<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Göz Hastalıkları</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/category/saglik/goz-hastaliklari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 10:39:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Katarakt Belirtileri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-belirtileri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-belirtileri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 10:25:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-belirtileri</guid>
		<description><![CDATA[Katarakt, göz merceğinin değişik bölgelerinden başlar ve buna göre de hasta farklı görme şikayetleriyle doktora başvurur. Hastaların tümünde ortak şikayet, görmenin azalması ve bulanık görmedir. Fakat, hastaların bazısı ışıkta değil, loş ortamlarda daha iyi gördüklerini belirtirler. Bazısı da görmesinin sürekli bulanık olmasından ve giderek daha kötüleştiğinden, bazısı da iyi okuyamadığından şikayet eder. Bazı katarakt türlerinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0557671799318979";
/* 728x90, oluşturulma 25.05.2009 */
google_ad_slot = "6860950382";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p><img src="images/Katarakt-Belirtileri.jpg" width="300" height="300" alt="Katarakt Belirtileri Katarakt Belirtileri"  title="Katarakt Belirtileri" /> <br /> 
<p><strong>Katarakt, göz merceğinin değişik bölgelerinden başlar ve buna göre de hasta farklı görme şikayetleriyle doktora başvurur. </strong></p>
<p>
<p>
	<font face="Verdana"><font size="2">Hastaların tümünde ortak şikayet, görmenin azalması ve bulanık görmedir. Fakat, hastaların bazısı ışıkta değil, loş ortamlarda daha iyi gördüklerini belirtirler. Bazısı da görmesinin sürekli bulanık olmasından ve giderek daha kötüleştiğinden, bazısı da iyi okuyamadığından şikayet eder. </font></font></p>
<p>
	<font face="Verdana"><font size="2">Bazı katarakt türlerinde görülen tipik bir görme şikayeti de gözün miyop hale gelmesidir. Bu hastalar, eskiye göre yakını daha iyi gördüklerini, hatta kitap-gazete okurken yakın gözlüklerine gerek duymadan çıplak gözle daha iyi gördüklerini ifade ederler. Uzak için hipermetrop gözlük kullanan hastalarda bu gözlüğe ihtiyaç duyulmadığı görülür. Bu hastalar muayene edildiklerinde gözlükleri hipermetrop ise gözlük numarasında düşme, miyop ise numarada yükselme olduğu izlenir. </font></font></p>
<p>
	<font face="Verdana"><font size="2">Önceleri, gözlük yardımı olmaksızın yakını daha iyi gördüğünü farkeden hasta, bu durumdan memnun olur. Fakat zamanla görmesinin bulanıklaştığını ve uzak mesafeyi daha kötü görmeye başladığını anlayınca, doktora başvurmak zorunda kalır. </font></font></p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-belirtileri">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-belirtileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilgisayar kullanırken gözlere dikkat</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 23:23:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgisayar kullanırken gözlere dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[yeşili korumak için ne yapmak lazım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat</guid>
		<description><![CDATA[KAYSERİ (İHA) – Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, bilgisayar kullanımının gözü bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti. Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="" title="Bilgisayar kullanırken gözlere dikkat" alt=" Bilgisayar kullanırken gözlere dikkat" />
<p class="bs_video">
<p>KAYSERİ (İHA) – Özel İbni Sina Sağlık Merkezleri Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ziya Alp Köse, bilgisayar kullanımının gözü bozmadığını, ancak mevcut kırma kusurunun ortaya çıkmasına neden olduğunu kaydetti.<br />
Bilgisayar kullanımına bağlı olarak, gözün kendisinde ya da görme kalitesinde bazı problemlerin meydana gelmesini, göz yorgunluğun olduğunu belirten Dr. Ziya Alp Köse, “Yorgun ve ağrılı gözler, gözlerde yanma ve batma, bulanık görme, kuruluk hissi, sulanma, kaşıntı, kızarıklık, gözleri kısarak bakmak, odaklama zorluğu, çift görme, ışığa karşı hassasiyet, baş ağrısı, boyun, sırt ve omuz ağrısı en çok görülen problemlerdir” dedi.</p>
<p>Bahsedilen yorgunluk belirtilerine sahip olan kişilerin, ilk iş olarak göz muayenesi olması gerektiğini kaydeden Alp Köse, “Çünkü bu belirtilerin en büyük nedeni, gözlerdeki kırma kusurudur. Miyopi, hipermetropi, astigmatizma gibi kırma kusurlarının olup olmadığı saptanarak, bunların gözlük camı veya lenslerle düzeltilmesi, bu konudaki ilk aşamadır. Ayrıca, halen kullanılan gözlük camı veya lenslerin numaralarının yetersiz kalması da, göz yorgunluğuna sebep olabilecektir. Burada, halk arasında yaygınca inanılan yanlış bir görüşe değinmek ve doğrusunu anlatmak yerinde olacaktır; bilgisayar kullanımı, insanların gözlerini bozmaz. Ancak mevcut olan ve kişinin o ana kadar önemsemediği veya bilmediği bir kırma kusurunun, belirtileriyle ortaya çıkmasına aracılık eder. Çalışma koşulları çok aşırıya kaçmadıkça normal bir göz, bilgisayar karşısında bozulmaz” diye konuştu.</p>
<p>Dr. Köse, görme bozuklukları belirtilerinin kişiye bağlı sebepler dışında, çalışma ortamının şekline ve kişinin alışkanlıklarına göre de değişiklikler göstereceğini belirtirken, bilgisayar kullanımında dikkat edilecek noktaları ise şöyle özetledi:<br />
