22 Anaokulu Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Anaokulları; çocuğun büyürken daha keyifli vakit geçirmesi, yetenek ve becerilerinin ortaya çıkarılarak oyunla öğrenmesi, diğer çocuklarla ve yetişkinliklerle birlikte sosyalleşerek büyümesi için gerekli ortamı yaratır. Seçeceğiniz anaokulunun öncelikle neleri içermesi gerekir?

Çalışma Ruhsatı

Anaokulları Milli Eğitim Bakanlığı ya da Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı olarak çalışır. Binanın ve sınıfların yapısı, depreme dayanıklılığı, kurumun işleyişi bu kurumlar tarafından yapılan denetimlerle kontrol edilerek çalışma belgesi izni verilir. Kurum müdürünün odasında görünür bir yerde bu belgenin asılı olması gerekiyor. Eğer böyle bir belge göremediyseniz kurum müdüründen talep edin.

Çalışan Personel Eğitimli mi?

Kurum müdürünün ve çocuklarınızla ilgilenecek olan kişilerin eğitimleri ile ilgili bilgi almayı unutmayın. Eğitimli ve deneyimli olan bir anaokulu personeli çocukla ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip olmalıdır ki ona gerekli olan yaklaşımı ve eğitimi verebilsin.

Çocuğunuzla ilgilenecek kişiyi tanıyın?

Kayıt yaptırdığınızda çocuğunuzla hangi öğretmenin ilgileneceğini sorun ve onunla tanışmak istediğinizi ifade edin.

Anaokulunun güvenliğinin nasıl sağlandığını öğrenin

Anaokuluna herkes rahatlıkla girip çıkmamalıdır. Bunu sürekli olarak kontrol eden bir sistemin olması gerekmektedir. Anaokulunun kapısı her zaman kapalı olmalıdır. Çıkışlarda sadece çalışan personel daha önceden tespit edilen kişilere çocuğu teslim etmelidir.

Acil durumlarda neler yapıldığı ile ilgili bilgi alın

Yangın, deprem vb acil durumlarda çalışan tüm personel eğitimden geçmiş mi öğrenin . Yapılan uygulamalar hakkında bilgi alın.

Gün içerisinde çocuklar ne gibi aktiviteler yapıyorlar öğrenin

Her anaokulunda çocuk odaklı uygulanan bir eğitim programı vardır. Ama siz yine de nasıl bir eğitim programı uygulandığı ile ilgili bilgi isteyin. Çocukların eğitim programları dışında yaptıkları drama, bale, satranç, yüzme , yoga gibi eğlenceli aktiviteleri de olabilir. Bu aktivitelerin hangi kişiler tarafından verildiğini ve bu kişilerin eğitim durumları hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu kişilerin de çocuk psikolojisi ve gelişimi hakkında da bilgi sahibi olması gerekir.

Çocuklarla yeterince ilgileniliyor mu?

Genel konular hakkında bilgi alırken sezgileriniz çok önemli. Siz oradayken çevrenizi, çevrenizdeki kişilerin çocuklarla ilişkilerini, konuşma biçimlerini ve davranışlarını gözlemleyin. Size bilgi veren kişinin konu ile ilgili net ve açıklayıcı bilgiler vermesi önemlidir.

Anaokulunda bir psikolog ya da pedagog danışmanlık yapıyor mu?

Çocukların gelişimlerinin gözlemlenmesi, bu gelişimlerin olumlu ya da olumsuz sonuçlarının sizlerle paylaşılması, yaşanan olumsuz durumlarda destek vermesi ya da sizi gerekli kurumlara yönlendirmesi önemlidir.

Alıştırma döneminde ne tür uygulamalar yapılıyor?

Her çocuğun anaokuluna başlangıç döneminde verdiği tepkiler farklıdır. Bazı çocuklar kolay uyum sağlarken bazı çocuklar evden ya da -babadan ayrılmakta güçlük çekebilir. Bu doğal bir süreçtir. Bu süreç aşamasında neler yapıldığı hakkında bilgi alın.

Yemek menüsünü kimler hazırlıyor?

Menülerin çocuk beslenmesine göre ayarlaması gereklidir. Örnek bir menü isteyebilirsiniz. Bir diyetisyen ya da çocuk doktoru tarafından hazırlanan bir içerik çok daha yararlıdır.

Günlük kayıtlar tutuluyor mu?

Çocuğunuzun yaptıkları ile ilgili olarak kısaca o gün neler yaptı , neler yedi ya da olağanüstü bir durum yaşandı mı gibi kısa bir iletişim postasının olup olmadığını öğrenin.

Sınıf özellikleri neler?

