır. Özellikle uyku derinliği fazla olan çocuklarda görülme ihtimali daha yüksektir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çocuğun fizyolojik veya psikolojik birçok nedenden dolayı uyku esnasında  veya uyanıkken idrarını tutamaması alt ıslatmaya sebep olur.</p>
<p>Bu durum aile tarafından 5 yaşına kadar olağan karşılanabilir. Ancak 5  yaşından sonra patolojik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p>Altını ıslatan çocukların büyük bir bölümünün fizyolojik  sorunları vardır. Özellikle uyku derinliği fazla olan çocuklarda görülme  ihtimali daha yüksektir. Bunun yanı sıra kas kontrolünün gecikmesi,  böbrekte oluşan sorunlar, genetik yatkınlık, zihinsel gelişimdeki  gerilik gibi birçok sebebe dayanmaktadır. Ailenin çocuğa tuvalet  eğitimini vermesi sırasında görülen aşırı gevşek veya baskıcı tutumu en  başta görülen psikolojik nedenler arasındadır. Yine aile içerisinde  yaşanan huzursuzluklar, kardeş kıskançlığı, anne veya babanın kaybı da  alt ıslatmaya sebep olabilir.</p>
<p>Aile, çocuğa nasıl davranmalı?</p>
<p>Çocuğunuzda böyle bir sorun fark ettiğinizde öncelikle yapmanız  gereken şey, konuyla ilgili bir uzmandan yardım almanızdır. &#8216;Nasıl olsa  büyüyünce geçer&#8217; mantığıyla düşünmek sorunun çözümünü geciktirir. Çocuğa  karşı sakin ve sabırla yaklaşın. Çocuğu aşağılamak, suçlamak yerine bu  davranışın sebeplerini araştırın. Problem çözmeye yönelik tavırlar  sergileyin. Aksi takdirde çocukta özgüven problemi oluşacak ve çocuk  toplum içerisinde de kendini yetersiz hissedecektir. Oysaki duygularını  paylaşmaya yönelik hoşgörülü bir tutum çocuğun korku ve kaygılarını  azaltmada etkili olacaktır.</p>
<p>Akşam sıvı alımını azaltın</p>
<p>Çocukla birlikte bir çizelge tutarak kuru kaldığı gecelere  beraber yıldız atın. Böylece çocuğunuzu olumlu yönde motive etmiş  olursunuz.</p>
<p>Çocuğunuzu stres oluşturacak faktörlerden uzak tutmaya çalışın.  Özellikle yatma saatinden önce çocuğa rahatlatıcı etkinlikler yaptırın.</p>
<p>Akşam yatma saatinden önce çocuğun sıvı alımını azaltın. Böylece  tuvalete gitme ihtiyacı azalacaktır.</p>
<p>Basit görevler vererek çocuğun da sabah temizliğine katılımını  sağlayın.</p>
<p>Zaman</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>İlgili konu yok.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/alt-islatma-ozguven-sorunu-olusturuyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuğunuz yaz okulunda sağlığından olmasın</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/cocugunuz-yaz-okulunda-sagligindan-olmasin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/cocugunuz-yaz-okulunda-sagligindan-olmasin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 02:35:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuğunuz yaz okulunda sağlığından olmasın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=1009</guid>
		<description><![CDATA[Uzun yaz tatili boyunca çocuklarını zararlı alışkanlıklardan uzak tutmaya çalışan aileler, yaz okullarını tercih ediyor. Belediyeler ve özel kurumlar tarafından düzenlenen yüzme, futbol, basketbol, voleybol gibi spor ve eğlence alanlarında faaliyet gösteren yaz okulları, çocuğun sağlığı açısından son derece önem taşıyor. Çocuk Eğitimi ve Gelişimi Uzmanı Yusuf Murat Emir, yaz okulunun çocuğun gelişimi, zamanın iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun yaz tatili boyunca çocuklarını zararlı alışkanlıklardan uzak  tutmaya çalışan aileler, yaz okullarını tercih ediyor.</p>
<p>Belediyeler ve özel kurumlar tarafından düzenlenen yüzme, futbol,  basketbol, voleybol gibi spor ve eğlence alanlarında faaliyet gösteren  yaz okulları, çocuğun sağlığı açısından son derece önem taşıyor. Çocuk  Eğitimi ve Gelişimi Uzmanı Yusuf Murat Emir, yaz okulunun çocuğun  gelişimi, zamanın iyi değerlendirilmesi ve zararlı alışkanlıklardan uzak  tutulması açısından önemli olduğunu belirtiyor. Emir, yaz okulu  seçerken, çocuğun sağlık durumu, okulun alt ve üst yapısı, güvenlik  önlemi, alanında uzman kişilerin görev yapması ve hijyen gibi konuların  hayati önem taşıdığının altını çizerek, velilerin bu konuda sorgulayıcı  olmasını istiyor. Yaz okulu seçerken çocuğun kabiliyetine göre tercih  edilmesinin gelişim için büyük katkı sağlayacağını dile getiren Emir,  &#8220;Çocuğun kabiliyeti değil de velinin istediği doğrultuda yaz okulu  seçilmesi son derece yanlış. Veli yaz okullarını zaman zaman  denetlemelidir, çocuğu ne yapıyor, ne yiyip içiyor bakmalıdır.&#8221;  uyarısında bulunuyor.</p>
<p>Sakarya Tabip Odası Başkanı Opr. Dr. Dursun Bostancı ise çocuğun  sağlık durumunun spor yapmaya ve hangi dala elverişli olup olmadığına  dair mutlaka sağlık kontrolünden geçirilmesinin hayati önem taşıdığının  altını çizdi. DURAN SAVAŞ SAKARYA Zaman</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>İlgili konu yok.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/cocugunuz-yaz-okulunda-sagligindan-olmasin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet dondurma diye sakın fazla tüketmeyin</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 02:31:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyetler]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet dondurma diye sakın fazla tüketmeyin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=1004</guid>
		<description><![CDATA[Diyabet hastaları için üretilen özel ürünler her geçen gün artıyor. Baklava, sütlü tatlılar derken dondurmanın da diyabetik olanını pisayada bulmak mümkün artık. Uzmanlar, bu ürünlerde şeker yerine yapay tatlandırıcılar kullanıldığı için aşırıya kaçılmaması gerektiğini söylüyor. Diyabet (şeker) hastaları için üretilen özel ürünlerin sayısı her geçen gün artıyor. Günümüzde baklavadan sütlaca her türlü tatlının diyabet olanını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet hastaları için üretilen özel ürünler her geçen gün artıyor.  Baklava, sütlü tatlılar derken dondurmanın da diyabetik olanını pisayada  bulmak mümkün artık. Uzmanlar, bu ürünlerde şeker yerine yapay  tatlandırıcılar kullanıldığı için aşırıya kaçılmaması gerektiğini  söylüyor.</p>
<p>Diyabet (şeker) hastaları için üretilen özel ürünlerin sayısı her  geçen gün artıyor. Günümüzde baklavadan sütlaca her türlü tatlının  diyabet olanını bulmak hiç de zor değil. Yazın gelmesiyle birlikte en  çok rağbet gören diyabet tatlar listesinde şüphesiz dondurma birinci  sırada yer alıyor. Ancak uzmanlar, şeker yerine tatlandırıcı kullanılan  diyabet dondurmalarının mümkün olduğunca az tüketilmesi gerektiğini  söylüyor.<span id="more-1004"></span></p>
<p>Dondurmanın yapımında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra şeker,  bitkisel yağ, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve gibi besinler ve  kıvam artırıcı salep kullanılıyor. Ancak diyabet hastaları için üretilen  dondurmalarda ise şeker yerine tatlandırıcı yer alıyor. Memorial  Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Sancak, diyabet hastaları  için hazırlanan dondurmalarda kullanılan yapay tatlandırıcılara bağlı  olarak sağlık sorunlarının ortaya çıkabileceğini ifade ediyor. Bu  dondurmaların aşırı tüketimi halinde kan şekerinin yükseleceğini  belirten Sancak, &#8220;Çocuk diyabetliler bu tür dondurmaları asla  tüketmemeli. Yetişkinler ise çok az tüketmeli, fazla tüketim halinde hem  uygun dozun üzerinde tatlandırıcı almaya, hem de fazla kalori alıp kan  şekerinin yükselmesine neden olunur. Bu da diyabetliler için  tehlikelidir.&#8221; dedi. Sancak, şeker hastalarının yaz günlerinde meyve  tatlılarını, içecek olarak da az tuzlu ayran, soda, komposto, buzlu çay,  şekersiz limonatayı tercih etmelerini önerdi.</p>
<p>Öte yandan diyabet dondurması üreten firmalar ise şeker  hastalarını, tüketim miktarını aşmamaları gerektiği konusunda uyarıyor.  Diyabet dondurmaları yapımında tatlandırıcı şeker ve bitki liflerinden  elde edilmiş tatlandırıcılar kullandıklarını söyleyen Mado Dondurmaları  yetkilileri, müşterilerini tavsiye edilen tüketim miktarını aşmamaları  konusunda uyardıklarını dile getirdi. Karaköy Güllüoğlu Baklavaları  Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Güllü ise diyabet baklavada kıvamı  yakaladıklarını ancak birçok kez denemelerine rağmen diyabet dondurmada  bu kıvamı, lezzeti yakalayamadıklarını belirtti.</p>
<p><strong>Şeker hastaları yazın nasıl beslenmeli?</strong></p>
<p>Sıvı tüketimini ihmal etmeyin. Erkekler günde 2,5 litre, bayanlar  ise 2,0 litre sıvı almalı.</p>
<p>Günde 1-2 adet soda (tansiyonu olanlar 1&#8242;den fazla tüketmesin),  az tuzlu ayran, şekersiz, limonata, komposto ve buzlu çaylar için.</p>
<p>Daha fazla sebze, meyve ve kuru baklagil tüketin. Meyve suyu,  posasını kaybettiği için kan şekerini hızlı yükseltebilir. Bu nedenle  meyve suyunu asla tercih etmeyin.</p>
<p>Daha az yağ tüketin. Özellikle doymuş yağlar kolesterolü  yükseltir. Bu nedenle doymuş yağ oranı yüksek; yağlı et, kurabiye,  börek, cips, çikolata, kek, bisküvi ve tam yağlı süt ürünlerini sınırlı  tüketin.</p>
<p>Yağsız veya yarım yağlı süt, yoğurt, peynir, kefir vb. süt  ürünleri tüketin.</p>
<p>Çay şekeri, şeker-şekerlemeler, şekerli reçel ve marmelat,  pekmez, bal, çikolata ve dondurma yemeyin.</p>