“Bilgisayarın kullanıldığı ortamdaki ışık ve parıltı kaynakları ortadan kaldırın. Güneş ışığından gelen dolaysız parıltıya, kullanıcının gözlerine yöneltilmiş aydınlatma cihazlarına ve görüntü ekranındaki herhangi bir yansımadan kaynaklanan dolaylı parıltıya karşı önlem alın. Kullanılacak ışık kaynağının, arkadan, omuz hizasından monitöre veya çalışma masasına düşecek şekilde ayarlamaya çalışın. Mümkünse masa lambaları yerine tavan aydınlatması kullanın. Bütün bunlara rağmen parıltı kalıcı devam ediyorsa ekran filtresi alınıp ekrana takılabilir. Daha koyu arka planlar üzerinde, açık renkli puntoyla yazın (örneğin, mavi üzerine beyaz ya da yeşil üzerine kahverengi). Büyük punto kullanın ve dağınık ekran görüntülerinden kaçının. Çocuklara çalışırken dinlenme aralarını öğretin. Her bir saatlik bilgisayar kullanımı için gözlerini, toplam on beş dakika dinlendirmelidirler. Çocuklara sık sık göz kırpmalarını hatırlatın. Bilgisayar kullanıcıları, normal olarak göz kırpmaksızın uzun süre sabit gözle ekrana bakma eğilimi gösterdiğinden, göz sulanması azalır ve batma hissedilebilir. Eğer sorun devam ederse, suni göz yaşı damlaları önerilebilir. Bilgisayar kullanıcıları, ekrana göz hizasının yatay düzlemi altında 10-20 derece açıyla bakmalıdırlar. Statik elektrikten toz birikmesini önlemek için, antistatik spreyle ve pamuksuz bezle ekranı düzenli olarak temizleyin. Çocuğunuz düzenli olarak bilgisayar kullanıyorsa, her yıl göz muayenesine gitmesini sağlayın.”</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/bilgisayar-kullanirken-gozlere-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kornea nakli ne zaman yapılır?</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 23:23:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kornea nakli ne zaman yapılır?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir</guid>
		<description><![CDATA[Bu durum hemen herkesin başına gelebilir Diğer bir durum; eğer korneada yaralanma, derin doku kaybı olduysa yine kornea nakli gerekebilir. Diyelim ki bir trafik kazası sonucunda cam parçaları do­kunun içine girdi. O zaman da korneanın tekrar eski hali­ne getirilebilmesi için eksik parçaların, eksik bir bölümün tamamlanması lazım. Yani belli bir metrekare örtü koy­mak ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir.jpg" title="Kornea nakli ne zaman yapılır?" alt="kornea nakli ne zaman yapilir Kornea nakli ne zaman yapılır?" />
<p class="bs_video">
<p><em><strong>Bu durum hemen herkesin başına gelebilir</strong></em><br />
Diğer bir durum; eğer korneada yaralanma, derin doku kaybı olduysa yine kornea nakli gerekebilir. Diyelim ki bir trafik kazası sonucunda cam parçaları do­kunun içine girdi. O zaman da korneanın tekrar eski hali­ne getirilebilmesi için eksik parçaların, eksik bir bölümün tamamlanması lazım. Yani belli bir metrekare örtü koy­mak ya da cam koymak lazım, bir arabanın camı gibi. İşte bu durum acildir. Bu durumda uygun kornea bulunamaz­sa geçici başka dokular kullanılabilir. Bunun dışında kor­neanın keratakonus dediğimiz bir hastalığı var. Bu hasta­lıkta, kornea, koni gibi bir şekle dönüşüyor. Aslında küre­den bir parça gibi yuvarlak olması gerekirken, bu hasta­lıkta inceliyor ve koni gibi oluyor, sivriliyor ve bu da de­linme tehlikesi yaratıyor. Bir enfeksiyon değil, ama kor­neanın yapısının ince olmasından dolayı acilen kornea nakli yapmak gerekebilir. Bunun dışındaki nakil sebepleri acil değildir, ama bir an önce insanın hayatına devam ede­bilmesi, görmesi, okumayı öğrenmesi, okula gitmesi, gö­zünün tembel olmaması, çalışması için kornea naklini, herhangi bir bulanıklık olduğu zaman yapmak gerekir. Ama tabii bunlar saatler içerisinde yapılması gereken acil durumlar değildir.</p>
<p><em><strong>Kornea naklinden sonra, organ reddinde olduğu gibi doku reddi olabiliyor mu?</strong></em><br />
Olabiliyor, ama daha az görülüyor, çünkü korneanın damarı yok. Damar olmadığı için o kişinin genetik özelligine bağlı maddeler korneaya kolaylıkla ulaşamıyor. Bu yüzden kornea reddi, kalp reddinden daha seyrek görü­len bir durum, çünkü orada kan damarı olmadığı için bu maddeler; yani kişinin kişiliğini tanımlayan maddeler, korneaya çok daha az geçiyor ve çok daha az ret olasılığı görülüyor. Buna ek olarak, yeni ilaçlarla, reddi daha ko­lay durdurabiliyoruz. Ancak kornea naklinden ancak bir yıl sonra esas görmeye ulaşılabiliyor, çünkü nasıl ki kazı­lan toprağın yerine yerleşmesi zaman alıyorsa, korneanın da tam yerine kaynaması, yerleşmesi zaman alıyor. Ve de aynı netlikte tekrar göstermeye başlaması ancak bir süre sonra olabiliyor. Yani aslında zor, uzun ve önemli bir iş­lem bu. O nedenle de kornea bankaları çok önemli. Çünkü bu zor işlem yapılırken kullanılan yeni korneanın uygun olması gerekli. Tabii bu arada hemen eklemem ge­rekiyor, göz nakli diye bir işlem yok, aslında yapılan sa­dece kornea nakli.</p>
<p><em><strong>Doku uyuşmazlığı konusunda başka neler söylemek is­tersiniz?</strong></em><br />
Bu istenmeyen durumun gerçekleşmesini mümkün ol­duğu kadar aza indirmek için kornea bankalarından kor­nea isterken, kişilerin dokusal özelliklerini söylüyoruz. Ama bunlar dediğim gibi böbrekteki gibi tam oturması gereken özellikler değil. Önemli olan yaş, yaşın uyması.</p>
<p><em><strong>Yaş önemli, öyle mi?</strong></em><br />
Evet, kornea naklinde alıcı ile vericinin yaşının da tut­ması gerekiyor.</p>
<p><strong>Korneanızı koruyabilirsiniz</strong><br />
<em><strong>Aslında gözümüz birçok tehlikeye açık, değil mi?</strong></em><br />
Elbette! Mesela arabalarda kemer takmak o kadar, o kadar önemli ki! Kemer takmadığımız zaman bir kaza ge­çirdiğimizde, ilk olarak öndeki cama kafamızı vuruyoruz. Hele bazen ön koltuğa çocuk oturtturulduğunda, kişi sanki kendini korumak için çocuğunu oturtmuş gibi olu­yor. Ya da kucağına oturtuyor. Çünkü ilk kaza anında ar­kadan veya önden kim vurursa vursun, cama ilk vuracak olan çocuğun kafası ve dolayısıyla gözü oluyor. İnanılmaz bir durum bu.</p>