Çocuğunuzun sınıfı yeterli genişlikte mi, havalandırma nasıl sağlanıyor, yaşına uygun materyaller var mı, sınıf kaç kişiden oluşacak, sınıfındaki çocukların yaşları ( ay olarak farklı olabilir ) aynı mı öğrenin.

Eğer anaokulunun bu gerekli bilgileri içerdiğini düşünüyorsanız ve kayıt yaptırma kararınız vermişseniz sizin neler yapmanız gerektiği ile ilgili ayrıntılı bilgi isteyebilirsiniz.

{lang: 'tr'}

1- Öğrenci olmak

Anaokulunda çocuklar aktivitelerden, oyuncaklar ve oyun arkadaşlarından istediklerini seçmekte özgürdürler. Ancak bu rahat atmosferin altında, çocuklara bir sınıfta nasıl davranmaları gerektiğini ve bir grubun parçası olmanın ne demek olduğunu öğretmek için geliştirilmiş pek çok kural ve düzen yatar. 2 yaşındaki çocuklar, biten sanatsal işlerini nereye koyacaklarını, dışarı çıkmak için nasıl sıraya girmek gerektiğini ve yemek vakti geldiğinde nerede oturacaklarını bilirler. Ayrıca çocuklar, dürtülerini kontrol etmek zorunda olduklarını öğrenirler. Hikaye saatinde, örneğin gruptan uzaklaşıp gidemezler ya da evde anneyle okurken yapabildikleri gibi öğretmenin sözünü kesemezler.

2- Arkadaş edinmek

Okul öncesi öğrenciler diğer çocuklara nasıl yaklaşmak gerektiğini ve onların yanında nasıl rahat olmak gerektiğini öğrenirler. “Ben bundan daha büyük bir kule yapabilirim” demek yerine “Ne yapıyorsun?” diye sormak yoluyla, karşıdaki şahsa odaklanarak bir konuşmaya nasıl başlanacağını keşfederler. Bu sosyal bilgi, çocuklar büyüdüklerinde ve okul projelerinde çift olarak ya da gruplar halinde çalışmaları gerektiğinde onlara fayda sağlar.

3- Bağımsız olmak

Okullarda çocuklar ayakkabılarını giymeyi, kendi meyve sularını açmayı ve tuvaletten sonra ellerini yıkamayı öğrenirler. Erken yaşta edinilen bu kendi bakımını yapma becerileri konusundaki alışkanlıklar, sizin araya girmek için etrafta bulunmadığınız başka yerlerde, örneğin kampta ya da bir arkadaşın evinde, çocuğunuzun kendine güven duymasına yardımcı olur.

4- Bir hikaye anlatmak

Okul öncesi çocukların hikaye dinleme, anlatma ve arkadaşlarıyla birlikte hikayeyi canlandırma gibi pek çok olanağı vardır. Hikayeler dinlemek çocukların, her hikayenin bir başı, ortası ve sonu olduğu konseptini anlamalarına yardımcı olur. Bu, ayrıca hikayeyi kendi başlarına okumayı istemeleri için onları motive eder. Çocuklar, kitapların anlamlı olduklarını fark etmeye başlar.

5- Yardım istemek

Okul öncesi eğitiminde çocuklar herkesin ortasında konuşabilmelerini sağlayan güveni ve içsel gücü kazanırlar. Yapılan

araştırmalara göre ilk öğretmenleriyle sevgi ve ilgi dolu bir ilişki kurmak, çocukların sonraki öğretmenleriyle ve diğer yetişkinlerle üretken ilişkilere girmelerine yardımcı oluyor. Küçük çocuklar, eğer kendi aileleri dışında yetişkin bir otoriteyi kabul etmek konusunda olumlu bir deneyim yaşamışlarsa, yeni ilişkilere güvenle yaklaşıyor.

6- Kesmek ve yapıştırmak

Çocuğunuzun her hafta eve getirdiği şu karalanmış çizimler ve yapış yapış kolajlar onun yaratıcılığının ifadesi olmaktan çok daha anlamlıdır. Çocuklar makaslarla, yapıştırıcılarla ve pastel
boyalarla çalışırken, anaokulunda onlardan beklenen okunaklı b’ler ve d’ler yapabilmelerine, hatta liseye gelince ders notları tutmalarına yardımcı olacak doğru kas kontrolü becerilerini geliştirmeyi de öğrenirler. Küçük kızlar sanata ve el sanatlarına erkeklerden daha fazla ilgi duyarlar. Ancak tüm çocukların bu aktiviteleri yapmaya zaman ayırması çok önemlidir.

