<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Kulak Burun Boğaz</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/category/saglik/kulak-burun-bogaz/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 10:39:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Septum deviasyonu</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/septum-deviasyonu</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/septum-deviasyonu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:31:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[burun deviasyon]]></category>
		<category><![CDATA[rile başlayan şarkıcılarcılar]]></category>
		<category><![CDATA[septum deviasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Septum deviasyonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/septum-deviasyonu</guid>
		<description><![CDATA[Septum deviasyonu nedir ? Septum burnu iki bölüme ayıran kısımdır. Kıkırdak ve kemikten teşekkül etmiştir. Bu bölme eğri olup tam ortada bulunmadığı zaman buna septum deviasyonu veya sapmış septum denmektedir. Septum deviasyonu neden ileri gelir ? Bunların çoğu hatalı gelişmeden ileri gelir. Ancak, burunda meydana gelen yaralanmalar kırık veya çıkık gibi olaylar da bu kusurun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0557671799318979";
/* 728x90, oluşturulma 25.05.2009 */
google_ad_slot = "6860950382";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/septum-deviasyonu.jpg" title="Septum deviasyonu" alt="septum deviasyonu Septum deviasyonu" />
<p class="bs_video">
<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/septum-deviasyonu" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Septum deviasyonu">Septum deviasyonu</a> nedir ?</strong><br />
Septum burnu iki bölüme ayıran kısımdır. Kıkırdak ve kemikten teşekkül etmiştir. Bu bölme eğri olup tam ortada bulunmadığı zaman buna septum deviasyonu veya sapmış septum denmektedir.</p>
<p><strong>Septum deviasyonu neden ileri gelir ?</strong><br />
Bunların çoğu hatalı gelişmeden ileri gelir. Ancak, burunda meydana gelen yaralanmalar kırık veya çıkık gibi olaylar da bu kusurun meydana gelmesine sebep olabilir.</p>
<p><strong>Septum deviasyonunun belirtileri olur mu ?</strong><br />
Genellikle hayır. Çok kişilerde burun tıkanması olmadan belirli septum deviasyonları bulunmaktadır. Belirti olduğu zaman bu bir burun deliğinin tıkanmış olması veya bu delikten zor nefes alınabilmesi, bu durumla beraber veya yalnızca baş ağrıları görülmektedir.</p>
<p><strong>Tıkanıklık yapan septum deviasyonu nasıl düzeltilebilir ?</strong><br />
Burun septumunu mukoza-altı (submucous) düzeltme denilen bir ameliyatla bu durum düzeltilmektedir.</p>
<p><strong>Mukoza-altı düzeltme ameliyatı tehlikeli olabilir mi ?</strong><br />
Hayır. Ameliyat burun içinden yapılan bir kesit (ensizyon) ile gerçekleştirilmektedir. Kemikli ve kıkırdaklı septumun iki tarafındaki zarlar yukarı kaldırılarak, kabarık, çıkıntılar ve ayrıca kemik ve kıkırdakta deforme olan kısımlar kesilip alınır. Bu ameliyat lokal anestezi altında yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Mukoza-altı ameliyatı hangi yaşta yapılmalıdır ?</strong><br />
Bu arzuya bağlı bir ameliyat olduğundan, bu ameliyat burun kemikleri tam geliştikten sonra yapılmalıdır. Ki bu da genellikle 17 yaşından sonra yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Mukoza-altı ameliyatları ne derece başarılı olur ?</strong><br />
Elde edilen sonuçlar genellikle mükemmel sayılır.</p>
<p><strong>Mukoza-altı ameliyatlarından sonra komplikasyon olur mu ?</strong><br />
Çok az vakalarda ameliyattan sonra burundaki tampon (tıkaç) çıkarıldığı zaman kanama olmaktadır. Bu durum doktor tarafından kolaylıkla kontrol altına alınabilinmektedir.</p>
<p><strong>Mukoza-altı ameliyatlarından ne kadar süre sonra hasta işine dönebilir ?</strong><br />
Genellikle on ila ondört gün sonra.</p>
<p><strong>Bu ameliyat için hastanede ne kadar kalınması gerekmektedir ?</strong><br />
Bir veya iki gün.</p>
<p><strong>Mukoza-altı ameliyatı yapıldığı sırada aynı zamanda burnun biçimini düzeltmek için bir plâstik ameliyat yapıldığı da olur mu ?</strong><br />
Evet. Çok kez bu iki işlem birleştirilir ve aynı zamanda yapılır.</p>
<p><strong>Septum deviasyonu   burunda yapılacak bir plâstik ameliyata engel olur mu ?</strong><br />
Hayır. Ancak burunda plâstik ameliyatı yapmakta olan bir operatör, operasyon sırasında burunda septum deviasyonu olduğunu görürse de aynı operasyonla düzeltme yoluna gidebilir.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/septum-deviasyonu">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/septum-deviasyonu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun polipleri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-polipleri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-polipleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:31:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Burun polipleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/burun-polipleri</guid>
		<description><![CDATA[Burun polipleri nedir ? Burnun iç duvarlarından ve sinüslerden pırtlayan üzüm salkımı biçimi şişkin dokular topluluğudur. Burun poliplerinin neden ileri geldiği bilinmekte midir ? Bunun bir alerjiden ileri geldiği sanılmaktadır. Burun polipleri ne gibi belirtiler gösterir ? Eğer polipler küçük ve az sayıdaysa hiçbir belirti olmayabilir. Çok kez bunlar solunum yolunu tıkayacak kadar büyük olur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/burun-polipleri.jpg" title="Burun polipleri" alt="burun polipleri Burun polipleri" />
