<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Bir Yaşam &#187; Zona</title>
	<atom:link href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/zona/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sagliklibiryasam.com</link>
	<description>Sağlıklı Bir Yaşam</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Jul 2011 10:39:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ağrılı adet görme – dismenore</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/agrili-adet-gorme-%e2%80%93-dismenore</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/agrili-adet-gorme-%e2%80%93-dismenore#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Dec 2010 00:40:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>saglik</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ağrılı adet görme – dismenore]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sagliklibiryasam.com/agrili-adet-gorme-%e2%80%93-dismenore</guid>
		<description><![CDATA[Tanım: Adet kanaması esnasında ya da hemen öncesinde kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık ve kramp tarzında ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir. Dismenore primer (1.cil) ve sekonder (2.cil) olmak üzere iki şekilde incelenir. Primer (birincil) dismenore : Sıklıkla adet kanamasının başlangıcından sonraki ilk 1-2 yıl içinde ortaya çıkar ve kırklı yaşlara kadar sürebilir. Bazen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-0557671799318979";
/* 728x90, oluşturulma 25.05.2009 */
google_ad_slot = "6860950382";
google_ad_width = 728;
google_ad_height = 90;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p><p><img class="bs_image" src="" title="Ağrılı adet görme – dismenore" alt=" Ağrılı adet görme – dismenore" />
<p class="bs_video">
<p><strong>Tanım:</strong><br />
Adet kanaması esnasında ya da hemen öncesinde kasıklarda ortaya çıkan rahatsızlık ve kramp tarzında ağrılara dismenore ya da menstrüel kramp adı verilir. Dismenore primer (1.cil) ve sekonder (2.cil) olmak üzere iki şekilde incelenir.</p>
<p><strong>Primer (birincil) dismenore :</strong><br />
Sıklıkla adet kanamasının başlangıcından sonraki ilk 1-2 yıl içinde ortaya çıkar ve kırklı yaşlara kadar sürebilir. Bazen kadınlarda ilk doğumdan sonra ağrılar hafifleyebilir. Ağrının nedeni rahimde ağrıya ve kasılmaya yol açan prostaglandin maddesinin yapımının artmasıdır.</p>
<p>Ağrı genellikle adet kanaması başlamadan 1-2 gün önce ortaya çıkar, adetin birinci gününde belirginleşir ve genellikle 2.günde sakinleşir. Ağrı karnın alt kısmında aralıklı gelen kramp şeklindedir. Ağrı bir bölgede toplanabileceği gibi sırta, bele, kasıklara ve vulvaya (idrar yapılan açıklık ve vajinal açıklık) da yayılabilir. Ağrıya bazen terleme, yorgunluk, iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, baş dönmesi, baş ağrısı, baygınlık, kabızlık gibi belirtiler eşlik edebilir.</p>
<p><strong>Neden sancılı adet görülür ?</strong><br />
Sancılı adet görme aslında normal adet görme mekanizmasının önemli bir parçası olan uterus (rahim) kasılmalarının kadın tarafından ağrı şeklinde hissedilmesidir. Bu uterus kasılmalarının amacı uterus iç tabakasını atılarak yenilenmesi sırasında oluşan kanama miktarını en az seviyede tutmaktır. Kasılmalar esnasında uterusta bölgesel olarak prostaglandin adı verilen bazı maddeler salgılanır. Ağrıya yol açan bu prostaglandinlerin ya aşırı miktarda salgılanması ya da kadınlarda prostaglandinlere ağrı şeklinde aşırı duyarlılık oluştuğu kabul edilmektedir. Prostaglandin salgısı yumurtlama sonrasında oluşan bir olay olduğundan tipik olarak adet görmeden kısa süre önce başlayan adet bittikten sonra tümüyle kaybolan adet sancısı yumurtlama olduğuna dair belirtilerden biridir.</p>
<p>Sancılı adet görmenin nadir görülen nedenleri arasında serviks (rahim ağzı) girişi, kürtaj, enfeksiyon gibi nedenlere bağlı olarak daralmış olması ve buna bağlı olarak adet kanının “zorlukla atılması” ve spiral kullanımı yer alır.</p>
<p><strong>Ne gibi belirtiler verir ?</strong><br />
Dismenore karnın alt bölgelerinde kramp benzeri ağrılar ve rahatsızlıklardır. Bu eşlik eden diğer belirtiler; Sırt ağrısı, baş ağrısı, bulantı, bacakların iç yüzünde hassasiyet olabilir. Dismenore ile birlikte adet öncesi gerginlik sendromu (PMS) de görülebilir ancak bu şart değildir. PMS genelde adet başlangıcından birkaç gün önce görülür. Dismenoreli kadınların yaklaşık %10-15′inde şikayetler normal günlük aktivitelerini kısıtlayacak kadar şiddetlidir.</p>
<p><strong>Eğer ağrılar;</strong><br />
Normal zamanında gelen bir adet kanamasına eşlik etmiyorsa,<br />
Her zaman olduğundan çok daha şiddetli ise,<br />
2-3 günden daha uzun sürüyor ise,<br />
Her zaman olandan daha farklı ise,<br />
mutlaka bir hekim kontrolünden geçilmesi gerekir.</p>
<p><strong>Sekonder (ikincil) dismenore:</strong><br />
Seconder (ikincil) dismenorede (ağrılı adet görme) altta yatan bir patolojik (hastalık yapan) durum mevcuttur. Bir kaç örnek verecek olursak doğuştan olan kızlık zarının kapalı olması, bazı vajinal (hazneye ait) veya rahime ait anormallikler veya daha sonradan ortaya çıkan bazı hastakıklar gibi… Doğuştan olan problemler daha nadir olduğundan, sıklıkla daha genç yaşlarda ortaya çıkar.<br />
<strong><br />
Sekonder dismenore nedenleri nelerdir ?</strong><br />
1-Endometriozis<br />
2-Yumurtalık kistleri veya tümörleri<br />
3-Pelvik inflamatuar hastalık (PID)<br />
4-Myomlar<br />
5-Uterus polipleri<br />
6-Rahim içi yapışıklıklar<br />
7-Rahim içi araçlar<br />
8-Rahim boynu darlıkları<br />
9-Rahim tümörleri<br />
10-İmperfore hymen (kızlık zarının adet görmeyecek şekilde tam kapalı olması)<br />
11-Çift uterus veya uterusda septun bulunması<br />
12-Enfeksiyonlar</p>
<p><strong>Ne zaman jinekolojik değerlendirme gerekir?</strong><br />
Adet sancıları ağrı kesicilerle kontrol altına alınabiliyorsa ve başka bir jinekolojik belirti yoksa jinekolojik muayene gerekli değildir. Ancak adet sancıları çok şiddetli olup genel iyilik halini etkilemeye başlamışsa ve/veya iş kaybına neden oluyorsa mutlaka jinekolojik değerlendirme yapılmalı etkili bir tedavi uygulanmalıdır.</p>