<p><em><strong>Nasıl yapıyorlar anlamak güç sahiden</strong></em><br />
“Ben tutuyorum” diyor. Ne kadar tutulursa tutulsun, bir kemer kadar sağlam tutmaya imkan yok. Bazen de şo­för kucağına oturtuyor, çocuk direksiyon ile kendisinin arasında kalıyor. Yani bunlar çok tehlikeli durumlar tabii. Bütün bunların dışında, zaten kazanın nereden geleceği belli olmuyor. Ama “geliyorum” diyenler var elbette.</p>
<p><em><strong>Dünyaya açılan penceremizi, yani korneamızı konuş­maya devam ediyoruz. Korneamızı korumak için ekstra önlem alabilir miyiz?</strong></em><br />
Evet! Korneayı korumak için bir; eğer riskli bir işte ça­lışıyorsanız, gözlük takmanız gerekir, mesela kaynak işiyle uğraşıyorsanız, araba tamircisiyseniz ya da odun kesiyor­sanız, yaptığınız iş sırasında gözünüze bir parça sıçrayacak gibiyse, mutlaka gözlük takmanız lazım. Bunun yanı sıra, enfeksiyonlara açık bir ortamda çalışıyorsanız, mesela hemşireyseniz, hekimseniz, cerrahsanız gene mümkün ol­duğu kadar gözlükle çalışmanız gerekir, yani etrafta risk varsa, riski engellemek için gözlük takmak şart. Bunların dışında, çocukların havai fişek, çatapat veyahut da küçük bir boru içinden üfleyerek birbirlerine kıvrılmış kâğıt at­malarını, sapanla oynamalarını engellemek lazım. Ben o minicik kıvrılmış kâğıtla delinmiş kornea ve hatta göz merceği gördüm.</p>
<p><em><strong>O kadar tehlikeli</strong></em><br />
O kadar tehlikeli. Bütün bunları önlemek için ailelerin dikkatli olmaları ve eğitim şart. Bunlar risk ise, riskleri or­tadan kaldırmak için ya bunları yapmayacağız ya da işi­miz gereği mutlaka yapmak zorundaysak, gözlük takaca­ğız. Bunun dışında korneamızı korumak için yapmamız gereken, tabii ki kavgadan, yumruklardan veya her türlü travmadan uzak durmak.</p>
<p><em><strong>Yani barış</strong></em><br />
Evet, göz ve kornea sağlığı için barış şart.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/kornea-nakli-ne-zaman-yapilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kontakt lens bağımlılığı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/kontakt-lens-bagimliligi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/kontakt-lens-bagimliligi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 23:23:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[göz lens]]></category>
		<category><![CDATA[kontakt lens]]></category>
		<category><![CDATA[Kontakt lens bağımlılığı]]></category>
		<category><![CDATA[lens]]></category>
		<category><![CDATA[lens foto]]></category>
		<category><![CDATA[lens in resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[LENS RESİMLERİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/kontakt-lens-bagimliligi</guid>
		<description><![CDATA[Diğer bir konu da kontakt lens. Kontakt lens, çok yay­gın kullanılıyor. Artık günümüzde, değişik tipleri var. Ar­tık hemen herkesin bir kontakt lensi var. Önceden kontakt lens, sadece görme ku­surlarında kullanılıyordu, ama şimdi neredeyse sadece estetik amaçlı kullanılıyor Evet, doğru! Yani sadece görme kusurlarını düzeltmek için değil, estetik amaçlı da kullanılıyor. Şimdi, her oyu­nun bir kuralı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/kontakt-lens-bagimliligi.jpg" title="Kontakt lens bağımlılığı" alt="kontakt lens bagimliligi Kontakt lens bağımlılığı" />
<p class="bs_video">
<p>Diğer bir konu da kontakt <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with lens">lens</a>. Kontakt <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with lens">lens</a>, çok yay­gın kullanılıyor. Artık günümüzde, değişik tipleri var. Ar­tık hemen herkesin bir <strong>kontakt lensi</strong> var.</p>
<p><strong>Önceden <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/kontakt-lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with kontakt lens">kontakt lens</a>, sadece görme ku­surlarında kullanılıyordu, ama şimdi neredeyse sadece estetik amaçlı kullanılıyor</strong><br />
Evet, doğru! Yani sadece görme kusurlarını düzeltmek için değil, estetik amaçlı da kullanılıyor. Şimdi, her oyu­nun bir kuralı olduğu gibi kontakt lens kullanmanın da kuralları var: Eğer söylenenden daha uzun bir süre kulla­nılırsa veya düzgün bir takma malzemesiyle, solüsyonuyla kullanılmazsa veya yere düştüğünde alınıp tükürükle takılırsa kornea zarar görebilir. Umarım siz böyle yapmıyorsunuzdur.</p>
<p><strong>Ne yazık ki bir zamanlar yaptım. Birçok kez hem de. Lensimi tükürüğümle temizledim</strong><br />
İşte, altına bir şey kaçmasına rağmen takmaya devam edilmesi veya kenarı yırtılmasına rağmen aynı lensin kullanılması gibi durumlarda, korneanın oksijen geçişin­de problem oluyor. Hem mikrop kolaylıkla oraya yerle­şebiliyor hem de yırtık bir kontakt lens uzun süre takıl­dığında kornea oksijensiz kalıyor.</p>
<p><strong>En başta söylediğiniz gibi, nefes alıp vermekte ciddi problem yaşıyor</strong><br />
O zaman da hemen çevredeki damarlar harekete geçi­yor, “Arkadaşlar, orada bir oksijen eksikliği varmış. Haydi, yürüyün savaşa” diyorlar ve korneaya ilerlemeye başlıyorlar. Kornea damarlandığmda, onu tamamen geri çevirmek o kadar zor ki, hatta neredeyse mümkün değil. İşte kontakt lens gibi küçük bir işlem bile, korneanın bu­lanıklaşmasına yol açabiliyor. Onun için kontakt lensleri dikkatli takmak lazım, yani kuralına uymak şart.</p>
<p><strong>Kontakt lens yüzünden korneanın bulanıklaşma ihti­mali olduğunu sizce insanlar biliyorlar mı? Hastalarınız­da bu konuda bir vurdumduymazlık sezinliyor musu­nuz?</strong><br />