<p>Asla öğün atlamayın.</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>İlgili konu yok.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/diyabet-dondurma-diye-sakin-fazla-tuketmeyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiryakilere güzel haber</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/tiryakilere-guzel-haber</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/tiryakilere-guzel-haber#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Dec 2009 18:06:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[beyine kanın az gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[beyne kanın az gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[damacana ve ped şişe sularının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[damacana ve ped şişe suyunun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[damacananın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[en saglıklı damacana]]></category>
		<category><![CDATA[en sağlıklı içme suyu nasıl anlaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[hangi zehri içerse insan ölür]]></category>
		<category><![CDATA[havuz neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyu mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[havuz ve içme sularının klorlanması ile mikroplar nasıl ölür]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyundaki klorun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyunun klorlanması mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz klorlanarak nasıl mikropu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz suyundaki mikropların klorlanarak yok edilmesi yöntemi]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz suyunun klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikropları nasıl yoq eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor sudaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor suyun mikrobunu nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klorlama mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanmış suyun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[klorun zararları cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[pet şişe su zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sagalıklı bir yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sağılıklı bir]]></category>
		<category><![CDATA[sağıLıkLı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[saglık bakanlıgı suyun klorlanmasını]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüttüğü koruyucu ağız diş sağlığı projes]]></category>
		<category><![CDATA[saglık bir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir be]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir hayat]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir hayat için]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir insan]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir insanda neler olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir insanda sağlıklı bir beslenme nasıl olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir insanda tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[saglıklı bir yaşam için bir kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir yaşam nasıldır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir yaşam.com]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı br]]></category>
		<category><![CDATA[saglıklı hayat]]></category>
		<category><![CDATA[saglıKLIBİR]]></category>
		<category><![CDATA[sagliklibiryasam]]></category>
		<category><![CDATA[sodyum kaç olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[su ile tedaviiranlı dr.]]></category>
		<category><![CDATA[SU KLORLAMANIN ZARARLARI]]></category>
		<category><![CDATA[su klorlanarak mikrobu yok etme]]></category>
		<category><![CDATA[suda mikroplar nasıl yok olur]]></category>
		<category><![CDATA[SULARIN KLORLAMASI MİKROPLARI NASIL YOK EDER]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması ve mikroplar]]></category>
		<category><![CDATA[suyun klorlanarak mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[Tiryakilere güzel haber]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam powered by wordpress]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlılar için içme suyunun sodyumu kaç olmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=833</guid>
		<description><![CDATA[Çay ve kahve içmek, tip-2 diyabet riskini düşürüyor. Avustralya&#8217;nın Sidney Üniversitesinden Rachel Huxley ve diğer ülkelerden bilimcilerin katıldığı araştırmanın sonuçları, &#8220;Archives of Internal Medicine&#8221; adlı tıp dergisinde yayımlandı. Makaleye göre kafeinsiz kahve içmek de aynı etkiyi gösteriyor. Bunun nedeni, kafeinin bu yönde bir etkisi olmaması, etkinin çay ve kahvede bulunan magnezyum, lignan, klorogenik asitler gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çay ve kahve içmek, tip-2 diyabet riskini düşürüyor.</p>
<p>Avustralya&#8217;nın Sidney Üniversitesinden Rachel Huxley ve diğer ülkelerden bilimcilerin katıldığı araştırmanın sonuçları, &#8220;Archives of Internal Medicine&#8221; adlı tıp dergisinde yayımlandı.<span id="more-833"></span></p>
<p>Makaleye göre kafeinsiz kahve içmek de aynı etkiyi gösteriyor. Bunun nedeni, kafeinin bu yönde bir etkisi olmaması, etkinin çay ve kahvede bulunan magnezyum, lignan, klorogenik asitler gibi diğer kimyasallardan kaynaklanması.</p>
<p>Ancak çay ve kahvenin neden diyabet riskini azalttığına ilişkin kesin bir veri henüz elde edilemedi. Araştırma sonuçlarına göre her gün içilen fazladan birer fincan kahve veya çay, ileride bu hastalığa yakalanma riskini yüzde 7 oranında azaltıyor. Bu da, günde 4 fincan çay veya kahve içen birinin ileride bu hastalığa yakalanma riskinin yaklaşık yüzde 25 oranında azalması demek.</p>
<p>Araştırma çerçevesinde 18 ayrı çalışmada yaklaşık 450.000 kişi incelendi. Çalışmada bu eğilim belirlendi ancak nedeni aydınlatılamadı. Tip-2 diyabete genellikle hareketsiz yaşam biçimi ve aşırı yemek yol açıyor.</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/suyu-ayakta-icmeyin" title="Suyu ayakta içmeyin (12 Aralık 2009)">Suyu ayakta içmeyin</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/lokantalardaki-tuzluklar-kaldirilacak" title="Lokantalardaki tuzluklar kaldırılacak (29 Haziran 2010)">Lokantalardaki tuzluklar kaldırılacak</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/bir-bardak-cay-kalbe-iyi-geliyor" title="Bir bardak çay kalbe iyi geliyor (23 Nisan 2009)">Bir bardak çay kalbe iyi geliyor</a> (1)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/papatya-cayi-ile-hangi-rahatsizliklardan-kurtulabiliriz" title="Papatya çayı ile hangi rahatsızlıklardan kurtulabiliriz? (01 Temmuz 2008)">Papatya çayı ile hangi rahatsızlıklardan kurtulabiliriz?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/overler-yumurtaliklar" title="Overler (yumurtalıklar) (21 Mayıs 2008)">Overler (yumurtalıklar)</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/tiryakilere-guzel-haber/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Suyu ayakta içmeyin</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/suyu-ayakta-icmeyin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/suyu-ayakta-icmeyin#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 18:08:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[12parmak bağırsağına şifalı su]]></category>
		<category><![CDATA[3 gün su içmeyen bir insanın böbreklerine ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesicinin üzerine içki içilirse nolur]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta kalmak zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta su içmek]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta su içmek za]]></category>
		<category><![CDATA[ayakta su icmeyin haber]]></category>
		<category><![CDATA[b?brekte b?y?me]]></category>
		<category><![CDATA[bardaktaki suyu nasıl yok edebiliriz]]></category>
		<category><![CDATA[BARDAKTAN SUYU NASIL KAYBOLUR]]></category>
		<category><![CDATA[batmangeli]]></category>
		<category><![CDATA[Batmangelik]]></category>
		<category><![CDATA[beyine kanın az gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[beyine kanın az gitmesi nasıl anlaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[beyine kanın az gitmesi tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[beyne kanın az gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[bi insan kaç litre su içerse ölür]]></category>
		<category><![CDATA[bir insanda tansiyon oranı kaç olmalıı]]></category>
		<category><![CDATA[bobreğe faydalı mineraller]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek hastası zaman ilaç içerse nolur]]></category>
		<category><![CDATA[BÖBREK TAŞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek tutulması nedir zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[böbreklerde gaz]]></category>
		<category><![CDATA[boyalı bardak sağlıklı mı]]></category>
		<category><![CDATA[ca ve magnezyum içme suyunda olmalımı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik ve histamin"]]></category>
		<category><![CDATA[cisel g?c?n? art?ran bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda kanın beynin bir tarafına az gitmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOK FAZLA İDRARA ÇIKIYOR VE SU İÇİYOR]]></category>
		<category><![CDATA[d'yette soda zarari]]></category>