<p>Jinekolojik değerlendirmenin çok önemli bir amacı vardır. Endometriozis (rahim iç tabakasının normal dışı bölgelerde bulunması), kronik enfeksiyon, yapışıklıklar, yumurtalık kistleri, uterus myomları ve diğer bazı jinekolojik hastalıklar kendilerine özgü belirtiler dışında aynen adet sancısı gibi belirtiler de verebilirler. Yapılan jinekolojik muayene bu durumların varlığını ortaya çıkarır ve böyle durumlarda tedavi tamamen farklı olur.<br />
<strong><br />
Nasıl tanı konulur?</strong><br />
Tanıda öncelikle hastanın öyküsü önem kazanır. cevaplanması gereken bir takım sorular vardır. Bunlar:<br />
Ağrının ne zaman olduğu<br />
Ağrıyı geçirmek için ne yapıldığı<br />
Eşlik eden başka bir şikayetin olup olmadığı<br />
Doğum kontrol haplarının ağrıyı azaltıp azaltmadığı<br />
Gün geçtikçe ağrının şiddetlenip şiddetlenmediği ve<br />
Ağrılar nedeni ile aktivitenin bozulup bozulmadığıdır.</p>
<p>Ağrıların primer ya da altta yatan başka bir patolojiye bağlı olup olmadığını anlamak maksadıyla detaylı bir muayene yapılmalıdır. Herhangi bir enfeksiyon ya da kist gibi bir patolojiyi ayırt etmek için kan ve idrar tetkikleri ile ultrason incelemesi çoğu zaman gerekli olmaktadır.</p>
<p><strong>Primer dismenore tedavisi nasıl yapılır?</strong><br />
Dismenorenin (ağrılı adet görmenin) oluşmasını önlemek mümkün değildir. Ağrı doktorun size tavsiye edeceği ilaçları kullanarak hafifletilebilir. Yine;</p>
<p>Orta dereceli bölgesel sıcak uygulama iyi gelebilir. Bunun için sıcak banyo ya da ayaklara sıcak uygulama (sıcak bir havlu, termofor) önerilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta sıcak uygulama direkt karına yapılmamalıdır; çünkü karın içerisinde herhangi bir iltihabı reaksiyon varsa bu karın zarına yayılabilir ve oldukça tehlikelidir.</p>
<p>Her zaman iyi <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/beslenme-6" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with beslenme">beslenme</a> ve bunun adet kanaması sırasındada sürdürülmesi ağrıyı azaltama da etkilidir. Eğer kişide adet kanamasından önce baş ağrısı, karında şişlik,…vb problemler oluyorsa adetten 1 hafta önce tuz kısıtlanmasına gidilebilir. Yine doğal idrar yaptırıcı olan maydanoz, ıhlamur, kuşkonmaz gibi besinlerin bu dönemde alınması ödemi(vücutta su toplaması)ve ödemin neden olacağı rahatsızlığı giderir.</p>
<p>Yine diyette B vitamini ve Mg (magnezyum)’dan zengin besinlerin alınması bu dönemde oluşan rahatsızlıkları ve ağrıyı gidermede yardımcı olur.<br />
<strong><br />
B Vitamininden zengin yiyecekler:</strong><br />
Et, balık, karaciğer, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, diğer sebzeler… Mg(magnezyum)’dan Zengin Yiyecekler:</p>
<p>Yağlı tohumlar(fındık, fıstık, susam…vb.), koyu yeşil yapraklı sebzeler, öğütülmemiş tahıllar(kepekli ekmek)</p>
<p>Ağrıyı gidermede kullanılan bir diğer yöntem düzenli egzersizdir. Kas tonüsünü güçlendirici egzersizler ve nefes egzersizleri dismeonoreyi kontrol eder. Menstrual problemleri önlemek ve kas tonusunu artırmak için yüzme önerilen bir egzersizdir. Bunun yanında kişinin ev ortamında yapacağı hafif egzersizlerde ağrıyı azaltmada yardımcıdır.</p>
<p>Masajda ağrıyı azaltmada etkili bir yöntemdir. Ağrıyan bölgenin altına yoğurma tarzında ritmik masaj uygulanırsa ağrının algılanması azaltılabilir.</p>
<p>Düzenli uyku,gerginliği azaltacağından ağrıyı kontrol etmede kullanılır.</p>
<p>Kişinin kadın olmaya ve adet görmeye ilişkin pozitif tavır takınmasında ağrıyı oluşturabilecek psikolojik etkenleri giderir.</p>
<p>Psikolojik faktörler primer (1.cil) dismenorenin nedenlerinden biri olarak kabul edilir. Bu yüzden cinsiyete ilişkin olumlu duyguların sergilenmesi ağrının azaltılması için önemlidir.</p>
<p><strong>Sekonder dismenore tedavisi nasıldır?</strong><br />
Nedene yol açan hastalıklar gerekli tıbbi ve cerrahi tedavi ile düzeltilir ve tedavi sonunda ağrı azalır veya kaybolur.<br />
<strong><br />
Nasıl önlem alınmalıdır?</strong><br />
Dismenore alınacak bazı basit önlemler ile bir miktar engellenebilir. Örneğin adet kanaması öncesinde ve esnasında kahve, çay, kola, çikolata gibi kafein içeren gıdalardan uzak durulması, karın bölgesine masaj yapılması, uzun süre ayakta durmaktan ya da yürüyüş yapmaktan kaçınılması şikayetler üzerinde olumlu etki yaratır. Aşırı yorgun, sinirli kişilerde adet sancısı daha fazla görülür. Bu nedenle kanama esnasında dinlenmek son derece önemlidir. Yine kabızlığı olanlar bu sancıları daha şiddetli yaşarlar. Lifli gıdaların bol tüketilmesi kabızlığı önler. Bol miktarda su içilmesi, sigaradan uzak durulması, fazla miktarda alkol tüketilmemesi gibi basit ve kısa süreli önlemler ile sancılı adet kanamaları biraz daha rahat geçirilebilir.</p></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/agrili-adet-gorme-%e2%80%93-dismenore">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/agrili-adet-gorme-%e2%80%93-dismenore/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik ve Tatil</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-tatil-2</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-tatil-2#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 00:52:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilenmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[anne]]></category>
		<category><![CDATA[bebek]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik donemi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte tatil]]></category>
		<category><![CDATA[guneslenme]]></category>
		<category><![CDATA[progesteron düşüklüğünde yumurtlama olurmu]]></category>
		<category><![CDATA[seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[sicak]]></category>
		<category><![CDATA[tatil]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kolaydogum.com/?p=211</guid>