Bir defa enfeksiyon geçiren herkes bunu deneyimle öğreniyor. Bir enfeksiyon geçiren, birkaç gün gözü kapa­lı kalması gereken herkes öğreniyor. Ama gençler, henüz enfeksiyon geçirmeyenler, “Bana bir şey olmadı şimdiye kadar. Bundan sonra da olmaz” diye düşünüyorlar. Kontakt lense bağımlı oluyorlar. Gözlüksüz yaşamak is­tiyorlar ve seçenek olarak alternatif gözlükleri de olmu­yor. Bu da hakikaten tehlikeli, yani bağımlılık çok kötü bir durum.</p>
<p><strong>Kontakt lensi sürekli gözünüzde tutamazsınız elbette. Sürekli kullananlar var mıdır acaba?</strong><br />
Var! Diyelim ki 24 saatlik lens verildi. Bu, ideal ko­şullar için geçerli. Oysa her zaman ideal koşullarda ya­şamıyoruz. Medeniyetin etkisi olarak, her yerde klima, her yerde kapalı havalandırma kullanılmaya başlandı. Herkes bilgisayar kullanıyor. Bunlar da korneanın nem­liliğini azaltan, yani göz kuruluğuna yol açan etkenler. Oysa kornea oksijenin bir kısmını hava aracılığıyla göz­yaşından alıyor demiştik. Gözyaşı azaldığı zaman, saçı­mızı saç kurutma makinesiyle kuruttuğumuz gibi gözü­müz kuruyor. Göz kuruyunca oksijen azalıyor ve yine aynı problemler oluyor. Dolayısıyla, kontakt lens için ne kadar takma süresi verilirse, aslında o süreden biraz da­ha az takmak lazım, çünkü her zaman ideal nemlilik kosulunda yaşamıyoruz. Lens taktık, büyük bir iş merkezi­ne girdik, klima var. Hava sıcak, kapalı havalandırma veya arabada klima çalışıyor veyahut da çok uzun süre bilgisayar başındayız. Bunlar da göz kuruluğunu hızlan­dırabiliyor.</p>
<p><strong>Bu lensleri göz doktorları vermeli, değil mi?</strong><br />
Doktorun vermesi çok önemli, çünkü doktor kontakt lensi verirken, bir kere göz tansiyonuna bakacak. İki, gö­zün içine bakacak. Üç, hekim olmayan birinin aklına gel­meyecek sorunları, doğal olarak görecek. Mesela inter­netten kitap ısmarlıyoruz, ama bu çok sağlıklı bir seçim olmuyor, çünkü kitapçıya gidip baktığımız zaman fark et­meden başka kitaplar da görebiliyoruz. Göz muayenesi de bunun gibi. Göz doktoru bilinçli olarak bakacağı için bazı hastalıkları, mevcut bazı hastalıkları görebilir. Mese­la göz tümörü gibi. Doktor olmayan birinin gözün içinde­ki tümörü görmesine imkan yok, bakmasına imkan yok, çünkü aleti yok. Bu konuda iyi yetiştirilmemiş oluyor. Ama doktor tarafından kontakt lens takılırken fark edi­len göz tümörü vakası var. Bu nedenle mutlaka doktor kontrolünde olmalı. İkincisi de doktor, hastalıkları daha iyi bildiği için kontakt lense bağlı gelişebilecek durumları daha iyi bilir. Sonuçta bir kişinin göz doktoru olması için 6 sene tıp fakültesi, üzerine 4 sene, hatta şimdi 5 sene göz ihtisası ve onun üzerine uzun süre kontakt lensle uğraş­ması gerektiği göz önüne alınacak olursa, neden bu kadar önemli olduğu anlaşılır.</p>
<p><strong>Çünkü herhalde gözyaşı eksikliği…</strong><br />
Her yaşta ama aynı zamanda ileri yaşlarda da olu­yor. Doğru.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/kontakt-lens-bagimliligi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div><h4>Incoming search terms:</h4><ul><li>Lens</li><li>kontakt lens</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/kontakt-lens-bagimliligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gözlerinizi koruyun</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/gozlerinizi-koruyun</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/gozlerinizi-koruyun#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 23:22:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlerinizi koruyun]]></category>
		<category><![CDATA[iletisim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/gozlerinizi-koruyun</guid>
		<description><![CDATA[Görme fonksiyonunun oluşması için çok uzun bir yol katediliyor. Görme duygusunun çalışıla-bilmesi için kornea, ön kamera, mercek (lens), gözün içindeki jel sıvısı gibi gözün optik ortam­larının saydam olması gerekiyor. Retina ve sinir ağ tabakası sağlam olsa da görme siniri çok uzun bir yol takip ediyor. Bu ta­baka beyindeki diğer görme sinirleriyle bağlantı­lar kurularak beyinde görmeyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/gozlerinizi-koruyun.jpg" title="Gözlerinizi koruyun" alt="gozlerinizi koruyun Gözlerinizi koruyun" />
<p class="bs_video">
<p>Görme fonksiyonunun oluşması için çok uzun bir yol katediliyor. Görme duygusunun çalışıla-bilmesi için kornea, ön kamera, mercek (<a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with lens">lens</a>), gözün içindeki jel sıvısı gibi gözün optik ortam­larının saydam olması gerekiyor.<br />
Retina ve sinir ağ tabakası sağlam olsa da görme siniri çok uzun bir yol takip ediyor. Bu ta­baka beyindeki diğer görme sinirleriyle bağlantı­lar kurularak beyinde görmeyi algıya çeviren görme korteksiyle birleşiyor. Bütün bu bağlantı­lar arasında oluşabilecek ufacık bir hata, görme azlığına ve hatta tamamen görememeye yol aça­biliyor.</p>
<p><strong>Rutin kontrolleri önemli</strong><br />
Eğer ailenizde bir göz hastalığı varsa veya her­hangi bir sorun hissediyorsanız, mutlaka bir uz­mana başvurmalısınız.</p>
<p>Korunmak için de bir rahatsızlık olsun olmasın, bir ya da iki yılda bir rutin kontrollere git­mek gerekiyor. Bu sıklık 40-45 yaşlardan sonra bir yıla düşüyor. Çünkü bu yaşlardan sonra gör­me şikayetleri başlıyor ve gözlük gereksinimi ar­tıyor. Rutin göz muayeneleri, bazı hastalıkların sinsi ilerlemesini önleyebiliyor.</p>
<p><strong>Katarakt</strong><br />
Eskiden katarak sadece 65-70 yaş arasında görülüyordu. Günümüzde bu yaş oldukça geri çekildi. Sevindirici taraf kataraktın çok kolay, hızlı ve zahmetsiz yollarda tedavi ediliyor olma­sıdır. Katarakt ne kadar erken dönemde tedavi edilirse, o kadar iyi sonuçlar veriyor. Fakat bu­nun erken evrede anlaşılması, kişi tarafından mümkün olmuyor.</p>