		<category><![CDATA[damaca na pet şişe zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[damacana içme suyunda aranan özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[damacana ve ped şişe sularının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[damacana ve ped şişe suyunun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[DAMACANA ZARARLARI]]></category>
		<category><![CDATA[DAMACANADAN SU İÇMEK ZARARLIMI]]></category>
		<category><![CDATA[damacanaların zararları]]></category>
		<category><![CDATA[damacananın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[dehidratasyonun böbreğe zararları]]></category>
		<category><![CDATA[dom dom kuyu içinde var suyu içen ölür içmeyen kalır]]></category>
		<category><![CDATA[dr. batmangeli]]></category>
		<category><![CDATA[eklem daralması]]></category>
		<category><![CDATA[eklem daralmasına iyi gelen yiyecekler neler]]></category>
		<category><![CDATA[en iyi suyun kimyasal özelliği nasıl olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[enerji içecegi]]></category>
		<category><![CDATA[eskiye olan tutkunluk hastalığının ismi]]></category>
		<category><![CDATA[f.batmanghelitc]]></category>
		<category><![CDATA[fazla ayakta kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[fazla ayakta kalmak zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[feridun batmangeliç]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik ?nlemek i?in il? ne zaman kullan?lmal??]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte musluk suyu ıçmek zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[hamidiye suyunda sodyum]]></category>
		<category><![CDATA[hamidiye suyunda sodyum miktarı]]></category>
		<category><![CDATA[Hamidiye suyunun ozellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[hamilelik sırasında soğuk içecek içmek zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[hangi damacana zehirli]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ilaç hemen öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ilacı içerse ölür]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ilacı insan icerse hemen ölür]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ilaclar insanı oldurur]]></category>
		<category><![CDATA[hangi ilaçları sağlıklı bir insan içerse ölür]]></category>
		<category><![CDATA[havu suları ve içme suları mikropları nsıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[havuz kaç saatte klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[havuz neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[havuz niye klorlanır?]]></category>
		<category><![CDATA[havuz sularının klorlanması mikropları nasıl yok etmektedir?]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyu klorlanarak nasıl mikroplar ölüyor]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanarak mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanarak sulardaki mikropları nasıl yok etmektedir]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması mikrobu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması mikropları nasıl etkiler]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[havuz suyunun klorlanması mikropları nasıl yok etmektedir]]></category>
		<category><![CDATA[havuz ve içme sularının klorlanması ile mikroplar nasıl ölür]]></category>
		<category><![CDATA[havuzlar kac gunde bir klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[havuzlarda ve içme suyu klorlanarak mikroplar nasıl ölür]]></category>
		<category><![CDATA[havuzun klorlanması mikropları nasıl yok eder ?]]></category>
		<category><![CDATA[içme sodasının zararları]]></category>
		<category><![CDATA[İçme sular klorlanarak nasıl mikropları yok eder?]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları havuz suları klorlanarak sulardaki mikropları nasıl yok ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[icme suları klorlanarak mikropları öldürmesi]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları klorlanarak nasıl mikropları yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları klorlanarak sudaki mikropları nasıl yok etmektedir]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları klorlanarak ve mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları klorlandıktan sonra mikroplar nasıl yok ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları klorlanması olur]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları ve havuz suyunun klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[içme suları ve havuz suyunun klorlanması mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularında mikrop nasıl yok olur]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularındakı mıkroplar nasıl yok edilio]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularındaki mikroplar nasıl yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularındaki mikroplar nasıl yok ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularındaki mikroplar nasıl yok olmaktadır]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanarak mikroplar nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanarak mikroplar nasıl yok olmaktadır]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanarak mikropların yok olması]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanması mikrobu nasıl yok ediyor]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanması mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının klorlanması mikropları nasıl yok etmektedir]]></category>
		<category><![CDATA[içme sularının ve havuzların klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu klorlanarak mikrobu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu klorlanarak mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu klorlanarak mikropları nasıl yok ederiz]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu nasıl KLORLANIR]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu niçin klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyu yada havuz sularının klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyunda aranan özellikler]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyundaki trihalometan oranı ne olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyunu fazla içince ne gibi zararlar olur]]></category>
		<category><![CDATA[içme suyunun klorlanması sudaki mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz klorlanarak nasıl mikropu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz suları mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[içme ve havuz sularının klorlanması sudaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[ilacıayakta içmekdahamıiyidir]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçlar bir insanı nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[insan fazla su içerse ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN KAÇ BARDAK SU İÇMELİ]]></category>
		<category><![CDATA[insan ne içerse ölür]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN VUCUDUNUN TANSİYONU KAÇ OLMALIDIR]]></category>
		<category><![CDATA[insan vucut tansiyonu kaç kaç olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[insanda prolaktin oranı ne olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[İNSANLARDA İÇME SUYU NASIL OLMALIDIR]]></category>
		<category><![CDATA[iyi bir icme suyunun özellikleri nelerdir sodyum ne kadar olmali]]></category>
		<category><![CDATA[kaç tansiyon öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[kanın beyne az gitmesinin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kanser mikrobunu hangi ilaç öldüürü]]></category>
		<category><![CDATA[kanserli pet damacana]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak mı kuyu mu nasıl anlaşılır su]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak sulari saglikli mi]]></category>
		<category><![CDATA[kefir in böbreğe zararı]]></category>
		<category><![CDATA[kefirin zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kimya b al ga ın tı vut temel özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[klor havuzlardaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikrobu nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor mikropları öldürürmü]]></category>
		<category><![CDATA[klor neden mikropları öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klor sudaki mikrobu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor sudaki mikropları nasıl öldürür?]]></category>
		<category><![CDATA[klor sudaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor suyun içindeki mikropları nasıl öldürür?]]></category>
		<category><![CDATA[klor suyun mikrobunu nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klor suyun mikrobunu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klor ve mikroplar]]></category>
		<category><![CDATA[klorlama mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanan sularda mikroplar nasıl yok olur?]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanan suyun içindeki mikroplar nasıl yok olur]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanan suyun mikroplarını nasıl yok ederiz]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanarak mikroplar nasıl yok olur]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanarak nedir]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanarak sudaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[klorun sağlık bakımından zararları]]></category>