		<description><![CDATA[Hamilelik ve Tatil   tatil planlariniz var ve tatile gidersem hamileligime bir zarari olur mu diye dusunuyorsaniz yazimizin devamini okuyarak hamilelerin tatillerinde nelere dikkat etmeleri gerektigini ogrenebilirsiniz. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. İnci Öz, tatile çıkacak olan hamilelere, &#8220;güneşin fazla olmadığı saatlerde yüzmeleri, deniz ya da çok yoğun olmayan havuzları tercih etmeleri&#8221; konusunda uyardı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-70" title="hamile_kalma" src="http://www.sagliklibiryasam.com/wp-content/uploads/2009/07/hamile_kalma.jpg" alt="hamile kalma Hamilelik ve Tatil" width="300" height="301" /></p>
<h1>Hamilelik ve <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/tatil" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tatil">Tatil</a></h1>
<p> </p>
<p><span id="linkzHighlighted_2313" style="BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; CURSOR: hand; FONT-WEIGHT: bold">tatil</span> planlariniz var ve tatile gidersem hamileligime bir zarari olur mu diye dusunuyorsaniz yazimizin devamini okuyarak hamilelerin tatillerinde nelere dikkat etmeleri gerektigini ogrenebilirsiniz.</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. İnci Öz, tatile çıkacak olan hamilelere, &#8220;güneşin fazla olmadığı saatlerde yüzmeleri, deniz ya da çok yoğun olmayan havuzları tercih etmeleri&#8221; konusunda uyardı.</p>
<p>İnci Öz, yaptığı açıklamada, gebelerin tatil için <span id="linkzHighlighted_2479" style="BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold">hava</span> sıcaklığı ve nemin çok yoğun olmadığı, tam teşekküllü sağlık kuruluşlarına kolay ulaşılabilecek yerleri seçmeleri gerektiğini ifade etti.</p>
<p><a title="Gebelikte tatil" href="http://www.gebelikveannelik.com/hamilelik-doneminde-tatil.asp">Gebelikte tatil</a>in, <span id="linkzHighlighted_2473" style="BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold">uygun</span> ortam ve koşullar sağlanması halinde çok rahat geçebileceğini vurgulayan Öz, şu önerilerde bulundu:</p>
<p>&#8220;Güneşin fazla olmadığı saatlerde yüzün. Deniz veya çok yoğun olmayan havuzları tercih edin. Güneşte fazla kalmayın. Sabah erken ve akşam saatlerinde çok yorucu olmayacak şekilde uzun yürüyüşler yapın. Hayvansal ve bitkisel proteinler ile sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Az ve sık yiyin, günlük sıvı alımını da 3-4 litreye kadar artırın.&#8221;</p>
<p>İnci Öz, hamilelere, çok yoğun ve karbonhidrat ağırlıklı besinler ve aletle yapılan su sporlarından uzak durmaları uyarısında da bulunarak, yüksek koruma faktörlü güneş koruyucularının da mutlaka kullanılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öz, tatile çıkmadan önce ve dönüşte yapılması gereken gebelikle ilgili değerlendirme ve tetkiklerin de aksatılmamasını önerdi.<span id="_marker"> </span><br />
<a class="tex2" title="Gebelik" href="http://www.gebelikveannelik.com/">Gebelik</a> doneminizde <span id="linkzHighlighted_2313" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; cursor: hand; font-weight: bold;">tatil</span> planlariniz var ve tatile gidersem hamileligime bir zarari olur mu diye dusunuyorsaniz yazimizin devamini okuyarak hamilelerin tatillerinde nelere dikkat etmeleri gerektigini ogrenebilirsiniz.</p>
<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. İnci Öz, tatile çıkacak olan hamilelere, &#8220;güneşin fazla olmadığı saatlerde yüzmeleri, deniz ya da çok yoğun olmayan havuzları tercih etmeleri&#8221; konusunda uyardı.</p>
<p>İnci Öz, yaptığı açıklamada, gebelerin tatil için <span id="linkzHighlighted_2479" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">hava</span> sıcaklığı ve nemin çok yoğun olmadığı, tam teşekküllü sağlık kuruluşlarına kolay ulaşılabilecek yerleri seçmeleri gerektiğini ifade etti.</p>
<p><a class="tex2" title="Gebelikte tatil" href="http://www.gebelikveannelik.com/hamilelik-doneminde-tatil.asp">Gebelikte tatil</a>in, <span id="linkzHighlighted_2473" style="border-bottom: #ff0000 3px double; line-height: 1.7; color: #ff0000; font-weight: bold;">uygun</span> ortam ve koşullar sağlanması halinde çok rahat geçebileceğini vurgulayan Öz, şu önerilerde bulundu:</p>
<p>&#8220;Güneşin fazla olmadığı saatlerde yüzün. Deniz veya çok yoğun olmayan havuzları tercih edin. Güneşte fazla kalmayın. Sabah erken ve akşam saatlerinde çok yorucu olmayacak şekilde uzun yürüyüşler yapın. Hayvansal ve bitkisel proteinler ile sebze ve meyve ağırlıklı beslenin. Az ve sık yiyin, günlük sıvı alımını da 3-4 litreye kadar artırın.&#8221;</p>
<p>İnci Öz, hamilelere, çok yoğun ve karbonhidrat ağırlıklı besinler ve aletle yapılan su sporlarından uzak durmaları uyarısında da bulunarak, yüksek koruma faktörlü güneş koruyucularının da mutlaka kullanılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Öz, tatile çıkmadan önce ve dönüşte yapılması gereken gebelikle ilgili değerlendirme ve tetkiklerin de aksatılmamasını önerdi.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-tatil-2">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-tatil-2/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Yapılan Tarama Testleri</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/gebelikte-yapilan-tarama-testleri</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/gebelikte-yapilan-tarama-testleri#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Jul 2009 23:40:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bebek ve Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik hafta]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik öncesi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik sonlandirma]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik takibi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik testleri]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelikte Yapılan Tarama Testleri]]></category>
		<category><![CDATA[gebelikte yapılan yorumlar]]></category>
		<category><![CDATA[hafta hafta gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[ikiz gebelik ve tarama testleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadin hastaliklari]]></category>
		<category><![CDATA[kadin sagligi]]></category>
		<category><![CDATA[tarama testi]]></category>