<p class="bs_video">
<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-polipleri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun polipleri">Burun polipleri</a> nedir ?</strong><br />
Burnun iç duvarlarından ve sinüslerden pırtlayan üzüm salkımı biçimi şişkin dokular topluluğudur.</p>
<p><strong>Burun poliplerinin neden ileri geldiği bilinmekte midir ?</strong><br />
Bunun bir alerjiden ileri geldiği sanılmaktadır.</p>
<p><strong>Burun polipleri ne gibi belirtiler gösterir ?</strong><br />
Eğer polipler küçük ve az sayıdaysa hiçbir belirti olmayabilir. Çok kez bunlar solunum yolunu tıkayacak kadar büyük olur ki, burun deliklerin bile dışarıya fırlarlar.</p>
<p><strong>Burun polipleri nasıl tedavi edilir ?</strong><br />
Polipler engelleme yapacak büyüklüğe geldikleri zaman bunların cerrahî müdahale ile alınması gerekmektedir. Ancak, asıl tedavi metodu poliplerin oluşma nedenini bulmaktır. Bu durum teşhis edildikten sonra poliplerin tekerrür etmeleri önlenebilinir.</p>
<p><strong>Poliplerin alınması için nasıl bir ameliyat yapılmaktadır ?</strong><br />
Polipler genellikle (polipektomi) adlı lokal anestezi altında yapılan bir ameliyatla alınmaktadır. Bu ameliyat hastanede veya operatörün muayenehanesinde yapılabilir. Polipler bir tel kapanla kavranır ve bağlantı yerlerine mümkün olduğu kadar yakınından kesilerek alınır.</p>
<p><strong>Bu ameliyat insanı işinden uzun zaman alıkor mu ?</strong><br />
Hayır. Hastaların büyük çoğunluğu ameliyattan bir gün sonra işlerine gidebilirler.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burun-polipleri">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-polipleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun ve sinüs tümörleri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-ve-sinus-tumorleri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-ve-sinus-tumorleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:31:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[BURUN TÜMÖRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Burun ve sinüs tümörleri]]></category>
		<category><![CDATA[burundan hangı tumor alınır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/burun-ve-sinus-tumorleri</guid>
		<description><![CDATA[Burun ve sinüs tümörleri yaygın bir durum mudur ? Selim tümörlere çok rastlanmaktadır. Bunların arasında polipler, siğiller, küçük kan damarları tümörleri olan «hemangioma» 1ar, sayılabilir. Bu bölgelerde habis tümörlere çok az rastlanmaktadır. Burun ve sinüslerde olan selim tümörler nasıl tedavi edilir ? Bunların büyük çoğunluğu operatörün muayenehanesinde lokal anestezi altında alınabilir. Burun ve sinüslerde habis [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/burun-ve-sinus-tumorleri.jpg" title="Burun ve sinüs tümörleri" alt="burun ve sinus tumorleri Burun ve sinüs tümörleri" />
<p class="bs_video">
<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-ve-sinus-tumorleri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun ve sinüs tümörleri">Burun ve sinüs tümörleri</a> yaygın bir durum mudur ?</strong><br />
Selim tümörlere çok rastlanmaktadır. Bunların arasında polipler, siğiller, küçük kan damarları tümörleri olan «hemangioma» 1ar, sayılabilir. Bu bölgelerde habis tümörlere çok az rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Burun ve sinüslerde olan selim tümörler nasıl tedavi edilir ?</strong><br />
Bunların büyük çoğunluğu operatörün muayenehanesinde lokal anestezi altında alınabilir.</p>
<p><strong>Burun ve sinüslerde habis tümörlerin tedavisi nasıl yapılır ?</strong><br />
Burunda veya sinüslerde meydana gelen bir kanser ve etrafındaki dokular ameliyat yoluyla alınır. Daha ileri bir tarihte, doktor kanserin tam anlamıyla ve bütünüyle alındığına kanaat getirdikten sonra, genellikle plâstik ameliyat yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Burun ve sinüslerde yapılan ameliyatlar ne derece başarılıdır ?</strong><br />
Selim tümörlerin ameliyatı genellikle başarılı olmaktadır. Kanserli ameliyatlarda başarı kanserin daha uzak dokulara yayılma derecesine bağlıdır. Ameliyat, kanser yayılmadan önce yapılırsa başarı oranı oldukça yüksektir. Hayat kurtarmak için tatbik edilecek modern cerrahî teknikleriyle burunun, yüzün, yanağın, ağız tavanının veya tabanının büyük kısımlarının alınması gerekebilir.</p>
<p><strong>Burun ve sinüslere yapılan radikal ameliyatlardan sonra dış görünüşü düzeltmek için estetik ameliyatlar yapılabilinmekte midir ?</strong><br />
Evet. Modern estetik cerrahî teknikleriyle inanılmayacak derecede düzeltmeler elde edilinebilinmektedir.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burun-ve-sinus-tumorleri">{lang: 'tr'}</g:plusone></div><h4>Incoming search terms:</h4><ul><li>sinüs</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-ve-sinus-tumorleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun kanaması</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-kanamasi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-kanamasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:30:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Burun kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce sağlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/burun-kanamasi</guid>