		<category><![CDATA[kuyu sularının klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[kuyu suyu klorlanır mı]]></category>
		<category><![CDATA[LND FİBROMİYALJİ]]></category>
		<category><![CDATA[MADEN SODASININ ZARARLARI]]></category>
		<category><![CDATA[maden sularında sodyum oranı kaç olmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[maden sularinin mineral orani nekadar olmali]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu bobrege zarari]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu fazla tüketildiğinde nelere sebep verir]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu nun böbreğe zararları]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu öldürür mü]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyunda sodyum kaç olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyunun böbreğe zararları]]></category>
		<category><![CDATA[meyveler hangi hastal?klara iyi gelir]]></category>
		<category><![CDATA[mide asiti fazla olanlar hangi yiyecekleri tüketmemeliler]]></category>
		<category><![CDATA[mıkrobu öldüren bıtkı]]></category>
		<category><![CDATA[mikrOPLARI nasıl yok ederiz]]></category>
		<category><![CDATA[musluk su azal]]></category>
		<category><![CDATA[musluk suyunun beyne zararı]]></category>
		<category><![CDATA[musluk suyunun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[ped su damacanaları zaralımı]]></category>
		<category><![CDATA[pet damacana saglık]]></category>
		<category><![CDATA[pet damacana zaraları]]></category>
		<category><![CDATA[pet damacana zararlari]]></category>
		<category><![CDATA[pet şişe kanser]]></category>
		<category><![CDATA[pet sise kanser ve mikrop]]></category>
		<category><![CDATA[pet şişe ne kadar sürede kaybolur]]></category>
		<category><![CDATA[pet sular zararları]]></category>
		<category><![CDATA[plastik damacana saglikli mi]]></category>
		<category><![CDATA[prolaktin böbrekler]]></category>
		<category><![CDATA[prolaktin böbrekler çok su içmez]]></category>
		<category><![CDATA[saÄŸlÄ±klÄ± lezzetler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık suyu ayakta içme]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir yaşam için yapılacak 0 şey]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı böbrek için su özellikleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı damacana nasıl olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı insanda tansiyon kaç olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLI PET DAMACANA]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam için]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIKLIBÖBREK NASILOLUR]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastası suyu az içerse ne olur]]></category>
		<category><![CDATA[serum verilen kişi neden su içmez]]></category>
		<category><![CDATA[soda maden suyu boğaz ağrılarına]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın böbreğe zararı]]></category>
		<category><![CDATA[SODANIN BÖBREĞE ZARARI NEDİR]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın böbreğe zararı var mı]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın böbreğe zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın böbreklere zararı]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[sodanın zararları nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[sodyum insanda kaç olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[sodyum kaç olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk içecek negibi zarar verir]]></category>
		<category><![CDATA[soğuk içecek zararlımı]]></category>
		<category><![CDATA[su içindeki mikropları nasıl yok ederiz]]></category>
		<category><![CDATA[su içmediğimiz zaman böbrekte ne gibi bir rahatsızlık olur]]></category>
		<category><![CDATA[su içmeyen kişi deki rahatsızlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[SU KLORLAMANIN ZARARLARI]]></category>
		<category><![CDATA[su klorlanarak mikrop nasıl yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[su klorlanarak nasıl mikrobu yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[su klorlanarak nasıl mikropları öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[su klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[su nasıl klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[su neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[suda mikroplar nasıl yok oluyo]]></category>
		<category><![CDATA[sudaki klor kaç günde uçar]]></category>
		<category><![CDATA[sudaki mikrop nasıl öldürülür]]></category>
		<category><![CDATA[SUDAKİ MİKROPLAR NASIL ÖLÜR]]></category>
		<category><![CDATA[SULAR KLORLANARAK MİKROPLAR NASIL YOK EDİLİR]]></category>
		<category><![CDATA[sular klorlanarak nasıl mikrop yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[sular nasıl klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[sular neden kaybolur]]></category>
		<category><![CDATA[sular neden klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[sular niçin klorlanır]]></category>
		<category><![CDATA[sulardaki mikroplar nasıl yok ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[SULARIN KLORLAMASI MİKROPLARI NASIL YOK EDER]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması ile mikropların yok edilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması mikrobu nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması nasıl olur]]></category>
		<category><![CDATA[suların klorlanması ve mikroplar]]></category>
		<category><![CDATA[suyla tedavi iranlı doktor]]></category>
		<category><![CDATA[Suyu ayakta içmeyin]]></category>
		<category><![CDATA[suyun hayat?m?zdaki]]></category>
		<category><![CDATA[suyun içindeki mikropları nasıl yok ediliyor]]></category>
		<category><![CDATA[suyun klorlanması mikropları nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[suyun klorlanması sudaki mikrobu nasıl oldurur]]></category>
		<category><![CDATA[suyun klorlanması sudaki mikropları nasıl yok eder]]></category>
		<category><![CDATA[suyun ö]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon hastaları için maden suyunda sodyum yüzde kaç olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[tansıyon hastasına maden sodası zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon ilacı nasıl öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon ilaci oldurur mu]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon insanlarda kaç olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon kaçtan sonra öldürür]]></category>
		<category><![CDATA[tersine dönmek]]></category>
		<category><![CDATA[Tri Halo Metanlar]]></category>
		<category><![CDATA[trihalometan nedir]]></category>
		<category><![CDATA[trihalometanlar]]></category>
		<category><![CDATA[trihalometanlar içme suyunda olmalı mı]]></category>
		<category><![CDATA[trihalometanlar ne kadar olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[trihalometanlar nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[vücut gebeligi kabul etmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[vücut neden susuz kalır]]></category>
		<category><![CDATA[vücut niye susuz kalir]]></category>
		<category><![CDATA[vucutta klor fazla zararı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[vucuttaki fazla klor neden oluşur zararları neler]]></category>
		<category><![CDATA[yağ yaktıran bitki]]></category>
		<category><![CDATA[YEMEK VE SU İÇERKEN HANĞİ ORGANLARIMIZDAN ĞEÇER]]></category>
		<category><![CDATA[yemek ve su içmeyen yaşlılar]]></category>
		<category><![CDATA[YENİ İÇME VE KULLANMA SUYUNA NASIL KLORLANIR]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkin bir insanın vücudu neden susuz kalır]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde susuzluk nasıl anlaşılır]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde tansiyon kaç olmalıdır]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde tansiyon ne kadar olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde tansiyon ne olmalı]]></category>
		<category><![CDATA[yetişkinlerde tansiyon oranı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/suyu-ayakta-icmeyin</guid>
		<description><![CDATA[Yeteri kadar su içiyor muyuz? Birçoğumuzun yeteri kadar su içmediği açık. Bu nedenle vücudumuz tam anlamı ile görevlerini yerine getirmiyor ve çeşitli kronik hastalıklar ortaya çıkıyor. Bazı bilim adamlarına göre doğru su tüketimi ile nerdeyse bütün hastalıklara karşı korunabilmek mümkün. Maalesef hekimlerin çok azı kronik hastalıklar ile tüketilen sıvının azlığı arasında ilişki kuruyor. Bültenimizin bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeteri kadar su içiyor muyuz?</p>
<p>Birçoğumuzun yeteri kadar su içmediği açık. Bu nedenle vücudumuz tam anlamı ile görevlerini yerine getirmiyor ve çeşitli kronik hastalıklar ortaya çıkıyor. Bazı bilim adamlarına göre doğru su tüketimi ile nerdeyse bütün hastalıklara karşı korunabilmek mümkün. <span id="more-831"></span>Maalesef hekimlerin çok azı kronik hastalıklar ile tüketilen sıvının azlığı arasında ilişki kuruyor. Bültenimizin bu sayısını Editörümüz Prof. Dr. Ahmet Aydın’ın kısa sürede baskısı tükenen Taş devri diyeti kitabının suyla ilgili bölümüne ayırdık.</p>