		<category><![CDATA[tup bebek tedavisinde usutmek yumurta gelisimini etkilermi]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü test ve ikiz gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kolaydogum.com/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[  Gebelikte Yapılan Tarama Testleri Gebelikte olası kromozom anormalliklerini taramak amacı ile yapılan testler iki grupta incelenebilir. Bunlardan ilki kesin tanıya olanak sağlayan Amniosentez (bebeği çevreleyen amniotik sıvıdan örnek alınması) ve yaşa bağımlı riskte değişme olup olmadığını gösteren Ultrason ve biyokimyasal testlerdir. Her kadının her yaşta kromozom anomalisi olan bebek doğruma riski vardır. Bu anomalilerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-61" title="8" src="http://www.sagliklibiryasam.com/wp-content/uploads/2009/07/8.jpg" alt="8 Gebelikte Yapılan Tarama Testleri" width="189" height="93" /></p>
<p> </p>
<h1><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/gebelikte-yapilan-tarama-testleri" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Gebelikte Yapılan Tarama Testleri">Gebelikte Yapılan Tarama Testleri</a></h1>
<p>Gebelikte olası kromozom anormalliklerini taramak amacı ile yapılan testler iki grupta incelenebilir. Bunlardan ilki kesin tanıya olanak sağlayan Amniosentez (bebeği çevreleyen amniotik sıvıdan örnek alınması) ve yaşa bağımlı riskte değişme olup olmadığını gösteren Ultrason ve biyokimyasal testlerdir. Her kadının her yaşta kromozom anomalisi olan <span id="linkzHighlighted_2473" style="BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold"><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bebek" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bebek">bebek</a></span> doğruma riski vardır. Bu anomalilerin en sık görüleni Down sendromu (Mongolism) olup görülme sıklığı ilerleyen yaşla birlikte artış gösterir. Down sendromu, 21. kromozomun 2 değil de 3 tane (trizomi) olmasından kaynaklanan ve geri zekalılık ile beraber bazen de diğer vücut anormallikleri ile seyreden bir doğumsal hastalıktır. Down sendromlu bebek taşıma riski 35 yaşından itibaren önemli bir artış gösterir ve amniosentez riskinin (1/200) üzerine çıkar.</p>
<p>Down sendromlu bebek taşıyor olma riski 1/250’ dir. Bu nedenledir ki bebeğini doğuracağı tarihte 35 yaşından gün almış <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/anne" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with anne">anne</a> adaylarında amniosentez önerilmektedir. İkiz gebeliği olan <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/anne" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with anne">anne</a> adaylarında ise Down sendromu riski iki bebek olmasından dolayı matematiksel olarak artmaktadır. İkiz gebeliklerde amniosentez yapılması gereken yaş 31 olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Son yıllarda tarama testlerinin hassasiyetinin artması ve özellikle 11-14. <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/gebelik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Gebelik">gebelik</a> haftalarında ense cilt kalınlığı ve burun kemiği ölçümlerinin yaygınlaşması ile amniosentez yapılma zorunluluğu daha ileri yaşlara kaymış durumdadır. 11-14 hafta <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/tarama-testi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tarama testi">tarama testi</a> ve üçlü <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/tarama-testi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tarama testi">tarama testi</a> normal olup ultrasonunda Down sendromu ile ilişkilendirilecek herhangi bir belirteç olmayan kadınlarda risk çok azalmış olmakla birlikte sıfır değildir. Bu özelliklere sahip ve 35 yaşının üzerindeki kadınlarda amniosentez yapılmayabilir. Özellikle 38 yaşın altında bu uygulama giderek yaygınlaşmaktadır. Ancak amniosentez yaptırmama kararı anne ve baba adayı tarafından verilemelidir. Mediko-legal (tıbbi-hukuki nedenlerden) olarak 35 yaşın üzerindeki kadınlarda amniosentez yaptırmama kararını hekimler üstlenmezler.</p>
<h2>Birinci trimester tarama testi (ikili test veya 11-14 hafta testi):</h2>
<p>Bu testin iki kısmı vardır. İlki ultrason ile bebeğin ense cildinin kalınlığının ve boyunun ölçülmesidir. Bu ölçümler vajinal veya karından ultrason ile yapılır. Ultrason ölçümleri sırasında bebeğin burun kemiğine de bakılır. Ölçümlerden <span id="linkzHighlighted_2479" style="BORDER-BOTTOM: #ff0000 3px double; LINE-HEIGHT: 1.7; COLOR: #ff0000; FONT-WEIGHT: bold">24</span> saat içinde kanda PAPP-A ve serbest beta-hCG bakılarak Down sendromu riski hesaplanır. Unutulmaması gereken, gebelikte yapılan Down sendromu tarama testlerinin kesin tanı koydurmaktan ziyade yaşa bağımlı riskin artıp artmadığını göstermeleridir. Yaşa bağımlı riskin artması ve amniosentez riskinin üzerine çıkması durumunda amniosentez önerilir.</p>
<h2>İkinci trimester tarama testi (üçlü test veya 16-18 hafta testi):</h2>
<p>Bu test kanda AFP, hCG, ve estriol ölçümleri ile risk hesaplanması için yapılmaktadır. AFP ayrıca nöral tüp defekti adı verilen omurganın tam kapanmama (spina bifida) durumlarını da tarar. Test öncesinde yapılan bir ultrasonografi ile bebeğin baş ölçümleri yapılarak gebelik yaşından emin olmak gerekir. Test riskinin yaşa bağımlı Down sendromu riskinin üzerine çıktığı durumlarda ve özellikle 1/250’yi geçtiği durumda amniosentez önerilir.</p>
<h2>Amniosentez:</h2>
<p>Bebeği çevreleyen sıvının örneklenmesi işlemidir. 16-18 haftalar arasında yapılır. Erken amniosentez adı verilen ve gebeliğin 12-14. haftaları arasında yapılan işlem ise daha yüksek bebek kayıp oranları ile seyrettiği için pek tercih edilmemektedir. Amniosentez işlemi anestezi verilmeden yapılan oldukça basit bir işlemdir. Önce ultrason ile bebeğin ve plasentanın yeri belirlenir. Daha sonra ultrason gözlemi altında ince bir iğne ile bebek ve plasentadan uzak bir sıvı cebine girilerek yaklaşık 20 cc amnion sıvısı alınır. Plasentanın ön duvarda olduğu durumlarda plasentadan geçmek kaçınılmaz olabilir. Bunun bebek kaybını artırdığına dair herhangi bir kanıt yoktur. İğnenin geçtiği yerden gebelik kesesi içine bir miktar kanama olması normaldir. Bu kanama kendiliğinden durur. İşlem sonrasında hafif kramplar olabilir. Bunlar genellikle kısa sürelidir. Nadiren amnion sıvısı kaçağına bağlı hafif akıntı da olabilir. İşlem sonrasında 24 saat boyunca aktiviteden kaçınılmalıdır.</p>