		<description><![CDATA[Burun kanaması neden ileri gelir ? Lokal veya genel nedenlerden veya ikisinin birleşiminden burun kanaması ileri gelebilir. Bazı hallerde hiçbir neden görülmemektedir. Burun kanamasının bazı lokal nedenleri hangileridir ? a. Buruna veya kafatasının alt kısmında herhangi bir yaralanma. b. Burunda yabancı bir cismin bulunması. c. Burun operasyonları. d. Aşırı öksürükten, aksırmadan veya burun silinmesinden. e. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/burun-kanamasi.jpg" title="Burun kanaması" alt="burun kanamasi Burun kanaması" />
<p class="bs_video">
<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-kanamasi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun kanaması">Burun kanaması</a> neden ileri gelir ?</strong><br />
Lokal veya genel nedenlerden veya ikisinin birleşiminden burun kanaması ileri gelebilir. Bazı hallerde hiçbir neden görülmemektedir.</p>
<p><strong>Burun kanamasının bazı lokal nedenleri hangileridir ?</strong><br />
<strong>a. </strong>Buruna veya kafatasının alt kısmında herhangi bir yaralanma.<br />
<strong>b. </strong>Burunda yabancı bir cismin bulunması.<br />
<strong>c. </strong>Burun operasyonları.<br />
<strong>d. </strong>Aşırı öksürükten, aksırmadan veya burun silinmesinden.<br />
<strong>e. </strong>Burun karıştırılmasından.<br />
<strong>f. </strong>Frengi veya verem gibi hastalıklardan ileri gelen yaralardan.<br />
<strong>g. </strong>Burunda veya sinüslerde bulunan habis tümörlerden,<br />
<strong>h. </strong>Burundaki sümük bezlerinde varisli damarlar bulunmasından, i.   Alerji, sinüzit ve basit nezlede meydana gelebilen sümük bezlerinde akut bir cerahatlanmadan.</p>
<p><strong>Burun kanamasının bazı genel nedenleri hangileridir ?</strong><br />
<strong>a. </strong>Yüksek kan basıncı.<br />
<strong>b. </strong>Hemofili, anemi pernisyöz, purpura, iskorbüt illeti, lösemi ve sarılık gibi kan düzensizlikleri.<br />
<strong>c. </strong>Atmosferik değişiklikler, dağcılık, dalıcılık veya denizin çok derinlerine inmek, gibi.</p>
<p><strong>Genel veya lokal bir  durumdan  meydana gelen burun kanamaları arasında ayırım nasıl yapılabilinir ?</strong><br />
Eğer kanama yalnız bir burun deliğinden gelmekteyse bunun lokal bir kanama olduğu ihtimali fazladır. Ayrıca burun muayene edilince kanama noktası veya kanama nedeni tesbit edilmiş olabilecektir.</p>
<p><strong>Burun kanamaları nasıl kontrol altına alınabilir ?</strong><br />
Aslında iki cins burun kanaması vardır. Bunların yüzde 90′ı burunun ön kısmındaki septumdan ve bazı nadir yakalarda etmoid kesimin ön tarafından gelir. Lokal anestezi altında dağlama «cauterisation» yapılmakla kanama noktası genellikle bulunabilinir ve kontrol altına alınır. Bu operasyon gümüş nitratı, asit kronik gibi kimyasal maddelerin kullanılmasıyla veya elektrikle pıhtılaşma usulüyle yapılır.</p>
<p><strong>Burun kanamasında ilk yardım tedbiri olarak ne yapılmalıdır ?</strong><br />
Kanamaların büyük çoğunluğu burun septumunun ön kısmında meydana geldiği için kanayan burun tarafının devamlı tazyikle kapatılmasıyla kanama genellikle durdurulabilinir. Eğer burun damlası varsa bununla ıslatılan bir pamuğun burna sokulması, yoksa ufak bir parça pamuğun kanayan tarafa yerleştirilmesi yararlı olur. Bu pamukla yapılan baskı en azından on dakika sürdürülmelidir. Burundan gelen kanın boğaza akmaması için kanama olan kişi dik oturmalı ve başını öne doğru eğik tutmalıdır.</p>
<p><strong>Burnun arka tarafından gelen bir kanamada ne yapılmalıdır ?</strong><br />
Bu tip kanama kendiliğinden kontrol altına alınamaz. Bu gibi hallerde kanama olan kişinin, ağız yoluyla burunun arka tarafının tamponlanması gerekeceğinden, hastaneye kaldırılması gerekli olacaktır.</p>
<p><strong>Tampon ne kadar süre yerinde bırakılır ?</strong><br />
Arka tarafta bulunan tamponlar yaklaşık bir hafta yerinde kalacaktır. Ön tarafa yerleştirilen tamponlar ise dördüncü günde kısım kısım çıkarılmaya başlanacaktır.</p>
<p><strong>Genel bir durumdan meydana gelen burun kanamasında ne gibi tedavi metotlarına başvurulur ?</strong><br />
Uzman doktora müracaat edilmesi gerekir. Doktor kanamaya neden olan hastalığın tedavisine girişecektir.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burun-kanamasi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-kanamasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burunda estetik cerrahi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burunda-estetik-cerrahi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burunda-estetik-cerrahi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:30:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[bir deri bir kemik kalmak]]></category>
		<category><![CDATA[burun nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Burunda estetik cerrahi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/burunda-estetik-cerrahi</guid>
		<description><![CDATA[Bütün burun biçimsizlikleri estetik cerrahî ile düzeltilebilinir mi ? Yaklaşık bütün biçimsizlikler (deformiteler) estetik cerrahî ile bir dereceye kadar düzeltilebilinir. En genel burun biçimsizlikleri hangileridir ? a. Burkuk burun (twisted nose). b. Burnun veya burun deliklerinin ucunda biçimsizlikler. c. Burun köprüsünde ve çatısında çöküklük. d. Çengel veya kambur burun. Burnun belli bir görünüşü var mıdır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/burunda-estetik-cerrahi.jpg" title="Burunda estetik cerrahi" alt="burunda estetik cerrahi Burunda estetik cerrahi" />
<p class="bs_video">