<p>Bu nedenle mutlaka bir uzman tarafından mu-yaene gerekiyor. Katarakt ilk başta görme azlığı­na yol açabiliyor. Eğer lensteki yoğunlaşma mer­ceğin tam ortasında olursa, görme keskinliği azalabiliyor. Merceğin çevresinde oluşan kata­rakt görme azlığı değil, daha farklı bozukluklara yol açıyor. Örneğin, gece araba farlarının aşırı rahatsız etmesi ya da bazı ışıkların yansıması gi­bi durumlar yaşanabiliyor. Miyopinin ilerlemesi de kataraktın belirtisi olabiliyor.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/gozlerinizi-koruyun">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/gozlerinizi-koruyun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sarı nokta hastalığı kadınları daha fazla etkiliyor</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 30 Dec 2010 23:22:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Sarı nokta hastalığı kadınları daha fazla etkiliyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor</guid>
		<description><![CDATA[Women’s Health Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırma, kadınların Sarı Nokta hastalığı’na (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) yakalanma riskinin, erkeklere göre daha fazla olduğunu gösteriyor. Sarı Nokta hastalığı özellikle retinanın merkezini etkileyerek ilerleyen yaşlarda körlüğe neden olabiliyor. İki gözde de odaklanma ve ciddi anlamda görme kaybına neden olan Sarı Nokta hastalığının en önemli sebebi ise ilerleyen yaş faktörü… [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor.jpg" title="Sarı nokta hastalığı kadınları daha fazla etkiliyor" alt="sari nokta hastaligi kadinlari daha fazla etkiliyor Sarı nokta hastalığı kadınları daha fazla etkiliyor" />
<p class="bs_video">
<p>Women’s Health Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırma, kadınların Sarı Nokta hastalığı’na (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) yakalanma riskinin, erkeklere göre daha fazla olduğunu gösteriyor. </p>
<p>Sarı Nokta hastalığı özellikle retinanın merkezini etkileyerek ilerleyen yaşlarda körlüğe neden olabiliyor. İki gözde de odaklanma ve ciddi anlamda görme kaybına neden olan Sarı Nokta hastalığının en önemli sebebi ise ilerleyen yaş faktörü… Yapılan son araştırmalar Sarı Nokta hastalığının erkeklere göre kadınlarda daha fazla görüldüğünü gösteriyor. Araştırmacılar kadınların erkeklerden daha uzun süre yaşamalarının, Sarı Nokta hastalığına yakalanmanın en önemli nedeni olan yaş faktörü ile bağdaştığını söylüyorlar. Yaşın dışında sigara kullanımı, obezite, kalıtımsal özelliklerin de Sarı Nokta hastalığına yakalanmada etkili olduğu biliniyor. </p>
<p>Sarı Nokta hastalığına yakalanmamak için yapılması gerekenler aslında sağlıklı bir hayat için yapılması gerekenler ile aynı… Uzmanlar bunun için sigarayı bırakmayı, kolestrolü dengede tutmayı, balık ve lutein içeren besinler tüketmeyi öneriyorlar.  Ancak yeterli derecede lutein almak sigarayı bırakmak kadar zor… Çünkü yeterli lutein için günde 1,2 kg mısır veya 48 adet yumurta gibi besinlerden çok fazla miktarda tüketmek gerekmektedir. Uzmanların bunun için tavsiyesi ise luteini mikronutrisyon ürünleri yani lutein ve antioksidan desteği olarak dışarıdan almak.</p>
<p>Mikronutrisyon, mikro beslenme ile eş anlamlı olup, özellikle vücut için gerekli besin desteklerinin istenen oranda alınması şeklinde tanımlanabilir. Mikro beslenmenin en net örneklerinden birinin vitaminler olduğu söylenebilir.</p>
<p>Essance İstanbul İletişim Danışmanlığı</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/sari-nokta-hastaligi-kadinlari-daha-fazla-etkiliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz virüsü salgınına dikkat !</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-virusu-salginina-dikkat</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-virusu-salginina-dikkat#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Göz virüsü salgınına dikkat !]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=140</guid>
		<description><![CDATA[İşte çok bulaşıcı ve tehlikeli olan göz virüsünden korunmak için yapmanız gerekenler.. “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün göz korneasına zarar verdiği, havuz ve kaplıca suları, göz polikliniklerindeki cihazlar ve yetkisiz optik mağazalarında gözden göze denenen kontakt lenslerin salgını tetiklediği bildirildi Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p><span style="color: royalblue"><strong>İşte çok bulaşıcı ve tehlikeli olan göz virüsünden korunmak için yapmanız gerekenler..</strong></span></p>
<p>“Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün göz korneasına zarar verdiği, havuz ve kaplıca suları, göz polikliniklerindeki cihazlar ve yetkisiz optik mağazalarında gözden göze denenen kontakt lenslerin salgını tetiklediği bildirildi<span id="more-527"></span></p>
<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reha Ersöz, “gözyaşıyla insandan insana kolaylıkla bulaşabilen ve “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün, son aylarda sıkça görülmeye başlandığını ve salgın hale geldiğini belirtti.</p>
<p>Yaz sezonuna girilmesiyle birlikte göz hastalıklarında da artış olduğuna dikkati çeken Ersöz, “Son aylarda polikliniklerimizde yaygın olarak “Adenovirüs” adı verilen çok bulaşıcı bir virüsün konjonktiva ve korneada yarattığı enfeksiyonu görüyoruz. Bu virüs, gözyaşı ile insandan insana kolaylıkla bulaşıyor. Göz polikliniklerindeki cihazlar yoluyla da hastalara bulaşabiliyor” dedi.</p>