<h2>Amniosentez sıvısının genetik incelemesi:</h2>
<p>Alınan sıvı genetik laboratuarına gönderilir. Genetik incelemenin iki kısmı vardır. İlk önce en sık görülen kromozom anomalilerini (21,18,13,X,Y) taramak amacı ile FISH testi yapılır. FISH testi %95 oranında güvenilir olup sonuçları 48-72 saat içinde çıkar. Tüm kromozom kuruluşunu gösteren karyotip tayini sonuçları ise 2-3 hafta içinde çıkar ve %100 güvenilirdir.</p>
<p>Amniosentez sonucu anormal ise ne yapılmalı? Sonuç kromozom anomalili bir bebeği gösteriyorsa genellikle düşük yoluna gidilir. Nadiren Down sendromlu bir bebeği taşımak ve doğurmak isteyen anne adayları da çıkmaktadır. Ancak genelde gebeliğin sonlandırılması istenmektedir.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/gebelikte-yapilan-tarama-testleri">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/gebelikte-yapilan-tarama-testleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Limonun faydaları</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/limonun-faydalari</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/limonun-faydalari#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 10:14:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Limonun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=112</guid>
		<description><![CDATA[Yazın en kavurucu günlerindeyiz… Belki tek düşündüğümüz biraz serinlemek de olsa, daha önemlisi olan cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz. {lang: 'tr'}]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın en kavurucu günlerindeyiz… Belki tek düşündüğümüz biraz serinlemek de olsa, daha önemlisi olan cilt korumasına olabildiğince çok dikkat etmeliyiz.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/limonun-faydalari">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/limonun-faydalari/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bademcik ve geniz eti</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/bademcik-ve-geniz-eti</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/bademcik-ve-geniz-eti#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Nov 2008 08:45:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dahiliye]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik ve geniz eti]]></category>
		<category><![CDATA[doğuştan kalıtsal hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık bakanlığına yazılan mektuplar]]></category>
		<category><![CDATA[tek taraflı bademcik büyümesi]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.by-namso.com/saglik/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Bademcik ve geniz eti Bademcik ve Geniz Eti Nedir: Bademcikler (tonsil) ve geniz eti (adenoid), lenfoid doku denilen ve vücudun bağışıklık sisteminde rol oynayan organlardır. Tonsiller yutak girişinde, dil kökünün iki yanında yerleşmişlerdir. Adenoid ise nasofarinks adı verilen ve yutağın üst kısmında yani burun boşluğunun arka tarafında bulunurlar. Görevleri Nedir: Tonsil ve adenoid lenfoid dokunun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="main">
<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bademcik-ve-geniz-eti" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Bademcik ve geniz eti">Bademcik ve geniz eti</a></p>
<p>Bademcik ve Geniz Eti Nedir: Bademcikler (tonsil) ve geniz eti (adenoid), lenfoid doku denilen ve vücudun bağışıklık sisteminde rol oynayan organlardır. Tonsiller yutak girişinde, dil kökünün iki yanında yerleşmişlerdir. Adenoid ise nasofarinks adı verilen ve yutağın üst kısmında yani burun boşluğunun arka tarafında bulunurlar.<span id="more-429"></span></p>
<p>Görevleri Nedir: Tonsil ve adenoid lenfoid dokunun bir parçasıdır ve lenfositler içerirler. Bu lenfositler, vücudun bağışıklık sistemine yardımcı olan antikorları üretirler. Ancak tonsil ve adenoidlerin bağışıklık sistemindeki rolleri önemli oranda değildir ve çoğu zaman fonksiyonel değildirler. Bademcik ve geniz eti alınan kişilerde bağışıklıkla ilgili hiç bir olumsuz durumun olmaması da bunu göstermektedir.</p>
<p>Ne Gibi Sorunlara Yol Açarlar: Tonsil ve adenoid hem infeksiyonlara hemde büyüklüklerine bağlı olarak bazı sorunlara yol açabilirler. Adenoid daha çokçocukluk çağının problemi olmasına rağmen tonsil hem çocuklarda hem de erişkinlerde hastalık yapabilmektedir. Sık geçirilen infeksiyonlar, hem hastanın günlük yaşamını etkiler, hemde sık sık ilaç kullanımına neden olur. Ancak geçirilen infeksiyonların (iltihapların) en önemli sonuçları, kalp kapakçıkları, eklem ve böbreklerin risk altında olmasıdır.</p>
<p>İnfeksiyonları dışında tonsil ve adenoidin büyüklükleri de önemli sonuçlara yol açar. Tonsillerin büyük olması; yutma, <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/beslenme-6" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with beslenme">beslenme</a> ve konuşma sorunları yapar.Ayrıca tonsil üzerinde biriken yiyecek ve doku artıkları ağız kokusu ve hijyen bozukluğuna neden olur. Adenoid dokusunun büyük olması herşeyden önce burun tıkanıklığına yol açar. Bu hastalarda ağzı açık uyuma ve horlamaya neden olur. Burun, solunan havanın ısısını ve nemini ayarlar ve bazı zararlı partikülleri tutar. Bu nedenle ağız solunumu yapan hastalarda bazı solunum yolu problemlerine yol açar. Geniz eti ayrıca şu problemleri oluşturur:</p>
<p>-Orta kulakta havalanma bozukluğu ve buna bağlı kulak zorunda çökme, işitme kaybı ve iletişim bozukluğu. İşitme kaybı bazen <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/anne" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with anne">anne</a>-babanın farkedemeyeceği seviyede olur ancak sıklıkla da hastayı doktora götüren ilk sebeptir.<br />
-Çene ve yüz kemiklerinde gelişim bozukluğu<br />
-Geniz akıntısı nedeniyle boğaz iltihabı (farenjit), öksürük ve alt solunum yolu problemleri<br />
-Baş ağrısı<br />
-Sinüzit<br />
-Oluşan yüz ifadesi nedeniyle ‘geri zekalı’ görüntüsü</p>