<p><strong>Bütün burun biçimsizlikleri estetik cerrahî ile düzeltilebilinir mi ?</strong><br />
Yaklaşık bütün biçimsizlikler (deformiteler) estetik cerrahî ile bir dereceye kadar düzeltilebilinir.</p>
<p><strong>En genel burun biçimsizlikleri hangileridir ?</strong><br />
<strong>a. </strong>Burkuk burun (twisted nose).<br />
<strong>b. </strong>Burnun veya burun deliklerinin ucunda biçimsizlikler.<br />
<strong>c. </strong>Burun köprüsünde ve çatısında çöküklük.<br />
<strong>d. </strong>Çengel veya kambur burun.</p>
<p><strong>Burnun belli bir görünüşü var mıdır ?</strong><br />
Hayır. Değişik toplumların ve ırkların ayrı ayrı güzellik ve kabullenme standartları vardır. Ancak, bugünkü toplumda en kabul edilen ve beğenilen açı dudak ve burun arasında doksan ilâ doksan-beş derece olan açıdır.</p>
<p><strong>«Kusursuz burun» deyiminden ne anlaşılmaktadır ?</strong><br />
Aslında kusursuz burun diye bir şey yoktur. En fazla denebilecek şey burunun yüze yakışmış olmasıdır.</p>
<p><strong>Buruna yapılan estetik cerrahî sonuçlarının ne olacağını ne gibi faktörler tayin eder ?</strong><br />
<strong>a. </strong>Hastanın yaş durumu. En iyi sonuçlar on altı ile otuz yaşları arasında olanlarda elde edilmektedir.<br />
<strong>b. </strong>Cilt. Cildin inceliği veya kalınlığı ve yağlı olup olmadığı. Bunlar cildin kalitejsini tayin ederler.<br />
<strong>c. </strong>Biçimsizliğin çapı. Biçimsizlik alanı ne kadar büyükse onu düzeltmek de o derece güç olur.<br />
<strong>d. </strong>Hastanın aklî dengesi. Önemli olmayan kusurları fazlasıyla önemseyen evhamlı hastalarda iyi sonuçlar elde edilmesi çok da zor olmaktadır.</p>
<p><strong>Çocuklara yapılan estetik cerrahîde başarı oranları daha yüksek midir ?</strong><br />
Operatörün ameliyat yapmak için burnun tanı teşekkül etmesini beklemesi gerekir. Bu da bir çocuk ancak on altı yaşında olduktan sonra meydana gelmektedir.</p>
<p><strong>Burunda estetik cerrahî yapılırken ne gibi işlemlere başvurulur ?</strong><br />
Bütün kesitler burnun içerisinden yapılmaktadır ve burun derisi gevşetilerek veya altı kazınarak, burun kafesini teşkil eden kemik ve kıkırdaktan ayrılmaktadır. Ondan sonra operasyon öncesi hazırlanan bir plân gereğince burun kafesinde yapılan kesintilerle istenilen biçim verilmektedir. Deri bundan sonra yeni biçim verilen kafes üzerine yayılmakta ve burun dikilmektedir. Burnun içerisine tampon yerleştirildikten sonra burun dışından konan bir sargıyla kemik ve kıkırdak istenilen şekilde tutulmaktadır. Zaman geçince deri yeni yapılan kemik ve kıkırdak kafesi üzerinde yerleşecektir.</p>
<p><strong>Burunda estetik cerrahî yapıldıktan sonra izler kalmakta mıdır ?</strong><br />
Hayır. Çünkü kesitler genellikle burun boşluğu içerisinde veya burun deliklerinin yayılan kısımlarında yapılmaktadır.</p>
<p><strong>Ameliyat olacak kişi beğendiği bir burun tipini seçebilir mi ?</strong><br />
Ancak bir dereceye kadar. Operatör önce burundaki sakatlıkları ortadan kaldıracak ve ancak ondan sonra buruna hastanın beğenebileceği bir şekil vermeye gayret edecektir. Hasta, ameliyat öncesi şunu bilmelidir ki, ameliyat sonrasında meydana gelecek burun hakkında kesin bir öngörü mümkün değildir.</p>
<p><strong>Hasta ameliyat öncesi yeni burnun ne şekil alacağı hakkında yaklaşık bir bilgi edinebilir mi ?</strong><br />
Evet. Yaklaşık bir biçim- öngörülebilir.</p>
<p><strong>Bir buruna yeni şekil verilmesi için ne gibi materyeller kullanılır ?</strong><br />
En iyi şekil ameliyat olacak kişiden bir kemik veya kıkırdak parçası alınmasıdır. Bu genellikle kalça kemiğinden veya bir kaburga kıkırdağından alınmaktadır.</p>
<p><strong>Burunda estetik cerrahî  ne kadar sürer ?</strong><br />
Yaklaşık bir saat.</p>
<p><strong>Burunda estetik cerrahîler sancıya meydan verir mi ?</strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Ne tür bir anestezi kullanılır ?</strong><br />
Müsekkinlerle takviye edilen lokal anestezi.</p>
<p><strong>Bu gibi ameliyatlarda ne kadar süre hastanede kalınması gerekir ?</strong><br />
İki ile dört gün arası.</p>
<p><strong>Böyîe bir ameliyattan sonra gözlerin renginin solması veya şişmeleri genel  bir şey midir ?</strong><br />
Evet. Ancak bu durum yaklaşık kırk sekiz saat içerisinde normale dönmeye başlayacaksa da, tam normal hale gelmesi bir veya iki hafta sürebilir.</p>
<p><strong>Bir estetik cerrahîden sonra tamponlar ve sargılar ne kadar süre sonra çıkarılır ?</strong><br />
Beş ile yedi gün arasında.</p>
<p><strong>Burunda yapılan bir estetik cerrahî koku hassasına zarar verir mi ?</strong><br />
Hayır.</p>
<p><strong>Burunda yapılan bir estetik cerrahîden ne kadar süre sonra rahat nefes alınabilinecektir ?</strong><br />
Burun içerisindeki tampon alındıktan sonradır ki, bu yaklaşık beş ilâ yedi gündür.</p>
<p><strong>Bir estetik cerrahîyi müteakip burun tamamen iyileştikten sonra yaralanmaması için özel dikkat sarf edilmesi gerekli midir ?</strong><br />
Hayır. Estetik cerrahîden sonraki burun herhangi bir burun kadar kuvvetlidir.</p>
<p><strong>Estetik cerrahî gören burunlar aylarca veya yıllarca sonra  sarkma veya şekil değiştirme eğilimleri gösterirler mi ?</strong><br />
Hayır. Operasyondan sonra aldıkları şekilleri muhafaza ederler.</p>
<p><strong>Estetik cerrahîden sonra burun şişkinliği bazı hallerde aylarca devam edebilir mi ?</strong><br />
Evet, Burnun yeni biçimini tam anlamıyla alması için bazen aylarca ve bazen de bir yıl şişkinliğin tam olarak geçmesini beklemek gerekebilir.</p>