7- Kat kat kule yapmak

Yapılan araştırmalar, okul öncesi programlarda legolarla kuleler yapan öğrencilerin el becerilerini geliştirdiğini ve elleriyle matematik deneyimi kazandıklarını göstermiş. Ne yazık ki, okul öncesi dönemdeki erkek çocuklar sanat masalarında yeterince zaman geçirmiyorlar ve kız çocuklar da kat kat kuleler yapılan köşelere pek ilgi göstermiyorlar. Uzmanlara göre çocuklar legolarla ya da elle oynanan diğer nesnelerle oynadıkları zaman, seçip ayırmayı ve sınıflandırmayı öğreniyorlar. Eğer bir kule yapıyorlarsa ve ellerindeki büyük parçalar bittiyse, örneğin bunun yerine küçük parçaları

kullanabileceklerini keşfediyorlar. Bu deneyim çocuklara bölme, kesir ve geometriyi anlamaları için somut bir temel hazırlıyor.

8- Sembolleri, konseptleri ve kafiyeleri tanımak

Daha okumaya hazır olmasalar da, okul öncesi eğitimi alan çocuklar genellikle numaraları ve harfleri tanırlar. Çocuklar isimlerindeki harfleri yazmayı ve söylemeyi, en basit matematik işlemlerini ezberlemeyi ve hatta sınıf arkadaşlarının ve öğretmenlerinin isimlerinin içindeki harfleri bile öğrenirler. Genellikle renkler ve şekiller hakkında yararlı bilgiler edinirler. Örneğin, iki farklı rengi birleştirerek üçüncü bir renk elde edileceğini ya da birinin şapkasının üçgen şeklinde olduğunu bilirler. Çocuk şiirleri ve şarkıları öğrenmek çocuklara akademik faydalar da sağlar. Kafiye kurmayı bilen çocuk okumayı daha kolay öğrenir. Uzmanlara göre erken yaşta verilen müzik dersi çocuklara matematikte de yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalara .göre grup halinde şarkı söyleme ve piyano derslerine katılan çocuklar puzzle yapmak gibi mantık içeren ödevleri daha kolay yapabilirler.

9- Sıçramak, atlamak ve zıplamak

Okul öncesi öğrenciler sık sık dışarıda oynarlar. Kaslarını güçlendirir ve koordinasyonlarını geliştirirler. Koşmak, kaymak, tırmanmak ve topla oynamak, çocukların vücutlarını kontrol etmeyi, geniş kas becerilerini geliştirmeyi ve kendine güvenmeyi öğrenmelerinin en iyi yollarıdır. Oyun alanında geçirilen zaman çocuklara aynı zamanda bağımsız bir şekilde problemlerini çözme (Döner kaydıraktan aşağı kaymak için bacaklarımı nasıl kıvırmalıyım?) ve sosyal ilişkiler kurma (Kum havuzunda benimle birlikte kule yapmak ister misin?) olanakları verir. Bu özgür oyun, aileyle ya da bakıcıyla parka gitmekten çok daha farklı bir deneyimdir. ya da bakıcı, çocuğu çok daha yakından izler, nesneleri kullanırken çocuğa fikirler verir ve her başarısını alkışlar.

10- Araştırmak ve keşfetmek

Okul öncesi öğrenciler doğal bilim adamlarıdır. Elle yapılan ve kendilerinin yönettikleri pek çok deney yapabilme fırsatının faydasını görürler. Yapılan bir araştırmada, çocukların, yapılacak aktiviteleri ve sınıf malzemelerini seçmek için teşvik edildiği oyun merkezli sınıflarla, daha çok öğretmenlerin seçtiği ve yönettiği sınıf aktivitelerinin olduğu akademik sınıflar karşılaştırılmış. Sonuçlara göre daha çok otonomi sahibi olan çocuklar ileriki sınıflarda diğerlerinin önüne geçiyor. Öğretmen yönetimli sınıf tecrübesi olan çocuklar ise, ne yapılması gerektiğinin söylenmesine alışmış ve daha yüksek sınıflarda öğrencilerden beklenen bağımsız projeleri gerçekleştirmeye daha az hazırlıklı oluyor. Tüm bu veriler okul öncesi eğitimin bilinenden çok daha fazla faydası olduğunu gösteriyor. Aileler için düzensiz gibi görünen bir ortamda çocuklarının nasıl bir şeyler öğrenebildiğini anlamaları zor olabilir, ama gerçek şu ki, çocuklar, öğretmenleri çevreyi onların ilgisini çekecek malzemeler ve keşfedebilecekleri yeni fikirlerle donattığı zaman çok daha iyi öğreniyorlar.

{lang: 'tr'}