<p>Nasıl Tedavi Edilir: Bademcik ve geniz etinin akut iltihaplarında tedavi genellikle ilaçlardır. İlaç olarak en sık antibiyotikler, ağrı kesiciler ve eğer alerjik faktörlerde düşünülüyorsa antihistaminiklerdir. Ciddi problemlere yol açmayan ve sık infeksiyona yol açmayan bademcik ve geniz eti ilaçlarla tedavi edilmesine rağmen, bazen bademcik ve geniz etinin alınması gerekir.</p>
<p>Hangi Durumlarda Alınmalıdır: Tonsil ve adenoidin alınmasına karar vermek, bazen kolaysa da bazen hastayı belli bir süre takip etmeyi gerektirir. Ameliyata karar verilmesine neden olan durumlar şunlardır:</p>
<p>-Sık sık infeksiyon geçirilmesi: Genelde kabul edilen durum, birbirini takip eden yıllarda, senede 3 veya daha infeksiyon geçirilmesidir.<br />
-Tonsillerde infeksiyon olmasada yutmayı zorlaştıracak kadar büyümesi<br />
-Tonsil dokusunun tek taraflı büyümesi (lenfoma veya başka habis hastalıkların belirtisi olabileceğinden)<br />
-Tonsil üzerinde ağız kokusuna neden olabilecek şekilde sık sık birikim olması<br />
-Adenoid dokusunun nefes almayı bozacak kadar büyümesi<br />
-Orta kulak iltihabı (otitis media) ve işitme kaybına neden olması<br />
-Sık sık sinüzit ve alt solunum yolu problemlerine neden olması</p>
<p>Ameliyat Hangi Yaşta Yapılmalıdır: Ameliyat için kesin bir yaş yoktur. Hastaya verdiği zarar göre karar verilir. Sık kabul edilen durum tonsil ameliyatı için hastanın 3 yaşını doldurmasıdır. Adenoid alınması ise 1 yaşında dahi yapılabilir. Birçok kez çocuk büyüsün diye beklemek hastaya zararlı olabilmekte ve tedavi başarısını düşürmektedir.</p>
<p>Bademcik ve Geniz Eti Ameliyatı Nasıl Yapılır: Tonsil için bazen lokal anestezi yapılmasına rağmen adenoid dokusunun alınması genel anesteziyi gerektirir. Tonsil’in alınması uygun kesi ile etrafındaki kapsül ile birlikte çıkarılması şeklinde olur. Adenoid ameliyatı ise büyümüş dokunun kazınması şeklindedir. Ameliyat süresi genellikle kısadır ve 30-60 dk arasında değişir. Ameliyat sonrası genellikle hastanede yatmak gerekmez. Bazen özellikle kanama riski açısından 1 gece hastanede kalınması gerekebilir.</p>
<p>Ameliyatın Riski ve Komplikasyonları Nelerdir: Her ameliyat gibi bademcik ve geniz eti ameliyatlarının da risk ve komplikasyonları olabilmektedir. Lokal veya genel anestezi her zaman için bazı riskler taşır. Ancak anestezi teknik ve ilaçlarındaki gelişmeler her geçen gün bu riski azaltmaktadır. Bunun dışında en sık görülen komplikasyon kanamadır. Bazen ciddi boyutlara ulaşabilmesine rağmen, dikkatli ve titiz bir çalışma ve hastanın uygun takibi ile bu problem nadir görülmektedir.Özellikle erişkin hastalarda olmak üzere ağrı hastayı en çok rahatsız eden durumdur. Ameliyat sonrası farenjit oluştuğuna dair inanış vardır. Bu yanlış bir düşüncedir. Hastalar bademcik alındıktan sonra hiç boğaz ağrısı olmayacağı beklentisine girerlerse yanılabilirler. Mevcut farenjitin bademciklerin alınmasıyla bir ilgisi yoktur. Hatta bazen infeksiyonlu tonsiller farenjiti arttırırlar.</p>
<p>Ameliyattan Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir: En çok uyulması gereken kurallar beslenme ile ilgilidir. Özellikle ilk 3 günde kanama olasılığı daha çok olduğu için soğuk ve sıvı gıdalar seçilmelidir. Bu nedenle soğuk süt, çorba, meyve suyu, muhallebi, dondurma gibi besinler idealdir. Amaliyatın ilk gününde koyu renkli kan kusulması normaldir ve yutulan ameliyat sırasında yutulan kanla ilgilidir. Ancak sürekli kırmızı renkli yeni kan gelmesi hemen doktorunuza başvurmayı gerektirir. 4.günden itibaren yavaş yavaş normal gıdaya geçilir. Hastanın ağrı nedeniyle birşey yemek istememesi ağrının devamına neden olur. Mutlaka bol miktarda sıvı alınmalıdır. Ameliyattan sonra hafif ateş olması beklenen bir durumdur. Yeterli sıvı alınması ve ateş düşürücü ilaçlarla genellikle normale döner. Bazen hastalar ameliyattan birkaç gün sonra doktora başvurarak bademcik bölgesinde iltihap geliştiğinden yakınırlar. Bu genellikle bademcikler alındıktan sonra o bölgede beyaz bir örtü oluşturan iyileşme dokusunun hastayı yanıltmasıdır.</p></div>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/bademcik-ve-geniz-eti">{lang: 'tr'}</g:plusone></div><h4>Incoming search terms:</h4><ul><li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/tek-tarafli-bademcik-buyumesi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with tek taraflı bademcik büyümesi">tek taraflı bademcik büyümesi</a></li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/bademcik-ve-geniz-eti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hamilelik ve doğum öncesi bakım</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Oct 2008 10:45:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik ve doğum öncesi bakım]]></category>
		<category><![CDATA[kadının yaşam dönemlerine göre sağlık sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıkmbakanlığına gönerilen mektup oku]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://saglik.forumman.com/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik ve doğum öncesi bakım Hamilelik ve doğum, bir kadının yaşadığı en önemli iki deneyim. Bu çok güzel, ama bir o kadar da zor deneyimi yaşayan anne adaylarının yardımına, onlara çok yakın birileri, kadın doğum uzmanları koşuyor. Ve bu dönemde gerçekleştirilen düzenli takipler mutlu bir anne, sağlıklı bir bebek ve güvenli bir gelecek için büyük [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/gebelik" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Gebelik">Gebelik</a> ve doğum öncesi bakım<br />
Hamilelik ve doğum, bir kadının yaşadığı en önemli iki deneyim. Bu çok güzel, ama bir o kadar da zor deneyimi yaşayan <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/anne" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with anne">anne</a> adaylarının yardımına, onlara çok yakın birileri, kadın doğum uzmanları koşuyor.</p>
<p>Ve bu dönemde gerçekleştirilen düzenli takipler mutlu bir anne, sağlıklı bir <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/bebek" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with bebek">bebek</a> ve güvenli bir gelecek için büyük önem taşıyor.</p>