<p><strong>Burunda yapılan estetik cerrahîden ne kadar süre sonra hasta işine gidebilecek ve sosyal toplantılara katılabilecektir ?</strong><br />
Biraz şişkinlik kalması halinde bile yaklaşık iki hafta içerisinde.</p>
<p><strong>Bir estetik cerrahî başarısız olmuşsa bunun peşinden ikinci bir operasyon yapılabilinir mi ?</strong><br />
Evet. Ancak ikinci operasyona başvurulmadan birkaç ay beklenmesi tavsiye edilir. Bu şekilde ilk ameliyat sonrası iyileşme stabilizasyonuna gelişmiş olur.</p>
<p><strong>Buruna yapılan estetik cerrahîlerin başarı oranı nedir ?</strong><br />
Genel düzelme yaklaşık bütün ameliyatlarda elde edilmektedir ve genel olarak hastaların memnuniyet oranı da yüksektir. Sonuçlar iyi olmazsa her zaman için ikinci bir operasyon olanağı mevcuttur.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burunda-estetik-cerrahi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burunda-estetik-cerrahi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burnunuzu yavaş silin</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burnunuzu-yavas-silin</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burnunuzu-yavas-silin#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Dec 2010 10:30:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Burnunuzu yavaş silin]]></category>
		<category><![CDATA[penis in poşet ile sıkışması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/burnunuzu-yavas-silin</guid>
		<description><![CDATA[Burun silme, insanın büyürken vazgeçmesi gereken alışkan­lıklarından biridir. Çocukluğunuzda belki de ebeveyniniz burnunu­zu silmeniz için sizi desteklemiştir. Aslında burnunuzu yavaş silme­nizin bir sakıncası yoktur, yeter ki olanca gücünüzle sümkürmeyin. Virginia Üniversitesi’nden bazı bilim adamları nezle olan in­sanlar sık sık sümkürdüklerinde nezlenin daha uzun sürdüğü­nü saptamışlardır. Öte yandan burunlarını kâğıt mendille si­lenlerin nezlelerinin sanıldığı kadar kötüleşmediği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="bs_image" src="http://sagliklibiryasam.com/bsfiles/thumb/burnunuzu-yavas-silin.jpg" title="Burnunuzu yavaş silin" alt="burnunuzu yavas silin Burnunuzu yavaş silin" />
<p class="bs_video">
<p>Burun silme, insanın büyürken vazgeçmesi gereken alışkan­lıklarından biridir. Çocukluğunuzda belki de ebeveyniniz burnunu­zu silmeniz için sizi desteklemiştir. Aslında burnunuzu yavaş silme­nizin bir sakıncası yoktur, yeter ki olanca gücünüzle sümkürmeyin.</p>
<p>Virginia Üniversitesi’nden bazı bilim adamları nezle olan in­sanlar sık sık sümkürdüklerinde nezlenin daha uzun sürdüğü­nü saptamışlardır. Öte yandan burunlarını kâğıt mendille si­lenlerin nezlelerinin sanıldığı kadar kötüleşmediği de ortaya çıkmıştır.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burnunuzu-yavas-silin">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burnunuzu-yavas-silin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Hastalıkları</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-hastaliklari</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-hastaliklari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:26:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Hastalıkları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Burun Hastalıkları Kulak, boğaz, burun uzmanlık dalı kapsamına giren burun hastalıkları, burun derisinin fazla alkollü içki kullananlarda görülen ve yağ bezlerinin büyümesi sonucu yer yer kabartılı bir görünüme yol açan rinofima hastalığından, burnun iç zarının yangılarına dek birçok hastalıkları ve bozuklukları kapsar. Tıp dilinde rinit denilen burun yangıları alerjik, atrofik (burun mukoza zarının körelmesi), mantara [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p align="center"><span style="font-size: x-small"><span style="color: #800000"><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-hastaliklari" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun Hastalıkları">Burun Hastalıkları</a></strong></span></span></p>
<p>Kulak, boğaz, burun uzmanlık dalı kapsamına giren burun hastalıkları, burun derisinin fazla alkollü içki kullananlarda görülen ve yağ bezlerinin büyümesi sonucu yer yer kabartılı bir görünüme yol açan rinofima hastalığından, burnun iç zarının yangılarına dek birçok hastalıkları ve bozuklukları kapsar.<span id="more-537"></span></p>
<p>Tıp dilinde rinit denilen burun yangıları alerjik, atrofik (burun mukoza zarının körelmesi), mantara bağlı, virüs ve bakterilerin etkisiyle oluşmuş rinitler olarak çeşitli türlere ayrılırlar. Burun boşluklarının iç yüzeyini döşeyen mukoza zarın ufak bir kesecik meydana getirecek şekilde uzaması sonucu oluşan <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-polipleri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun polipleri">burun polipleri</a>, eğer boynuzcukların üstünde meydana gelmişlerse, yerinden alındıktan sonra genellikle yeniden oluşmazlar. Buna karşılık burun sinüslerinde oluşanların yeniden belirme olasılığı yüksektir. Orta boynuzcuğun arka bölümünde oluşan ve Ewing’in epitelyum papilomu denilen polip, zamanla kötü bir ur şekline dönüştüğünden Özel bir önem taşır.</p>
<p>Burun ve kemik boşlukları (sinüsler) urları, genellikle birlikte ele alınırlar. Burun deliklerinde, deri ile mukoza zarının birleştiği yerde oluşan bazal hücreli urlar ve burun bölmesinde oluşan damar uru olan anjiyom, en sık görülen urlardır. Bu urlar genellikle burun kanamasına yol açarlar. Burun bölmesinden oluşan anjiyomların kesilip alınmasından sonra, çıkarıldıkları alandaki kıkırdak bölmenin de elektrikli bir aygıtla dağlanması gerekir.</p>