<p>Ersöz, son günlerde hastane polikliniklerinin göz hastalığı şikayetleriyle gelenlerle dolduğunu, salgın nedeniyle geçici süreyle kapatılan hastane polikliniklerinin de bulunduğunu belirtti.</p>
<p>Virüsün, kaplıca ve havuz sularıyla bulaşma riskinin yüksek olduğunu belirten Ersöz, “Bu virüs, göze bulaştıktan ortalama bir hafta sonra gözlerde çapaklanma, kızarıklık, şişme, batma gibi belirti ve bulgular gösterir. İki gözde de olma riski yüksektir. İyileşme süresi birkaç haftaya kadar uzayabilir” diye konuştu.</p>
<p>Virüsün salgın hale gelmesindeki bir başka önemli etkenin de hastane polikliniklerindeki cihazlar olduğunu vurgulayan Ersöz, bu nedenle cihazların dezenfekte edilmesinin büyük önem taşıdığına dikkati çekti.</p>
<p>“Kontakt lensler”</p>
<p>Ersöz, gençler arasında yaygın olarak kullanılan renkli lensler ile gözlüğün ağırlığından kurtulmak için tercih edilen numaralı kontakt lenslerin virüs salgınını tetikleyen en önemli faktörlerden biri olduğunu savunarak, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>“Tüm yasa ve yönetmeliklere rağmen yetkisiz optik mağazaları <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with lens">lens</a> satmaya devam ediyor. Optik mağazalarında lensler onlarca, hatta yüzlerce kişi tarafından deneniyor.</p>
<p>Yasalar, optik mağazalarına sadece reçete ile lens satma yetkisi vermiştir. Bu mağazalarda lens denemelerinin yapılmasını kesin olarak yasaklamıştır ve mağazanın kapatılmasıyla sonuçlanır.</p>
<p>Her şeyden önce, göz yapıları ve hijyenik alışkanlıkları nedeniyle lens kullanmaya uygun olmayan kişiler vardır. Örneğin, alerji ya da gözyaşı problemi olanlar, ya da tozlu ortamlarda yaşayanlar sorunlarla karşılaşırlar. Kontakt lenslere ticari bir meta olarak bakılamaz. Hangi lensin size uygun olduğuna karar vermesi için mutlaka göz hekiminize gidiniz ve kontakt lenslerinizi reçete karşılığında alınız.”</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/goz-virusu-salginina-dikkat">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-virusu-salginina-dikkat/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akşınlık (Albinizm)</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/aksinlik-albinizm</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/aksinlik-albinizm#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:23:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Akşınlık (Albinizm)]]></category>
		<category><![CDATA[albinizm hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[albinizm yaşama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=138</guid>
		<description><![CDATA[Akşınlık (Albinizm) Vücutta normal olarak bulunan melanin adlı boya maddesinin doğuştan yokluğu (albinizm). Beyaz farelerde ve beyaz tavşanlarda renksizlik, bu eksiklikten ileri gelir. Aynı duruma, insanlarda da rastlanır. Bu eksikliğin derecesine göre insanlarda ya bir dereceye kadar sarıya çalan bir saç rengi dikkati çeker, ya da deride, saçta ve hatta gözlerde renk bulunmaz. Bazı araştırıcılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p align="center"><span style="font-size: x-small"><span style="color: #800000"><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/aksinlik-albinizm" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Akşınlık (Albinizm)">Akşınlık (Albinizm)</a></strong></span></span></p>
<p>Vücutta normal olarak bulunan melanin adlı boya maddesinin doğuştan yokluğu (albinizm). Beyaz farelerde ve beyaz tavşanlarda renksizlik, bu eksiklikten ileri gelir. Aynı duruma, insanlarda da rastlanır. Bu eksikliğin derecesine göre insanlarda ya bir dereceye kadar sarıya çalan bir saç rengi dikkati çeker, ya da deride, saçta ve hatta gözlerde renk bulunmaz. Bazı araştırıcılar akşınlıkla zeka geriliği arasında bir ilintinin bulunduğunu ileri sürmüşlerse de bu iddia doğrulanamamıştır.<span id="more-525"></span></p>
<p>Akşınlığın en belirli özelliği genç bir kimsede saçların bembeyaz olmasıdır. Deride de boya maddesinin yokluğu, deri altındaki damarların çok rahat seçilebilmesini sağlar. Göz rengi genellikle açık gridir. Böyle kimselere akşın (albinos) denir.</p>
<p>Gözün iris ve koroid tabakalarında boya maddesinin bulunmaması görme bozukluklarına yol açar. Akşınlar göz uyumunu kolayca yapamaz ve parlak ışıktan çok rahatsız olurlar (fotofobi). Bu kimselerin göz merceklerinde miyopluğa ve astigmatlığa yol açan bozukluklara sık rastlanır.</p>
<p>Akşınlığın gerçek nedeni bilinmemektedir. Ancak, melanin yapımı için gerekli enzimlerden birinin yokluğundan ileri geldiği sanılmaktadır. Bu özellik kuşaktan kuşağa geçer. Akşınların genel nüfusa oranı yaklaşık olarak 20,000′de 1′dir.</p>
<p>Akşınlık kesinlikle giderilemez. Fakat, koyulaşarak göze gelen ışığın yoğunluğunu azaltan camlı gözlüklerin kullanılması, vücudun fazla güneş ışığından korunması rahat etmelerine yol açar.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/aksinlik-albinizm">{lang: 'tr'}</g:plusone></div><h4>Incoming search terms:</h4><ul><li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/albinizm-hastaligi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with albinizm hastalığı">albinizm hastalığı</a></li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/aksinlik-albinizm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:23:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[klorlanmamış suyun zararları]]></category>
		<category><![CDATA[okulda diş ve sağlık baknlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince kenarlı saydam bir mercek (lens) mevcuttur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler">Katarakt Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a></p>