<p>Her ne kadar gebelik fizyolojik bir hadise ise de gebeliklerin yüzde 5 ile yüzde 20sinde anne ve bebeğin sağlığını tehdit eden patolojik bir durum ile karşılaşılır.</p>
<p>Doğum öncesi bakımın amacı gebe hastanın daha evvel geçirmiş olduğu bir hastalığın erken tanısı kadar, sağlıklı bir gebenin gebeliği esnasında ortaya çıkabilecek bir hastalığın da zamanında teşhis edilmesidir.</p>
<p>Gebelikte doktora ilk müracaat</p>
<p>İdeal olan, gebe kalmayı planlayan bir kadının daha gebe kalmadan hekime başvurması ve tıbbi bir değerlendirmenin yapılmasıdır. İlk ziyaretin amacı anne ve cenin için söz konusu olan tüm risk faktörlerinin belirlenmesidir. Annenin önceki gebelikleri hakkında bilgi, geçirilmiş hastalık ve operasyonlar, ilaç allerjisi, ailesinde önemli hastalıklar olup olmadığı, sakat doğumlar olup olmadığı araştırılıp sorulmalıdır.</p>
<p>Gebelik sırasında doktora gitme sıklığı</p>
<p>Gebe bir kadın doktorunu 0-32inci haftalar arasında 4 haftada bir, 32-36ıncı haftalar arası 2 haftada bir, 36ıncı haftadan doğuma kadar haftada bir olacak şekilde ziyaret etmelidir. Her muayenede kilo takibi, kan basıncı, karnın büyüme oranına bakılmalıdır. İlave olarak bebek kalp sesleri dinlenmeli, idrarda glikoz ve protein bakılmalıdır. Son bulgular daha öncekilerle karşılaştırıp değerlendirme yapılmalıdır.</p>
<p>Gebelikte yapılan laboratuar testleri</p>
<p>Testler gebeliğin mümkün oldukça erken dönemlerinde yapılmalı ve 24-36ıncı haftalarda en az bir kere ideali iki tekrarlanmalıdır. İlk muayenede tam kan sayımı, kan grubu, kan şekeri ölçümleri yapılmalıdır. Bazı yörelerde VDRL ve tüberküloz için tüberkülin deri testi, rutin idrar analizi ve idrar kültürü istenmelidir. Normal genetik bozuklukların ve kromozom anomalilerinin taranması amacı ile, gebeliğin 16-18inci haftaları arasında tüm gebelerde tripple test 3lü test önerilmektedir. Gebelik şekeri riski olan hastalar için 24. haftada 50 gr. oral glukoz tolerans testi 50 gr. OCTT yapılmalıdır. Hepatit vakaları son yıllarda fazla bir artış göstermesi sebebiyle HBSAgnin araştırılması yararlıdır.</p>
<p>Gebelik süresince anne adayının takibi</p>
<p>Annenin sağlığı fetal gelişim için çok önemlidir ve gebelik boyunca sürekli değerlendirilmelidir.</p>
<p>Annenin kilosu : Gebelik boyunca toplam 10-12 kg. alınması uygundur. Zayıf kadınların biraz daha fazla kilo alınması gerekirken kilolu bayanların sadece 6-9 kg. almaları yeterli görülmektedir.</p>
<p>Kan basıncı tansiyon : Normalde tansiyon kan basıncı gebeliğin ikinci yarısında erken dönemlere göre düşme gösterir.</p>
<p>Karnın büyümesi : Her muayenede kontrol edilmelidir.</p>
<p>Bebek kalp sesleri : Bebek kalp sesleri gebeliğin 10-12. haftaları civarında küçük doppler cihazları ile dinlenebilir. Daha erken gebelik haftalarında ultrasonografili muayene ile tespit edilebilir. Fetal kalp ritm ve hız bozukluklarında gebelik yaşına bağlı olarak ultrasonografi, fetal ekokardioğrafi ve fetal kalp hızı monitorizasyonu NST yaparak bu tür anomaliler değerlendirilmelidir.</p>
<p>Ödem : Ayaklarda görülen şişmeler hormonal sebeplere bağlıdır. Fakat yüz ve ellerde görülen ödemler kan basıncının yüksekliği ile beraber görülüp preeklampsinin gebelik zehirlenmesi ilk belirtisi olabilir.</p>
<p>Ceninin büyük ve pozisyonu : Her ziyarette ceninin büyüklüğü ve pozisyonu değerlendirilmelidir.</p>
<p>Gebelikte <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/beslenme-6" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with beslenme">beslenme</a></p>
<p>Gebeliğin değişik safhalarında değişik ihtiyaçlar dolayısıyla kilo artışı ilk üç ayda 1 kg, ikinci ve üçüncü 3 aylarda ise 1-1,5 kg. düzeyinde tutulmalıdır. Gebelik beslenme alışkanlıkları ve damak zevkinin değiştirilmesini gerektirmez. Dengeli ve çeşitli beslenmek önemlidir. Yapacağınız tek şey doğal, taze ve bol çeşitli besinler almaktır. Kemik ve diş gelişimi için gerekli kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt yağsız, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Gebelikte protein gereksinimi arttığı için protein içeren çeşitli besinler alınmalıdır. Balık, et, kuru baklagiller, yer fıstığı, yoğurt, yumurta, kaşar peyniri protein açısından zengindir. C vitamini taze sebze ve meyvelerde bulunur. Besinleri ya taze ya da az haşlayarak yemeliyiz. Gebelikte kabızlığın önlenmesinde lifli yiyecekler önemlidir. Sebze ve meyveler lif açısından zengindir kepekli ekmek, ahududu, bezelye, esmer pirinç, kuru üzüm, kuruyemiş, kepekli makarna, kuru kaysı, pırasa. Bebeğin merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle ilk haftalarda folik asit gereklidir. Taze yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır. Demir bebeğin ve annenin ana ihtiyaçlarından biridir. Artan demir ihtiyacını karşılamak için demir içeren ilaçların alınması gerekir. Demir eksikliği sonucunda yorgunluk hissi konsantrasyon güçlüğünün yanı sıra cilt ve mukozada solukluk, saç dökülmesi gibi bazı fiziksel belirtilerde ortaya çıkar.</p>
<p>Gebelikte sık rastlanılan yakınmalar</p>
<p>Gebelikte sık rastlanılan yakınmalar aşırı tükürük salgısı, bulantı-kusma, mide yanması, kabızlık, sık idrara çıkma, varis, vaginal akıntı, ödem, eklem ve sırt ağrısı, pelvik baskı, bacak krampları, memelerde hassasiyet ve ellerde rahatsızlıktır.</p>
<p>Gebelere bazı öneriler</p>
<p>Sigara kullanımı : Gebelikte fazla sigara içen kadınların düşük doğum, ağırlıklı bebek doğurma risklerinin arttığı bildirilmektedir. Sigara fetal ölüm riskini arttırmaktadır.</p>
<p>Cinsel ilişki : Daha önceden düşük öyküsü olan veya gebeliğinde kanamaları devam eden gebelere cinsel ilişkiden kaçınmaları önerilir.</p>
<p>Banyo yapılması : Gebelikte yüzülebilir, rahatça banyo yapılabilir.</p>
<p>Diş bakımı : Gebeliğin her döneminde lokal anestezi altında rutin dental müdahaleler yapılabilir. Diş apselerinin veya romatizmal kalp hastalığı ve mitral kapak prolapsusu durumlarında antibiyotik verilebilir.</p>
<p>Giyim tarzı : Bol giysiler ve ölçüsü uygun sutyen gereklidir.</p>
<p>Egzersiz : Gebelikte çok ağır olmamak koşulu ile egzersiz yapılabilir, ancak gebe bir kadın günde 1-2 saat dinlenmelidir. Tehlikeli sporlar ve gereksiz fiziksel streslerden kaçınılmalıdır.</p>