<p>Dev hücreli urlar, kemikleşen fibromlar ya da sarkomlar, burun ve sinüslerin kötü urlarıdır. Bunlar hızla büyüyerek sinüsleri, burun boşluklarını tıkarlar. Bazen damakta tükürük bezlerini andıran yapıda bir ur oluşur ve burun sinüs boşluklarına kadar uzanır. Karmaşık urlar denilen bu burun urları, tükürük bezlerinden oluşan ve mikroskobik yapıları açısından bunlara benzeyen urlardan daha tehlikelidirler. Burnun mukoza zarından oluşan epitel hücreli urlar yavaş gelişmekle beraber, kötü gelişim gösteren urlardır.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burun-hastaliklari">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-hastaliklari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Yangısı</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-yangisi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-yangisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:26:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Yangısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Burun Yangısı Genellikle burunda sulu, akışkan ya da mukus ve akışkanlığı az bir akıntı oluşmasına yol açan yangı; virüsler bakteriler ya da alerjik tepkilere yol açan etkenler tarafından oluşturulur. Burun akıntısına tıp dilinde rinore denilir. Burun yağısına ise rinit adı verilir. Burnun iç yüzeyini kaplayan mukoza zarının yangı sonucu şişmesi, buruna açılan ve sinüs denilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p align="center"><span style="font-size: x-small"><span style="color: #800000"><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/burun-yangisi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Burun Yangısı">Burun Yangısı</a></strong></span></span></p>
<p>Genellikle burunda sulu, akışkan ya da mukus ve akışkanlığı az bir akıntı oluşmasına yol açan yangı; virüsler bakteriler ya da alerjik tepkilere yol açan etkenler tarafından oluşturulur. Burun akıntısına tıp dilinde rinore denilir. Burun yağısına ise rinit adı verilir. Burnun iç yüzeyini kaplayan mukoza zarının yangı sonucu şişmesi, buruna açılan ve sinüs denilen kemik boşluklarının deliklerini de tıkayabilir. Bu durumda sinüzit, yani bu kemik boşluklarının yangısı oluşur.<span id="more-535"></span></p>
<p>Saman nezlesi alerjik bir burun yangısıdır. Hasta, özellikle ilkbaharda havada uçuşan çiçek tozlarını koklayınca. sürekli olarak hapşırmaya başlar, burun mukoza zarı şişip kızarır, burnu akar. Bu durumun giderilmesi için, hangi çiçeğin tozuna karşı alerji bulunduğu saptanır ve hasta bu tozun gittikçe yoğunlaşan eriyiklerinin şırınga edilmesi yöntemiyle tedavi edilir.</p>
<p>İtalya’da 1971′de piyasaya sunulmuş olan disodyum kromogiikat adlı bir maddenin bu hastalıkta koruyucu bir etki gösterdiği ileri sürülmektedir. Perennial rinit ev tozlarına, evcil hayvanların tüylerine karşı oluşan alerjik bir burun yangısıdır. Vazomotor rinit ise. daha çok psikolojik etkenlerle oluşan bir burun yangısıdır.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/burun-yangisi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/burun-yangisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gırtlak Kanserleri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/girtlak-kanserleri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/girtlak-kanserleri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:25:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Gırtlak Kanserleri]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı bir gırtlak nasıl olmalı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[Gırtlak Kanserleri Gırtlakta ve yutak-gırtlak bölgesinde gelişen kanserler ses, solunum ve yutma üzerinde genellikle erkenden etki gösterir. İki önemli hayati fonksiyonu, yani solunumu ve beslenmeyi, er veya geç engellemeye başlar. Bu kanserlerin lenf düğümlerine yayılma eğilimi büyüktür; metastaz yoluyla boyun lenf düğümlerine yerleşen kanserlerin tedavisi ise çok güçtür. 1945-1950 Yıllarına kadar bu kanserlerin tedavisi cerrahi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p align="center"><span style="font-size: x-small"><span style="color: #800000"><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/girtlak-kanserleri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Gırtlak Kanserleri">Gırtlak Kanserleri</a></strong></span></span></p>
<p>Gırtlakta ve yutak-gırtlak bölgesinde gelişen kanserler ses, solunum ve yutma üzerinde genellikle erkenden etki gösterir. İki önemli hayati fonksiyonu, yani solunumu ve beslenmeyi, er veya geç engellemeye başlar. Bu kanserlerin lenf düğümlerine yayılma eğilimi büyüktür; metastaz yoluyla boyun lenf düğümlerine yerleşen kanserlerin tedavisi ise çok güçtür.<span id="more-533"></span></p>
<p>1945-1950 Yıllarına kadar bu kanserlerin tedavisi cerrahi olarak sadece gırtlaktaki kanserli kısmın ve boyun lenf düğümlerinin kısmen veya tamamen çıkarılması ve röntgen tedavisi (X ışınları) uygulanması şeklindeydi.</p>
<p>Antibiyotiklerin ortaya çıkışı enfeksiyonları tamamen önlediğinden, gırtlak ameliyatlarının komşu organlara, özellikle yutağa kadar ulaşmasını mümkün kıldı. Anestezi ve canlandırma metotlarının gelişmesi, ameliyatın tehlikelerini azalttı ve fazlaca zayıf düşmüş kimselerde bile çok uzun süreli ve hırpalayıcı ameliyatları mümkün kıldı.</p>