<p>Suyun hayatımızdaki yeri büyük, değil mi?</p>
<p>Kesinlikle. Su sağlıklı yaşamak için zorunlu gıdaların başında geliyor. Yemek yemeden haftalarca yaşayabiliyoruz ama su içmeden birkaç günden fazla yaşamanız mümkün değil! Yetişkin bir erkeğin vücut ağırlığının %60’ı su. Evet inanılır gibi değil ama katı görünmelerine karşın insanların yarısından fazlası su. Çocuklar ise daha sulu; onların vücutlarının yüzde 65-80’i su; yaş ne kadar küçükse su oranı da o kadar yükseliyor. İnsanlar vücut suyunun %10’unu kaybettiklerinde yaşamları tehlikeye giriyor, yüzde 20’sini kaybettiklerinde ise ölüm kaçınılmaz oluyor.</p>
<p>Vücutta suyun çok sayıda görevi var; enerji oluşması, büyüme ve yıpranan dokuların onarımı için protein sentezlenmesi, harcanmayan enerjinin yağ olarak depolanması ve metabolizma sonucu oluşan zararlı atıkların suyla dışarı atılması gibi.</p>
<p>Bir insanın susuzluk hissi ile su ihtiyacını ayarlayabileceği düşüncesi, çocukluk çağı için doğru olsa da diğer yaşlar için geçerli değildir. Susuzluk hisleri önemli ölçüde köreldiği için yaşlıların farkına varmadan susuz kalma tehlikeleri büyük. Birçok yaşlının yüksek olan tansiyonu yeterli su içtikten sonra düşmekte.</p>
<p>Ama, birçoğumuzun yeteri kadar su içmediği açık. Bu nedenle vücudumuz tam anlamı ile görevlerini yerine getirmiyor ve çeşitli kronik hastalıklar ortaya çıkıyor. İran asıllı ABD’de yaşayan Dr. Fereydoon Batmanghelidj (Feridun Batmangeliç) Hasta Değil, Susuzsunuz kitabında hastalıkların birçoğunda temel nedenin, vücudun susuz kalması olduğunu söylüyor. Bu bilim adamına göre doğru su tüketimi ile nerdeyse bütün hastalıklara karşı korunabilmek mümkün. Maalesef hekimlerin çok azı kronik hastalıklar ile tüketilen sıvının azlığı arasında ilişki kuruyor.</p>
<p>Dr. Fereydoon Batmanghelidj’in hikayesi çok ilginç. Batmanghelidj İran Islam Devrimi sırasında 1979 yılında 2 yıl 7 ay hapis yatıyor. Hapisanedeki ilk günlerinde şiddetli kıvrandırıcı ülser ağrısı olan hastaya hiç ilaç olmadığı için iki su bardağı su veriyor. Ağrı 8 dakika içinde geçiyor. Daha sonra hastası 3 saatte bir 500 ml (1 küçük pet şişe ya da 2 büyük su bardağı) su içmeye devam ediyor. Akut dönem geçtkten sonra hastaya yemekten yarım saat önce 250 cc yemekten 2.5 saat sonra 250 cc, ve aralarda istediği kadar su içmesini öneriyor. Hasta yıllarca mide ağrısı çekmiyor.</p>
<p>Batmanghelidj ilk hastadan sonra hapisten çıktığı 1982 yılına kadar 3000’den fazla peptik ülserli mahkumu sadece suyla tedavi ediyor. Hatta araştırmalarını tamamlamak için erken tahliye teklifini kabul etmiyor, fazladan birkaç ay daha hapisanede kalarak çalışmalarını tamamlıyor (1).</p>
<p>Bazen gazetelerde ‘günde en az iki litre su için’ diye haberler çıkıyor, bazen de ‘çok su içmek zararlı, ne kadar susuyorsanız o kadar için’ diye. Kime inanacağımızı şaşırdık</p>
<p>İnsan ne kadar susuyorsa o kadar su içmeli&#8217; önermesi ilk bakışta çok mantıklı geliyor. Ama durum göründüğü gibi değil. Sadece hayatı sürdürebilecek kadar su içmek sağlıklı bir yaşam için yeterli değil. Birçok insan yeterli sıvı aldığını düşünüyor, ama bu doğru değil, Çünkü alkol, gazoz, kola, şekerli meyve suları gibi meşrubatlarla sıvı alınmasına rağmen bunlar sıvı kaybına yol açıyorlar.</p>
<p>Eğer yeteri kadar su içmiyorsanız ya da su yerine şekerli sıcak içecekler (kahve, çay), gazoz, kola, meyve suları, enerji içecekleri ve bira gibi su kaybettiren osmotik yükü fazla sıvıları içiyorsanız kronik susuzluğa maruz kalıyorsunuz. Bu tip içecekler dudak kuruluğunuzu geçirdiği için susuzluğu hissedemiyorsunuz. Aşırı meşguliyet sırasında da insan susuzluğunu unutabiliyor.</p>
<p>Yaş da çok önemli, insanlar yaşlandıkça susuzluk merkezleri duyarlılığını kaybediyor ve mesela birçok yaşlı serum takılacak kadar aşırı su kaybı olmalarına rağmen kendilerini susamış hissetmiyorlar.</p>
<p>Vücudumuz susuz kaldığında beyin hücrelerini susuz bırakmamak için her türlü tedbire başvuruyor. Amaç beyine yeterli kanı göndermek. Beyin vücudumuzun %5 kadarını oluşturur, fakat aldığı kan bunun 4 katıdır (%20). Beyin en yüksek enerjiye ihtiyaç olan organımız. Beyin enerjisini sadece glükozdan almıyor. Beyin hücrelerinin oluşturduğu hidroelektrik enerji de önemli bir kaynak. Su tüketiminin azalması beyinin enerjisini de azaltıyor. Beyine az kan gitmesini önlemek için vücudumuz merkezden uzak uzuvlarımızın (kollar, bacaklar) damarlarını, böbrek damarlarını ve akciğer damarlarını büzüştürüyor. Beyinin su ihtiyaçları karşılanırken bu bölgelere daha az su (kan) gidiyor.</p>
<p>Bu durumda eğer yeterli sıvı almazsanız vücudunuz histamin salgısını artırıyor. Histamin akciğer damarlarını ve uzuvlarımızdaki damarlarını büzerek sıvı kaybını önlüyor ve böylece beyine daha fazla kan gitmesini sağlıyor. Fakat bunun karşılığında histamin mide asit salgısını artırıyor, nefes daralması yapıyor, tansiyonunuzu yükseltiyor. Eğer histamin karşıtı ilaçlar kullanılırsa nefes darlığı azalıyor, mide asiti azalyor, tansiyonunuz düşüyor fakat bu durumda da beyine daha az kan gidiyor(2).</p>
<p>Histamin ve susuzluk (dehidratasyon) sırasında artan diğer kimyasal maddeler ağrıya neden oluyorlar. Bu ağrılar romatizma, migren, mide ağrısı, kalp ağrısı, fibromiyalji ve bel ağrısı gibi kılıklarda karşımıza çıkabiliyor. Su içerek bu ağrılardan kurtulabiliyorsunuz. Ağrı kesicilerin bu ağrılara fazla bir faydası yok, ayrıca zararlı da olabiliyor. Yapacağınız şey, aksaklığı ortadan kaldırmak; yani su içerek susuzluklarını gidermek. İnsanlar her ne kadar canlarını yaksa da ağrının vücudun kendisini koruma mekanizması olduğunu unutmamalı.</p>
<p>Dehidratasyon (susuzluk) uyuşukluk, depresyon, öfke, huzursuzluk, fibromiyalji ve yorgunluğa sebep oluyor. Vücut suyunun %2 oranında düşmesi bile kısa dönem hafızayı bozuyor.</p>
<p>Amerikalıların kronik olarak %75’i dehidrate (susuz), hele %37’sinde susuzluk hissi o kadar zayıftır ki, bu açlık hissi ile karıştırılıyor. Bu şahıslar yeteri kadar su içerlerse zayıflıyorlar. En hafif dehidratasyon bile kişinin metabolizmasını %3-5 arasında yavaşlatıyor. Bir bardak su gece yarısı acıkmalarını %100’e yakın azaltıyor.</p>
<p>Vücut susuz kalmak gibi bir strese maruz kaldığınızda adrenalin, endorfinler, kortizon, prolaktin, vazopressin ve Renin-Anjiotensin (RA) gibi güçlü hormonlar salgılanıyor. Örneğin endorfinler (iç morfinler) ağrıya tahammülünüzü artırır. Kortizon enerji depolarınızı boşaltır, kan şekerini yükseltir. Böylece şeker hastalığına yakalanmanıza yatkınlık sağlar.</p>
<p>Beynin su miktarı azalınca, hipofizin salgıladığı vasopressin damarları daraltır. Böylece susuz kalan hücrelere daha fazla su girer. Bu sırada kan basıncı yükselir. Bu nedenle dehidrate kişilerde hipertansiyon sıktır. Safra taşı oluşumu da büyük ölçüde dehidratasyona bağlıdır.</p>
<p>Alkollü içecekler ADH (idrara çıkmayı azaltan) hormonunun salgısını azaltarak hücresel dehidratasyona neden olur. Aşırı içki içilirse ciddi hücresel dehidratasyon olur. Kronik alkolizmde sürekli artan endorfinler tutkunluk yapar.</p>
<p>Susuz kalınıldığında aktive olan renin-anjiyotensin sistemi vücutta azalmış olan suyun korunmasına çalışır. Böbrek damarları büzüşerek suyu tutar; işemeniz azaltır. Renin-anjiyotensin sistemi aynı zamanda sodyumu tutar ki, bu durum suyun tutulmasına yardım eder. Su içilmediği sürece kan basıncı yüksek kalır ve damara zarar verir. Hastanın tansiyonu yükselir, nefes darlığı artar. Bu kişilerin su içtikçe yüksek olan tansiyonları düşer.</p>
<p>Hipertansiyon ve idrarın böbreklerde tutulması böbrek hasarı ve yetersizliği yapabilir. Klasik tedavide verilen diüretikler ve tuz kısıtlaması bu mekanizma düşünüldüğünde ciddi sakıncalara sahiptir.</p>
<p>Peki, su içmede sınır nedir?</p>
<p>Erişkin bir kişi için günde 2-2.5 litre kadar. Fakat meyve suları, gazlı meşrubat, çay gibi sıvılar su yerine sayılmamalı. Çünkü bunların az ya da çok idrar söktürücü etkileri var. İnsanlar her gün içtiği suyu hesaplamazlar. Bizce en iyi sınır idrarın koyu olmaması, açık renkte olacak kadar su tüketilmesi.</p>
<p>Sıcakta uzun saatler boyunca arazide kalmak, ya da yürümek zorunda kalanlar tabii ki 4-5 litrelik miktarları içebilirler. Fakat bu kişiler tuz kaybını karşılamak için bu sırada tuzlu gıdalar tüketmelidirler (tuzlu ayran gibi).</p>
<p>Tabii bu arada tansiyon düşürmek amacı ile yaşlı kişilere tuzsuz diyet verilirken de dikkatli olunmalı. Yüksek olan tansiyon düşeceğine, tam tersi tansiyon yükselebilir. Belki bu gibi durumlarda kandaki tuz (sodyum) düzeylerini kontrol etmek en iyisi.</p>
<p>Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan su ya da başka bir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanıyorlar. Çinliler soğuk içecekler içtiğiniz veya soğuk besinler yediğiniz zaman iç organlarımız daha fazla büzülüyor. Kan dolaşımında azalmaya neden oluyor, mide, baş ve eklem ağrıları artıyor, nefesiniz daralıyor, balgamınız koyuluyor.</p>
<p>Ayakta mı, oturarak mı su içmeli?</p>
<p>Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer. Eğer insan sıvı gıdayı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra 12 parmak bağırsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera da dâhil, birçok bulaşıcı hastalıklarından korunmuş olur.</p>