<p>İş : Gebelikte çalışma koşulları ile ilgili sınırlar koymak zordur. Çünkü her insanın kapasitesi, egzersiz toleransı, fiziksel yapısı ve gebeliğin seyri farklı olmaktadır. Yürüyüş, yüzme, kültür fizik önerilebilir.</p>
<p><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/seyahat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with seyahat">Seyahat</a> : Araba, tren, uçak seyahatleri gebeliği olumsuz etkilemez. Fakat daha önce düşük yapan veya şimdiki gebeliğinde vaginal kanaması olan gebelerin uzak yerlere <a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/seyahat" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with seyahat">seyahat</a> etmemeleri önerilebilir.</p>
<p>Doğum hakkında bilgilenme : Doğuma yaklaşıldığında doğumla birlikte oluşacak fizyolojik değişiklikler konusunda gebe bilgilendirilmelidir. Hastaların hastaneye ağrılar 5-10 dakikada bir gelmeye başladığında başvurmaları istenir. Ayrıca şu bulgularda oluştuğu takdirde hemen başvurmalıdırlar: Suların gelmesi, vaginal kanama, elde, yüzde şişme, görme bulanıklığı, baş ağrısı, mide ağrısı, bayılma, titreme-ateş, olağan dışı ve şiddetli karın ve sırt ağrısı, bebek hareketlerinde belirgin azalma.</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/hamilelik-ve-dogum-oncesi-bakim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zona tedavisi</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/zona-tedavisi</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/zona-tedavisi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Jul 2008 09:53:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cilt Sorunları]]></category>
		<category><![CDATA[alternatif zona ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>
		<category><![CDATA[Zona ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Zona cilt sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[Zona hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[zona hastalığı krem]]></category>
		<category><![CDATA[Zona ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[Zona kremi]]></category>
		<category><![CDATA[zona kremi isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zona tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[zona tedavisi için krem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.video-seyret.org/?p=92</guid>
		<description><![CDATA[Zona tedavisi {lang: 'tr'}Incoming search terms:zona kremi isimleri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/zona-tedavisi" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zona tedavisi">Zona tedavisi</a></strong></p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/zona-tedavisi">{lang: 'tr'}</g:plusone></div><h4>Incoming search terms:</h4><ul><li><a href="http://www.sagliklibiryasam.com/tag/zona" class="st_tag internal_tag" rel="tag" title="Posts tagged with Zona">zona</a> kremi isimleri</li></ul><!-- SEO SearchTerms Tagging 2 Plugin -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/zona-tedavisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü Ağız Kokusu (Halitosis)</title>
		<link>http://www.sagliklibiryasam.com/kotu-agiz-kokusu-halitosis</link>
		<comments>http://www.sagliklibiryasam.com/kotu-agiz-kokusu-halitosis#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 13:37:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık Konuları]]></category>
		<category><![CDATA[40]]></category>
		<category><![CDATA[41]]></category>
		<category><![CDATA[90]]></category>
		<category><![CDATA[Zona]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tokiohotel-tr.com/tokio-hotel-kotu-agiz-kokusu-halitosis</guid>
		<description><![CDATA[Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir. SEBEPLERİ: * Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır. * Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile etkileyebilir.</p>
<h3>SEBEPLERİ:</h3>
<p>    * Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü ve ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.<br />
    * Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.<br />
    * Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.<br />
    * İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.<br />
    * Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.<br />
<span id="more-651"></span></p>
<h3>TEDAVİ YÖNTEMLERİ (Ağız boşluğu kaynaklılarda)</h3>
<p>    * Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir.</p>
<p>    * İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir.</p>
<p>    * Ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir.</p>
<p>    * İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.</p>
<p>    * Ağız kuruluğuna mani olmak için gün boyu su için.</p>
<p>    * Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur.</p>
<p>    * Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın.</p>
<p>    * Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın.</p>
<p>    * Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.</p>
<p>    * Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin.</p>
<p>    * Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin.</p>
<p>    * Alkol ve sigarayı bırakın.</p>
<p>Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. çünkü basit bir müdahale ile bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir:</p>
<h3>AĞIZ KOKUSUNUN DİĞER SEBEPLERİ:</h3>
<p>    * Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar<br />
    * Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu)<br />
    * Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi)<br />
    * Karaciğer yetmezliği<br />
    * Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu)<br />
    * Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak yansır)</p>
<div name="googleone_share_1" style="position:relative;z-index:5;float: right; margin-left: 10px;"><g:plusone size="standard" count="1" href="http://www.sagliklibiryasam.com/kotu-agiz-kokusu-halitosis">{lang: 'tr'}</g:plusone></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sagliklibiryasam.com/kotu-agiz-kokusu-halitosis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