<p>Başka bir deyişle canlandırma ve özellikle antibiyotik tedavisi, bugüne kadar tedavi edilemez sayılan urların çıkarılmasını ve ameliyatın başarıyla sonuçlanmasını sağladı. Her zaman görülen enfeksiyonların önlenmesi imkânı kısmi ameliyatlarda başarı oranını artırdı. Cerrahi bakımdan elde edilen bu ilerlemelerin yanı sıra yüksek enerjili radyasyonlar (telekobaltoterapi, elektron hızlandırıcılar) klasik X ışınlarından çok daha etkili oldu.</p>
<p>Bu alanda her gün yeni başarılar elde edilmektedir. Kanser tedavisinde son yıllarda üçüncü bir savaş aracı daha bulundu: kanserli hücrelerde mitoz bölünmeyi önleyici kimyasal tedavi (antimitotik tedavi). Besleyici atardamarların içine ilâç şırınga ederek kanser uruna ilâç emdirmek usulü, gırtlak-yutak bölgesi kanserleri bakımından simdi terk edilmek üzere olan bir tedavi şeklidir. Buna karşılık gittikçe gelişmekte olan çok yönlü kimyasal genel tedavi ilerisi için ümit verici bir tedavi yolu olabilir.</p>
<p>Bu tedavi yollarından (cerrahi, ışın tedavisi, kimyasal tedavi) en iyi sonuç verebilecek olanı seçmek gerekir. Bu usuller birbirine zıt değildir; hastaya her türlü yaşama şansını sağlamak amacıyla ahenkli bir şekilde birlikte kullanılmaları gerekir. Başlangıçta kötü kullanılan bir tedavi düzeltilemeyecek başarısızlıklara yolaçabilir. Fonksiyon bakımından ortaya çıkacak sakıncalar dikkate alınmamalıdır; önemli olan şifa sağlamaktır.</p>
<p>Aslında hastalar sesi bozmayan bir ışın tedavisini, sesi sakatlayıcı ameliyatlara tercih ederler (ama bugün ses tellerinin sakatlanması pek önemli değildir; çünkü yemek borusunun eğitimi ile konuşmayı kısa zamanda elde etmek mümkündür). Bütün kanser olayları ışın tedavisiyle iyileştirilemez.</p>
<p>Tedavinin şekline karar vermek tam bir anlayış ve bilgi meselesidir. Buna karar verirken kanserin şekline, yayılıcı, yaralı veya üreyici olup olmadığına, yerine ve yaygınlığına, lenf yollarına yayılma eğilimine, lenf şişlerinin varlığına ve büyüklüğüne, hastanın yaşına dikkat etmek gerekir. Bazı gırtlak içi kanserlerinde, telekobaltoterapiden olduğu kadar sesi sakatlayamayan kısmi ameliyatlardan da yararlanılabilir.</p>
<p>Bazı yutak-gırtlak kanserleri sadece telekobaltoterapi ile iyileşebildikleri gibi, ses fonksiyonunu sakatlamamak şartıyla yapılan kısmi bir yutak-gırtlak ameliyatı, aynı zamanda boyun lenf düğümlerinin çıkarılması ve ardından telekobaltoterapiye yer verilmesiyle de iyileştirilebilir. Lenf düğümlerine kadar yaygın bazı gırtlak kanserleri tüm gırtlağın, yutağın bir kısmiyle birlikte, hattâ bazen tüm yutakla birlikte çıkarılmasını, lenf düğümlerinin tümünün alınmasını ve ardından kobalt tedavisi yapılmasını gerektirebilir.</p>
<p>Tedavi edici dozlara (X ışınları veya kobalt) rağmen yeniden depreşen kanserler ancak ameliyatla iyileşebilir. Bu ameliyatlarda zorunlu olarak gırtlağın tamamı, veyahut kısmen yutakla birlikte gırtlağın, lenf düğümleriyle beraber veya onlara dokunulmadan çıkarılması gerekir.</p>
<p>Fakat ne yazık ki ışın tedavisinden sonra yapılan bu ameliyatlar çok zordur; çünkü ayrım çizgileri bozulmuş, dokular sertleşmiştir: bu yüzden ameliyat kötü izler bırakır, deri dikişleri bitişmez, boyun dokuları, hattâ şahdamarlar kangren olabilir.</p>
<p>Kimyasal tedavi ise, bugünkü durumda sadece bir destek tedavisinden başka fayda sağlamaz; ancak, hastayı ameliyata hazırlamağa, çok çabuk ilerleyen bir kanseri frenlemeğe, ışın tedavisine yardımcı olarak, depreşmeyi önlemeye yarar; nihayet hiç bir çaresi kalmayan kanserlerde son çare olarak kullanılır. Bugünkü durumda kanser hakkındaki bilgilere göre, bu yutak-gırtlak kanserlerinde yegâne tedavi çaresi ameliyat ve radyoterapidir. Bu iki metodu mümkün mertebe birlikte kullanmalı, hiç bir zaman birbirine zıt saymamalıdır.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/girtlak-kanserleri">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/girtlak-kanserleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Guatr</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/guatr</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/guatr#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:25:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Guatr]]></category>
		<category><![CDATA[maden suyu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Guatr Boynun ön kısmında bulunan kalkanbezinin (tiroit) büyüyüp şişmesi. Kalkanbezi, damarları bol bir iç salgıbezidir. Başlıca görevi tiroksin ve buna ilişkin birtakım hormonlar salgılamaktır. Tiroksin vücut metabolizmasını düzenleyen bir basit hormondur. Bundan ötürü kandaki tiroksin oranı önemlidir. Gerek bu oran, gerek tiroksinin salgılanması, sempatik sinirlerle tireotrop hormonun denetimi altındadır. Tireotrop hormon, kanda tiroksin oranı düştüğü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p align="center"><span style="font-size: x-small"><span style="color: #800000"><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/guatr" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Guatr">Guatr</a></strong></span></span></p>
<p>Boynun ön kısmında bulunan kalkanbezinin (tiroit) büyüyüp şişmesi. Kalkanbezi, damarları bol bir iç salgıbezidir. Başlıca görevi tiroksin ve buna ilişkin birtakım hormonlar salgılamaktır. Tiroksin vücut metabolizmasını düzenleyen bir basit hormondur. Bundan ötürü kandaki tiroksin oranı önemlidir. Gerek bu oran, gerek tiroksinin salgılanması, sempatik sinirlerle tireotrop hormonun denetimi altındadır. Tireotrop hormon, kanda tiroksin oranı düştüğü zaman hipofiz bezinin ön lobundan salgılanan hormondur.</p>