<p>Suyu neyin içinde sakladığımız da önemli değil mi? Eskiden kocaman toprak kaplarda saklanır, buz gibi de serin kalırmış su. Bugün plastik damacanalar veya bidonlar bulunuyor çoğu evde. Suyumuzu nasıl daha sağlıklı saklarız?</p>
<p>Eskiden içme suyu olarak daha çok şebeke suyu kullanılırdı. Şebeke suyu içmeyenler sakalardan cam damacanalar içinde bulunan suyu içerlerdi. Bakkallarda ise su küçük şişelerde ya da küçük damacanalarda (Hamidiye suyu gibi) satılırdı. Seksenli yıllardan sonra anlı şanlı sanayicilerimiz su işine de el attılar ve plastik pet şişe iznini aldılar. İhtilal yıllarıydı. Halk bunların tehlikeleri hakkında uyarılmadı. Basında da fazla bir muhalefet olmadı. Daha sonra şebeke suları iyice kirlendi ve içilemez hale geldi. Küçük ambalajlardaki sular ev kullanımı için çok pahalı idi bunun üzerine 18-20 litrelik damacanalar çıktı.</p>
<p>Peki bu damacanalar ve pet şişelerin ne gibi tehlikeleri var?</p>
<p>Damacanalar ve pet şişelerin hammaddesinde fosgen adı verilen, savaşlarda yaygın şekilde kullanılan kimyasal zehirli bir gaz bulunmakta. Yıprandığında ve içinde uzun süre su bekletildiğinde, damacanayı oluşturan plastikteki birçok tehlikeli kimyasal suya karışabilmekte. Bu kimyasallar mide, karaciğer, sinir sistemi ve akciğer dokusunda tahribata yol açıyor, kansere neden olabiliyor. Bu yüzden evinize gelen damacananın yıpranmamış olmasına özen göstermek gerekiyor. Tabii en iyi yol tekrar eskiye dönmek ve cam damacanalardan su içmek. Hatta iyisi bu suyu evlerde küp içinde dinlendirmek. Ya da plastik damacanadaki suyu hemen buraya boşaltıp orada saklamak. Hayal gibi geliyor ama biraz gayretle niçin mümkün olmasın?</p>
<p>Musluk suyunun filtre edilmesi iyi bir çözüm mü? Veya doğrudan musluk suyu kullanılabilir mi?</p>
<p>Meseleye nereden baktığınıza bağlı. Suyu filtre ettiğinizde ağır metaller ve diğer toksik maddeler uzaklaştırırken faydalı mineraller de kaybolmakta. Bir taraftan fayda öteki taraftan zarar. Çünkü su sadece H2O değil. İçinde sağlığımız için gerekli onlarca mineral var. En iyisi kaynak suyu içmek. Ama ben otistik hastalarıma mecburen filtre edilmiş su içmelerini öneriyorum. Bunun nedeni sulardaki ağır metaller ve diğer toksik maddelerin sistemik olarak incelenmemesi. Sadece arseniğe bakılıyor. Onu da herkesin yaptığından emin değilim. Çare en azından marka sularında bu incelemelerin geniş olarak yapılması.</p>
<p>Vücudun ihtiyacı olan suyu alabilmesi için gereken suyun özellikleri nasıl olmalı?</p>
<p>İçme suları renksiz, berrak, lezzetli olmalı. Sudaki bulanıklık, mikrobik kirlenme veya inorganik–organik maddelerin varlığından kaynaklanabilir. Kolera, salmonella, hepatit gibi mikroplar sudan geçerek hastalığa sebep olabiliyorlar.</p>
<p>Suyun dezenfeksiyonu için kullanılan klor miktarının 1mg/L civarında olması gerekiyor. Bu miktarı aşması suyun içiminde rahatsızlık veriyor. Sudaki azotlu maddeler (nitrit, nitrat gibi) maksimum müsaade edilebilir konsantrasyonu aşmamalı. İçme suyunun temizliğinden endişe duyuluyorsa içme suyu mutlaka 3-5 dk. kaynatılıp ılıtıldıktan sonra kullanılmalı.</p>
<p>Yapılan çalışmaların çoğunda su klorlanması yapılan bölgelerde kanserin daha fazla görüldüğünü saptanmış. Çünkü klorlu içme sularında bulunan trihalometan (THM) mesane kanserine yol açabilmekte. THM’nin deri yolu ile (banyo yapmak, havuza girmek) ya da solunum yolu ile alınması da aynı rizikoya sahip.</p>
<p>Sizin de bir yazınızda belirttiğiniz gibi canlı canlı çeşmeden akan suyun tadıyla, günümüzde büyük maliyetlerle üretilen ve en küçüğü 1000 yılda yok olabilen plastik pet şişelerden içtiğimiz suyun tadını ve anlamını karşılaştırınca daha da düşünür hale geliyoruz!</p>
<p>Maden suyu faydalı mı? Maden suyu ve soda aynı şeyler mi?</p>
<p>Toplumda maden suyu ve sodanın aynı içecek olduğunu sanan pek çok kişi var. Oysa maden suyu ve soda farklı içecekler. Maden suyu, içerdiği tüm mineraller ve karbondioksit gazı ile birlikte yeraltındaki çatlaklardan yol bularak yeryüzüne çıkıyor, yani tamamen doğal; bunlara Avrupa ülkelerinde mineralli su da deniliyor.</p>
<p>Soda ise su ve sudan yapılan içeceklere üretim esnasında karbondioksit gazı basılmasıyla elde edilen ve tamamen “yapay” olan bir içecek.</p>
<p>Maden suyu zengin mineral içeren bir su. Normal suya göre kıyasladığımız zaman ekstradan içerdiği özellikle kalsiyum, magnezyum gibi mineraller sağlık açısından son derece yararlı. Her gün 2-3 su bardağı, hatta daha fazla içilebilir. Maden suları sindirimi kolaylaştırıyor, ama sanıldığı gibi zayıflatma gibi bir özelliği yok. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Kronik böbrek yetersizliği olan hastalar fazla miktarda maden suyu tüketmemeli. Çünkü bazen maden suyunun içerdiği mineral tuzları fonksiyonları bozulmuş böbreklere zarar verebilir.</p>
<p>Eskiden maden suları şekerli ve meyveli(boyalı!) olarak satılamazdı; yasaktı çünkü. Ama maalesef onlara da izin çıktı, anlı şanlı bilim(!) insanlarımızın zorlaması ile. Böylece doğal maden sularımızı da bozduk elbirliği ile. Boyalı maddelerin zararlarını bir tarafa bırakın, bir kere bu tip şekerli maden suları daha fazla idrara çıkmamıza neden oluyorlar. Yani susuzluğumuzu giderelim derken daha fazla susuz kalıyoruz. Üstelik bunun farkında da olamıyoruz çoğu kez.</p>
<p>Maden suyundaki magnezyum ve kalsiyum gibi minerallerden zengin olması kalp krizi ve damar sertliğine karşı koruyucu. Magnezyumdan fakir suların tüketildiği bölgelerde bu hastalıklar daha az görülüyor.</p>
<p>Böbreklerinde taş oluşmuş insanlara maden suyu tüketmeleri bazı hekimlerce tavsiye edilmiyor. Ama düzenli maden suyu kullananlarda böbrek taşının arttığına dair bilimsel bir araştırma yok. Tersine böbrek taşlarının önlenmesi, idrar yolu enfeksiyonlarının azaltılmasında faydaları var.</p>
<p>Su için okurlarımıza neler önerirsiniz ?</p>
<p>Günde en az 8 bardak (2000mL) su için. Yiyecek ve meşrubattaki su buna dahil değildir. İdrarınız koyu ise yeteri kadar su içmiyorsunuz demektir.</p>
<p>Meyve suyu, meşrubat, gazoz, bira gibi, şekerli çay gibi sıvılar yoğun karbohidrat içerikleri nedeni ile su ihtiyacını artırırlar. Şekersiz açık çay ve kısmen de ayran, kefir gibi fermente içecekler, sıvı ihtiyacını artırmadığı gibi, sıvı ihtiyacınızı da karşılar.</p>
<p>İçtiğiniz su aşırı soğuk olmasın. Oda sıcaklığındaki suyu içmek en iyisidir.</p>
<p>Kaynak suyunu için. İşlenmiş sofra suları kaynak suyu değil, işlenmiş kuyu suyudur. Mecbur kalmadıkça içmeyin. Gerçek kaynak suları içiminin güzelliğinden anlaşılabilir.</p>
<p>Şebeke suyunu mümkünse içmeyin (klorlu !). Klor, mikropları öldürmek için suya konulur. Fakat kanser de yapabilir ve suyun tadını bozar.</p>
<p>Doğal kaynak suyunun yerini tutmasa da filtre edilmiş şebeke suyu içilebilir.</p>
<p>Şebeke suyunu musluktan aldıktan sonra en az bir saat dinlendirirseniz kloru uçar ve içilebilir.</p>
<p>Sindirim sorununuz varsa yemekle birlikte su içmeyin, çünkü bu su sindirim sıvılarını seyrelterek etkilerini azaltır. Yemekten yarım saat önce veya 1 saat sonra su içebilirsiniz.</p>
<p>Uykudan önce bir ya da iki bardak su içilmelidir.</p>
<p>Maalesef nerdeyse hiçbir suda sistematik olarak ağır metal ve diğer kimyasal toksin taraması yapılmamaktadır.</p>
<p>Alzheimer, depresyon, otizm, hiperaktivite gibi nöropsikiatrik hastalıkları olan kişiler suyun içindeki toksik maddelerden emin olunuluncaya kadar, filtre edilmiş su içmelidirler.</p>
<p>KAYNAKLAR</p>
<p>1. Batmanghelidj F. Water Cures: Drugs Kill, Global Health Solutions, 2003</p>
<p>2. Batmanghelidj F. A new and natural method of treatment of peptic ulcer disease. J Clin Gastroenterol. 1983;5(3):203-5</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tiryakilere-guzel-haber" title="Tiryakilere güzel haber (19 Aralık 2009)">Tiryakilere güzel haber</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/zayiflamak-icin-hangi-caylari-icmeli" title="Zayıflamak için hangi çayları içmeli ? (01 Temmuz 2008)">Zayıflamak için hangi çayları içmeli ?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/overler-yumurtaliklar" title="Overler (yumurtalıklar) (21 Mayıs 2008)">Overler (yumurtalıklar)</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/kalsiyumun-vucut-icin-onemi-nedir" title="Kalsiyumun vücut için önemi nedir? (19 Kasım 2008)">Kalsiyumun vücut için önemi nedir?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/k-ile-baslayan-erkek-isimleri" title="K ile başlayan erkek isimleri (08 Haziran 2008)">K ile başlayan erkek isimleri</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/suyu-ayakta-icmeyin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yemekleriniz zehir olmasın !&#8230;</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/yemekleriniz-zehir-olmasin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/yemekleriniz-zehir-olmasin#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Dec 2009 15:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[buharda yemek pişirmek]]></category>
		<category><![CDATA[diş bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=829</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar yemeğin buharda pişmesinin sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. En sağlıklı yemek pişirme yöntemlerinden birisi de buharda pişirmek. Buharda pişirmenin en önemli özellikleri arasında, besinlerin vitaminlerini kaybetmemesi ve bu pişirme yöntemiyle, dışarıdan hiçbir katkı maddesinin besine değmemesi var. Buharda pişirme yöntemleri yumurta, kök sebzeler, kabuklu deniz ürünleri gibi besinler için ideal. Böylece daha az [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar yemeğin buharda pişmesinin sağlık açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.<br />