<p>Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olur ve geri dönülmez körlüğe kadar götürür. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir.<span id="more-523"></span></p>
<p>Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince kenarlı saydam bir mercek (<a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/lens" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with lens">lens</a>) mevcuttur. Gözün bu doğal merceğinin çeşitli nedenlerle saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasına katarakt adı verilmektedir. Halk arasında göze perde indi şeklinde ifade edilir.</p>
<p>Göz merceği, gözbebeği ve irisin arkasında küçük, saydam bir yapıdır. Gözün objektifi olarak nitelenen yapının bir parçasıdır. Parlak ışınlar bu yapıdan geçerek ağtabakanın üstünde birleşip görüntüyü oluştururlar. Göz merceği esnek olduğundan kavsi artabilir, buna bağlı olarak odaklaşma uzaklığı da değişebilir. Değişik uzaklıklardaki nesnelerin görüntüsünü her zaman ağtabaka üzerinde odaklayabilir. Çapı 10 mm, kalınlığı 5 mm olan göz merceğinin iki yüzü de dışbükeydir. Göz merceğini meydana getiren oluşumlardan birinin matlaşması görmenin engellenmesi için yeterlidir.</p>
<p>Katarakt türleri perdeleşmenin lens içindeki yeri, seviyesi, oluşum biçimi ya da yaşa göre değişiklik gösterir. Katarakt, körlüğün en çok görülen nedenidir. Işığın sarı noktaya geçişini engellediği için hasta göremez.</p>
<p><strong>Nedenleri</strong><br />
Gözün saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve katarakt oluşumuna yol açmasının nedenleri arasında;</p>
<p>-Lens içindeki protein birikimi<br />
-Lensin yaşlanması<br />
-Ailevi metabolik hastalıklar (şeker hastalığı vb.)<br />
-Gebelikte ilaç kullanımı ya da anne adayının geçirdiği hastalıklar (örneğin kızamıkçık)<br />
-Hipertansiyon<br />
-Glokom<br />
-Göz yaralanması<br />
-Gözlüksüz uzun süre şiddetli ışığa maruz kalmak en başta gelen sebepler olarak sayılabilir. Lens, eski hücrelerin dışarı atılamadığı, zarla çevrili kapalı bir organ olduğu için bu sebepler geri dönüşümsüz bir şekilde lensi bulanıklaştırır. Böylece katarakt oluşur.</p>
<p><strong>Kimlerde görülür?</strong><br />
60 yaşlarından sonra oldukça yaygın bir hastalıktır. Ancak bebekler dahil olmak üzere her yaş grubu insanda görülebilir. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. Yaş faktörü lensin özel yapısı sebebiyle önemlidir.</p>
<p><strong>Belirtileri:</strong><br />
-Bulanık görme<br />
-Işık kamaşması<br />
-Görüş azalması<br />
-Çatallı veya çift görme gibi belirtileri vardır. Zamanında müdahale edilmezse katarakt ilerler. Hasta ancak ışığı ve ışığın yönünü seçebilir.</p>
<p><strong>Tedavi</strong><br />
Katarakt göz sağlığını ciddi anlamda etkiler. Ancak gözün diğer tabakaları sağlam ise uygulanacak tedavi ile görme kabiliyeti tama yakın bir oranda geri kazanılır.</p>
<p>Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir. Cerrahi müdahale ile bulanıklaşan göz merceği çıkarılır, gözün içine sentetik göz merceği yerleştirilir. Bu sistem hastanın ameliyat sonrası gözlük kullanmasına ihtiyaç bırakmamaktadır.</p>
<p><strong>Tedavi yöntemleri</strong><br />
Tedavi yöntemleri son 10-15 yıl içinde büyük değişim göstermiştir. Bu alanda; göz içi cerrahi, ameliyat mikroskopu, özel ince alet ve maddeler yardımı ile büyük aşama kaydedilmiştir. Son yıllarda yaygınlaşan bir yöntemle de birkaç milimetrelik yerden göz içine girilerek bulanık mercek ultrason dalgaları ile eritilmekte ve yine katlanabilir akrilik lensler yerleştirilmektedir. Kataraktın sadece lazer ile tedavisi mümkün değildir. Lazer ameliyat sırasında, sadece bir aşamada kullanılabilir.</p>
<p>Bu yöntemlerin özelliği, hastanın yara yeri çok küçük olduğu için daha kısa dönemde olumlu sonuç alınır. Yıllar öncesinden bilinen kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir.</p>
<p><strong>FAKO (fakoemülsifikasyon) nasıl bir tekniktir? </strong><br />
FAKOlu katarakt ameliyatında klasik cerrahideki gibi dikiş yoktur. Bu nedenle de, halk arasında lazerli ya da dikişsiz yöntem olarak bilinir. Bu teknikte, göze 3 mmden küçük bir kesiden girilir, lensin zarı yuvarlak olarak çıkarılır, katarakt yani keşifleşmiş göz merceği ultrason dalgaları veren bir cihaz ile sıvılaştırılarak emilir, yerine katlanabilir yeni göz merceği yerleştirilir. Bu ameliyatta kullanılan mercekler dikişli katarakt ameliyatında kullanılan merceklerden farklıdır.</p>
<p><strong>FAKOlu katarakt ameliyatına hasta nasıl hazırlanır?</strong><br />
Hasta muayenesi ile aynı gün ameliyata alınıp, ameliyattan sonra hemen taburcu edilebilmektedir. FAKOlu katarakt ameliyatı olacak hasta, ameliyattan kısa bir süre önce Bazı damlalar ile gözüne ön hazırlık yapılır. Hasta daha sonra, ameliyathaneye alınır. FAKOlu katarakt ameliyatına giren hastanın ameliyatı 15-20 dakika sonra bitmiş olur. Hasta hemen taburcu edilir. Ameliyattan sonra da erken dönemde net görmeye başlar.</div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/katarakt-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-sagligi-icin-bazi-oneriler</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-sagligi-icin-bazi-oneriler#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:22:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler Kışın cilde, saçlara önem veriliyor. Cildin kurumaması ve soğuktan etkilenmemesi için kozmetik ürünler kullanılıyor. Saçların dökülmemesi ve kırılmaması için bakım yaptırılıyor. Ancak en hassas organ olan gözlere ise gerekli özen gösterilmiyor. Oysa soğuk ve karlı havalar gözleri de olumsuz etkiliyor. Zarar görmesinden en çok korkulan organ olmasına karşın, gözle ilgili [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/goz-sagligi-icin-bazi-oneriler" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler">Göz Sağlığı İçin Bazı Öneriler</a></p>