<p>Guatrların fizyolojik sınıflandırılması kalkanbezinin salgıladığı tiroksin düzeyine göre yapılır. Basit guatrda (buna andemik guatr ya da nontoksik guatr ya da kolloit guatr da denir) bez genellikle ötiroittir yani normal miktarda hormon salgılar. Hipertiroidizme bağlı olan guatrlar da vardır. Bunlarda bez fazla hormon salgılar. Bu duruma tirotoksikoz hastalığı ya da Hashimoto hastalığı denilir. Hipotiroidizm ise kalkanbezinin çok az hormon salgıladığı durumdur; özellikle miksödem hastalığında bu durum görülür.<span id="more-531"></span></p>
<p>En yaygın olan tür basit guatrdır. Yapılan tahminler dünyada aşağı yukarı 200 milyon kişide bu hastalığın olduğunu göstermektedir. Basit guatrın başlıca nedeni, kalkanbezinin tiroksini gerekli düzeyde tutabilmek için kandan yeterince iyodür alamamasıdır. Bu nedenle hipofiz bezi harekete geçerek tireotrop hormon salgılamaya başlar ve kalkanbezi genişler. Genişleyen bezden daha çok kan geçer, daha çok iyodit çıkar ve tiroksin düzeyi normale döner. Kalkanbezinin irileşme derecesi iyodürün kandaki düzeyine bağlıdır; zaten alkanbezinin normal büyüklüğü ile normal dışı büyüklüğü arasındaki sınır pek belirli değildir. Toprağı iyodür bakımından fakir olup dışarıdan da az besin getirtebilen pek çok fakir ülkede kandaki iyodür düzeyi düşüktür. Çünkü buralarda besinlerde çok az iyodür vardır. Bu ülkelerde guatr yaygın bir hastalıktır.</p>
<p>Guatr etkeni olabilen birçok bileşik vardır. Bunlar arasında iki grup büyük önem taşır. Birinci grup inorganik iyonlar, özellikle tiyosinatlar ve perkloratlardır. Kalkanbezi bunları kandan alır. Bu maddeler bezin temizleme gücü bakımından iyodürle rekabet durumundadır. Bundan ötürü de iyodürün gelişini azaltır ve guatra yol açarlar. Hastaya fazla iyodür verip dengeyi iyodür lehine çevirmekle bu durum giderilir. İkinci grup etken organik bileşiklerden meydana gelir. Bunların etkisi fazla iyotla önlenemez; fazla tiroksin vermek gerekir. İkinci grup en çok besinlerde, birinci grup ise alman kimyasal maddelerde toplanmıştır.</p>
<p>Basit guatrın iyodür verilerek tedavisi, doğrudan doğruya değilse bile, dolaylı olarak, hastalığın kendisi kadar eskidir. Guatr, varlığı M.Ö. 2700 yılında Çinliler tarafından saptanmış bir hastalıktır. Yine çok eski Çin kitaplarında guatra karşı deniz yosunu ve hayvan kalkanbezi yenmesi öğütlenmektedir. Yunanlılar deniz tuzunu, İngilizler ise XVIII. yüzyılda yanmış süngeri kullanmışlardır. Bunların hepsi etkili olmuş yollardır. Günümüzde ise en çok kullanılan ilaç Lugol eriyiğidir. Lugol eriyiği iyot ile potasyum iyodür eriyiği karışımıdır. Bu karışım her gün ağızdan ufak dozda alınır. İsviçre’de yapılan bir denemenin başarısından sonra birçok ülkede sofrada iyotlu tuz kullanılmakla toplu bir korunma programı uygulanmaktadır. ABD’de son zamanlarda yeni bir yöntem uygulanmaktadır. İyot sıvı yağda eritilmekte ve kas arasına şırınga edilmektedir. Bu, beş yıllık iyot gereksinmesini karşılamaktadır. Bu yolla gerek tedavide gerek korunmada büyük adımlar atılmıştır.</p>
<p>Basit guatrda kalkanbezi görevini normal olarak yapmaya devam ettiğinden bu durumun hastanın görünüşünü çirkinleştirmekten başka bir sakıncası olmadığı düşünülebilir. Ancak unutmamalıdır ki, guatr sonucunda başka birtakım bozukluklar olabilir. Bu nedenle tedavisiz bırakılmamalıdır. Guatr sonucu fibroz, gırtlağın tıkanması ve kalkanbezi kanseri olabilir. Kalıtsal yolla çocuklara zeka geriliği sağır-dilsizlik, delilik geçebilir. Guatrlılarda ölü doğum da görülebilir.</p>
<p>Hipertiroit guatr (buna eksoftalmik guatr ve toksik guatr da denilir) da gözler dışarı doğru fırlamıştır. Kalkanbezi bu çeşit guatrda yalnız irileşmekle kalmaz, etkinliği de fazlalaşır. Bunun sonucunda hastanın metabolizması yükselir; iştahı açılır; daha sonra zayıflama görülür; kalp atışı hızlanır; solunum zorlaşır; korku ve zihin bozuklukları ortaya çıkar. Bir zamanlar tehlikeli olan bu hastalık, bugün kolay teşhis edilip antitiroit ilaçlarla tedavi edilmektedir. Bu ilaçlar bezin salgılamasını azaltır. Kötü sonuçlara ulaşan toksik guatra . pek az rastlanmaktadır.</p>
<p>Hipotiroit guatr (miksödem de denilir) bir öncekinin hemen hemen tersidir. İrileşmiş olan kalkanbezim’n etkinliği yeterli değildir. Hasta tiroksin eksikliğinden sıkıntı çeker. Metabolizma düşer; zihin çalışması ağırlaşır; fiziksel etkinlik yavaşlar. Yüz ve gözkapakları şişer; dudaklar kalınlaşır; dil irileşir. Deri solgundur; saç yumuşaklığını kaybeder. Nabız atışı azalır. Tansiyon düşer. «Sümüksü ve şişkin» anlamına gelen miksödem sözcüğü derinin bu hastalıktaki durumunu gösterir. Kansızlık da olabilir. Hiperkarotenemi ve A vitamini yokluğu görülür; çünkü karoteni A vitaminine dönüştürmek için tiroksine gerek vardır.</p>
<p>Her yaşta olabilmekle beraber, miksödem menopoz dönemindeki kadınlarda yaygındır. Hashimoto hastalığının veya süreğen basit guatrın bir sonucu olabilir. Bir çeşit akıl hastalığında (kretinizm) kalkanbezi şişmeden, yani guatr olmadan da hipotiroidizm yani kalkanbezi etkinliği azlığı görülebilir. Aynı duruma atiroit kimselerde de rastlanır. Kretinizmin guatrlı bir çeşidi de vardır. Tedavi her gün ufak dozda verilen tiroksinle yapılır; sonuç çoğu zaman olumludur.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/guatr">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/guatr/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