En sağlıklı yemek pişirme yöntemlerinden birisi de buharda pişirmek. Buharda pişirmenin en önemli özellikleri arasında, besinlerin vitaminlerini kaybetmemesi ve bu pişirme yöntemiyle, dışarıdan hiçbir katkı maddesinin besine değmemesi var.<span id="more-829"></span> Buharda pişirme yöntemleri yumurta, kök sebzeler, kabuklu deniz ürünleri gibi besinler için ideal. Böylece daha az su ve hava teması sağlanarak, besin öğelerinin kaybı engellenir. Buharda pişirmek sağlıklıdır çünkü yiyeceğin içeriğindeki nişastanın kırılması- yumuşaması; selüloz, protein ve lifli yapının kırılması ile yemek daha yumuşak hale geliyor. Besinler daha kolay sindirilebiliyor</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-nedir" title="Katarakt Nedir? (09 Şubat 2008)">Katarakt Nedir?</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/cocuk-sagligi-icin-kesinlikle-zararli" title="Çocuk Sağlığı İçin Kesinlikle Zararlı (01 Ekim 2008)">Çocuk Sağlığı İçin Kesinlikle Zararlı</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/yemekleriniz-zehir-olmasin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;ndan sağlıklı diş projesi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/saglik-ve-milli-egitim-bakanligindan-saglikli-dis-projesi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/saglik-ve-milli-egitim-bakanligindan-saglikli-dis-projesi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 May 2009 23:39:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklara diş fırçala cd]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda diş fırçalama eğitim kitapçığı]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı ile ilgili eğitimler]]></category>
		<category><![CDATA[diş sağlığı ile ilgili projeler]]></category>
		<category><![CDATA[MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DİŞ SAĞLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık ile ilgili ilkokul prejesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Dişler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/?p=822</guid>
		<description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın ortaklaşa yürüttüğü koruyucu ağız diş sağlığı projesi kapsamında Türkiye genelinde uygulanması planlanan ve ilk etapta pilot bölge olarak seçilen Karabük ve Nevşehir illerinde İlköğretim okulu 1. sınıf öğrencilerinin dişlerine florlu vernik uygulaması çalışması start aldı. Gönüllü diş hekimleri tarafından yapılan çalışma kapsamında Karabük&#8217;te 3 bin ilköğretim okulu 1. sınıf [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-823" title="dis" src="http://www.sagliklibiryasam.com/wp-content/uploads/2009/05/dis.jpg" alt="dis Sağlık ve Milli Eğitim Bakanlığından sağlıklı diş projesi" width="114" height="118" /> Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın ortaklaşa yürüttüğü koruyucu ağız diş sağlığı projesi kapsamında Türkiye genelinde uygulanması planlanan ve ilk etapta pilot bölge olarak seçilen Karabük ve Nevşehir illerinde İlköğretim okulu 1. sınıf öğrencilerinin dişlerine florlu vernik uygulaması çalışması start aldı.<span id="more-822"></span></p>
<p>Gönüllü diş hekimleri tarafından yapılan çalışma kapsamında Karabük&#8217;te 3 bin ilköğretim okulu 1. sınıf öğrencisinin dişlerine yapılan florlu vernik uygulaması çalışması bin 500 öğrenciye ulaştı. Karabük merkez ve ilçelerinde devam eden proje kapsamında Safranbolu&#8217;nun Bostanbükü köyü İlköğretim okulunda ilköğretim okulu 1. sınıf öğrencilerine florlu vernik uygulaması yapan Karabük İl Sağlık Müdürlüğü Ağız Diş Sağlığı Şube Müdürü İsmail Camarten, Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı&#8217;nın ortaklaşa yürüttüğü proje ile Türkiye&#8217;de pilot bölge olarak Karabük ve Nevşehir&#8217;de ilköğretim 1. sınıf öğrencilerine yönelik koruyucu ağız diş sağlığı programı çerçevesinde florlu vernik uygulaması yapıldığını söyledi. Camarten, Karabük il genelinde 3 bin ilköğretim okulu 1. sınıf öğrencisine uygulanacak olan florlu vernik çalışmasında bin 500 öğrenciye ulaşıldığını belirterek, &#8221; Okullar kapanıncaya kadar bu çalışma devam edecek. Dişlerinde sorun olan riskli öğrencilere bu uygulama okullar kapandıktan sonrada devam edecek. Projenin amacı önümüzdeki yıl ilköğretim okulu 5. sınıf öğrencilerine kadar uygulamak. Bu projenin uygulanabilmesi için bu yıl pilot bölge olarak Karabük ve Nevşehir seçildi. Öğrencilerin daha sağlıklı bir dişlere sahip olması için yapılan bu çalışma pilot bölgelerde uygulandıktan sonra Türkiye genelinde yapılacak&#8221; dedi.</p>
<p>Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Diş hekimi Ali Burak Yücel, ağız ve diş sağlığının önemli parçalarından biri olan diş fırçalama alışkanlığını çocuklara kazandırmak istediklerini ifade ederek, &#8220;Proje uygulaması öncesi ilk etapta öğrenci ve öğretmenlerimize diş sağlığı ile ilgili olarak materyallerinin yer aldığı kitapçık ve CD dağıtımı yapıldı. Bunun uygulamasında çocuklarımız ilk uygulamamızda hepsinin bilinçli olduğunu gördük ve diş fırçalama alışkanlıklarında artışlar yaşanmaya başladı. Fakat bazı okullarımızda diş fırçalama yönünde hijyenik koşullardan dolayı sıkıntı yaşanıyor. Öğretmenlerimiz bu konuya daha duyarlı olduklarında çocuklarımızda diş fırçalama alışkanlığı daha da aratacaktır&#8221; dedi.</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/saglikli-disler" title="Sağlıklı Dişler (01 Ekim 2008)">Sağlıklı Dişler</a> (0)</li>
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/dis-beyazlatma" title="Diş Beyazlatma (09 Haziran 2008)">Diş Beyazlatma</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/saglik-ve-milli-egitim-bakanligindan-saglikli-dis-projesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Unutkanlığı azaltmanın yolu</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanligi-azaltmanin-yolu</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanligi-azaltmanin-yolu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 14:18:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[unutkanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sagliklibiryasam.com/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, unutkanlığın önüne geçmenin çok kolay ve bunu azaltmanın insanın elinde olduğunu belirterek, &#8220;Bunların başında yeni şeyler öğrenmek geliyor, her yeni bilgi ve beceri birer hafıza egzersizidir&#8221; dedi. Harvard Tıp Okulu Öğretim Üyesi Dr. Aoron P. Nelson, hafızayı güçlü tutmanın pek çok püf noktası olduğunu ifade ederek, temel kuralları şöyle sıralıyor: &#8220;Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-808" title="unutkanlik" src="http://sagliklibiryasam.com/wp-content/uploads/2009/05/unutkanlik.jpg" alt="unutkanlik Unutkanlığı azaltmanın yolu" width="111" height="111" /> Uzmanlar, unutkanlığın önüne geçmenin çok kolay ve bunu azaltmanın insanın  elinde olduğunu belirterek, &#8220;Bunların başında yeni şeyler öğrenmek geliyor, her  yeni bilgi ve beceri birer hafıza egzersizidir&#8221; dedi.</p>
<p><span id="more-807"></span></p>
<p>Harvard Tıp Okulu Öğretim Üyesi Dr. Aoron P. Nelson, hafızayı güçlü tutmanın  pek çok püf noktası olduğunu ifade ederek, temel kuralları şöyle sıralıyor:</p>
<p>&#8220;Hipertansiyonu ve kolesterol yüksekliği sorununu önleyin. Kalbiniz için kötü  olanın beyniniz için de kötüdür. Alkolü bırakın. Alkol beyin hücrelerini tahrip  etmektedir. İyi ve kaliteli uyku uyuyun. Kaliteli uyku beynin yeni öğrenilenleri  pekiştirmesini sağlar. Öğrenilmiş bilgilerin pekiştirilmesinin uzun süreli  belleğin en önemli desteği olduğu biliniyor. Stresinizi iyi yönetin. Ölçülü ve  kontrollü stres dikkati yoğunlaştırmakta, odaklanmayı arttırmaktadır.  Kontrolsüz, uzun süreli ve aşırı stres ise</p>
<p>dikkati sürdürme kapasitesini yok etmekte, unutkanlığı tetiklemekte, kortizol  hormonunu yükselterek beynin bellek için önemli bölümlerinde hasar  geliştirmektedir&#8221;</p>
<p>Yeni şeyler öğrenmenin unutkanlığı azalttığını kaydeden Nelson, &#8220;Her yeni  bilgi ve beceri birer bellek egzersizidir. Yeni sporlar, hobiler, araştırma  alanları, heyecanlı ve zevkli problemler, ezberlenen yeni şiirler ve yeni diller  beyniniz için en güçlü vitaminlerdir. Tembelliği bırakın. Zihinsel  faaliyetlerinizi sınırlamayın. Özellikle televizyon seyretmek gibi pasif  faaliyetleri azaltın. Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az  4 gün yürümeye çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma  sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Kullandığınız  ilaçları gözden geçirin. Beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan  kullanmayın. Vitaminlerden yararlanın. E ve C vitamini gibi antioksidan  vitaminlerin, selenyum gibi serbest radikal avcısı minerallerin hücreleri  oksitlenmekten koruyan güçlerinden faydalanabilirsiniz. Yeteri kadar B vitamini,  özellikle B12 vitamini aldığınızdan emin olun. Dengeli bir beslenmenin de  yaşlılıkta vitamin eksikliğine yol açabileceğini hatırlayın. Hayata bağlı kalın.  Hayatınıza önem katan bağları sıkılaştırın. İyi sosyal ilişkileri olan  yaşlılarda bellek fonksiyonları bozulmuyor. Sosyal ilişkiler bir taraftan  zihinsel egzersizleri yoğunlaştırıyor, diğer taraftan çeşitli olayların ruhsal  travmalarını hafifletmeye yardımcı oluyor&#8221; diye konuştu.</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/beyni-gelistirecek-oneri" title="Beyni geliştirecek öneri (01 Haziran 2009)">Beyni geliştirecek öneri</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/unutkanligi-azaltmanin-yolu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dürtü Kontrol Bozukluklarından Biri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/durtu-kontrol-bozukluklarindan-biri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/durtu-kontrol-bozukluklarindan-biri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 13:26:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.websitem.tv/?p=797</guid>