<p>Kışın cilde, saçlara önem veriliyor. Cildin kurumaması ve soğuktan etkilenmemesi için kozmetik ürünler kullanılıyor. Saçların dökülmemesi ve kırılmaması için bakım yaptırılıyor. Ancak en hassas organ olan gözlere ise gerekli özen gösterilmiyor. Oysa soğuk ve karlı havalar gözleri de olumsuz etkiliyor. Zarar görmesinden en çok korkulan organ olmasına karşın, gözle ilgili olarak neredeyse hiçbir koruyucu önlem alınmıyor.<span id="more-521"></span></p>
<p>Acıbadem Göz Sağlığı Merkezi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Gülbin Saltık kış aylarında konjonktivit, kuru göz gibi rahatsızlıklardan kar körlüğüne kadar birçok tehlikenin kişileri beklediğine dikkat çekiyor.<br />
<strong><br />
VİRÜSLER TEHLİKELİ</strong><br />
Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların arttığı bir gerçek. Virüslerden etkilenen organlardan biri de göz. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının artış gösterdiği dönemlerde viral konjonktivitin görülme sıklığı artıyor. Dr. Saltık konuyla ilgili şunları söylüyor: “Konjonktivit, genel anlamıyla göz iltihabı demektir. Etkenlerine göre bakteriyel, virütik, alerjik gibi değişik tipleri vardır. Adenovirüse bağlı konjonktivit, çok kolay bulaşabilen bir hastalık olduğu için birdenbire ve salgın halinde ortaya çıkabilir. Okullar, kalabalık iş yerleri bu açıdan risk altındadır.”</p>
<p>Hastalıktan korunmak için gözlerimizi sürekli oynayıp kaşımamak, havlu, yastık kılıfı, mendil gibi kişisel eşyalarımızı ayırmak ve başkalarının eşyalarını kullanmamak, özellikle çocuklarımızı bu konuda eğitmek gereklidir. Ancak belirtileri tanıyarak, geç kalmadan hekime başvurmak gerekiyor. Gözlerde sulanma, kızarıklık, çapaklanma, sulu ve beyaz bir akıntı, ışıktan rahatsız olma başlıca belirtilerdir. Dr. Saltık, semptomların alerjik konjonktivitle karıştırılabildiğine dikkat çekerek şöyle devam ediyor: “Bu karışıklık sebebiyle hastalar yanlış ilaç kullanabiliyor. Bu da iyileşme sürecinin uzamasına neden olur. Tedavide hastalığın durumuna göre damla ve pomatlardan faydalanılmaktadır.</p>
<p><strong>GÖZ KURULUĞUNU ÖNEMSEYİN</strong><br />
Kış mevsimi boyunca yeterli havalandırılmayan ofisler, sürekli yanan kaloriferler, çalışan klimalar, bilgisayarlar gözün en büyük düşmanı. Özellikle bilgisayarları yoğun olarak kullanan bankacılar, gazeteciler, grafikerler, borsacılar, öğretmenler, öğrenciler göz kuruluğu riski ile karşı karşıya kalıyorlar.Kuru göz rahatsızlığı, teknolojinin gelişmesiyle paralel artış gösteren, gelişmiş toplumlarda sık görülen yaygın bir rahatsızlık türüdür. Bu konuda Dr. Saltık şunları söylüyor:</p>
<p>“Kapalı ortam ve kaloriferler havayı bozan etkenlerdir. Konsantrasyon gerektiren işlerde çalışanlar ise bilgisayar başında yeterli sayıda göz kırpma işlemini gerçekleştiremezler. Bu iki etmen gözlerde göz kuruluğuna sebep verir.”</p>
<p>Gözlerde batma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğuna karşı alınabilecek çok basit önlemler var. Ofisin havalandırılması, ortam havasının nemlendirilmesi ve eczanelerden rahatlıkla temin edilebilen suni göz yaşını gözün ihtiyacına ve doktorunuzun önerisine göre kullanmak göz kuruluğunu gidermede etkili bir yol.</p>
<p><strong>KIŞIN DA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANIN! </strong><br />
Yazın birçok kişi güneşin zararlı etkilerinden korunmak için güneş gözlüğü kullanıyor. Kış geldiğinde de güneş gözlükleri çekmecelere kaldırılıyor. Oysa bu son derece yanlış. Yaz, kış demeden güneş gözlüğü kullanma alışkanlığını yitirmemek gerek. Dr. Saltık kışın göz ve göz çevresinin soğuk ve kuru havalarda korunması gerektiği konusunda uyararak şöyle diyor:</p>
<p>“Göz kapağı ve göz çevresindeki cilt ince ve kırışmaya en yatkın bölge olduğu için rüzgar, güneş ve karlı soğuk havalarda koruyucu, UV filtreli uygun bir gözlükle hem göz sağlığımızı hem de göz çevremizi korumuş oluruz. Ayrıca özellikle rüzgarlı havalarda gözümüzü kaçabilecek bir yabancı cisme karşı da koruruz. Bu nedenle koruyucu tedbir almak adına güneş gözlüğü kışın da kullanılmalıdır. Ancak kaliteli güneş gözlükleri tercih edilmelidir. Yeşil, mavi gibi soft renkler seçilmeli, filtresinin kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.”</p>
<p><strong>KAYAKÇILAR DİKKAT!</strong><br />
Kışın en çok tercih edilen spor dalı kayak. Çok keyifli bir spor dalı olmasına rağmen özellikle göz açısından bazı tehlikeler içeriyor. Kışın karlı havalarda kayak sporu yapanları saydam tabakanın kuruması ya da enfeksiyonu gibi etkiler bekliyor. Dr. Saltık riskler hususunda şunları söylüyor:</p>
<p>“Kuru hava, şiddetli yağış ve rüzgar kuru göz rahatsızlığını tetikler ve kornea sağlığını olumsuz etkiler. Uzun süre güneş gözlüğü kullanmadan kayak yapanlar ve dağcıları bekleyen bir başka tehlike de güneşe bağlı sarı nokta hastalığıdır. Sürekli çıplak gözle kara bakmak, kardan yansıyan UV ışınları nedeniyle , gözün makula( sarı nokta) bölgesinde bozulmaya yol açarak görme kayıplarına dek varan hasarlara yol açar. Bunun için de tek önlem koruyucu bir gözlük kullanarak kayak sporu yapmaktır.”</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/goz-sagligi-icin-bazi-oneriler">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/goz-sagligi-icin-bazi-oneriler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