		<description><![CDATA[Kleptomani Bu bozuklukta kişi çalma isteğine karşı koyamaz ve gittiği yerlerden sürekli bir şeyler çalar. Kimi zaman çaldığı eşyadan vazgeçerek sezdirmeden geri götürebilir veya objeyi gizleyebilir. Kleptomanide kişinin çaldığı objeler genellikle değerli şeyler değildir. Kişi bunları ihtiyacı olduğundan değil, sadece çalmak için çalar. Çoğu kişinin çaldığı nesneyi satm alabilecek kadar parası da vardır. Fakat yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kleptomani<br />
Bu bozuklukta kişi çalma isteğine karşı koyamaz ve gittiği yerlerden sürekli bir şeyler çalar. Kimi zaman çaldığı eşyadan vazgeçerek sezdirmeden geri götürebilir veya objeyi gizleyebilir.</p>
<p>Kleptomanide kişinin çaldığı objeler genellikle değerli şeyler değildir. Kişi bunları ihtiyacı olduğundan değil, sadece çalmak için çalar. Çoğu kişinin çaldığı nesneyi satm alabilecek kadar parası da vardır. Fakat yine de böyle bir anormallik içine girer. Bu kişiler çalma eylemini önceden planlamazlar ve eylem sırasında başkalarından yardım almazlar. Kendilerince yakalanma riski olmadığını düşündükleri bir anda yaparlar. Çalma nedenleri öfke ve intikam duygusu ile bağlantılı değildir.</p>
<p>Aslında vicdanı gelişmiş, mantık örgüsü oturmuş, dengeli, akıllı, ruhen sağlıklı bir insan çalmanın ahlaken, dinen ve mantıken yanlış olduğunu hemen anlar. Kendisini bu şekilde küçük düşürmez. Böyle bir şeyi aklından dahi geçirmez. Fakat doğruları yanlışları oturmamış, vicdan mekanizması gelişmemiş, kendi üzerinde denetim sağlayamamış, öz güveni olmayan bir insanın bunları yapması beklenir. Şayet ruh sağlığının önemi kavranırsa ve sağlıklı bir ruha, dengeli bir akla özenilirse zaten bu tip problemlere zemin hazırlanmamış o</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>İlgili konu yok.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/durtu-kontrol-bozukluklarindan-biri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beriberi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/beriberi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/beriberi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ortopedi]]></category>
		<category><![CDATA[ayak bileğinde yanma]]></category>
		<category><![CDATA[ayak ve dizde yanma]]></category>
		<category><![CDATA[Beriberi]]></category>
		<category><![CDATA[bilekte yanma]]></category>
		<category><![CDATA[bilekte yanma hissi]]></category>
		<category><![CDATA[diz icinde yanma]]></category>
		<category><![CDATA[diz içinde yanma hissi]]></category>
		<category><![CDATA[diz ile ayak bileğin arasında yanma hissi]]></category>
		<category><![CDATA[diz yanması]]></category>
		<category><![CDATA[dizde yanma]]></category>
		<category><![CDATA[dizde yanma hissi]]></category>
		<category><![CDATA[dizlerde yanma hissi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=164</guid>
		<description><![CDATA[Vücutta yaygın sinir yangıları, zayıflık, felçler, dokularda şişme, ussal yetersizlikler ve sonuçta kalp yetmezliği ile kendini gösteren bir hastalık. Beslenmede B1 (tiamin) vitamininin yokluğuna bağlı bir hastalıktır. Bu hastalık özellikle Japonya, Çin, Malaya, Fiji, Hindistan, Batı Afrika, Batı Avustralya ve Meksika körfezi gibi kabuksuz pirincin günlük beslenmede önemli bir yer aldığı yörelerde görülür. Labrador ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vücutta yaygın sinir yangıları, zayıflık, felçler, dokularda şişme, ussal yetersizlikler ve sonuçta kalp yetmezliği ile kendini gösteren bir hastalık. Beslenmede B1 (tiamin) vitamininin yokluğuna bağlı bir hastalıktır.<span id="more-551"></span></p>
<p>Bu hastalık özellikle Japonya, Çin, Malaya, Fiji, Hindistan, Batı Afrika, Batı Avustralya ve Meksika körfezi gibi kabuksuz pirincin günlük beslenmede önemli bir yer aldığı yörelerde görülür. Labrador ve Newfoundland gibi beyaz buğday ununun bol kullanıldığı yerlerde de beriberiye rastlanır.</p>
<p>Beriberi hastalığında görülen sinir yetersizlikleri, güvercinlere kabuksuz pirinç verilerek deneysel yoldan da gerçekleştirilebilmiştir. Pirinç kabuğu ya da bundan elde edilen kristal şeklinde bir maddeden, günde 5 mg. kadar verilmesi, beriberi hastalığının iyileştirilmesine yol açar. Eskiden B vitamini olarak adlandırılmış olan bu suda eriyen maddeye, daha sonra, öbür B grubu vitaminlerden ayırabilmek amacıyla B1 adı verilmiştir. Bir süre aneurin olarak da adlandırılan bu bileşiğin, bugün en yaygın kullanılan adı tiamindir.</p>
<p>Beriberi hastalığında beyin dokusu, şekerin varlığı halinde, yavaş gelişen bir işlemle oksijenden yararlanmaktadır. Karbonhidratların oksitlenmesindeki bu ağırlığı tiamin hızlandırır. Tiamin bütün canlı hücrelerde bir miktar bulunur. Bu nedenle hemen hemen bütün besinlerde vardır. Yağda eriyemediğinden tereyağından hayvansal ya da bitkisel yağlardan elde edilemez. Değirmenlerde gerek buğdayın, gerekse pirincin öğütülmesi tiaminin büyük çapta kaybolmasına yol açmaktadır. Beyaz buğday unundan yapılmış olan ekmek yenilmesi, batı ülkelerinde bile zaman zaman beriberi vakalarının görülmesine yol açmaktadır. Yapay tiamin çok ucuzdur; bazı ülkelerde değirmenciler beyaz una bu maddeyi katmak zorundadırlar. Normal bir hayat yaşayan bir erişkinin günde 1.3 mg. kadar tiamin alması gerekir.</p>
<p>Beriberi hastalığı belli başlı üç şekilde görülür; Çocuk beriberisi, yaş beriberi, kuru beriberi.</p>
<p>Çocuk beriberisi: Genellikle yaşamın ilk yılında belirir. Bir ile dört ay arasındaki bebeklerde görülen ivegen türü yaygındır. Bebekte solunum güçlüğü, kalp atışının hızlanması, kusma, kan basıncının ve vücut sıcaklığının düşüklüğü dikkati çeker. Vücut kasılmaları, kalp yetmezliği, akciğerlerde kalp yetmezliğine bağlı sıvı birikimi ve bu nedenle solunum güçlüğü, dudaklarda ve dilde morarma, ses tellerinde felç görülebilir.</p>
<p>Yaş beriberi: Erişkinlerde görülür. Soshin beriberisi de denilir. Kan dolaşım hızı çoğalır ve toplardamarlarda dikkati çekecek kadar basınç yükselişi görülür. Bu basınç artışı, akciğerlere kan hücumuna yol açar. Atar ve toplardamarlar arasında bağlantı sağlayan damarların açılıp kapanmasını sağlayan kasların gevşemesi, kanın kısa devre yapmasına yol açar; bu kısa devre sonucunda düşen atardamar basıncını normale çevirmek için, kalp daha hızlı çalışmak zorunda kaldığından, bu aşırı çalışma kalpte yetersizliğe yol açabilir. Ancak bu açıklama, deri altında niçin sıvı biriktiğini cevaplayamamaktadır. Beriberi hastalığında bulunabilen protein eksikliğinin, bu belirtinin nedeni olabilmesi mümkündür. Vücuda yeterli protein girmeyince kandaki albümin (bir proteindir) azalır ve kanın osmotik basıncı bu nedenle düşerek, kan damarlarının uygun yerlerinden bir miktar kan serumu dışarı sızar.</p>
<p>Kuru beriberi: Merkezi sinir sisteminden uzakta bulunan sinirlerdeki yangılarla dikkati çeker. Önce kol ve bacaklarda başlayan belirtiler, daha sonra merkeze doğru ilerler. Baldır kaslarında hissizlik ve ağrılar, diz ve ayak bileği reflekslerinde zayıflama ve kaybolma, yürümeyi kısıtlayan bacak kası yetersizlikleri, ayak tabanında yanma hissi görülebilir. Diyaframın siniri olan frenik sinirin felci, bazen yapay solunum yaptırılmasını zorunlu kılar. Beyine duyuları ileten omurilik bölümünün yozlaşması ve göz sinirinin yangılanması da görülebilir.</p>
<p>Hastalıktan aşırı öğütülmemiş tahıl, özellikle pirinç yememek, bu tür bir beslenme zorunluysa buna tiamin katmakla korunulur. ivegen yaş beriberi tedavisi için, ağız ya da şırınga yoluyla günde 5-10 mg. tiamin verilir. Bazı araştırıcılar bu dozun on katını salık vermektedirler. Dokulardaki su hızla kaybolmaya ve durum iyileşmeye başlar.</p>
<p>Kuru beriberi hastalarına sadece tiamin değil bütün B vitaminlerini vermek gereklidir Çünkü bu hastalıkta diğer B grubu vitaminlerin de eksikliği söz konusudur. Sinir yangılarının iyileşmesi uzun sürer; bazı sinirlerde oluşmuş aşırı bozukluklar düzelmeyebilir. Bu hastalıkta sinir yetersizlikleri sonucu oluşan eklem bozukluklarını iyileştirmek için bazı durumlarda ortopedi uzmanlarına başvurulması gerekebilir.</p>

	<h4>İlgili konular</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/agiz-hijyeni-nasil-saglanir" title="Ağız hijyeni nasıl sağlanır ? (19 Kasım 2008)">Ağız hijyeni nasıl sağlanır ?</a> (0)</li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/beriberi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
